{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi  2023/1181 Esas - 2024/1048 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/1181 <br>KARAR NO\t: 2024/1048<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/46 Esas 2023/304 Karar<br><br>DAVACILAR\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 12/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10/10/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>\tDavacılar vekili, 28.03.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davacı ...'nın çalıştığı bakanlık tarafından kiralanan, ...'ya ait ... plakalı araç sürücüsünün yaptığı tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacıların yaralandığını, davacı ...'nın omurgasında kırık oluştuğunu, davacı ...'nın da kalçasında, omzunda ve kolunda kırıklar meydana geldiğini, birden fazla ameliyat geçirdiğini, çocuk ...’nın da kaşında yarılma olduğunu ve dikiş atıldığını, iyileşmesine rağmen sabit iz kaldığını, davacıların uğradığı zararların karşılanması için aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen ... Sigorta AŞ’ne Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/806 Esas sayılı dosyasıyla dava açtıklarını, yapılan yargılamada davacılardan ...'nın %21 oranında özürlülük durumunun oluştuğu, 9 ay iş ve güçten mahrum kaldığının tespit olunduğunu, yine ...'nın %23 oranında özürlülük durumunun oluştuğu ve 9 ay iş ve güçten mahrum kaldığının tespit edildiğini, sürekli işgöremezlik nedeniyle ... yönünden 391.734,74-TL tazminat ile ... yönünden 567.535,59-TL tazminat hesabı yapıldığını, davalı ZMMS sigorta şirketinin poliçe limiti kişi başı 360.000,00-TL olduğundan Ankara 8. Ticaret Mahkemesinin 2018/806 E sayılı dosyasında sigorta poliçesinin üst limiti olan 360.000,00-TL'lik kısım için karar verildiğini, aktüer hesap bilirkişi raporu alındıktan sonra tazminat miktarlarının sigorta limitini aşan kısımları nedeni ile aracın ihtiyari mesuliyet sigortacısı olan ... Sigortaya başvuruda bulunduklarını, ancak başvurularına cevap verilmediğini belirterek Ankara 8. Ticaret Mahkemesinde hesaplanan ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (trafik sigortası) limitini aşan kısım nedeni ile davacı ... yönünden 31.734,74-TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 200.000,00-TL manevi tazminat, davacı ... için 207.535,59-TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 200.000,00-TL manevi tazminat, davacı ... için 100.000,00-TL manevi tazminatın davalı şirkete başvuru tarihi olan 17.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini davacı ... için 288.376,71 TL, davacı ... için 1.126,566,44 TL olarak ıslah etmiştir. <br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, davalı şirkete gerekli evraklarla birlikte başvuru yapılmadığını, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın ... tarafından sigortalatıldığını, kaza tarihinde kiralık olduğunun dosyaya sunulan evraklardan ve kira sözleşmesinden anlaşıldığını, kiralamanın uzun süreli olması nedeni ile işleten sıfatının değiştiğini, davalının da sorumluluğunun kalmadığını, davacılardan ... Helvacı'nın sürekli maluliyetinin oluşmaması nedeni ile dava konusu manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğine uygun rapor alınması gerektiğini, olayın iş kazası olduğunu, SGK’dan rücuya tabi ödemelerin sorulması gerektiğini, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, talep edilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun olmadığını, sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI; <br>\tMahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, dava konusu tek taraflı trafik kazasına karışan ... plakalı aracın 12.12.2017- 2018 dönemine ilişkin olarak ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesinin davalı tarafından tanzim edildiği, artan mali sorumluluk klozunda kombine tek limitin sınırsız olarak belirtildiği, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/806 E-2020/574 K. sayılı dosyasında ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı olan ... Sigorta AŞ aleyhine geçici ve sürekli işgöremezlik ile tedavi giderleri yönünden açılan maddi tazminat davası olduğu, yargılama sonucunda verilen karar ile davacı ... için sürekli iş göremezlik tazminatının kabulü ile; 360.000,00-TL, davacı ... için sürekli iş göremezlik tazminatının kabulü ile; 360.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, çalışamadığı günler nedeniyle prim vs ek ödemeleri alamamasından ötürü uğramış olduğu zarardan kaynaklı davanın feragat nedeniyle reddine, sigorta şirketi tarafından karşılanmayan hastane ve tedavi masraflarının tazminine yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, davacı ... tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 13.01.2021 tarihinde kesinleştiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporlarda davacı ...’nın %29 oranında sürekli, 12 ay süre ile geçici işgöremezlik halinde kaldığı ve 3 ay süre ile bakıcı ihtiyacı olduğu, davacı ...'nın ise % 23 oranında sürekli, 9 ay süre ile geçici işgöremezliğinin olduğu ve 2 ay bakıcı ihtiyaç süresinin mevcut olduğu, davacılardan ...'nın yüzünde sol kaşını da içine alan forontalde göz kapağına uzanan kesi ve skar (kalıcı) iz kaldığının Ankara 8.ATM'nin AÜTF'den alınan maluliyet raporunda tespit edildiği, Ankara 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin dava dosyasında davacılar lehine ZMMS poliçe teminat limiti olan 360.000,00-TL dahilinde hükmedilen tazminat davacılardan ... yönünden aktüer bilirkişi asıl raporunda hesaplanan 648.376,71-TL'den mahsup edildiğinde bakiye 288.376,71-TL sürekli işgöremezlik tazminatı talep edebileceği, davacı ...'nın ise; hesaplanan 1.486.566,44-TL sürekli işgöremezlik tazminatına 360.000,00-TL mahsup edildiğinde bakiye 1.126.148,44-TL tazminatı davalı sigorta şirketinden talep edebileceği, davacıların maluliyet oran ve süreleri ile davacıların kaza tarihindeki yaşları ve hakkaniyet ilkesi birlikte gözetildiğinde davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü gerektiği belirtilerek davacı ... için 1.126.748,44-TL, davacı ... için 288.376,71-TL sürekli işgöremezlik tazminatının dava tarihi olan 21.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; davacılar ... için 40.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL, ... için 20.000,00-TL olmak üzere toplam 110.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihi 21.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ;<br>\tDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Maddi tazminatın düşük hesaplandığını, davalı lehine hesaplamalar yapılarak davacıların mağdur edildiğini, manevi tazminat açısından da yine son derece düşük miktarlara hükmedildiğini, davacılar ... ve ...’nın ciddi kırıklara maruz kaldıklarını, yapılan ameliyatlar neticesinde aylarca yatağa mahkum edildiklerini, 1 sene boyunca fizik tedavi gördüklerini, vücutlarının çeşitli yerlerinde platinle yaşamak durumunda kaldıklarını, davacı ...’nın kaza tarihinde, Orman Bakanlığının Dış İşler Daire Başkanlığı görevini yapmakta iken kaza nedeniyle aylarca iş ve güçten kalmasından ötürü, görevinden alındığını, davacı ...'nın da bu kaza nedeniyle ömür boyu taşıyacağı kaşında sabit iz oluştuğunu, kaza nedeniyle ekonomik geleceğinin sarsıldığını, kaza geçirdiğinde 11 yaşlarında olduğunu, manevi tazminatların yeterli olmadığının ileri sürmüştür. <br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu talebin belirli olduğunu, talep miktarının ıslah edilerek arttırılmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesi ile Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/806 E, 2020/574 K sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda hesap edilen tutarın ZMMS poliçe limitini aştığını, bu davanın aşan bu kısım için açıldığını, dava dilekçesinde talep miktarının belirsiz alacak ya da kısmi alacak olduğuna ilişkin herhangi bir ifade de bulunulmadığını, “fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı\" ibaresi olmadığından talebin belirli hale geldiğini ve sınırlandırıldığını, alacağın belirsiz veya kısmi alacak olarak değerlendirilmesi ve kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının davasını ıslah edebilmesi için davasını kısmı dava olarak açması yahut haklarını saklı tutması gerektiğini, davacının dava konusu yapmadığı ve saklı tutmadığı kısımlardan zımnen vazgeçmiş sayılacağını, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2013/9-2190 E.,2014/4 sayılı kararı) bu sebeple talep miktarının ıslah yoluyla arttırılmasının mümkün olmadığını, aracın ... tarafından sigortalatıldığını, sigortalı aracın kaza tarihinde kiralık olduğunu ve kiralamanın uzun süreli olduğundan dolayı işleten sıfatı değişmiş olup davalı şirketin sorumluluğu kalmadığını, İhtiyarı Mali Mesuliyet poliçesinde Operasyonel Kiralık Klozu bulunduğunu, kloz şartı incelendiğinde ilgili kurum için adet sayısının 3 (üç)ü geçip geçmediği, 1 yıl süreyle kiralanıp kiralanmadığı, kira sözleşmesinin noter onaylı olup olmadığı, kulanım şekline uyulup uyulmadığı ve klozdaki diğer şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti ve bunların tebliğ edilmesi gerektiğini, poliçedeki şartları taşımaması durumunda davanın ve konu taleplerin reddi gerektiğini, kira sözleşmesinin noter onaylı olmadığından davanın reddi gerektiğini, hesaplamada net asgari ücretin kullanılması gerektiğini, dosyada davacının vergilendirilmiş net gelirine ilişkin somut delil bulunmadığını, hesaplamada TRH 2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının geri yürümeyeceğini, meydana gelen kaza, ... açısından iş kazası olup davacıya SGK tarafından rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ödeme yapılmamışsa ileride ödenebilecek olan peşin sermaye değeri hesaplanacak olan tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi, bakıcı gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporunun 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun alınmadığını,\tTürk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi gereğince Yargıtay İçtihatlarına göre %20 den az olmamak kaydıyla hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>\tDavacılar vekilinin ve davalı vekilinin HMK’nın 355. Maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tDavacılar vekili, 28.03.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, ... plakalı araç sürücüsünün neden olduğu tek taraflı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacıların yaralandığını, davacıların uğradığı zararların karşılanması için aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen ... Sigorta AŞ’ne Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/806 Esas sayılı dosyasıyla dava açtıklarını, yapılan yargılamada davacılardan ...'nın %21 oranında özürlülük durumunun oluştuğu, 9 ay iş ve güçten mahrum kaldığının tespit olunduğunu, yine ...'nın %23 oranında özürlülük durumunun oluştuğu ve 9 ay iş ve güçten mahrum kaldığının tespit edildiğini, sürekli işgöremezlik nedeniyle ... yönünden 391.734,74-TL tazminat, ... yönünden 567.535,59-TL tazminat hesabı yapıldığını, davalı ZMMS sigorta şirketinin poliçe limiti kişi başı 360.000,00-TL olduğundan Ankara 8. Ticaret Mahkemesinin 2018/806 E sayılı dosyasında sigorta poliçesinin üst limiti olan 360.000,00-TL'lik kısım için karar verildiğini, aktüer hesap bilirkişi raporu alındıktan sonra tazminat miktarlarının sigorta limitini aşan kısımları nedeni ile davacı ... yönünden 31.734,74-TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 200.000,00-TL manevi tazminat, davacı ... için 207.535,59-TL sürekli işgöremezlik tazminatı ile 200.000,00-TL manevi tazminat, davacı ... için 100,000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini davacı ... için 288.376,71 TL, davacı ... için 1.126.566,44 TL olarak ıslah etmiştir. <br>\tMahkemece davacıların maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporlar ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacı ...’nın %29 oranında sürekli, 12 ay süre ile geçici işgöremezlik halinde kaldığı ve 3 ay süre ile bakıcı ihtiyacı olduğu, davacı ...'nın ise % 23 oranında sürekli, 9 ay süre ile geçici işgöremezliğinin olduğu ve 2 ay bakıcı ihtiyaç süresi belirlenmiş, davacıların sürekli iş göremezlik zararının belirlenmesi için aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 18.09.2022 tarihli asıl raporda ... yönünden 1.486.566,44-TL, ... yönünden 648.376,71-TL sürekli işgöremezlik tazminatı hesaplanmış, davalı sigorta şirketi vekilinin itirazı üzerine alınan ek rapora ise davacı ... için 923.874,70 TL sürekli iş göremezlik zararı, davacı ... için 1.921.443,33 TL sürekli işgöremezlik zararı hesaplanmış, hesaplanan zararın kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe teminat limitini aştığı, belirtilerek zorunlu mali sorumluluk sigortası limiti mahsup edildikten sonra davacılar vekilinin ıslah dilekçesine göre maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\t1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, SGK tarafından davacılara ödeme yapılmadığının belirtilmiş olmasına, tazminatın davacıların gerçek geliri esas alınarak hesaplanmış olmasına, davalı sigorta şirketinin aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olup üçüncü kişilerin uğradığı zarardan sorumlu olmasına, davacıların müterafik kusuru bulunduğunun davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilmemiş olmasına, davacıların talebinin sürekli iş göremezlik tazminatı olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin dava konusu olmamasına ve Yargıtay uygulamalarına göre olay tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü ve Sınıflandırılması, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının belirlenmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılar vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.<br>\t2-Davalı sigorta şirketi vekilinin diğer istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Yargıtay HGK'nın 2021/485 E. - 2021/971 K. sayılı kararında \"…Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya ise kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukukî ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesinde kısmi dava türü düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “Kısmi dava madde 109; (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez”. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde \"fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise, bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır, Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 16.05.2019 tarihli ve 2016/22-1166 E., 2019/576 K., sayılı kararında da benimsenmiştir. Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir. Davanın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak açılmış olması halinde dava kısmi dava olup, davanın, özel bir dava türü olan ve HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen \"belirsiz alacak davası\" olarak açılması için dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiğinden, kısmi dava niteliğindeki davada dava değeri ancak ıslah yolu ile ancak bir kez artırılabilir (Yargıtay HGK'nın 2021/485 E. - 2021/971 K. sayılı emsal kararı) bu nedenle kısmi davada dava değerinin artırılmasına yönelik ilk dilekçesinin talep artırım, ikinci dilekçenin ıslah olarak kabul edilmesine olanak da bulunmamaktadır.\" denilmiştir.<br>\tHMK’nın 119. Maddesinde dava şartları düzenlenmiş, talep sonucu, dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlardan en önemlisi ve (HMK m. 119, II) zorunlu unsur olarak belirtilmiştir. Davacının talep sonucunu tüm dava türlerinde açıkça ifade etmesi gerekir. Talep sonucunun açıkça ifade edilmesi, davanın türünü, ne şekilde yürütüleceğini, derdestliği, iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağını, kesin hükmü ve hükmün icra edilmesini belirlemek bakımından önem taşır. Davacı, dilekçeler teatisi aşamasının tamamlanmasından sonra başlayan talep sonucunun genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağını ancak ıslah yoluyla aşabilir.<br>\tHMK’nın 176. Maddesinde ise ıslah düzenlenmiş “Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir, Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.” Denilmiştir.<br>\tAçıklanan hususular somut olayda değerlendirildiğinde davacılar vekilinin dava dilekçesinde davacıların 28.03.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandıklarını, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan ... Sigorta AŞ’ne karşı Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/806 E, 2020/574 K sayılı dosyası ile açtıkları davada alınan bilirkişi raporunda hesap edilen tutarın ZMMS poliçe limitini aştığını, davacı ... yönünden 31.734,74-TL sürekli işgöremezlik tazminatı, davacı ... için 207.535,59-TL sürekli işgöremezlik tazminatının aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava dilekçesinde davanın HMK'nın 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığına yönelik bir belirleme bulunmadığı gibi dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları bulunduğuna dair veya şimdilik gibi davanın HMK’nın 109. Maddesine göre açılmış kısmi dava olduğuna dair ibarelerde bulunmadığı, açılan davanın yorum yoluyla kısmi dava veya belirsiz alacak davası olarak kabul edilemeyeceği gibi HMK'nın 176. maddesi gereğince ıslah etme hakkı bulunmadığından davacının dava dilekçesindeki talepleri değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken davacılar vekilinin ıslah dilekçesine göre karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir. <br>\t3-Davacı vekilinin istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede; 6098 sayılı TBK’nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>\tManevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>\tDavacıların 28.03.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde araçta yolcu olarak bulunan davacıların kusurunun bulunmadığı, mahkemece Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporlarda davacı ...’nın sol omzunda , sol dirseğinde, sol femurda kırık meydana geldiği, yaralanması nedeniyle birden çok ameliyat geçirdiği, %29 oranına malul kaldığı, 12 ayda iyileşebileceği, davacı ...’nın ise omurga kırığı meydana geldiği, ameliyat geçirdiği, kaza sonucu yaralanması nedeniyle %23 oranına malul kaldığı, 9 ayda iyileşeceği, davacı ...’nın yüzünde gözüne inen sabit eser niteliğinde yara izi kaldığı değerlendirildiğinde yaralanma sonucu duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; maluliyet oranı, iyileşme süresi, görülen tedaviler, olayın meydana geliş şeklinin davacılar üzerindeki etkisi, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda manevi tazminatın takdirinde TBK’nın 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir miktar daha yüksek olması gerektiği kanaatine varılmış, davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü gerekmiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle davacılar vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebebinin kabulü ile davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 80.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketinden tahsiline, davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile davacılar vekilinin dava dilekçesindeki talep sonucuna göre davasını ıslah edemeyeceğinden ıslahın yapılmamış sayılması gerektiğinden dava dilekçesindeki talep ile bağlı kalınarak karar verilmek üzere taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince istinaf sebebi yapılmayan hususlar korunarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\tI-Davacılar vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararın KALDIRILMASINA, <br>\tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>\tBuna göre; <br>\t1-Davacıların maddi tazminat davasının KABULÜ İLE; <br>\tDavacı ... için 207.535,59 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, davacı ... için 31.734,74 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 21.01.2021 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, <br>\t2-Davacıların manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; <br>\tDavacı ... için 80.000,00-TL, ... için 100.000,00-TL, ... için 30.000,00-TL manevi tazminatın 21.01.2021 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>\t3-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden alınması gereken 30.689,66 TL karar ve ilam harcından davacılar tarafından peşin yatırılan 2.524,99-TL ile 4.017,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.541,99‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 24.147,67 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>\t4-Davacılar tarafından peşin yatırılan 2.524,99-TL ile 4.017,00-TL ıslah harcı 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 6.601,29‬‬-TL harcın davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,<br>\t5-Davacılar yargılamada vekil ile temsil edildiğinden kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen davacı ... için 17.900,00 TL, davacı ... için 33.130,34 TL.vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine,<br>\t6-Davacılar yargılamada vekil ile temsil edildiğinden kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen davacı ... için 17.900,00 TL. davacı ... ... için 17.900,00 TL, davacı ... için 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine,<br>\t7-Davalı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden reddine karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. Maddesi gereğince belirlenen davacı ...’dan 17.900,00 TL, davacı ...’dan 17.900,00 TL, davacı ...’dan 17.900,00 TL vekalet ücretinin tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>\t8-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.444,50-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince red-kabul oranı gözetilerek 1.491,15-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>\t9-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE, <br>\t10-6325 sayılı yasanın 11 ve 13 m.delaletiyle 18/a maddeleri gereğince maktu 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, <br>\t11- Ankara 8.ATM'nin 2018/806 esas sayılı dava dosyasının karar kesinleştiğinde İADESİNE,<br>\tII-İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN;<br>\t1-Davacılar vekili ve davalı vekili tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 738,00 TL istinaf başvuru harcı 40,00 TL tebligat posta ücreti olmak üzere toplam 778,00 TL yargılama giderinin davalıdan, davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf başvuru harcı 190,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 682,00 TL yargılama giderinin davacılardan tahsili ile yatırana ödenmesine,<br>\t3-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliğine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12.09.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36c018fdd1462dc6","SID":"b59407d35f52d96e"}}