{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/866 <br>KARAR NO:2024/1125<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL AND. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2020/137 Esas<br>KARAR NO:2021/73<br>KARAR TARİHİ:26/01/2021<br>DAVA:Tazminat<br>KARAR TARİHİ:18/09/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ...'in \"..., ... Sancaktepe/İSTANBUL\" adresinde bulunan işletmesini davalı sigorta şirketi nezdinde ....  numaralı işleri sigorta poliçesi ile sigortalattığını, ancak 29/12/2018 tarih ve saat 21:20 sıralarında davacı müvekkilinin sigortalanan işletmesinde meydana gelen yangın olayında, müvekkilinin işletmiş olduğu iş yerinin hasara uğradığını, bu nedenle davalı sigorta şirketine müracaatta bulunduğunu ve talebinin reddedildiğini, arabuluculuğa başvurduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, meydana gelen yangın olayında 13.000,00-TL gıda malzemesi ile dekorasyon ve işletme içerisinde demirbaş olarak buluna yemek masaları, mutfak araç gereçlerinin tamamen kullanılamaz hale geldiğini, müvekkilinin işletmesinin 17 gün süre ile kapalı kalmış bulunduğundan müvekkilinin günlük net 1.300,00-TL kazanç kaybına uğradığını, davalı şirketin ret gerekçesinin yerinde olmadığını, bu nedenle davalı sigorta şirketinin ödemesi gereken maddi tazminat tutarının, 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi uyarınca belirlenmesi ile meydana gelen yangın olayı sebebiyle müvekkilinin işletmesinde meydana gelen maddi tazminat ve kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 21/12/2020 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporunda, müvekkilinin alması gereken hasar ödemesinin miktarı 9.847,42 TL olduğu tespit edilmekle HMK 107. maddesi doğrultusunda 8.847,42 TL arttırılarak, toplam  9.847,42 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile;  hasar ihbarı üzerine Sigortacılık Kanunu gereğince konusunun uzmanı Hazine Müsteşarlığına bağlı bir hasar eksperi tarafından rapor alındığını,  hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, zira gerek eksper raporunda gerekse davacıların beyanları ve ifade tutanakları incelendiğinde yangının; kendiliğinden gelişen bir yangın olmadığı kanaatine varılmış olması nedeniyle Yangın Genel Şartları B.7 maddesine göre kasıt unsuru da olabileceğinin değerlendirildiği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının talebinin fahiş nitelikte olduğunu, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, \" ...Bilirkişi raporunda dosyadaki yangın raporlarını da baz alarak ' Sonuç olarak ;  kendiliğinden gelişen bir yangın olmadığı ve elektrik / doğalgaz / ocak gibi yangına neden olacak faktörlerden bağımsız  bir yangın olduğu görüş ve kanaati oluşmuştur.Davalı  vekilinin, yangının kasıtlı olarak davacı tarafından çıkarılması iddiasının da, dosya muhteviyatına göre evrak üzeri kanıtlanmış bir iddia olmadığı, ispat yükü ağırlığının davalı sigorta şirketinde olduğu görüş ve kanaati oluşmuştur.'  şeklinde verdiği kusur raporuna itibar edilmiştir. Dosya muhteviyatında veya açılmış bir ceza davası dosyasından verilmiş bir kararda davacı sigortalının kasıtlı olarak yangının çıkmasına sebebiyet veren bir durumu ispatlanmadığından bu hüküm davacı tarafa uygulanmamıştır. Davacının kastı ispat edilemediğinden maddi zararının tespiti noktasında ... tarafından düzenlenen ... dosya numaralı ,30.01.2019 tarih-... sayılı Ekspertiz raporunda ' Yangın sonucu çıkan hasarın onarımı için iki ayrı asistan firmadan teklif alındığı , bu kapsamda tarafımca yapılan inceleme ,tespit ve piyasa araştırması sonucu olarak aşağıdaki rayiç tutarlar uygun görüldüğü ,...sonuç olarak raporda , tazminatın ödenmesi durumunda ,eksik sigorta tenzili ve muafiyetler düştükten sonra toplam tazminat tutarının 9.847,42 TL olduğu' şeklinde rapor verildiği görülmüştür. ... sayılı Sigortacılık Kanununa göre sigorta eksperleri, “Sigorta konusu risklerin gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleyen ve mutabakatlı kıymet tespiti, ön ekspertiz ve hasar gözetimi gibi işleri mutat meslek olarak yapan tarafsız ve bağımsız yapan gerçek veya tüzel kişilerdir.” olarak tanımlanmıştır. Yine 5684 sayılı sigortacılık kanununun 22. maddesindeki 17.fıkrasında, eksperler tarafından düzenlenen raporların tespit tutanağı hükmünde olduğu ve delil niteliği taşıdığı kanunca sabittir Hükmü uyarınca  aksi ispat edilmediğinden hasar miktarı olarak kabul edilmiştir. Yangın Sigortası Genel Şartlarının konuya ilişkin B.8-8.1'nci maddesinde sigortacının kesinleşmiş olan tazminat miktarını en geç bir ay içerisinde sigortalıya ödemek zorunda olduğu belirtilmiş olup, tazminat miktarının sigortacı açısından kesinleşmesi ise ekspertiz incelemesinin tamamlanması ile mümkün olduğundan sigortacının temerrüde düştüğü tarihin buna göre belirlenmesi gereklidir. Bu bakımdan eksper rapor tarihi olan 30.01.2019 tarihinde 1 ay sonrası olan 28.02.2019 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasının uygun olacağı kanaatine varılarak \" davanın kabulü ile; 9.847,42 TL maddi tazminat alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağa 28.02.2019 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı  vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;  hasarın poliçe teminat dışında olduğunu, itfaiye raporunda yangın çıkış sebebinin tespit edilemediği belirtildiğinden, sigortalı iş yerinde yangın çıkış sebebinin kasıtlı bir davranış sonucu oluştuğunu açıkça gösterdiğini, diğer taraftan, yangın başlangıç noktası olarak belirlenen bu alanda, elektrik prizi, ocak ve/veya benzeri yangına sebebiyet verecek herhangi bir ateş kaynağı bulunmadığı tespit edildiğini, sigortalı, yangının faali meçhul kişilerce çıkarıldığını beyan etmekte olup iddiasına kanıt olabilecek herhangi bir emare bulunamadığını, yapılan tespitlere göre; bodrum katta yer alan camdan hızlandırıcı atılarak yangının başlaması, başlangıç noktası açısından mümkün görülmediğini, gerek eksper raporunda gerekse davacıların beyanları ve ifade tutankları incelendiğinde yangının, kendiliğinden gelişen bir yangın olmadığı kanaatine varıldığını, bu nedenle yangının sigortalı tarafından kasıtlı olarak çıkarıldığını, aksi durumunda davacının yangının çıkış esnasında kastı olmasa da kasta eşdeğer ağır ihmali bulunduğunu, davacı yanın işletmesi bir gecede işletilen eğlence yeri cafe bar lokanta olup kuvvetle muhtemel burada işlettme amacıyla bulunan ocak veya bunun gibi ateş olan bir yerden yangın çıktığını, bu durumda hasar genel şartlar nedeniyle poliçe teminatı dışında kaldığını,Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yerel mahkeme kararında dava tarihinden itibaren yasal faiz üzerinden hüküm oluşturması gerekirken, müvekkil şirkete başvuru tarihinden avans faize hükmetmesi hatalı olduğunu,<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;  Dava, sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan iş yerinde çıkan yangın nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre ;davacıya ait lokanta olarak işletilen binanın 16/04/2018-2019 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi nezdinde işyeri ekstra  sigorta poliçesi ile sigortalandığı, Emtealar için 10.000,00 TL, Demirbaşlar için 22.000,00 TL, Dekorasyon için 5.000,00 TL teminat bedeli kararlaştırıldığı, 29/12/2018 tarihinde sigortalı işyerinde çıkan yangın nedeniyle uğranılan zararın sigorta poliçesi kapsamında tazmini için işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, işyerinde çıkan yangın neticesinde oluşan zararın Yangın Poliçesi Genel Şartları uyarınca poliçe teminatı kapsamında olduğu kabul edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.İstanbul Anadolu Yakası İtfaiye Müdürlüğü tarafından düzenlenen 02.01.2019 Tarihli Yangın Raporu'nda özetle; olay yerinde yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, lokantanın elektrik ve doğalgaz tesisatında herhangi bir arıza ve kaçak durumundan oluşmadığı kanaatine varılmış olup yangına sebebiyet verecek somut bulguya rastlanılamadığından dolayı yangının çıkış nedeni tespit edilemediği yönünde görüş bildirilmiştir.... Ekspertiz tarafından düzenlenen 11/1541427 dosya numaralı 30.01.2019 tarih-... sayılı Ekspertiz raporunda özetle :Yangın hadisesi nedeniyle yoğun olarak iş yerinin bodrum katında hasar meydana geldiği, giriş katta ise islenme hasarları olduğu, bodrum katın sol duvar dibindeki zemin seramiğinin patlamış/çatlamış olduğu, duvar üzerinde yanma / islenme emareleri olduğu ve tavanda sıva çatlakları olduğu tüm bu bulguların başlangıç noktasındaki ahşap tahtaların kömürleşme izlerindeki netlik gibi durumların hızlandırıcı kullanılan hasarlarda ve ısı düzeylerinde karşılanan yangın durumlarıyla benzerlik gösterdiği, Sigortalı tarafından verilen beyanda, bodrum katta küçük PVC bir pencere olduğu, pencerenin kırılmış olduğunu gördüğünü, pencerenin meçhul şahıslar tarafından kırılarak içeriye yanıcı madde atılmış olabileceği, sigortalının söz ettiği pencereden atılan hızlandırıcının yangının başlangıç noktası olarak belirlenen, sol duvar dibine ulaşmasının arada kolon olması ve açı farkı nedeniyle fiziki kurallara göre mümkün olmadığı, İş yerinde yanmayan kısımlarda, beyanın aksine çok az miktarda emtia olduğu, bu çerçevede yangının, kendiliğinden gelişen bir yangın olmadığı, Yangın Genel Şartları B7 maddesine göre kasıt unsuru da olabileceği bu nedenle hasarın teminat kapsamı dışında değerlendirilebileceği,Hasara ilişkin olarak; yangın sonucu çıkan hasarın onarımı için iki ayrı asistan firmadan teklif alındığı, bu kapsamda tarafımca yapılan inceleme, tespit ve piyasa araştırması sonucu olarak aşağıdaki rayiç tutarlar uygun görüldüğü, hasar rayiç tutar listesine göre, dekorasyon için 4.611,68 TL, demirbaş için  8.370,00 TL, emtia 300,00 TL, iş durması 348.66 TL olmak üzere 13.630,34 TL toplam 13.630,34 TL olduğu, tazminatın ödenmesi durumunda ,eksik sigorta tenzili ve muafiyetler düştükten sonra toplam tazminat tutarının 9.847,42 TL hesaplanmıştır. Sigorta uzmanı, yangın uzmanı ve mali müşavir bilirkişilerinden oluşan üçlü bilirkişi heyetinden alınan 03/12/2020 tarihli raporda özetle;  \"Dava konusu yangının;   bodrum katın sol duvar dibindeki zemin bölgesinde  çıktığı, kendiliğinden gelişen bir yangın olmadığı ve elektrik / doğalgaz / ocak gibi yangına neden olacak faktörlerden  bağımsız  bir yangın olduğu,İşyerinin bir saat gibi kısa sürede   yanmasının sebebi olarak, yangının çıktığı noktada hızlandırıcı kullanılmasının yüksek olasılık olduğu,Bodrum katta bulunan pencereden hızlandırıcı atılarak yangının başlamasının, başlangıç noktası ile pencere arasında kolon  olması nedeniyle teknik açıdan mümkün olmadığı, bu nedenle de dışarıdan kötü niyetli bir hareketle yangının başlatılmasının mümkün olamayacağı,Ekspertiz raporundaki yangın çıkış nedenindeki bulgu ve tespitlere katılmakla birlikte davalı  vekilinin, yangının kasıtlı olarak davacı tarafından çıkarılması iddiasının da, dosya muhteviyatına göre evrak üzeri kanıtlanmış bir iddia olmadığı, ispat yükü ağırlığının davalı sigorta şirketinde olduğu, Yüksek Mahkeme kararıyla yangının kasıtlı olarak davacı tarafından  çıkarıldığı görüşü ile ilerlenecek ise; Yaşanan hasarın Yangın Sigortası Genel Şartları B.7. Maddesinde belirtilen kasıt unsuru gereğince sigorta poliçesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, teminat kapsamı dışında kaldığı ve poliçeden doğan hakların düştüğü, tazminat ödemesinin yapılamayacağı,Bilirkişi Heyet kararı anlamına gelmemekle birlikte, Yüksek Mahkeme kararıyla hasar tazminat ödemesi yapılacak ise de; eksper raporundaki 9.847,42- TL hasar tutarının kadri maruf olduğu '  şeklinde görüş bildirilmiştir. Yangın Sigortası Genel Şartları, \"Tazminat Hakkının Eksilmesi veya Düşmesi \" başlıklı B.7 maddesi, \" Sigorta ettiren/Sigortalı, rizikonun gerçekleşmesi halinde yükümlülüklerini yerine getirmez ve bunun sonucu zarar miktarında bir artış olursa, sigortacının ödeyeceği tazminattan bu suretle  artan kısım indirilir. Sigorta ettiren/sigortalı, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebebiyet verir veya zarar miktarını kasten arttırıcı eylemlerde bulunursa, bu poliçeden doğan hakları düşer. \" şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda, davaya konu yangının çıkış nedeni tespit edilememekle birlikte, kendiliğinden gelişen elektrik/ doğalgaz/ ocak gibi yangına sebebiyet verecek faktörlerden uzak,  harici nedenlerle yangının  çıkmış ya da çıkartılmış olduğu yönünde ağırlıklı  kanaat oluşmuş ise de rizikonun teminat kapsamı dışında olduğu, diğer bir ifade ile, yangının kasıtlı olarak davacı tarafından çıkarıldığı iddiasının ispat külfeti davalı sigorta şirketine aittir. Mahkemenin gerekçesinde belirtildiği gibi  dosya kapsamında veya açılmış bir ceza davası dosyasından verilmiş bir kararda davacı sigortalının kasıtlı olarak yangının çıkmasına sebebiyet veren bir durumun varlığı ispata elverişli yasal deliller ile kanıtlanamadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni  yerinde görülmemiştir. Faize ilişkin; Yangın Sigortası Genel Şartları'nın B.I-1.1 maddesine göre Sigorta ettiren/Sigortalı, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmakla yükümlüdür. 6102 sayılı TTK'nin 1420. maddesi ile genel kural olarak, sigorta sözleşmelerinden doğan bütün taleplerin iki yılda zaman aşımına uğrayacağı hükmü getirilmiştir. 6102 sayılı TTK 1446. ve 1427. maddeleri ile 6098 sayılı TBK'nin zaman aşımı alacağın muaccel olduğu tarihten başlayacağını belirten 149. maddesindeki genel hüküm uyarınca zaman aşımı süresinin başlangıcı alacağın muaccel olduğu gündür. Yasal düzenlemeler uyarınca, sigorta tazminatının rizikonun gerçekleşmesinden itibaren 5 günlük süre içerisinde yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı, 5 günlük süre içerisinde ihbar yapılmamış olması halinde 45 günlük sürenin 5 günlük ihbar süresinden sonra başlayacağı sonucuna varılmaktadır. TTK 1427/4. maddesinde yer alan \"borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer\" hükmü gereğince sigorta tazminatı bakımından muacceliyet tarihi aynı zamanda temerrüt tarihidir.Somut olayda, yangın 29/12/2018 tarihinde gerçekleşmiş, sigorta şirketine 31/12/2018 tarihinde ihbar edilmiş, ekspertiz raporu 30/01/2019 tarihinde düzenlenmiş, davalı sigorta şirketince 04/02/2019 tarihli cevabı yazısı ile sigortalının tazminat talebi reddedilmiştir. Bu durumda ihbardan itibaren 45 günlük süre geçmeden 04/02/2019 tarihinde sigortalının tazminat talebi reddedildiğine göre alacağın bu tarihten itibaren muaccel olduğu görülmüştür. Mahkemece, muacceliyet tarihi hukuki yanılgı ile 28/02/2019 olarak belirlenmiş ise de bu husus davacı tarafça istinaf edilmediğinden eleştiri konusu yapılmıştır. Davalı vekili diğer bir istinaf nedeni olarak avans faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de taraflar arasındaki ilişkinin işyeri  sigortasından kaynaklı olduğu, davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12 maddesi gereğince tacir ve yine TTK 124/1 maddesi gereğince anonim şirket statüsünde bir tüzel kişi tacir olduğu sabit olup, temerrüt faizine ilişkin başvurulması gereken düzenlemelere bakıldığında ise uygulaması gereken hükümlerin 6102 sayılı yasanın 8, 9 ve 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesidir. 3095 sayılı yasanın 2. maddesi adi ve ticari işlere giren bir ayrıma gitmiş olup, adi işler için adi temerrüt faiz oranı ticari  işler için ise ticari temerrüt  faizi uygulanacağını düzenlemiştir. Tüm bu nedenlerde; davalı tüzel kişi tacirin, sigorta poliçesinden  kaynaklı davacı alacağına karşı düşmüş olduğu temerrütü nedeniyle uygulaması gereken faizin, 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi olması gerekmekte ise de davacı vekili gerek dava dilekçesinde gerekse HMK 107. Maddesi uyarınca talep artırım dilekçesinde olay tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de talep edilen faizin türü belirtilmemiştir. Diğer bir ifade ile avans faiz talep edilmemesi nedeniyle  kanuni yasal faize hükmedilmesi gerekirken talebi aşacak şekilde avans faize hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne varki bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmedilen faiz yönünden hükmün düzeltilmesi cihetine gidilmiştir.Açıklanan tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1.b-2 madde uyarınca kazanılmış haklar gözetilerek davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,  HMK' nın 353/1-b-2 bendi uyarınca İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2017/820 Esas, 2020/576 Karar ve 27/11/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,2- Davanın KABULÜ İle; a- 9.847,42 TL maddi tazminat alacağının 28/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b- Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 672,68 TL karar ilam harcından dava açılırken peşin alınan 151,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 521,18 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,c-Davacı tarafından sarfedilen  151,50 TL peşin harç ile posta yargılama gideri ile bilirkişi ücretinden oluşan 2.473,70 TL yargılama gideri toplamı 2.625,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte buluna AAÜT uyarınca taktir edilen 9.847,42 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  e-HMK 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıranlara resen iadesine, İstinaf Giderleri Yönünden;3-Harçlar Kanunu gereğince davalı taraftan alınan 162,10 TL istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 170,00 TL' harcın mahsubu ile eksik kalan  257,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davalı tarafından sarfedilen 332,10 TL istinaf harcı ile 48,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 380,60 TL istinaf giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a253570695c24ef7","SID":"364ded71c0fb07be"}}