{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2023/566 - 2024/1067<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/566 <br>KARAR NO\t: 2024/1067<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/10/2019<br>NUMARASI\t\t: 2017/78 Esas 2019/937 Karar<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 18/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 26/09/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan...'un 01.08.2015 tarihinde ... adına kayıtlı, ZMMS sigortası olmayan motosiklet ile sebebiyet verdiği trafik kazasında yaya olarak karşıya geçen davacının yaralandığını, Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/1448 Esas sayılı dosyasında, ...'un kusurlu bulunarak cezalandırıldığını, davacının yaya geçidinden geçtiğinden, geçiş üstünlüğünün yayada olduğunu, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu belirterek, 10.000,00 TL maddi tazminat bedelinin ... için 21.04.2016, diğer davalılar için 01.08.2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; sorumluluğun davacının kusuru oranında olmak üzere kişi başına azami 290.000,00 TL ile sınırlı olduğu, kişinin resmi ve yetkili bir hastaneden alacağı Sağlık Kurulu ve Maluliyet oranının tespiti için tedavi sürecinin sona ermiş olması ve kişide bu kazadan dolayı sürekli bir hasara yol açmış olması gerektiği, gerçek zararın belirlenebilmesi için uzman kişilerden rapor alınması gerektiği, aktüer sıfatına sahip bir bilirkişinin görevlendirilmesi gerektiği, 01.06.2015 tarihli Genel Şartları gereğince sağlık giderleri teminatından SGK'nın sorumlu olduğunu, hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının söz konusu kazada davacının yaralanmasından dolayı üzgün olduğunu, ancak davalının herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı ...'un tüm trafik kurallarına riayet ederek araç kullanmış olsa da aniden önüne çıkan yaya geçidini kullanmayan bir yaya ile karşı karşıya kaldığı, kusur durumunun tespiti için rapor talep edildiği, davacı tarafından talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğu, takdir edilen tazminatın telafi edici nitelikte olması gerektiği, zenginleşme amacı gütmemesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ...; davaya cevap vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik (maddi tazminat) tazminatına ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı incelendiğinde, olaya ilişkin kaza tespit tutanağına göre, 01.08.2015 tarihinde saat 00:20 sıralarında davalı sürücü..., mülkiyetinin diğer davalı ...'ye ait olan ve olay tarihinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi olmaması sebebiyle diğer davalı ...'nın sorumluluğunda bulunan ... plakalı 2012 model ...marka motosikletiyle, seyir yönüne göre yolun solundan, sağına geçiş yapmakta olan davacı yaya ...'a, yaya geçidi yolunda çarparak motosikletiyle taşıt yolunda birlikte düşerek savrulmak suretiyle park halindeki dava dışı ... İnşaat... Şirketi'ne ait olan ... marka araca da çarparak duruşa geçmesi sonucu meydana gelen kazada kusur bilirkişisinden alınan raporda, araçlara ilk geçiş hakkını vermeyen davacının asli 1. dereceden (%62,5 oranında) kusurlu olduğu, davalı motor sürücüsünü hızını azaltmadığından trafik kazasının oluşumunda kaza tespit tutanağında da belirtildiği gibi 2. dereceden tali kusurlu ( %37,5 oranında) olduğunun tespit edildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı'nın 21/05/2018 tarihli raporu ile dava konusu trafik kazası sonucunda, kaza nedeni ile davacının E-Cetveline göre çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 5,1 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin ise 4 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiğinin anlaşıldığı, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, davacının talep edebileceği geçici ve sürekli iş göremezlik miktarı belirlenmiş olup, rapor mahkemece hükme dayanak olarak alındığı, dava konusu olaya sebebiyet veren aracın ZMMS poliçesinin bulunmadığı, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 1.500,81-TL, sürekli iş göremezlik tazminatının ise 9.896,31-TL olarak belirlendiği, davalı...'un haksız fiile sebebiyet veren aracın sürücüsü olması, diğer davalı ...'nin aracın işleteni sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, aracın ZMMS poliçesinin bulunmaması nedeni ile ... oluşan kaza nedeni ile belirlenen tazminattan sorumluluğunun bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle; “1-Davanın KABULÜ ile; 1.500,81-TL geçici iş göremezlik ve 9.896,31-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 11.397,12-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02/08/2015 tarihinden itibaren (Davalı ... bakımından 21/04/2016 tarihinden itibaren) yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,” karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın kuruma başvurulmadan açıldığını ve başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici iş görmezlik zararından sorumluluğu bulunmadığını, hesaplamanın TRH2010 ve 1,65 teknik faiz uygulanrak yapılması gerektiğini, sürekli sakatlık oranın belirlenmesinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Raporlar Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğini, hükmedilen tazminat faiz başlangıcının da hatalı olduğunu, yasal faize dava tarihinden itibaren hükmedilebileceğini belirterek, kararı istinaf etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tDavalı ... vekili eldeki davanın KTK'nın 97. maddesi gereğince başvuru şartı yerinde getirilmeden açıldığını ileri sürmüş ise de, davacı vekili tarafından Güvence Hesabına başvuru sonrasında eldeki davanın açılmış olmasına göre davalı ... dava şartı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek esasa ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir.<br>\t1-Davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; <br>\tDavalı vekilinin iş göremezlik durumunun tespitine ilişkin rapora yönelik istinaf sebeplerinin incelemesinde, ilk derece mahkemesi tarafından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda, davacının 01/08/2015 tarihinde geçirdiği kazaya bağlı yaralanmasına ilişkin olarak \"Çalışma Gücü Kaybı Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti Yönetmeliği\" hükümlerine göre sürekli maluliyet oranın %5,1 olacağının tespit edildiği görülmüştür. <br>İlk derece mahkemesince de, \"Çalışma Gücü Kaybı Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti Yönetmeliği\" çerçevesinde tespit edilen maluliyet oranının uyuşmazlıkta uygulanması gerektiği kabul edilerek, davanın esası hakkında karar verilmiştir. <br>Haksız fiil nedeniyle meydana gelen bedensel zararlar nedeniyle talep edilebilecek zararlar TBK'nın 54. maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; <br>\"Bedensel zararlar özellikle şunlardır:<br>1. Tedavi giderleri.<br>2. Kazanç kaybı.<br>3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.<br>4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.<br>\" denilerek, bedensel zararlar açıklanmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından \"Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.\" çerçevesindeki tazminat talepleri yönünden 01/10/2008 tarihinden sonra, bu tarihte yürürlüğe giren \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" çerçevesinde değerlendirme yapılarak, Yönetmeliğin 2-a maddesindeki \"5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına,.\" ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde, aynı Yönetmeliğin 22. maddesindeki \"İş kazası ile meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü kayıp oranı tespitinde kullanılan cetveller\" başlıklı maddesinde düzenlenen \"1) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meydana gelen arızalar sonucunda, sigortalının meslekte kazanma gücünün ne oranda azalacağına ilişkin hesaplama, Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit Cetvellerinde (Ek-3) yer alan A, B, C, D ve E cetvellerine göre yapılır.\" düzenlemesi gereğince söz konusu düzenlemelere göre belirlenecek maluliyet oranı çerçevesinde tazminat belirlenmesi kabul edilmişken, 03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet İşlemleri Tespiti Yönetmeliği'nin 01/09/2013 tarihinde yürürlüğe girerek ilgili yönetmeliğin 22. maddesinde, \"(1) 11/10/2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti hükümlerine yapılan atıflar bu Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılır.\" 23. maddesinde \"(1) Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan; çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.\" düzenlemesi sonrasında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından ilgili düzenlemede, tazminat hesaplamalarında uygulanmakta olan \"iş kazası ve meslek hastalığına\" ilişkin hükümler yürürlükten kaldırılmamış iken (hali hazırda iş kazası ve meslek hastalığı açısından SGK tarafından gelir bağlanmasında \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" hükümleri uygulanmakta ve bu kapsamda bağlanan gelirler, maluliyet oranı ve özür oranı farklılığına rağmen TBK'nın 55. maddesi gereğince görülen tazminat davasında mahsup edildiği halde), 01/09/2013 tarihinden itibaren haksız fiil sorumluluklarında \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin\" uygulanmayacağı, iş kazası meslek hastalığına ilişkin düzenleme içermeyen Maluliyet İşlemleri Tespit Yönetmeliği'nin uygulanacağı, 01/06/2015 tarihinde itibaren ise (Maluliyet İşlemleri Tespit Yönetmeliği yürürlükte olmasına ve yönetmelik değişikliği de olmamasına rağmen) haksız fiil sorumluluklarında trafik kazasından kaynaklansın ya da kaynaklanmasın ZMMS Genel Şartlarında yapılan düzenleme gereğince \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin\" uygulanması, 20/02/2019 tarihinden itibaren ise \"Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik\" hükümlerinin uygulanması gerektiği benimsenmiştir. Meydana gelen trafik kazası da 01/08/2015 tarihinde meydana geldiğinden, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından tazminat hesaplamasında \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\"nin iş kazası ve meslek hastalığına yönelik hüküm ve cetvellerin uygulanmayacağı, TBK'nın 54. maddesi kapsamında çalışma gücü kaybı ve yitirilmesine yönelik zararlar yönünden de, kişilerin yapmış olduğu çalışma ve meslek nazara alınmaksızın engel oranının tespit edildiği \"Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerinin nazara alınması benimsendiğinden, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından da Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bu yöndeki kabulü \"hukuki güvenlik\" ve \"istikrar açsından\" benimsenmiş olduğundan, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Yargıtay HGK kararları çerçevesinde uygulanması gerektiği kabul edilen \" Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümleri gereğince engellik durumu tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10143 E. 2023/12945 K. \"...haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.\"; Yargıtay HGK 2022/655 E. 2024/133 K. \"Uyuşmazlık konusu ile sınırlı olmak kaydıyla belirtmek gerekir ki, Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddelerinde (md .90, 99) 6704 sayılı yapılan değişiklikler 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girmiş, kaza ise 18.10.2015 tarihinde gerçekleşmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği üzere kaza tarihinde hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanacağına ilişkin kanuni düzenleme de bulunmayıp, kaza tarihinde hem Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği, hem Çalışma Gücü Meslekte Kazanma Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliği, hem de % 60 oranı üzerinde malulen emekliliğin düzenlendiği Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği yürürlüktedir. Gerçek zararın belirlenmesine yönelik ilkeler (yukarıda açıklandığı üzere somut tazminat hesabına ilişkin belirlemeler) istikrar kazanan Yargıtay içtihatlarıyla belirlenmiş ve uygulamaya yön verilmiştir. Haksız fiilden kaynaklanan zararların tespitinde fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükteki mevzuat hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmalıdır. Oluşan zararın tespit edilmesinde aynı konuya yönelik aynı tarihlerde farklı düzenlemelerin bulunması da genel ilkelerden ayrılması için bir gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Zira aksinin kabulü hukuki güvenlik ve istikrar ilkesine de aykırı düşmektedir. O hâlde, somut olayda kaza tarihi itibariyle yürürlükte ve güncel olduğu için kabul edilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde rapor alınması; bu rapordan sonra gerekli olması hâlinde maluliyet zararının hesaplanması için aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.\"; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü 56766929-113/1150 sayılı, 8 Ekim 2013 tarihli Genelgesi \"5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na dayalı olarak yürürlükte olan “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” 03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olup, 01/09/2013 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Yeni yönetmelik ile birlikte; 2011/49 sayılı Genelge çerçevesinde iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin hususlar devam etmekte olup, çalışma gücü kaybı tespitine ilişkin hususlar yeniden düzenlemiştir.\")<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ...'nın istinaf başvuru talebinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davacının maluliyeti durumunun Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından tarafından uygulanması gerektiği kabul edilen kaza tarihinde yürürlükte olan \" Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" hükümlerine göre alınarak, deliller toplandıktan sonra davanın esası hakkında davacının ve davalı ... dışındaki diğer davalıların maddi tazminata ilişkin istinafının bulunmaması nedeniyle usulü kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 21/10/2019 tarihli 2017/78 Esas - 2019/937 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fcb3d63d3953738d","SID":"b0b208f45e052a08"}}