{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi  35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2023/471 - 2024/1064<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/471 <br>KARAR NO\t: 2024/1064<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/8 Esas 2022/751 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t: <br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 18/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 23/09/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davacı sigorta şirketine Karayolu Motorlu Araçlar Trafik Sigorta Poliçesiyle sigortalı olup, davalı ... İç ve Dış Tic. Gıda San. Ltd. Şti.'nin işleteni olduğu aracın,  davalı ...’ın, sevk ve idaresinde iken 24.02.2019 tarihinde park halindeki dava dışı ...’un maliki oduğu araca çarparak, kazaya neden olduğu ve kaza sonrası olay yerini terk ettiğini, zararın müvekkili tarafından ZMMS kapsamında ödendiğini, araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle Genel Şartlar gereğince davalılara müracaat hakkı olduğunu, rücu alacağının tahsli için icra takibinde bulunduklarını davalının icra takibine itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalıların Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/34958 E. Sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalılar vekili cevap dilekçesinde; davaya konu zarar ile davalının olay mahallinden 23:30 civarında geçmiş olması arasında illiyet bağının bulunmadığını, bunun Kaza Tespit Tutanağı ve tanık beyanları ile de sabit olduğu, üçüncü bir kişinin verdiği zararın davalılardan tahsil edilmeye çalışılmasının kötü niyet olduğunu, davalı idaresindeki araçtan olay yerinde parça düşmüş olduğu şeklindeki iddiaların da taraflarınca kabul edilir olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalılar vekili, 05/05/2021 tarihli cevap dilekçesinin ıslahına yönelik dilekçesi ile de; Olay yerini terkin rücu sebebi olmadığını, meydana gelen kazanın maddi hasarlı olması nedeniyle de rücu şartlarının oluşmadığını, olay yerini terkin kusur ya da kasıt olarak nitelendirilemeyeceğini, davacının ödediği tazminatı sigortalısından istemesinin ZMMS mantığına aykırı olduğunu, ayrıca takibin hiçbir belgeye dayanmadan başlatılması nedeniyle de takibin usulen yöntemine uygun başlatılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın trafik kazası nedeniyle ZMMS kapsamında zarar görene yapılan ödemenin, Genel Şartlar gereğince sigortalıdan ve sigortalı araç sürücüsünden tahsili istemli icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu,\tAnkara Batı İcra Dairesinin 2019/34958 sayılı icra dosyası, dava dışı ... Sigorta'dan hasar dosyasının getirildiği, davacının zarar görene  42.300,00 TL ödeme yapıldığını bildirdiği,\tAnkara 19.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/246 esas sayılı dosyası ve Ankara CBS'nin 2019/42174 sayılı dosyasının incelendiği,\ttüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında bilirkişi heyetinden alınan raporda kazanın meydana gelmesinde kazaya karışan davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu,  davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından hasar bedelinin ödendiği söylenilen ... plakalı aracın Pert-Total durumunda ve hasar tutarının da 42.300,00 TL olduğu, davacı ... Sigorta A.Ş’nın, davalılardan rücu talebinde haklı olduğuna karar verilmesi halinde, davacının davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebileceği bedelin, 36.000,00 TL asıl alacak ve 3.769,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.769,64 TL olacağı, davalı araç sürücüsünün zorunluluk gerektiren bir durum da olmadan olay yerine resmi görevliler çağrılmadan/olay yerinde tutanak tutulmadan olay yerini terk ettiği anlaşılmakla, teminatın riziko kapsamında olup olmadığı, dolayısıyla davacının davalılardan rücu talebinde haklı olup olmadığı hususunun takdirinin mahkemeye ait olduğunun bildirildiği,\traporun karar vermeye elverişli olduğu,  davacı, araç sürücüsünden de talepte bulunmuş ise de araç sürücüsünün sigortalısı olmaması nedeniyle, davalı sürücü hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, \tdiğer davalı yönünden ise, araç sürücüsünün zorunlu bir sebep olmadığı halde olay yerini terk ettiği, bu nedenle ZMMS Genel Şartları gereğince, davacının zarar görene yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebileceği gerekçesiyle;  “1-Davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 2-Davalı ... İç ve Dış Ticaret Gıda Sanayi Ltd.Şti yönünden davanın kabulü ile  Ankara Batı İcra Dairesinin 2019/34958 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin bu bedel üzerinden kaldığı yerden devamına, 3-İcra İnkar tazminat talebinin reddine,” karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece, şirket kurucusu ve yetkilisi olan ...’a ilişkin davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, TTK’nın 553. maddesi gereğince şirket yetkilisinin verdiği zararlardan sorumlu olduğunu, \taynı olaya ilişkin farklı mahkemelerce çelişkili kararlar verildiğini, nitekim Ankara 40 Asliye Hukuk Mahkemesinin  2021/342 E. 2021/6 K. Sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiğini, farklı mahkemelerce ayrı kararlar verilmesinin adil yargılama hakkını ihlal ettiğini,\tdavalının kötü niyetle icra takibin itiraz etmiş olması nedeniyle kötüniyet tazminataına karar verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı şirket vekili istinaf başvuru dilekeçsinde; davanın itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, davacının icra takibindeki borç ve borç sebebi ile bağlı olduğunu, davacının icra takibinde dayanmadığı belgelere davada dayanamayacağını, \tkazanın 23/02/2019 tarihinde 23.30’da meydana geldiği halde trafik tutanağından anlaşılacağı üzere 24/02/2019 günü saat:05.45’de vuku bulduğunu, sürücüsünün dubaya çarpması ile dava konusu olay/zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, icra dosyasına eklenen belgelerin müvekkiline tebliğ edilmediğini, yerel mahkemece de bu husus belirtilmesine rağmen davanın görüldüğünü, davacı tarafından takip talebinde dayanmadığı belgeler çerçevesinde açılan davanın görülerek adil yargılama hakkının ihlal edildiğini,  davacının, davasını her türlü delille ispatlamasının, takip dayanağından uzaklaşmak olarak değerlendirilemeyeceğini, \tbu nedenle icra takibine sıkı sıkıya bağlı itirazın iptali davası bulunmadığını, icra takibinde borcun dayanağına dair en ufak emare olmadığını, itirazın iptali davasında takipte dayanılmayan hususuların takip dayanağı olarak ileri sürülemeyeceğini,\tesas yönden ise, rücu şartlarının oluşmadığını, kasıt veya ağır kusurun kanıtlanmadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, salt olay yerini terkin rücu sebebi sayılmadığını, ayrıca müvekkiline ait aracın sürücüsünün kalp krizi geçirerek duvara çarptığını düşünerek, durmayarak 256 m. ilerideki evindeki ilaçlara ulaşabilmek için durmayarak yoluna devam ettiğini, bunun aksinin davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, \tfaiz başlangıcının hatalı olduğunu, müvekkilinin takip ile temerrüte düştüğünü, ayrıca faizin de yasal faiz olabileceğini, avans faizi uygulanamayacağını, bilirkişi raporunda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle zarar görene yapılan ödemelerin, KTK'nın 95 ve ZMMS genel şartları gereğince sigortalıdan ve araç sürücünden tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Mahkemece, davalının Genel Şartları gereğince ancak sigortalısına rücu edebileceğinden bahisle araç sürücüsü hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davacı vekili ile davalı şirket tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı ...'ın da, TTK'nın 553. maddesi gereğince yöneticinin sorumluluğu kapsamında zararlardan sorumlu olacağını ileri sürmüş, ayırca Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin  2021/342 E. 2021/6 K dosyasında verilen karar ile eldeki karar arasında çelişki oluşacağını belirterek karara itiraz etmişitr. Hukuk yargılamasında taraflarca hazırlanma ilkesi ve tasarruf ilkesi geçerli olup, aynı kazaya ilişkin olsa dahi farklı tazminat kalemleri açısından ayrı ayrı açılan davada farklı kararlar çıkması her zaman çelişki olarak görülemez. Dolayısı ile davada husumet her bir davada ayrı ayrı değerlendirilir. İlk görülen davada, tarafların husumete yönelik itirazları olmaması, mahkemenin husumetin varlığını kabul ederek, yargılamaya devam ederek esastan karar vermiş olması, sonrasında açılan davada husumetin kesinleştiği şekilde yorumlanamaz.  Somut olayda da, Ankara 40 Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından miktar itibariyle kesin olarak verilen kararda araç sürücüsü ve işleteni sorumlu tutulmuş ise de, aynı kazaya ilişkin farklı zarara yönelik açılan davada husumetin varlığı mahkemece re'sen gözetileceğinden, eldeki dava da KTK'nın 95. maddesi ve ZMMS Genel Şartlarına göre açılmış olduğundan davacı ancak sigortalısına müracaat edebileceğinden, TTK'nın 553 maddesi de davacıya, doğrudan şirket yöneticisi hakkında dava açma hakkı vermeyeceğinden, ilk derece mahkemesi tarafından araç sürücüsü olan davalı hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tDavacı vekili tarafından, davalının takibe kötü niyetle itiraz etmiş olması nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini ileri sürülmüş ise de, alacak haksız fiilden kaynaklanmakta olup, alacağın varlığı ve belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden, likit bir alacaktan söz edilemeyeceğinden, davacının icra inkar tazminatı hukmedilmesi gerektiğine yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.<br>\tDavalı vekilinin, icra takibinde alacak sebepleri gösterilmediğinden davanın reddi gerektiğine yönelik istinaf sebeplerine gelince; İİK'nın 58 maddesi gereğince, takip alacaklısı takip talebinde borcun sebebini göstermesi gerekmektedir. İİK'nın 60. maddesi gereğince, tanzim edilen ödeme emrinde de bu kayıtların gösterilmesi gerekir. Takip sebebinin gösterilmemesi durumda, borçlu memur muaalesini şikayet yolu ile İcra Hukuk Mahkemesinden talepte bulunabilir. Eldeki dosyada davalı tarafından borca itiraz edilmiş olmakla birlikte, ödeme emrinin iptalinin icra mahkemesinden talep edilmediği anlaşılmaktadır. Nitekim sonrasında, davacı tarafından ödemeye ilişkin dayanak belgelerin icra dosyasına sunulduğu gibi, arabuluculuk yoluna da müracaat edildiği görülmüştür. Davacının icra mahkemesinden ödeme emrinin iptaline yönelik bir şikayeti olmamasına göre davacı icra takibine konu alacağına esas delilleri sunmak suretiyle icra takibine itirazın iptalini genel mahkemelerde talep edebileceğinden, bu durum takip dayanağının değiştirilmesi olarak görülemeyeceğinden davalı vekilinin buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, davalı vekilinin esasa ilişkin istiaf sebepleri incelenmiştir.<br>\tKaza Tespit Tutanağı ve dosya kapsamına göre olay tarihinde, davalıya ait araç sürücüsünün park halindeki araçlara çarparak olay yerinden ayrıldığı, Kaza Tespit Tutanağı, Ceza Soruşturması ve dosya kapsamından anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 95. maddesinde \"Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.<br>Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.\" <br>denildiğinden, sigorta şirketi poliçe tanzim tarihinde  yürürlükte bulunan Genel Şartlarda rücu hakkının kabul ediliği durumlarda, sigortalısına müracaat edebilir. Poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları B.4-f maddesinde \"Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere,olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde.” denilerek, zorunlu haller haricinde sürücünün olay yerini terk etmiş olması rücu sebebi olarak düzenlemiştir. Söz konusu düzenleme ile araç sürücüsünün ister maddi, ister yaralamalı ve ölümlü kaza olsun \",olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde.\" sigortanın, sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiş, ancak bedeni hasara  neden olan bir kazada, sigortalının yahut eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle olay yerinden uzaklaşması gibi zorunlu haller rücu hakkının istisnası olarak belirtilmiştir. İstisna olarak gösterilen sebepler sınırlı olarak gösterilmemiş, ileri sürülen sebeplerin zorunlu hal sayılıp sayılmayacağı olayın oluş şekli, ayrılma sebebi, sürücünün veya sigortalının ayrılmadan sonraki tutum ve davranışları çerçevesinde zorunlu hal olup olmadığı hakim tarafından değerlendirilecektir.<br>\tSomut olayda, davalıya ait araç sürücüsünün 3 araca çarparak olay yerinden uzaklaştığı, davalı tarafından da eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün olay yerinden ayrılmasını zorunlu kılacak sebeplerin varlığı kanıtlanamadığından davalı vekilinin rücu şartlarının oluşmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülemiştir.<br>\tBuna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davalı vekili tarafından faiz türüne de itiraz edilmiş ise de taraflar arasındaki rücu ilişkisinin sigorta  hukukundan kaynaklanması yanı sıra, davalının tüzel kişi tacir olması nedeniyle uyuşmazlığın ticari iş mahiyetinde olması karşısında, mahkemece talep çerçevesinde avans faizine hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, denetime ve karar vermeye elverişli olmasına göre; davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin kabul kararına yönelik tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden,  istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar  verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekili ve davalı ... İç ve Dış Ticaret Gıda Sanayi Limited Şirketi  vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan  alınması gereken 427,60 TL  maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t2-İstinaf eden davalı  ... İç ve Dış Ticaret Gıda Sanayi Limited Şirketi 'den (diğer davalı hakkındaki karara yönelik istinaf sebepleri ileri sürülmemiş olmasına göre) alınması gereken 2.716,66  TL  nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 640,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2076,66 TL harcın davalı  ... İç ve Dış Ticaret Gıda Sanayi Limited Şirketi 'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf edenler  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>\t5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32b39d4cd4b8f63d","SID":"7c8fea879e2754b8"}}