{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1591 - 2024/1044<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/1591 <br>KARAR NO\t: 2024/1044<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/271 Esas 2021/468 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 12/09/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 26/09/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.01.2018 tarihinde, davalı ...’e ait, davalı ... idaresinde bulunan, davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın, davacı belediyeye ait, ...'ın idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/10 D. İş sayılı dosyası ile bilirkişi incelemesi yaptırıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıya ait araçta meydana gelen 5.000,00 TL değer kaybı ile 8.010,00 TL hasar bedelinin KDV'si ile birlikte kaza tarihinden itibaren yasal işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı şirkete usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davalının sorumluğunun bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının sigortalısının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ..., cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında; kaza tarihinde aracın babası ... üzerinde kayıtlı olduğunu, kazada aracın pert olduğunu, sigortadan paralarını aldıklarını, davayı kabul etmediklerini, kusurlu olmadığını ifade etmiştir.  <br>\tDavalı ...'e usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, süresi içeresinde cevap dilekçesi sunmamış, beyanda bulunmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; makine mühendisi ve sigorta hakemi bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulundan alınan 06.03.2021 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %25, davacıya ait araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarımı için gerekli parça ve işçilik bedelinin 8.343,78 TL, değer kaybının 1.500,00 TL olduğunun belirlendiği, kusur oranına yönelik itiraz üzerine trafik bilirkişisi ...’dan alınan raporda, hangi aracın kırmızı ışık ihlali yaptığının dosya kapsamından belirlenemediği, bu nedenle iki sürücünün eşit şekilde kusurlu olduğunun kabulü gerektiğinin mütalaa edildiği, raporlar arasındaki çelişki üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 24.11.2020 tarihli raporda, davalı sürücünün  kendi yönüne yanan kırmızı ışıkta, davacıya ait araç sürücüsünün kendi istikametine yeşil ışık yandığı esnada kavşağa giriş yaptığının kabulü halinde, davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün kendi yönüne yanan yeşil ışıkta giriş yaptığının kabulü halinde ise davacıya ait araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin mütalaa edildiği, son olarak Karayolları Fen Heyetinden emekli makine mühendisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda ise, dosya içeresindeki bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarına göre hangi aracın kırmızı ışık ihlali yaptığının belirlenemediği,  bu nedenle iki sürücünün eşit kusurlu kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu raporun, dosya kapsamı ve delil durumuna uygun olduğu ve hükme esas alındığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 4.171,89 TL hasar bedeli ile 750,00 TL değer kaybı tazminatından oluşan toplam 4.921,89 TL'nin 03.01.2018 kaza tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketi yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 20.04.2018 temerrüt tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,  karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  kazanın meydana gelmesine kırmızı ışık ihlali yapan davalı sürücünün neden olduğunu, tanık ...’ın ifadesinin dikkate alınmadığını, kusur yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, davacıya ait araç sürücüsünün yeşil ışık yanarken kavşağa giriş yaptığını, kazanın oluşmasında bir kusurunun bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davalı ...’e ait, davalı ... idaresindeki, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın, davacı belediyeye ait, ...'ın idaresindeki araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini belirterek hasar bedeli ve araç değer kaybının davalılardan tahsiline talep etmiştir.<br>\tMahkemece, kazanın meydana gelmesinde tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili tarafından kusur oranı yönünden istinaf itirazında bulunmuştur.<br>\tDava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının incelenmesinde, kazanın ışık kontrollü kavşakta meydana geldiği, iki araç sürücüsünün de yeşil ışıkta geçtiğini iddia ettiği, hangi aracın kırmızı ışık ihlali yaptığının tutanak mümzilerince belirlenemediğinden sürücülere kusur verilmemiştir.<br>\tMahkemece, kazanın oluşumunda kusur oranının belirlenmesi yönünden dört ayrı bilirkişi raporu alınmıştır. Makine mühendisi ...’den alınan ilk raporda, davacıya ait araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yaptığı belirtilerek kazanın oluşumunda %75 oranında, karşı araç sürücüsü davalı ...’in ise dikkatsiz şekilde kavşağa yaklaşması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmişse de, davacıya ait araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yaptığına ilişkin somut delillerin gösterilmediği, kanaate dayalı mütalaa verildiği görülmüş olup davacı tarafın itirazı üzerine olay yerinde keşif icra edilerek alınan emekli emniyet müdürü bilirkişi raporunda ve daha sonra alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile Karayolları Fen Heyetinden emekli üç makine mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan alınan raporda, olay yerinde ve mahkemede dinlenen tanık beyanlarının, kazanın oluşumuna ilişkin dosyada mevcut bilgilerin değerlendirildiği, kaza yerini gören bir kamera kaydının bulunmadığının, kaza sonrasını gören ancak kaza anını gören bir tanığın bulunmadığının, dosyadaki tüm bilgi ve belgelere göre hangi aracın kırmızı ışık ihlali yaptığının belirlenemediğinin belirtildiği, kazanın oluşumuna göre iki araç sürücüsünün eşit kusurlu kabul edilmesi gerektiğinin mütalaa edildiği görülmüş, mahkemece, ışık kontrollü kavşakta hangi aracın kırmızı ışık ihlali yaptığı tespit edilemediğinden kazanın oluş şekli de dikkate alınarak iki araç sürücüsünün eşit kusurlu olduğu kabul edilmesinde ve buna göre yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde  usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 59,30  TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br> \t4-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>\t5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 12.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip<br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"571b160f6af884bf","SID":"f88a1fee58270624"}}