{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/505 <br>KARAR NO: 2024/1585<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 09/07/2021<br>NUMARASI: 2020/159 Esas - 2021/538 Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden<br>Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.12.2018 tarihinde saat 21:50 sıralarında  davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile  ... Bulvarı  üzerinde seyri sırasında refüj aralığından U dönüşü yapmak için dönüşe başlaması  üzerine, aynı istikamete seyir halinde olan davacı ...'in maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı  aracı ile davalının idaresindeki araca çarpmamak için aniden manevra yaparak kaçtığı ve  bu nedenle  orta refüje çarptığını,  olay yerinde kaza tespit tutanağı tutulurken  davacı ambulansla hastaneye götürüldüğünden kaza tespit tutanağına müdahale edemediğini, davacının kaza anında  alkollü olmadığını, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/1646 Soruşturma sayılı dosyasında alınan kusur bilirkişi raporunda, davalı ...'in asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, aracın halen tamirhane otoparkında beklediğini ve otopark ücretinin  işlemekte olduğunu,  davalı ... Sigorta A.Ş' ne 24.12.2019 tarihli dilekçenin kargoyla gönderilerek ve E-mail yoluyla da başvuru yapıldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve belirsiz alacak olarak, davacının aracında oluşan hasar bedelinin ve   aracın pert edilmesi halinde  ise araç bedelinin bilirkişi aracılığıyla tespitine ve davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile yine otopark ücretinin tespiti ile  davalılardan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle;  Karayolları Trafik Kanunu gereğince başvuru şartının eksiksiz olarak yerine getirilmeksizin dava açıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça sunulan faturayı kabul etmediklerini, gerçek zararın  tespiti ile trafik sigortası genel şartları hükümlerine  göre  yapılacak hesaplamanın üzerinde kalan zararın reddi gerektiğini, davacı taraf yaralamalı trafik kazası nedeniyle düzenlenmesi gereken kaza tespit tutanağını iletmediğini,  dolayısıyla Ticaret Kanunu hükümleri gereğince sigorta şirketine karşı yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek  davanın esastan ve usulden reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL'nin (davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 06/01/2020, davalı ...'ten kaza tarihi olan 16/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek) yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinden  poliçe limiti ile sorumlu olması kaydıyla) alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ( süresi içerisinde  bedel arttırım dilekçesi verilmemesi nedeniyle ) reddine, \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili  ve davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı şirkete dava öncesi yapılan başvuru kapsamında hasar tespitine yarar bilgi ve belge sunulmadığını,  davacı taraf Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerekirken kabulü hatalı olduğunu, bilirkişi raporu yargılama sürecinde tarafına tebliğ edilmediğini, belirlenen hasar bedeli ile rayiç ve sovtaj değerleri gerçek bedellere uygun olmadığını, fahiş zarar tespiti yapıldığını, Trafik Sigortası Genel Şartları b.2.1 bendi gereğince aracın 3 yaşını geçmiş olması halinde davalı şirket eşdeğer parça bedelinden sorumlu olmakla, b.2.2 bendi gereğince de yüksek tedarik ve işçilik bedelleri nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsüne yüklenen kusurun kabulü mümkün olmadığını, sigortalı araç sürücüsü kazada kusursuz olduğunu, hükmedilen araç mahrumiyeti zararı yerleşik Yargıtay İçtihatları ve Genel Şartlar gereği teminat kapsamında olmadığını, bu yöndeki zararın davalıların sorumluluğunda olduğuna dair tespit ve kanaat de usul ve yasaya aykırı olduğunu, dolayısıyla araç mahrumiyet giderine ilişkin taleplerin tümden reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kusura ilişkin alınan bilirkişi raporuna gerek davalı ... ve gerekse diğer davalı tarafından yapılan itirazlara ilişkin bir değerlendirme yapılmaksızın  dosya tekemmül edemeyeceğinden davanın karar aşamasına gelmesi de mümkün olmayacağını, davalıya atfedilen kusura ve kusur oranına itiraz eder, dosyanın itirazlar değerlendirilmek üzere yeniden kusur incelemesi yapılmak üzere bilirkişiye tevdiini talep ettiğini, davalının  kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, bilirkişinin kusur oranlarını tespitte somut veri bulunmayıp salt yasal düzenlemelere atıf mevcut olduğunu, buna göre yapılan kusur tespiti de hatalı olduğunu, bu taleplerinin kabul edilmediği takdirde, kazanın meydana gelmesinde davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı sabit olduğunu, davanın davalı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, itirazlarının kabul edilmemesi halinde, davacı tarafça talep edilen alacak kalemleri zaman aşımına uğradığını, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesine karşın lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, bunun yanında davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti de AAÜT'ye fazla olduğunu, zira kabul edilen alacağın %15'i oranını geçmeyecek şekilde hüküm tesis edilmesi gerektiğini, yine Arabuluculuk ücretinin, kabul ve red kararına göre dağıtılması gerekirken, salt davalı üzerinde bırakılması açıkça usul ve yasaya aykırı olup kararın bu yönü ile de kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf  başvuru dilekçesinde özetle; HMK.m.107/2. fıkrasında yapılan değişiklik sonrası, 'Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hakim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır' şeklinde düzenlendiğini, kanunun açık hükmü uyarınca Mahkeme tarafımıza 'kesin süre vermemiş' olup, kesin sürenin sonuçları da ihtar edilmediğinden bedel arttırım dilekçesi usulüne uygun olarak verildiğini ve süresi içinde harç eksiği de tamamlandığını, Yerel Mahkeme hakimi tarafından tarafına yanıltıcı olacak şekilde süre verilerek yeni hakimin değerlendirme yapacağı belirtilmiş ancak celse arasında bir değerlendirme de yapılmayarak belirsizlik oluşturduğunu ve bu halin oluşmasında tarafının hiç bir kusuru olmadığını, ara kararda açıkça sürenin kesin olmadığını, bu nedenle bedel arttırım dilekçesinde talep ettiği ve harcını tamamladığı 3.975,00 TL yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken  kısmen kabul kararı verilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurduğu, ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı belirtilmektedir. Eksik belge ile  müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü gerekir.Mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda, 16.12.2018 tarihinde davalılardan ...'in maliki ve sürücüsü olduğu, diğer davalı ... Siigorta Şirketine sigortalı ... plakalı araç ile davacı ...'in maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında; davalı ...'in % 70 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'in ise % 30 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş yine davacı vekilinin dava dilekçesine ekli kaza nedeniyle yürütülen soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda da, davalı sürücü asli, davacı ise tali kusurlu olarak tespit edildiği görülmüştür. Bu durumda her iki raporun birbiriyle örtüştüğü, olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi   raporunda, davacıya ait aracın değerinin piyasa araştırması ve ekspertiz rapor içeriği nazara alınarak yapıldığı, yerleşik yargısal içtihatlara göre, aracın 2. el piyasa rayiç değerinin 24.000 TL olduğu, söz konusu aracın sovtaj değerinin ise yaklaşık 5.000 TL olduğu, bahse konu kaza nedeniyle araçta meydana gelen hasarın orjinal parçalar baz alındığında KDV hariç ve işçilik dahil 18.395 TL, orjinal parçalar baz alınmadığında ise 11.000  Tl-12.000 TL olduğu, bu kapsamda söz konusu aracın onarımının ekonomik olmaması sebebiyle pert total kabul edilmesinde ayrıca  bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla mahkemece hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından  bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca mahkemece kazanç kaybına hükmedilmediği, bilirkişi raporunun da davalı sigorta sigorta şirketine 27/07/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu görülmekle bu yönlerden de davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Dava, HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır.   Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına  tabi  olmaksızın, davanın  başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden davalı ... vekilinin ıslah zamanaşımına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2016/20495 E.ve 2019/7842 K.sayılı kararı). Dava dilekçesinde davanın 10.000 TL değer üzerinden harç yatırılarak açıldığı, 28/01/2021 tarihli celsede davacı tarafa bedel arttırım dilekçesi vermek üzere 2 haftalık süre verildiği, davacı vekili tarafından ise bedel arttırım dilekçesinin 06/05/2021 tarihinde verilmiştir. HMK'nın 107/2'inci maddesine göre; \"(Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.\", yine HMK'nın 90'ıncı maddesine göre; \"Süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler.\" şeklinde düzenlemeler bulunduğu, dolayısıyla Mahkeme tarafından davacı vekilinin yüzüne karşı verilen 28/01/2021 tarihli iki haftalık sürenin kanundan kaynaklanan kesin süre olduğu, davacı vekili tarafından ise süresi içerisinde bedel arttırım dilekçesi verilmediği anlaşılmakla davacı vekilinin fazlaya ilişkin talebi konusunda süresi içerisinde bedel arttırım dilekçesi verilmemesi nedeniyle dava dilekçesinde belirtilen miktar yönünden davanın kabulüne, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yine arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline  karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekili  ve davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili  ve davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre davalı  ... Sigorta A.Ş.'den alınması gereken 683,10 TL harçtan peşin alınan 171,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,10 TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Yasası'na göre davalı ...'den alınması gereken 683,10 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 623,8‬0 TL harcın bu davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Harçlar Yasası'na göre davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 6-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 7-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.26/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d20224c35377f04","SID":"e88383977207c00d"}}