{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2024/1027 Esas 2024/894  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/1027<br>KARAR NO\t\t: 2024/894<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 25/06/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/57 Esas (Ara Karar)<br>İHTİYATİ TEDBİR <br>TALEP EDEN DAVACI\t<br>ALEYHİNE TEDBİR <br>TALEP EDİLEN <br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t<br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir <br>KARAR TARİHİ\t:  11/09/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:  11/09/2024<br><br>\tİhtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı yanca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tDAVA VE TALEP<br>\tDavacı dava dilekçesinde özetle; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26/12/2013 tarih ve 2010/809- 2013/778 sayılı kararı ile ... San. Ltd. Şti.'nin tasfiyesine karar verildiği ve hükmün  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 03/03/2020 tarihli ve 2018/2615 Esas - 2020/2279 Karar sayılı kararı ile onanarak  kesinleştiğini ve mahkemece tasfiye memuru olarak ... isimli şahsın atandığını, tasfiye memuru ...'in hem şirket ortaklarına hem de ortaklığa görevi nedeni ile yapmış olduğu kusurlu hareketlerin tespit edildiğini ve 27/12/2022 Tarihli , 2022/1 Karar Numaralı, ... ... Ticaret Limited Şirketi Müdürler Kurulu'nun Tasfiyenin Kaldırılmasına ve Tasfiye Memuruna ilişkin Kararın 8. ve 9. maddelerinde tasfiye memurunun görevinin gereklerine aykırı noktalara ortaklarca değinildiğini ve herkesin imzası ile tasfiyeden dönme ve tasfiye memurunun görevden alınmasına yönelik kararlar alındığını,  tasfiye memurunun görev aldığı tarihten itibaren şirket yetkilisi ve ortaklarına herhangi bir tasfiye bildiriminde bulunmadığı gibi genel kurula toplantı daveti yapmadığını, Tasfiye memurunun göreve haşlar haşlamaz şirketin ilk envanter ve bilançosunu hazırlaması gerekirken hu görevini yerine getirmediğini, göreve başladığına dair ilgili şirketlerine herhangi bir bildirimde bulunmadığını, kendi başına göre hareket eden tasfiye memurunun yaptığı işlemler usule ve hukuka aykırı olduğunu, Mali Müşaviri ...'ı  haber vermeksizin görevden aldığını ve sisteme erişimini engellediğini, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu 26/12/2022 tarihli beyanında, şirkete ait bilgi ve belgelerin tarafına verilmediği belirtmiş olmasına rağmen tasfiye memuru şirketten  herhangi bir bilgi ve belge talebi ile ilgili isteği olmadığını, işbu dava kapsamında da ihtiyati tedbire ilişkin şartlar gerçekleşmiş olup, şirketin ve şirket ortağı olarak şahsı üzerinde daha fazla zarara sebebiyet verilmemesi adına ihtiyati tedbir kararı verilerek, .... Ltd Şti'ne yeni bir tasfiye memuru atanana kadar tasfiye tasfiye işlemlerinin durdurulmasını ve tasfiye memuru ...'in tasfiye ile ilgili herhangi bir işlem yapmamasına tedbiren karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>\tMahkemece 24/01/2024 tarihli ara kararı ile;  HMK 390/3. maddesi  uyarınca mahkemece atanan tasfiye memurunun  tasfiyeye ilişkin görevlerinin yapmadığı ve şirketi zarara uğrattığının  yaklaşık olarak  ispat edilememiş olması  yanı sıra dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve davanın mahiyetine göre davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya gecikme nedeniyle bir sakınca ya da ciddi bir zararın doğacağına dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle HMK'nın 389/1. maddesindeki şartların oluşmadığı sonucuna da varıldığından, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı yanın ilk derece mahkemesinin 24/01/2024 tarihli ara kararını istinaf etmesi üzerine Dairemizin 21/02/2024 tarih ve 2024/232 Esas 2024/303 Karar sayılı  ilamı ile  davacı yanca Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince davalı şirkete atanan tasfiye memurunun haklı sebeple azli ve yeni bir tasfiye memurunun atanması ile tedbiren davalı şirketin tasfiye işlemlerinin durdurulması, davalı tasfiye memurunun tasfiye ile ilgili herhangi bir işlem yapmaması ile davacı ...'nun tasfiye memurunun ve/veya tasfiye memuru yardımcısı, aksi halde tasfiye memuru danışmanı seçilmesine yönelik olarak tedbir talebinde bulunulmuştur. İlk derece mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği üzere davalı tasfiye memurunun mahkemece atandığı, HMK'NUN 390/3.maddesi uyarınca iddianın yaklaşık olarak ispata yönelik delil sunulmaması, mevcut delil durumu ve davanın mahiyeti gözetilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi ara karar usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle İhtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; şirket müdürü olduğu süre boyunca davalı şirketin ve ortaklarının mal varlığı ile kurulan aile şirketlerinden olan ... ... A.Ş sistemlerinde dava konusu şirketin kayıtlarının da tutulduğunu şirketin yevmiye , defteri kebir ve diğer defterlerin hepsinin ...bünyesinde olduğunu ve defterlerin davalı ...'e teslim edildiğini ancak ...A.Ş şirketinin yetkililerinin şirket kayıtlarını mahkemeye bilerek sunmadığını ve kendisine de incelettirmediğini, ...'in Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/809 esas sayılı dosyasına sunduğu beyan dilekçesi ekinde kendi imzası ile 17/11/2013 tarihli şirkete dair sunduğu 15 sayfalık yıllık faaliyet raporunda şirket defterleri incelenmeden yapılamayacak bir çok tespitin yapıldığını rapora rağmen şirketin defter ve kayıtlarının  tasfiye memurunun uhdesinde olmadığını iddiasının gerçek dışı olduğunu yeni aynı faaliyet raporunda borca batıklık durumunun yazıldığını böyle bir durumun olması halinde dahi durumun iflas dairesine bildirilmesi gerektiğini , şirket defterlerinin kendi uhdesinde olmaması durumunun hayatın olağan akışına uygun olmadığını zira borca batıklık durumunun defterlerden tespit edileceğinden bahisle öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, tasfiye memuru hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ve vesayet davası açılması yönünde Sulh Hukuk Mahkemesine resen talepte bulunulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece 25/06/2024 tarihli ara kararı ile;  HMK 390/3. Maddesi  uyarınca mahkemece atanan tasfiye memurunun  tasfiyeye ilişkin görevlerinin yapmadığı ve şirketi zarara uğrattığının  yaklaşık olarak  ispat edilememiş olması  yanı sıra dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve davanın mahiyetine göre davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya gecikme nedeniyle bir sakınca ya da ciddi bir zararın doğacağına dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle HMK'nın 389/1. maddesindeki şartların oluşmadığı sonucuna da varıldığından, davacının ihtiyati tedbir talebinin şimdilik reddine  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\t27/12/2022 Tarihli , 2022/1 Karar Numaralı, ... ... Ticaret Limited Şirketi Müdürler Kurulu'nun Tasfiyenin Kaldırılmasına  ve Tasfiye Memuruna İlişkin Karar Metninin dava dilekçesi ile sunulmuş olup, tasfiye memurunun görevinde kalmasının sakıncalı olduğu durumunun kendisi dahil diğer  şirket ortakları tarafından da tespit ve takdir edildiğini, \t<br>\tŞirketin resmen tasfiye memuru olan ...  ... ... Ticaret Limited Şirketi’ne mahkemece atanan tasfiye memurunun ortaklığın malvarlığı ile ilgili tespiti bulunmamakla birlikte tasfiye envanter ve bilançosu da düzenlemediğini, <br>\tSonuç olarak, mahkemece atanan tasfiye memurunun, kanundan kaynaklanan görevi gereği, ortaklığın malvarlığı ile ilgili herhangi bir tespitte bulunmamakla birlikte tasfiye envanter ve bilançosu da düzenlemediğini, tasfiye memurunun, ilk envanter ve bilançosunu hazırlamadığı için diğer görevleri ve alacaklılar ile ilgili sorumluluklar yerine getirilmediğini, <br>\tİlk derece mahkemelerindeki derdest durumdaki yüzlerce dava dosyalarının ve yerel mahkemelerce verilen kararların istinaf ve temyiz edildiği kesin karar için incelemesi beklenen yüzlerce dava dosyalarının, yaklaşık 4000 adet olan dava ve icra dosyalarının da tasfiye memuru tarafından ele alınıp ilk envanter ve tasfiye bilançosu hazırlanması gerektiğini, <br>\tBunların yanında tasfiye memurunun ilk envanter ve tasfiye bilançosunu hazırlamadan gazete ilanı yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin davalarına avukat atayıp vekaletname sundurmasında hukuki uyarlılık bulunmadığını, <br>\tAyrıca, TTK'nun 535/2.maddesine göre, tasfiye işlerinin gereklerinden olan hususlar hakkında karar vermek üzere genel kurul tasfiye memurları tarafından toplantıya çağrıldığını, <br>\tTasfiye memururur görev aldığı tarihten bu yana şirket yetkilisi ve ortaklarına herhangi bir tasfiye bildirimde bulunmadığı gibi genel kurula toplantı daveti de yapmadığını, <br>\tTasfiye memurunun göreve başlar başlamaz şirketin ilk envanter ve bilançosunu hazırlaması gerekirken bu görevini yerine getirmediğini, göreve başladığı ile ilgili şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığını, tüm bu işlemleri yapmadan kendi başına göre hareket eden tasfiye memurunun yaptığı işlemlerin usule ve hukuka aykırı olduğunu, <br>\tTasfiye memurunun ilk envanter ve tasfiye bilançosunu hazırlamadan; gazete ilanı yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin mevcut avukatlarını 26/12/2022 tarihli Ankara 15. Noterliği 21583 yevmiye numaralı azilname ile azledip Avukat ...’ya vekaletname sundurmasının Avukatlık Kanunu madde 174' e aykırı olduğunu, <br>\tAyrıca şirketin 01/09/2021 tarihli uzamış SMMM sözleşmesi ile Mali Müşaviri ...’ın şirketir vergisel işlemlerini yaptığı şifrenin tasfiye memuru tarafından değiştirildiğini, şirketin interaktif vergi beyannamesi için kullanılan şifreler iptal edildiğini ve 26/12/2022 günü son günü olan Muhtasar ve KDV beyannameleri zamanında verilemediğini, 26.12.2022 günü son gün işlemi olan Muhtasar ve KDV beyannamelerinin verilmesi için şirkete ait interaktif vergi dairesi şifrelerinin değiştirildiğine dair mesaj geldiğini,<br>\tSMMM ... tarafından yapılan incelemede ...'ın yetkilerinin tasfiye memuru tarafından 20.12.2022 tarihinde haber vermeksizin/bildirim yapmaksızın kaldırıldığı sistem üzerinden tespit edildiğini, <br>\tTasfiye Memuru ...'in, görevinin gereklerine aykırı davranarak, şirketimizle ilgili gerekli mali ve finansal verileri incelemediğini, ilk envanter ve tasfiye bilançosu çıkarmadığını ve herhangi bir inceleme ve araştırma yapmadan şirketle ilgili beyanname verdiğini, hatta şirkete ilişkin beyannamenin ... tarafından geç ve usulüne aykırı verildiğinden şirket aleyhine gecikme cezası tahakkuk ettiğini, <br>\tTasfiye Memurunun, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunduğu 29/12/2022 tarihli beyanında, şirketin ticari defter tasdik işlemlerini yaptığını belirtmesine rağmen şirketimizden bu konuda hiçbir belge ve bilgi talep etmemiş olup şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadan yapılan işlemler kanuna aykırı olduğunu, <br>\tTasfiye Memurunun, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunduğu 26/12/2022 tarihli beyanında, şirkete ait bilgi ve belgelerin tarafına verilmediğinin belirtildiğini, ancak tasfiye memurunun şirketten herhangi bir bilgi ve belge talebi ile ilgili isteği olmadığını, tasfiye memuru atanır atanmaz yapması gereken ilk envanter ve tasfiye bilançosunu dahi hazırlamadığını, <br>\tAyrıca tasfiye memurunun yapması gereken iş ve işlemleri yapmadan şirkete göreve başladığına dair bildirimde bulunmadan; Tapu Genel Müdürlüğünden şirkete ait taşınmazlar hakkında bilgi istemesinin, şirketimizin avukatlarını azledip, Avukat ...’yı avukat olarak atamasının, avukata vekalet sunacağı dosya listesi verilmesinin, şirkete interaktif vergi şifrelerinin değiştirilmesinin ve iptal ettirilmesinin kanuna ve usule aykırı olduğunu, <br>\tAyrıca tasfiye memuru ...’in yapmış olduğu harcamaların mahkeme kanalıyla temin edilmeğinden dolayı yapmış olduğu harcamaların nasıl temin edildiği ile ilgili şaibe bulunduğunu, <br>\tHuzurdaki dava kapsamında da ihtiyati tedbire ilişkin şartlar gerçekleşmiş olup, şirketin ve şirket ortağı olarak şahsı üzerinde daha fazla zarara sebebiyet verilmemesi adına ihtiyati tedbir kararı verilerek, .... Ltd Şti'ne yeni bir tasfiye memuru atanana kadar tasfiye tasfiye işlemlerinin durdurulması ve tasfiye memuru ...'in tasfiye ile ilgili herhangi bir işlem yapmamasına tedbiren karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>                                            <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\tSomut olayda, davacı yanca Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince davalı şirkete atanan tasfiye memurunun haklı sebeple azli ve yeni bir tasfiye memurunun atanması ile tedbiren davalı şirketin tasfiye işlemlerinin durdurulması, davalı tasfiye memurunun tasfiye ile ilgili herhangi bir işlem yapmaması ile davacı ...'nun tasfiye memurunun ve/veya tasfiye memuru yardımcısı, aksi halde tasfiye memuru danışmanı seçilmesine yönelik olarak tedbir talebinde bulunulmuştur. İlk derece mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği üzere davalı tasfiye memurunun mahkemece atandığı, HMK'NUN 390/3.maddesi uyarınca iddianın yaklaşık olarak ispata yönelik delil sunulmaması, mevcut delil durumu ve davanın mahiyeti gözetilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi ara karar usul ve yasaya uygundur.\t<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yanın adli yardım talebi kabul edilmekle harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> \t Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/09/2024<br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                 Üye - ...                      Zabıt Katibi -...<br>...              ...                ...       ...<br><br><br><br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"85054cb8b938dca7","SID":"eb3f80e0feb3bf91"}}