{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/85 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/666<br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 13/07/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 03/10/2024<br><br>DAVA : Davacı vekili ... Asliye Hukuk Mahkemesine  ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde,  davalının Almanya'da ... ünvanlı anonim şirketi kurduğunu, şirketin iki ortaklı olduğunu, davalının şirketine yatırımcı arayışına girdiğini, şirketin faaliyet konusunun Yenilenen Enerji Ve ... Enerjisi olarak ilan edildiğini, müvekkilinin de bu amaçla şirkete yatırım yaptığını ancak davalının yatırımcıların sermayelerini başka amaçlarla kullandığını, hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesince dolandırıcılıktan ceza verildiğini, davalı hakkında ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 15/07/2008 tarihli kararı ile tüketici iflası açıldığını, şirkete para yatıran ve dolandırılan alacaklıların alacaklarını iflas masasına yazdırdıklarını, müvekkilinin de alacağını iflas masasına yazdırdığını, buna göre müvekkilinin 7.290,08 Euro alacağı bulunduğunu, davalının Almanya'daki iflas tasfiyesinde kötüniyetli olarak Muğla ... ...'de kain ... Ada ... Parseldeki taşınmaz malvarlığını beyan etmediğini, davalının şirket üzerinden gerçekleştirdiği bu eylemler sonucu tüzel kişilik perdesi kaldırılarak davalının kişisel mal varlığı ile sorumlu tutulduğunu, borç miktarının 38,9 Milyon Euro olduğunu, davalının bu meblağı ödeyemeyeceğini belirterek kişisel iflas yoluna başvurduğunu ve ... Sulh Hukuk Mahkemesince iflasına karar verildiğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin iflas mahkemesi olarak verdiği 18/03/2015 tarihli yazı ve ekindeki alacaklı ile borçluyu gösteren tablonun İİK 68.kapsamında belge olduğunu, kesinleşen sıra cetvelini de ibraz ettiklerini, davalı hakkında müvekkilince .... İcra Dairesinin 2018/... E. Sayılı dosyası ile ... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından düzenlenen iflas tablosu-sıra cetveline kayıt kararına dayanılarak ilamsız takip başlattıklarını ancak borçlunun itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin belirtilen Almanya adresinde ikamet ettiğini, davacının dava dışı şirketten alacaklı olduğunu, dava dışı  ...  ünvanlı şirketin Almanya'da faaliyet gösterdiğini, bu nedenle müvekkilinin şirketin borcundan dolayı sorumlu olmasının mümkün olmadığının pasif husumetlerinin bulunmadığını, Mahkemenin yetkili bulunmadığını, müvekkilinin adresinin Berlin Almanya olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde 26/03/2019 tarih 2018/... esas 2019/... karar sayılı ilamı ile Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, verilen kararın istinaf edilmemesi ve kesinleşmesi üzerine dosya mahkememizin 2019/306 esas numarasını almıştır. <br>Mahkememizin 2019/... esas sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde 10/10/2019 tarih 2019/844 karar numarası ile verilen kararda , davalının Milletler Arası Yetki İtirazının kabulü ile Mahkememizin yetkisizliği ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. <br>Mahkememizin kararına karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuş olup, ... BAM ... HD'nin 2020/... esas, 2020/... karar sayılı ilamı ile \"Dava, haksız fiil ve şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı olarak alacaklının yaptığı takibe itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden redine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. MÖHUK 40. maddede \"Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder.\" hükmü düzenlenmiştir. Türk mahkemelerini yetkili kılan bir iç yetki kuralı varsa,Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi de mevcuttur. TTK'nın 553. maddesinde kurucularının, yönetim kurulu üyelerinin.. sorumluluğu düzenlenmiş, 561. maddesinde de sorumlular aleyhine şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabileceği düzenlenmiştir. Anılan yetki düzenlemesi kesin yetki kuralı olmayıp genel yetki kuralının yanında ek bir yetkili mahkeme düzenlenmektedir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yine 9. maddede Türkiye'de yerleşim yerinin bulunmaması halinde yetki düzenlenmiş olup, maddeye göre Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme davalının Türkiye'de mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir. Davaya konu takibe davalı tarafça yapılan itirazda verilen vekaletnameye göre davalının adresi Şişli /İstanbul olarak belirtilmiştir. Buna göre Türkiye' de yerleşim yeri bulunmayan davalının mutad meskeni Şişli/İstanbul'dur. HMK 9. maddesine göre davada mahkeme yetkili olup, mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin  istinaf başvurusunun kabulü ile yetkisizlik kararının kaldırılmasına, tarafların delillerinin toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın 6545 sayılı yasanın 45.maddesi ile değişik 5235 sayılı kanunun 5.maddesi gereği  heyetçe bakılmak üzere kararı veren mahkemeye  gönderilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, ilk derece mahkemesince dava şartlarına aykırı karar verildiği anlaşılmakla, HMK'nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına\" karar verildiği görülmüştür. <br>İstinaf ilamı akabinde dosya mahkememizin 2021/85 numaralı esasına kaydı yapılmıştır. <br>DELİLLER VE GEREKÇE : Dava ; davalının yetkilisi olduğu dava dışı şirkete yatırılan paranın iadesi için başlatılan takibine  itirazın iptaline ilişkin olup, davanın temeli şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasıdır. <br>Deliller ; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin (iflas mahkemesi) iflas tablosu-sıra cetveli kayıt kararı-Türkçe tercümeleri, ... Asliye Ceza Mahkemesine ilişkin karar, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 15/07/2008 tarihli  davalı hakkında Tüketici iflası açıldığına ilişkin karar, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 17/02/2014 tarihli ve Müflis ...'nin malvarlığının iflas tasfiyesine yetmemesi sebebiyle iflas tasfiyesinin bitirilmesi kararı, yine aynı mahkemenin 06/05/2014 tarihli iflas tasfiyesinin kapatılması kararı, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 25/08/2014 tarihli davalı hakkındaki bakiye borçtan kurtulma kararı, davalıya ait ...daki taşınmazın tapu kaydı, .... İcra Müdürlüğüne ait 2018/... Nolu dosya, davacı tarafından sunulan uzman görüş raporu. <br>.... İcra Müdürlüğüne ait 2018/... E. Nolu dosyası incelendiğinde davacı tarafından davalı hakkında 7.290,08 Euro asıl alacak, geri kalanı da faiz olmak üzere toplam 10.177,87 Euro alacağın TBK 99/3 maddesi gereğince tahsil tarihindeki TCMB Euro Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak TR karşılığının tahsili için ... Sulh Hukuk Mahkemesinin iflas mahkemesi sıfatıyla düzenlediği iflas tablosu ve sıra cetveline kayıt kararı esas alınarak ilamsız takip başlatıldığı, borçlu tarafından süresinde verilen itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği ve yetkili icra müdürlüğünün Almanya İcra Müdürlükleri olduğu bildirildiği, ayrıca borca ve ferilerine itiraz edildiği görülmüştür. <br>İstanbul BAM 12 HD'nin davacısı farklı davalısı aynı ve talep konusu da benzer olan bir dosyadan vermiş olduğu 17/04/2020 tarih 2020/...  esas 2020/...  karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, dava yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuna ilişkin tazminat davası olup, davacı doğrudan uğramış olduğu zararın tahsilini istemektedir. <br>Davalı taraf, icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde, icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz etmiş olup yukarıda özetlenen istinaf kararı gereğince İstanbul İcra Daireleri yetkilidir. <br>Davalı taraf husumet itirazında bulunmuş olup, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayanak olarak davanın açılması nedeniyle davalının pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır. <br>Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu başlıklı TTK 553.maddesinde \"  Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…)71 hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.\" denilmektedir. <br>Davalı tarafın zaman aşımı defi olup, şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat davalarının zaman aşımı, davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vuku tarihinden itibaren 5 yıldır. Fiil cezayı gerektiriyor ise Ceza Kanuna göre müddeti daha uzun zaman aşımına tabi bulunuyorsa tazminat davasına da Ceza Kanundaki uzamış ceza zaman aşımı uygulanacaktır. Davacı alacağını 28/08/2008 tarihinde iflas masasına yazdırmıştır. TBK'nın 154/2.maddesine göre \"alacaklı dava veya defi yolu ile mahkemeye veya hakeme başvurmuş ise , icra takibinde bulunmuşsa yada iflas masasına başvurmuş ise\" zaman aşımı kesilir ve  BK157 .maddeye göre \"bir dava veya defi yolu ile kesilmiş olan zaman aşımı dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden  veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar\" zaman aşımı icra takibi ile kesilmiş ise alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra, iflas masasına başvurması sebebi ile kesilmiş ise iflasa ilişkin hükümlere göre alacağın yeniden istenmesi imkanının doğumundan itibaren yeniden işlemeye başlar. Davacı taraf 28/08/2008 tarihinde iflas masasına başvurmuş ise de başvuru neticesinde alacağına kavuşamamıştır. İflas tasfiyesi 06/05/2014 tarihli karar ile kapatılmıştır, tüm itirazların sonuçlandırılması ile davacının alacağı bu tarih itibari ile kesinleşmiştir. Diğer taraftan davalı hakkında dolandırıcılık sebebi ile 2013 yılında verilmiş 5 yıllık bir ceza mahkemesi kararı bulunduğundan dava uzamış ceza zaman aşımına (8 yıllık) tabi olacaktır. İflas masasına başvuru tarihi 28/08/2008 , davalının 5 yıl hapis cezası aldığı tarih 2013 , iflas tasfiyesinin kapatıldığı tarih 06/05/2014 , icra takibinin başlatıldığı tarih 07/06/2018 tarihi olup BK'nın 154/2 ve 157.maddeleri dikkate alınarak uzamış ceza zaman aşımına göre, açılan iş bu dava da zaman aşımı dolmamıştır. <br>Yargılamanın devamı sırasında davalı tarafından ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen kararın kesinleşmediği hatta bozulduğunu belirterek temyiz mahkemesine ilişkin karar ve tercümesini sunmuş, incelendiğinde, davalı tarafın şirket konusuyla ilgili yatırım yapmayarak davacılardan toplanan paralarla sanat eseri alındığı konusunda ibarelerin bulunduğu görülmüştür. Mahkememizin 2020/...  esas sayılı dosyasında görülmekte olan davacının farklı, dava konusunun ise benzer olduğu dava da davacı vekili,  02/12/2020 tarihli dilekçesinde davalı tarafından sunulan Alman Federal Mahkemesi Kararının iddia edildiği gibi ceza  davasında beraat ettiğini gösteren karar olmadığını, kararın 13/b maddesinde \"sözleşmenin imzalanmasıyla makbuz dolandırıcılığı yapıldığının tespit edildiği\" 13-c de \"Yatırım dolandırıcılığının söz konusu olduğu ancak gerçek zararın tespit edilememiş olduğundan\" bahsedildiğini, Federal Mahkemenin beraat kararı vermediğini aksine kararın 12 ve 20.maddelerinde görüleceği üzere \"Zararın (faiz alacağının) ekonomi bilimleri kullanılarak bilirkişi yardımıyla tespit edilmesi gerektiği\" yönünde karar verdiğini, söz konusu kararın genel olarak müvekkilini ve diğer dolandırılan müvekkillerinin zararının belirlenmesi yöntemlerine ilişkin olduğunu belirterek ayrıca ... Bölge Mahkemesi ile 05/10/2020 tarihindeki yaptıkları yazışma uyarınca davalı hakkındaki... Numaralı Ceza Dosyasının 8 nolu Büyük Ceza Dairesine gönderildiği ve henüz duruşma tarihinin verilmediği yönünde bilgilendirildiklerine belirterek söz konusu yazının yabancı ve Türkçe metnini dilekçesine eklediği görülmüştür. <br>Davalı taraf cevap dilekçesinde ve diğer dilekçelerde davacının iddia ettiği paraların alınmadığına yönelik itiraz ileri sürmemekte, davacının dava dışı şirketten alacaklı olduğunu iddia etmektedir.  Davacının ...'ye ait Almanya'da faaliyet gösteren şirkete yatırım amacıyla  7.290,08 Euro verdiği subut bulmuştur. Davalı tarafın ise şirket amacına uygun yatırımlar yapmayarak davacı alacaklıyı zarara uğrattığı anlaşılmıştır. Takip talebi incelendiğinde asıl alacağa 28/08/2008 (iflas masasına kayıt tarihi) tarihinden itibaren takip tarihine kadar 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre işlemiş faiz hesabı yapıldığı, bu hesaba ilişkin tarihler ve alınan faiz oranının ödeme emrinde faiz dökümü altında yer aldığı görülmüştür. Faiz başlangıcı olarak iflas masasına kayıt tarihi esas alınmış olup, dava konusu, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı dava olduğundan haksız fiil hükümlerine göre haksız fiil tarihinden itibaren faiz hesabı talep edilebilir, davacının vermiş olduğu parayı alamadığı tarih olarak, iflas masasına kayıt tarihini esas alması nedeniyle mahkememizce de bu tarihten takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabı yapılacaktır, T.C Merkez Bankasının sitesinde kamu bankalarınca Euro üzerinden açılan 1 yıl vadeli  döviz hesaplarına uygulanan faiz oranlarını gösteren tablo alınarak dosya içerisine bırakılmıştır. <br>Bir sureti dosya içeresine bırakılan T.C Merkez Bankasının sitesinde kamu bankalarınca Euro üzerinden açılan 1 yıl vadeli  döviz hesaplarına uygulanan faiz oranlarını gösteren tabloya göre ; <br>28/08/2008 - 22/10/2008 tarihleri arasında 54 gün olup, faiz oranı  %7,50'dir. Buna göre 7.290,08Euro X 54 gün X %7,50  / 36000 = 82,01Euro , <br>23/10/2008- 16/02/2009 tarihleri arasında 143 gün olup,   faiz oranı  %10'dur. Buna göre 7.290,08Euro X 143 gün X %10 / 36000 = 289,57 Euro , <br>17/07/2009 - 19/08/2009 tarihleri arasında 182 gün olup  faiz oranı  %8'dir. Buna göre 7.290,08Euro X 182 gün X %8 / 36000 = 294,84 Euro , <br>20/08/2009 - 13/10/2010 tarihleri arasında 418 gün olup faiz oranı  %7,50'dir.  Buna göre 7.290,08Euro X 418 gün X %7,50  / 36000 = 634,84  Euro ,  <br>14/10/2010 - 08/06/2011 tarihleri arasında 234 gün olup faiz oranı %6'dır.  Buna göre 7.290,08Euro X 234  gün X %6 / 36000 = 284,31 Euro , <br>09/06/2011 - 07/12/2011 tarihleri arasında 178 gün olup faiz oranı  %6,50'dır.  Buna göre 7.290,08Euro X 178 gün X %6,50 / 36000 = 234,29 Euro , <br>08/12/2011 - 07/06/2018  tarihleri arasında 2369 gün olup faiz oranı  %7'dir.  Buna göre 7.290,08Euro X 2369 gün X %7 / 36000 = 3.358,09 Euro'dur.  <br>Hesap edilmiş faizler toplandığında, ( 82,01Euro + 289,57 Euro + 294,84 Euro + 634,84  Euro + 284,31 Euro +  234,29 Euro +  3.358,09 Euro =) 5.177,95Euro yapmaktadır. Davacı taraf ise icra takip talebinde 2.887,79Euro işlemiş faiz talebinde bulunmuştur. <br>Toplanan tüm deliller, yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınarak davacı tarafça davalının yöneticisi olduğu şirkete yatırım amacıyla 7.290,08 Euro para verildiği, davalı tarafın şirket amacı dışında söz konusu parayı kullandığı, sanat eserleri aldığı, bu nedenle yargılandığı, dosya içerisinde mevcut olan ... Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile bu karara karşı temyizen inceleme yapan Federal Mahkeme kararında davalının eylemlerinden bahsedildiği böylelikle davalı şirket yöneticisinin davacı alacaklıyı zarara uğrattığı, davalı tarafça davacıdan dava konusu paranın alınmadığına yönelik itiraz olmadığı, zarar miktarının  7.290,08 Euro asıl alacak ve 2.887,79 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam10.177,87 Euro olduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davalının itirazının iptaline, alacak şirket yöneticisinin sorumluluğuna  dayalı haksız fiil olduğundan alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatının reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM  : Yukarıda açıklanan nedenlerle   ; <br>1-Davacının davasının kabulü ile, davalının .... İcra müdürlüğünün 2018/... esas nolu takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin;<br>7.290,08 Euro asıl alacak, 2.887,79 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.177,87 Euro alacak üzerinden devamına,<br>Asıl alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca 1 yıl vadeli Euro cinsinden açılmış mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz hesabının uygulanmasına,<br>Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine,<br>2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-Dava tarafından peşin yatırılan 703,96 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan 363,90 TL tebligat ve tezkere giderinden ibaret yargılama giderinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürlüğünce resen  ilgilisine iadesine, <br>7-Bu dava sebebiyle 3.928,58 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (başta   703,96TL + icrada 276,68TL  olmak üzere toplam =) 980,64‬ TL'nin mahsubu ile kalan 2.947,94‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak  hazineye irad kaydına, <br>Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.  03/10/2024 <br><br><br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır         <br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır         <br>Üye ...<br>        ¸e-imzalıdır         <br>Katip ...<br>      ¸e-imzalıdır        <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83fe7b4a90ebf06c","SID":"0bcbe377731c1c22"}}