{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO:2022/817 <br>KARAR NO:2024/958<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/02/2021<br>NUMARASI:2019/960 Esas, 2021/73 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:25/09/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı iş sahibi, davalı yüklenici  ile mobilya dekarasyon işi için anlaştıklarını, yapılacak işle ilgili bir kısım elden ödeme yaptığını kalan kısım için 120.000 TL lik çek verdiğini, ancak davalının edimlerini yerine getirmediğini, işin eksik yapıldığını, çekin bedelsiz kaldığını, avans çeki olarak verildiğini  belirterek çek sebebiyle borçlu olmadığının tespitini, yargılama sırasında çek bedelinin tahsil edilmesi sebebiyle davasının istirdat davası olarak devam edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yüklenici, sözleşmeye göre edimini yerine getirdiğini, çek bedelinin tahsil edildiğini, davanın haksı yere açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, çekin ödeme aracı olduğu, ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, davacı tarafa yemin delili hatırlatıldığı davanın yemin ederek dava konusu çekten dolayı davacı taraftan 120.000 TL alacaklı bulunduğu ve bu alacak karşılığında verildiği konusunda yemin verdiği, davacı tarafın çekin verilmesiyle ilgili yapılan iş ve davalının yaptığı eksik işle ilgili delil sunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında; Davalı şirketin işi yarım bıraktığını, işin başkasına yaptırıldığını, fatura düzenlendiğini, cari hesaba göre davalının 85.061,00TL borcu olduğunu, davalı firma hakkında dava başlattığını, davalı yanca takibin iptali için icra mahkemesinde dava açıldığını, dosyadan ret kararı verildiğini, davalının borçlu duruma geldiğini , davanın menfi tespit davası olduğunu ,davanın ispatı yönünden tanıklar dinlenmeden karar verildiğini, davalı yanın edimini gereği gibi ifa etmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi,  davalı yüklenicidir.Davacı iş sahibi, davalı yüklenici ile mobilya dekorasyonu işi ile ilgili sözleşme yaptıklarını, bunun karşılığında iş bedeli olarak bir kısım ödemelerin elden yapıldığını, geri kalan kısım için 25.12.2019 tarihli 120.000,00 TL bedelli çek verdiğini, ancak işin tamamlanmadığını belirterek verilen çekin bedelsiz kaldığından bahisle, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve çekin iptali ile iadesini istemiş, davalı ise savunmasında söz konusu çekin iş bedeli karşılığında verildiğini, işi de eksiksiz tamamladığını belirterek davanın reddini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda , söz konusu çekin iş bedeli karşılığı verildiği ancak işin eksik  yapıldığı ispatlanmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davadaki uyuşmazlık, işin eksik yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Eserin eksik yapılıp yapılmadığına ilişkin ispat yükü iş sahibinde olup, bu husular taktiri ve kesin delillerle ispatlanabilir.Davacı, işin gereği gibi ifa edilmediğini belirterek tanık deliline dayandığı halde, mahkemece, davacıya tanık listesi sunması ve bildirmesi için süre verilerek davacı tarafça tanık listesi sunulduğunda tanıklar dinlenerek ayrıca yerinde keşif yapılarak işin eksik yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, eksik yapıldığının anlaşılması halinde miktarı ve bedeli belirlenerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,  2-BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/02/2021 tarih, 2019/960 Esas, 2021/73 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ffd763ca330782bf","SID":"51991f0fbcc7fb04"}}