{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                                   <br>ESAS NO\t: 2018/1125 <br>KARAR NO\t: 2024/647<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 02/10/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 13/09/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, davalılardan...'ın 27.01.2013 ödeme, 22.10.2012 düzenleme tarihli, 300.000,00-TL bedelli senetten dolayı alacağı olduğu iddiası ile İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibine başladığını, davacının İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz ettiğini, bu dosyadan takip dayanağı senedin borçlanma amaçlı düzenlenmiş bir senet olmadığını, şahsın başka bir amaçla atmış olduğu parafının belgeden taşınarak, bilgisayar ortamında oluşturulmuş sahte bir senet olduğu gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiğini, ancak Yargıtay .... Hukuk Dairesinin  bozma kararında iddianın yargılamayı gerektirdiği, konunun genel mahkemede açılacak bir menfi tespit davasında değerlendirilmesinin mümkün olduğunun ortaya konulması üzerine ...İcra Hukuk Mahkemesince bozma kararına uyularak davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini, davalı tarafça kesinleşen karara dayanılarak icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderinin tahsili için Antalya .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, davalı... ve icra dosyasında borçlu gözüken ...'ın hileli yollarla icra takibine konu senedi oluşturdukları iddiası ile savcılığa şikayette bulunmaları üzerine açılan İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı davada, her iki sanığın da cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkili ile davalı alacaklı... ve dava dışı ... arasında alacak - borç ilişkisinin hiç bir zaman olmadığını, müvekkilinin davalı... ve ...'ı daha önceden tanımadığını, İzmir .... İcra Müdürlüğünün dosyasında alacaklı...'ın farklı tarihlerde farklı kişilere kısmi temliklerde bulunduğunu, daha sonra temlik alanların hepsinin alacaklarını davalı ...'a temlik ettiklerini, birden çok temlik alanın tek bir kişiye temlik etmesinin hayatın olağan akışına ters olduğunu, davalı ... ve diğer temlik alanların senedin sahte olarak düzenlendiğinden haberdar olarak alacağı temlik aldıklarını, bu nedenle iyi niyetli üçüncü kişi sayılamayacaklarını, diğer davalı ile işbirliği içinde hareket ettiklerini, mahkemece takibe konu senedin sahteliği ve müvekkilinin davalılara borçlu olmadığı tespit edildiği takdirde İzmir ...İcra Hukuk Mahkemesinin kararının da geçerliliğini kaybedeceğini, her iki icra dosyasında da haciz işlemlerinin devam ettiğini, yargılamanın devamı sırasında müvekkilinin mallarının satılarak paraya çevrilmesi ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, her iki icra dosyası için de HMK 209. Madde hükümleri gereğince teminatsız olarak takibin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini, her iki icra dosyasında da borçlu olmadıklarının tespitine ve takiplerin iptaline, İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının haksız ve kötü niyetli açılmış olduğundan % 20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasındaki bir kısım alacakları temlik aldığını, bu nedenle davalı olarak yer aldığını, davayı kabul etmediklerini, sahtecilik iddiasına ilişkin müvekkilinin icra dosyasındaki alacağı temlik aldığından imzanın sahte olup olmadığını bilme gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, davacının yasal delillerle borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiğini, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>Davalılar ...,... ve...'a usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davaya süresi içinde cevap dilekçesi sunmamışlardır. <br>Toplanan deliller, İzmir .... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası, İzmir ... İcra HukukMahkemesinin 20.08.2015 tarihli ...Esas... Karar sayılı kararı, Antalya .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası, İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, İzmir .... AĞCM'since alınan bilirkişi  raporları incelenmiş, İzmir .... AĞCM'nin ... esas sayılı dosyasındaki yargılama sonucunda verilen kararın kesinleşmesi beklenmiştir. <br>İzmir .... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasının incelenmesinden, ... tarafından ...  ve ... aleyhine, 22.10.2012 tanzim tarihli, 27.01.2013 vade tarihli, 300.000,00-TL tutarında senede dayalı 38.496,58-TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 338.496,58-TL alacağın tahsili için 18.02.2014 tarihinde icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği, kaydi ve fiili hacizler yapıldığı, alacaklı... tarafından İzmir .... Noterliğinde düzenlenen 08.04.2014 tarihli temlikname ile alacağın 33.500,00-TL lik kısmı...'a, 22.04.2014 tarihli temlikname ile alacağın 3.500,00-TL lik kısmını ...'a, 28.04.2014 tarihli temlikname ile alacağın 40.000,00-TL lik kısmı ...'a, 08.05.2015 tarihli alacağın devrine ilişkin 55.000,00-TL alacağın ...'a, 12.10.2015 tarihli alacağın devrine ilişkin 45.000,00-TL alacağın...'a,  İzmir ... Noterliğinde düzenlenen 19.08.2015 tarihli alacağın devrine ilişkin 21.000,00-TL alacağın ...'a, 28.10.2015 tarihli alacağın devrine ilişkin 4.250,00-TL alacağın ...'a, 04.07.2016 tarihli, alacağın devrine ilişkin 10.000,00-TL alacağın ...'e, 28.09.2016 tarihli alacağın devrine ilişkin 85.000,00-TL alacağın ...'a,  10.11.2016 tarihli alacağın devrine ilişkin 11.400,00-TL alacağın ...'a, daha sonra tüm temlik alanlar (... ve ... dışındakiler) temlik aldıkları alacağı ayrı ayrı ...'a devir ettikleri, dosya alacaklısı... tarafından da 12.09.2018 tarihinde noter aracılığı ile 554.277,70-TL alacağın tamamının ...'a devir edildiği anlaşılmıştır. <br>İzmir ... İcra HukukMahkemesinin 20.08.2015 tarihli ... Esas... Karar sayılı kararının  incelenmesinden, davacı ... tarafından davalılar ... ve... hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takibe konu senedin sahte olduğu iddiası ile takibin iptaline ilişkin dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda takibin iptaline ilişkin karar verildiği, kararın Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 12.01.2015 tarihli kararı ile bozulduğu, bozmadan sonra yapılan yargılamada bonodaki imzanın davacı eli ürünü olduğu tespit edildiğinden davanın reddine karar verildiği, kararın 11.11.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. <br>Antalya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya örneğinin incelenmesinden,... tarafından ... aleyhine 60.000,00-TL inkar tazminatı, vekalet ücreti işlemiş faiz olmak üzere toplam 70.271,17-TL İzmir ... İcra HukukMahkemesinin 20.08.2015 tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamına dayalı haciz yolu ile takip yapıldığı, takibin kesinleştiği, kaydi hacizler konulduğu anlaşılmıştır. <br>Menfi tespit davamıza ve İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu 22.10.2012 tanzim tarihli, 27.01.2013 vade tarihli, 300.000,00-TL tutarında bonoya ilişkin sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan şikayette bulunulması üzerine İzmir CBS'ce yürütülen soruşturma sonunda İzmir .... AĞCM'nin... esas sayılı dosyası ile kamu davası görüldüğü anlaşılmıştır.<br>İzmir .... AĞCM... Esas... Karar 12.10.2021 tarihli kararının incelenmesinden, İzmir CBS'nın ... nolu iddianamesi ile sanıklar... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı, ...'ın kamu davasına katıldığı, İzmir ....ASCM'nin ... Esas sayılı dosyasında sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması talepli açılan kamu davasının bu dosya ile birleştirildiği, yapılan yargılama sonunda Adli Tıp Kurumundan, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarından ve bilirkişiden alınan raporlar sonucunda, senetteki imzanın katılana ait olduğu, bono üzerindeki imzaların katılana ait olmadığı, sanıkların iddialarını belgeler ile kanıtlayamadıkları, katılanın beyanlarının istikrarlı oluşu, sanık savunmalarına itibar edilmeyerek, sanıkların cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın Yargıtay .... Ceza Dairesinin 22.11.2023 tarihli düzelterek onama kararı sonucunda 26.02.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. <br>TBK 74 maddesinde \"Hakim zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hakimini bağlamaz\" hükmüne yer verilmiştir. Kural olarak ceza mahkemesi kararı hukuk mahkemesi için kesin hüküm teşkil etmez. Bu kuralın istisnası ise ceza mahkemesinin bir senedin sahte olduğunu tespit ederek sahtecilik suçunu işleyeni cezaya mahkum ederse bu karar hukuk mahkemesinde kesin hüküm teşkil eder. Bunun yanı sıra ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının haksız fiilin tespitine ilişkin bölümünün hukuk mahkemesinde kesin delil teşkil etmesi gerekir. Bu durum karşısında İzmir .... AĞCM'nin ... esas sayılı davasında sahtecilik suçuna ilişkin mahkumiyet kararı mahkememizi bağlayıcı nitelikte olduğu, bu durum karşısında davaya konu senedin sanıklar ... davalı... tarafından sahte olarak düzenlendiği sonucuna varılmıştır. <br>İcra takibine konu senedin sahte olduğuna karar verilerek kesinleşen ceza mahkemesinin maddi vakıanın tespitine ilişkin bu kararı mahkememiz yönünden kesin delil niteliğinde bulunduğundan, davalı...'ın icra takibine konu ederek haksız olarak davacıdan tahsile çalıştığı, diğer davalılar ...,... ve ... ise icra takibine konu alacağı ayrı ayrı temlik aldıklarından, takibe konu senet hakkında sahtelik iddiası ile açılan ceza yargılamasını bildikleri halde haksız olarak davacıdan tahsile çalıştıkları sonucuna ulaşılmıştır. <br>Toplanan tüm deliller karşısında; borçlusu ... olan, lehdarı ..., hamili... olan 22/10/2012 tanzim tarihli 27/01/2013 vade tarihli 300.000,00-TL bedelli senedin İzmir .... AĞCM'nin kesinleşen kararına göre ... tarafından sahte olarak oluşturulduğu, iş birliği içerisinde bulunan...'a ciro edildiği ve... bu durumu bilerek senet bedelinin tahsili için İzmir .... İcra Dairesinin... esas sayılı takibine konu ettiği ve haksız olarak davacıdan tahsile çalıştığı, söz konusu senedin davacı ...'ın ele geçirilen imzası kullanılmak suretiyle sahte olarak oluşturulduğu kanaatine varılmıştır. Diğer davalılar ...,... ve ... ise icra takibine konu alacağı ayrı ayrı temlik aldıklarından, takibe konu senet hakkında sahtelik iddiası ile açılan ceza yargılamasını bildikleri halde haksız olarak davacıdan tahsile çalıştıkları kanaatine varılmıştır. Öte yandan senedin sahteliği sonucunu doğuran keşideci imzasının davacıya aidiyetsizliği,herkese karşı ileri sürülebilecek defilerden olup, alacağı temlik alan diğer davalılara karşı da ileri sürülebilecek olduğu tartışmasızdır.Netice itibariyle sürdürülüp tamamlanan ceza yargılaması sonucunda verilen nihai karar,aldırılan bilirkişi inceleme raporları ,dosyamız içerisine toplanan deliller çerçevesinde davaya ve İzmir .... İcra Müd.'nün... esas sayılı dosyasına konu edilen bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmayıp davacı tarafça bu definin alacağı temlik alan tüm davalılara karşı ileri sürülebileceği sonucuna varılmakla davanın kısmen kabulüne, davacının İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu senet nedeniyle davalılara borçlu bulunmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Alacaklı... ciro yoluyla senede hamil olmuş ise de, ceza mahkemesi tarafından ... ile birlikte nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işledikleri kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verildiğinden, bu karar karşısında...'ın senedin sahte olduğunu bildiği anlaşılmakla, takibe girişmekte kötü niyetli olduğundan, diğer davalılar da söz konusu takip alacağını ayrı ayrı temlik aldıklarından takip konusu olan alacağın % 20'si oranındaki 60.000,00-TL kötü niyet tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>Antalya ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından herhangi bir tahsilat yapılmadığı anlaşılmış olup her ne kadar davacı vekilince bu  takip dosyası yönünden de  icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiş ise de İİK.nun170/3 maddesi son fıkrasında belirtildiği üzere\"...Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa hükmolunan tazminatın veya para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması halinde daha önce hükmedilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar..\"  düzenlemesi getirilmiş olup, mahkememizce verilen iş bu hüküm gereği Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibinin dayanağını oluşturan İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı 20.08.2015 karar tarihli ilamı ile verilen inkar tazminat tutarı ve ferileri de kendiliğinden ortadan kalkmış sayılacağından başka bir deyişle mahkememizce bu konuda karar verilmesine gerek bulunmaksızın ilamın ilgili icra dosyasına ibrazı ile işlem yapılabileceğinden bu dosyaya ilişkin talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, yukarıda anlatılan gerekçe ile karar verilmiş olduğundan, gerekçe içeriğine göre bu icra takibine konu talep nedeniyle yatırılan harcın davalı yandan alınması gerekmekte olup bu şekilde işlem yapılmış, anılan gerekçe ile davacı yan lehine ayrıca bir vekalet ücreti takdir edilmemiş, hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davacının İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu senet nedeniyle davalılara borçlu bulunmadığının TESPİTİNE, <br>Kötü niyetli icra takibi nedeniyle asıl alacak tutarının % 20'si oranında hesap edilen 60.000,00-TL tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>Antalya .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına ilişkin talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Karar tarihi itibarı ile alınması gereken 23.122,70-TL harçtan peşin alınan 5.780,68-TL harcın ve Antalya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu talep nedeni ile peşin alınan 1.200,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.142,02-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, <br>3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca göre hesap ve takdir olunan 52.774,40-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>4-Davacı tarafça yapılan 568,90-TL yargılama gideri ile 5.780,68-TL peşin harç, Antalya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu talep nedeni ile alınan 1.200,00-TL peşin harç   ve 35,90-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.584,48-TL yargılama harç ve giderinin davalılardan müteselsilen  alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE,<br>Dair, davacı vekili ile  bir kısım davalı vekillerinin yüzünde, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yargı yolu açık olmak üzere, oybirliği ile verilen karar açıkça okunup  usulen anlatıldı. 13/09/2024<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalı<br>Üye ...<br>¸e-imzalı <br>Üye ...<br>¸e-imzalı <br>Katip ...<br>¸e-imzalı <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91e2c70f20db59e9","SID":"31e3faedf0f78412"}}