{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2022/1058<br>KARAR NO\t \t: 2024/1261<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2020/435 <br>KARAR NO\t\t: 2022/255<br>DAVA TARİHİ\t: 14/08/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 05/04/2022<br>DAVA\t\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)  <br>KARAR TARİHİ\t: 17.09.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 17.09.2024<br><br>İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.04.2022 tarih ve 2020/435 Esas, 2022/255 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalıdan 03.01.2019 tarihli sipariş formuna istinaden  iki adet  Ç 4140 ... çelik dövme röleli ürün satın aldığını, ürünlerin ayıplı çıktığını, gerek sözlü gerek yazılı olarak davalı şirketle irtibata geçildiğini, müvekkili şirketin davalı şirketten satın almış olduğu ürünler nedeniyle ... A.Ş.’ye şartnameye uygun şekilde ürünleri teslim etmeyi taahhüt ettiğini, ürünlerin 08.02.2019 tarihinde ... adına ...'den kaba dövme yapılmış halde geldiğini, ürünlerin ayıplı olduğunun tespiti amacıyla  İskenderun Teknik Üniversitesinden rölelerle ilgili bu hususta rapor aldırıldığını, davalı şirkete de İskenderun 1. Noterliğinin 02.07.2019 Tarih, 18106 ve 14.10.2019 Tarih, 29170 yevmiye numaralı ihtarnameleri ile dava konusuna istinaden ihtarnameler çekildiğini, davalı şirketin, müvekkili şirkete İzmir 4. Noterliğinin 10.07.2019 Tarih, 25951 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiğini,  ürünlerin ayıplı olduğu davalı şirkete bildirilmesine ve ürünlerde gözle görülemeyecek derecede ayıplar olması nedeniyle davalı şirket tarafından zararların karşılanacağı müvekkil şirkete bildirilmesine rağmen, davalı şirketten daha sonra olumlu bir dönüş yapılmadığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, İskenderun Teknik Üniversitesinden alınan rapora istinaden şimdilik 1 adet röleye istinaden 100.000 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Davanın ihbar yükümülüğüne uyulmaması sebebi ile süresinde açılmadığını, müvekkili şirket tarafından davacıya 03.01.2029 tarihili sipariş formuna istinaden 156.055 TL bedelli ve 31.01.2019 tarihli fatura ile 4140 ... dövme çelik satıldığını, bu ürünlerin ... Kurumu tarafından düzenlenen 06.02.2019 tarihli sevk irsaliyesi ile davacıya teslim edildiğini, ürünlerin 06.02.2019 da teslim edilmesine rağmen müvekkili şirkete İskenderun 1.Noterliğinin 02.07.2019 tarihli ihtarnamesi ile ayıplı ürün ihbarında bulunduğunu ve Bornova 4.Noterliğinin 10.07.2029 tarihli  cevabi ihtarname ile reddedildiğini, müvekkili şirketin üretici değil tedarikçi olduğunu, üretimden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunmadığını, malların ayıpsız olarak davacıya ... tarafından teslim edildiğini, ürünlerde bir çatlak meydana gelse bile bunun davacının hatalı kullanımından kaynaklandığını, ayıbın sonradan çıksa bile derhal bildirilmesi yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, tacir konumundaki davacının bu yükümlülüğe aykırı davrandığını, bu nedenlerle davanın öncelikle ... Kurumuna ihbarına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İhbar olunan ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu uyuşmazlığın ... Şti ‘nin talebi üzerine müvekkili Kurum ... Müdürlüğü arasında mevcut çelik malzeme temininden kaynaklandığını, müvekkili Kurum Fabrikasının, dövme mamul üretimlerini ... 7527-6 standart toleranslarında gerçekleştirdiğini ve bunun alıcı firmaya açıkça beyan edildiğini, dövme malzemeye işleme toleransları gereği yapılması gereken kabuk soyma işlemi eksik yapıldığı takdirde ... Şti. firmasının gördüğünü iddia ettiği gibi kat oluşumları gözlenebileceğini, bu durumun dövme mamul üretiminden kaynaklanan bir hata değil, eksik talaşlı imalat işlemesinden kaynaklandığını, ancak  bu işlemin, müvekkili Kurum fabrikası işlemi olmayıp buna ilişkin olarak kendilerinin garanti şartı da bulunmadığını,  bu hususların sipariş teklifi ve sonrasındaki işlemlerde de açıkça belirtildiğini, ayrıca malzemede kullanım hatasından kaynaklanan problemler de bulunduğunu, kaldı ki kabul anlamına gelmemek kaydı ile tacirler arasındaki ticari satışlarda TTK 23/c maddesi ile düzenlenen “Malın ayıplı olduğu, teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.” hükmüne aykırı olarak dava konusu edildiğini, anılan hüküm ile de açık olduğu üzere; alıcının, müvekkili Kuruma kanunda öngörülen hak düşürücü sure içinde böyle bir ayıp bildiriminde bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 05.04.2022 tarih ve 2020/435 Esas, 2022/255 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Alınan teknik heyet raporuna göre neticeten ayıbın kök sebebinin üretim hatası olduğu ancak  davacının satın aldığı ürünlerin ayıplı olduğunun imalatın her aşamasında teknik açıdan bilmekte olduğu,  davacının ürünlerin teknik olarak ayıplı olduğunu bilmesine rağmen imalata devam ettiği anlaşılmış, davacının ürünlerin  çatlaklı olduğunu bildiği ihtarnamelerden de anlaşılmış, ancak ayıbı absorbe edebileceği düşüncesi ile kullanmaya devam ettiği ve imalatın riske gireceğini göze aldığı, ayrıca ayıbın farkında olmasına rağmen tacirler arasındaki ayıp ihbar süresine de uymadığı dikkate alınarak malı ayıplı hali ile kabul ettiği sonucuna varılarak davanın reddine'' dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 26.04.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-Hukukun temel kurallardan birinin de raporlar arası çelişkinin giderilmeden karar verilemeyeceği hususu olduğunu, dava konusu üretim hatası olduğunun her iki raporda da belirtilmiş ise de ikinci raporda tekniğin bilinen hususlarındır ibaresi ile soyut bir kavramla müvekkil şirketin üretim hatası olan, gözle görülmesi mümkün olmayan bir hususta sorumluluk yüklendiğini, <br>-Ürünlerin yüzeyinde çatlakların olmasının müvekkili şirketin ürünün derininde meydana gelen, gözle görülemeyecek çatlakların, ürünlerin siparişe aykırı şekilde ürünün iç yapısında meydana gelen üretim hatasını bildiğine kanaat getirilemeyeceğini, keza ham halde gelen dövme malzemelerinin yüzeylerinde çatlak olmasının olası bir durum olduğunu, ürün ham haliyle kullanılmadığını, ürüne usulüne ve tekniğe uygun şekilde tornalama işlemi yapıldığını, Mahkemenin ikinci rapordaki ayıbın baştan beri bilindiği iddiasının kabul edilerek karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, <br>-Müvekkili şirketin baştan beri ürünün ayıplı olduğunu bildiğine dair kanaat getirilmesinin soyut olduğunu, ürünün iç yapısından yani üretim hatasından kaynaklı ayıplara ilişkin müvekkil şirkete herhangi bir bildirim yapıldığına dair dosyada evrak olmadığını, müvekkili şirketin yaptığı ticaret dikkate alındığında, ticari hayatını bitirebilecek derecede büyük bir zarara sebep olabilecek bir ürünü bu şekilde kabul etmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, <br>-Mahkemenin, müvekkili şirketin ayıbın farkında olmasına rağmen tacirler arasındaki ayıp ihbar süresine de uymadığı ve malı ayıplı haliyle kabul ettiğine yönelik kabulünün hukuken mümkün olmadığını, dava konusu ürünün üretim hatası olduğu ve kullanıma bağlı olarak zamanla ortaya çıkan bir ayıp olduğundan, ürünün teslimi ile ürünün iç yapısında gözle görülemeyecek bir ayıba karşı ayıp ihbar sürelerinin başlamasının da söz konusu olamayacağını,  taraflarınca ...'ye ve davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, davalı taraftan ürünlerin alınması sürecinden sonra üründe çıkan gizli ayıpların, üretim hatası olan ürün nedeniyle rapor alındığını ve bu süreçte ivedilikle tüm bildirim ve yazışmaların yapıldığını, <br>-İhtarnamelerde müvekkili şirketin ayıbının baştan beri bildiğine dair hiçbir beyanlarının bulunmadığını,<br>-Ürünün gizli ayıplı olduğu açık olmasına ve üründe gözle görülemeyecek üretim hatası olduğu açık olmasına ve bu hususta derhal bildirim yapıldığı açık olmasına rağmen absorbe edilmeye çalışılmasının üründeki zararı oldukça düşük seviyede tutma ve makul tedbirleri alma görevlerinden kaynaklandığını, külfetin dayanağının ise dürüstlük kuralı olduğunu, <br>Belirterek müvekkili şirkete kusur atfedilebilecek dosyada tek bir somut bilgi, belge bulunmadığını, ürünün iç yapısında meydana gelen üretim hatasının ürün olduğu her iki raporla da tespit edildiğinden  kararının kaldırılmasına, davalarının\tkabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesi üzerine, davacı tarafça yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br><br>Davacı iş sahibinin 03.01.2019 tarihli sipariş formunda özellikleri belirtilen iki adet Ç4140 ... çelik dövme röleli ürünün teknik resimde belirtilen ölçülere  göre imal edilmesi hususunda davalı  yüklenici ile anlaştığı; taraflar  arasında kurulan eser sözleşmesi kapsamında davalı yüklenici tarafça imal edilen iki adet röleli ürünün davacı iş sahibine teslim edildiği hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı; davacı iş sahibinin iki adet röleli ürünün ayıplı olduğuna dair davalı yükleniciye ihbarda bulunduğu ve ardından sözleşmeden döndüğü, eldeki davada ise şimdilik bir adet röleli ürünün bedelinin  iadesinin talep edildiği anlaşılmıştır.<br> Ayıplı eser, sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir.  Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir (TBK m. 477). Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır.<br> Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK'nın 02.02.1979 gün 1977/11-393 E. 1979/80 K. sayılı ilamı) Öte yandan, YHGK'nın 13.05.2009  tarih ve 13-160 E., 185 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. <br> İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu seçimlik haklar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır. Ayrıca iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.<br>Somut olayda, davacı iş sahibi dava dilekçesinde bu seçimlik haklardan sözleşmeden dönme seçeneğini kullanmıştır. Sözleşmeden dönülebilmesi için yapılan işin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olması ya da aynı ölçüde sözleşme şartlarına aykırı bulunması gerekir. İlk derece Mahkemesi tarafından yargılama aşamasında alınan 08.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ile 02.02.2022 tarihli heyet bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden ve 02.02.2022 tarihli heyet bilirkişi raporunun hangi nedenlerle hükme esas alındığının hukuki gerekçelerinin hükümde tartışılmadığından \"davacının ayıbın farkında olduğu ve tacirler arasındaki ayıp ihbar süresine de uymadığından malı ayıplı hali ile kabul ettiği\" sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf istem yerinde görülmüştür.<br>Bu durumda Mahkemece yapılması gereken; dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek için yeni bir uzman  bilirkişi  heyetinden  davaya konu imal edilen eserin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise sebebi (üretimden kaynaklanan, kullanım hatası vb.), ayıbın  gizli veya açık ayıp olmadığı, eserdeki ayıbın iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olup olmadığı ya da aynı ölçüde sözleşme şartlarına aykırı bulunup bulunmadığı hususlarında denetime ve hüküm kurmaya  elverişli  şekilde rapor  alınıp; ayıp  varsa ayıbın niteliğine  göre (açık ayıp-gizli ayıp) eser sözleşmesi kapsamında davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, süresinde ayıp ihbarında bulunulmuş ise, eserdeki ayıbın sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanmayı gerektirip gerektirmediği, gerektirmiyorsa hangi seçimlik hakkın kullanılması gerektiğinin mahkemece belirlenerek  hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,<br>2-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.04.2022 tarih ve 2020/435 Esas, 2022/255 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına,<br>5-Davacı vekili tarafından yatırılan 426,94 TL istinaf peşin karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacıya iadesine,<br>6-Davacı vekili tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92ec40560b57983c","SID":"343ce93212058d91"}}