{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/504 Esas<br>KARAR NO:2024/998<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:15/10/2020<br>NUMARASI:2015/899 Esas, 2020/536 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket sigortalısı ...'ın 13/07/2019 tarihinde davalı ...'ya ait .... plakalı aracın ...'nın idaresinde yaptığı kazada ağır yaralandığını, yaralının Alman vatandaşı olması ve turist olarak bulunması nedeniyle ilk müdahalesinin ve tedavisinin ... Hastanesi'nde yapıldığını, ardından yurtdışına gittiğini ve uzun süre tedavi gördüğünü, tedavi giderlerinin (nakil dahil) müvekkili şirket tarafından ödendiğini, yapılan harcamaların toplamının 31.680,64 Euro tuttuğunu beyanla, tespit edilen miktar ile sınırlı olmak üzere alacağın tahsil tarihindeki kur üzerinden (31.680,64 Euro X 2.9532 = 93.559,26 TL) davalılardan  müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı .. Kurumu vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, trafik kazaları neticesinde açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemelerinin yetkili olduğunu, kaza Antalya'da meydana geldiğinden davaya bakmaya yetkili mahkemenin Antalya Mahkemeleri olduğunu, davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafın talep etmiş olduğu rücuen tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını ve davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, 2012/5 sayılı Genelgenin 6111 sayılı Kanunun yürürlük tarihinde sonra verilen hizmetler başlıklı maddesinde; yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı tedavilerinin devamını yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurtdışında verilen hizmetlerin bedelinin SGK tarafından karşılanmayacağı hükmü gereği sorumlu olmadıklarını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından dava dilekçesinin delil listesinin ekinde yer alan delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, davacı vekili tarafından, 13.07.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda oluştuğu iddia edilen maddi tazminatın tahsili amacı ile müvekkili şirket ve diğer davalılar aleyhine huzurda görülmekte olan davanın ikame edildiğini, davaya konu ... plaka sayılı aracın müvekkili ... A.Ş nezdinde ... numaralı Sigortası ile 24.10.2008-24.10.2009 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda sorumlu olduğunu, 25/02/2011 tarihli 6111 Sayılı Kanunun 59. Maddesi ile yeniden düzenlenen 2918 sayılı Kanunun 98. Maddesi uyarınca sorumluluğun SGK'ya geçtiğini, sigortalı sürücünün alkollü olması nedeni ile davanın sigortalı ...'ya ihbarını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davalı sigortacının trafik sigortasını sağladığı aracın sürücüsünün, tek taraflı, yaralamalı trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu bulunduğundan 3.şahsın uğradığı cismani zararın telafisinden, mağduriyetinin giderilmesi için tedavi ve buna bağlı giderlerinin karşılanmasından davalı sigortanın, sigortalısı ve araç sürücüsü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı tedavilerinin devamını yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurtdışında verilen tedavi hizmetlerinin SGK tarafından karşılanmayacağı düzenlemesi gereğince SGK\"nın sorumlu olmadığı gerekçesi ile  davanın kısmen kabulüne, 31.680,64 Euro'nun davalı ... yönünden kaza tarihi olan 13/07/2009 tarihinden, davalı... A.ş yönünden temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... ve ... A.Ş 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... Başkanlığı yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden dosyanın tefriki ile mahkememiz ayrı bir esasına kaydedilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; KTK'nin 98.maddesinde hiçbir kısıtlamaya gerek olmadan SGK'nın sorumluluğunun tanımlandığını, daha sonra yapılan ve aynı zamanda alt normlar ile yapılan kısıtlamalardan davalının yararlanmasının mümkün olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf nedenleri olarak; davacı vekilinin aynı olay nedeniyle davacısı farklı olan kişi adına yine müvekkili şirket ve SGK'ye karşı İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/898 E. - 2020/536 K. sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açtığını, iş bu iki davadaki talepler ve hüküm neticesindeki ödemelerin poliçe limitini etkileyeceğini, bu nedenle aynı mahkemede görülen iki davanın birlikte yargılanması gerektiğini, tedavi giderleri bakımından 2918 Sayılı KTK'nin 98. maddesi gereği sorumluluğu bulunmadığını, 13.179,90-Euro'luk yurtiçinde yapılan tedavi giderinin yetersiz inceleme sonucunda yurt dışında yapılmış olduğu varsayılarak yanlış karar verildiğini,bu miktar tedavi giderinin geri kalandan ayrılarak SGK'nın sorumluluğunun değerlendirilmesi gerektiğini, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanacağını, müvekkilinin yasal mevzuat gereği prim aktarım zorunluluğunu yerine getirtiğinden tedavi giderleri yönünden teminat yükümlülüğünün kalktığını, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili 05/04/2024 tarihinde sunduğu istinaf dilekçesine ek beyan dilekçesi ile; mahkemece 31.680,64-Euro tazminata hükmedilmesine rağmen müvekkilinin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından daha öncesi yapılan ödemenin poliçe limitinden düşülerek kalan poliçe limitinin belirlenmesi ve buna göre karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ferilerden de poliçe limitine oranla sorumlu olacağını, ancak Mahkemece poliçe hiç yokmuş gibi tüm davalılar yönünden aynı karar verildiğini, dava dışı sigortalının tedavi masrafları için 16.12.2009 tarihinde müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine 15.02.2011 tarihinde 19.278,18- Euro ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin teminat limitinden düşülmesi gerektiğini, 6111 sayılı yasanın yayım tarihinden önce meydana gelen trafik kazalarından kaynaklanan ve anılan tarih itibariyle ödenmemiş tüm tedavi giderlerinden SGK\"nın sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin tedavi giderleri bakımından 2918 sayılı KTK 98.maddesi gereğince başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını belirterek kararın kaldırılarak müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu cismani zarara uğrayan sigortalısı için tedavi gideri ve hasta nakil ücreti ödeyen davacı sağlık sigortacısının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi nezdinde sağlık sigorta poliçesi ile sigortalı ...'in 13/07/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile yaralandığı, davacı sağlık sigorta şirketinin, sigortalının tedavi gideri ve hasta nakil ücreti  olarak toplam 31.680,64 Euro ödeme yaptığını beyanla, sigortalıya ödenen sigorta tazminatının SGK, araç maliki, sürücü ve trafik sigortacısından rücuen tahsili için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı tedavilerinin devamını yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurtdışında verilen tedavi hizmetlerin bedellerinin SGK tarafından karşılanmayacağından SGK'nın sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davalı SGK yönünden davanın reddine karar verilmiş, davacı sağlık sigortacısının yasanın yürürlük tarihinden önce ödediği tedavi giderinden davalılar araç maliki ve trafik sigortacısının sorumlu olduğu gerekçesi ile davalılar, sigorta şirketi ve sigortalısı araç maliki yönünden dava kabul edilmiş, davalı trafik sigortacısı ile davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu uyuşmazlık; davacı sigorta şirketinin, 6111 Sayılı Yasa'nın yürürlüğünden önce gerçekleşen trafik kazasında yaralanan, sağlık sigorta poliçesi ile sigortalı olan sigortalısı için ödediği tedavi giderinden ve hasta uçak nakil giderlerinden, 6111 Sayılı Yasa'nın 59. maddesi uyarınca davalı sigorta şirketi ile SGK'nın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davacı ve davalı trafik sigorta şirketi trafik kazası nedeniyle ödenen tedavi giderinden davalı SGK'nın sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.25.02.2011 tarihinde 6111 sayılı \"Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun\" yürürlüğe girmiştir. Bu Kanunun 59. maddesi ve geçici madde 1 ile trafik kazası sebebi ile kazazedelerin sağlık hizmet bedellerinin, sosyal güvenceleri olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı ve yine bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre; 6111 Sayılı Kanun gereği yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeni ile sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır. Bu nedenle davacının dava konusu tedavi giderlerinden belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden Sosyal Güvenlik Kurumu, belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı sorumludur.(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/212 Esas, 2020/88 Karar sayılı kararı) Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu, tüm tedavi giderlerinden değil, 6111 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri yönünden ise işleten, sürücü ve sigortacının sorumluluğu devam etmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun tedavi giderlerinden Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamındaki sorumluluğuna ilişkin hüküm, Danıştay 10. Dairesinin 05/10/2010 tarih, 2007/7391 Esas ve 2010/7354 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, adli tıp uzmanı bilirkişiden alınan 2. ek raporda; sigortalının kaza nedeniyle toplam tedavi ve yol giderinin 31.680,64 Euro olduğu, söz konusu tedavi ve yol giderlerinin sigortalının tedavisi ve Almanya'ya nakli ile uyumlu bulunduğunun tespit edildiği; hükme esas alınan raporun, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu görülmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere 6111 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderleri yurt içinde olanlardan SGK sorumludur. Her ne kadar Mahkemece, SGK'nın 07/02/2012 tarihli ve 2012/5 sayılı genelgesinin 5.maddesi gereğince yabancı uyruklu kişilerin trafik kazalarına bağlı tedavilerinin devamını yabancı ülkelerde sürdürmeleri halinde yurtdışında verilen tedavi hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanmayacağı düzenlemesi nedeniyle, dava konusu tedavi giderinden davalı SGK'nın sorumlu olmadığı gerekçesi ile davalı SGK yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, kazanın 13.07.2009 tarihinde meydana geldiği ve davacının iş bu davadaki talebinin yurt içindeki, yani Başkent Üniversitesi Alanya Araştırma Hastanesinde yapılan tedavi giderine yönelik olduğu anlaşılmıştır.  6111 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere çıkartılan ve 27.08.2011 tarihli 28038 numaralı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğin 1/3 maddesinde \"bu ... Sigortası, ... Sigortası ve .... Sigortasını kapsar\" düzenlemesinin yapıldığı, davacının düzenlediği poliçenin ise \"... Poliçesi\" olduğu dikkate alındığında, mahkemece hükmü istinaf eden kazaya karışan aracın... sigortacısı davalı sigorta şirketinin tedavi gideri yönünden sorumluluğu kalmamıştır. Nitekim Yargıtay 17. HD'nin 06/11/2019 tarih ve 2016/18316 Esas, 2019/10225 Karar sayılı kararı ile 27/01/2020 tarih ve 2019/212 Esas, 2020/88 Karar sayılı kararında 6111 Sayılı Yasa'nın yürürlüğünden önce gerçekleşen trafik kazası nedeniyle sağlık sigorta poliçesi kapsamında sigortalısının tedavi giderini ödeyen sigorta şirketinin ödediği bedeli SGK'dan isteyebileceği belirtilmiştir. Bu durumda, kanun gereği kazazede için özel ve resmi sağlık kurumunda yapılan her türlü tedavinin gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartı ile tüm tedavi giderinden SGK 'nun sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, somut davada, sigortalısının yurt içi tedavi giderini ödeyen sigorta şirketinin, ödediği 13.179.90 Euro tedavi gideri bedelinden davalı SGK'nın  sorumlu olduğu  anlaşılmıştır. Ancak sigortalının tedavisinin devamının yurt dışında yapılmasının zorunlu olduğuna dair dosyada delil bulunmadığından yol giderlerinden (hasta nakil ücreti) SGK'nın sorumluluğu bulunmamaktadır.  Davalı sigorta şirketi ise; poliçe kapsamında araç maliki ve sürücünün sebep olduğu ve asli kusurlu bulunduğu trafik kazası nedeniyle, dava dışı sigortalının yukarıda açıklandığı üzere SGK'nın sorumluluğu kapsamında bulunmayan 17.750,00 Euro yurtdışı hasta nakil gideri bedelinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta vekili 15.02.2011 tarihinde 19.278,18- Euro ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin teminat limitinden düşülmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, ödemeye ilişkin herhangi bir belge ibraz etmemiştir. Davacı vekili tarafından da sigortalısına herhangi bir ödeme yapılmadığı beyan edilmiştir. Bu nedenle davalı sigorta vekilinin ödeme iddiasıyla, ödemenin teminat limitinden düşülmesi gerektiği yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile tarafların istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,   yeniden esas hakkında hükmü istinaf etmeyen davalı ... yönünden davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu gözetilerek  aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H  Ü  K  Ü  M: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı KABULÜ İLE, HMK'nun 353/1b-2 maddesi uyarınca  İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/899 Esas, 2020/536 Karar sayılı ve 15/10/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve yeniden hüküm TESİSİNE, 2-a)Davacının dava konusu belirtmiş olduğu 31.680,64 Euro'nun davalı ... yönünden kaza tarihi olan 13/07/2009 tarihinden i itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE,  b)Davacının davalı sigorta şirketine açtığı davanın kısmen kabulü ile, 17.750,00 Euro tazminatın 23/07/2010 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte tahsil tarihindeki kur üzerinden davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tahsili ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, c) Davacının davalı SGK 'ne açtığı davasının kısmen kabulü ile 13.179,90 Euro tazminatın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte tahsil tarihindeki kur üzerinden davalı SGK'dan tahsili ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,d)Kabulüne karar verilen 31.680,64  Euro'nun, dava tarihindeki ... efektif satış kuruna (2.9532 TL) göre hesaplanan karşılığı olan 93.559,26 TL üzerinden Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 6.391,03 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.597,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.793,27 TL (2.685,57 TL sinden davalı  ... A.Ş sorumlu olmak kaydıyla) harcın davalı SGK harçtan muaf olduğundan, diğer davalılar ... ve .... A.Ş müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, e)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.597,76 TL peşin harç, 27,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.625,46 TL'nin ( 910,71 TL'sinden davalı  ... A.Ş sorumlu olmak kaydıyla) davalı SGK harçtan muaf olduğundan, diğer davalılar ...A.Ş ve ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davacı tarafından 973,60 TL posta masrafları ve 1.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.173,90 TL'nin (1217,99 TL sinden davalı ... A.Ş., 895,10 TL'sinden davalı SGK sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, g)Davalı SGK'nın yapmış olduğu 169,70 TL  yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 99,82 TL'nin davacıdan alınarak davalı SGK ya verilmesine, bakiye masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, ğ)Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA, h)Davalı  ... A.Ş  tarafından yapılan 25,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 11,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı  ... A.Ş' ye verilmesine, bakiye masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,  ı)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan   müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, i)Davalı ... A.Ş  kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, j)Davalı SGK kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalı .. A.Ş den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı  ... A.Ş  tarafından peşin olarak yatırılan 1.617,23 TL harçtan mahsubu ile bakiy 1.189,63 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde bu davalıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-Davalılar tarafından yapılan istinaf harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-2 bendi ve aynı Kanunun 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.26.09.2024\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7196484be43835f2","SID":"2413f72e072d22c1"}}