{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 27/09/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, Denizli 7. İcra  Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasında, davalı  şirket aleyhine 62.392,50 TL asıl alacak için icra takibi yapıldığını, karşı yan şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığı gerekçesi ile takibe ve yetkiye itiraz ettiğini, takibin itiraz ile  durduğunu, takip konusunun para alacağı olup, taraflar arasında cari hesap ilişkisi ve ticaret bulunduğunu, davacı tarafından yapılan fason taş kesim işinin, Denizli'de davacı tarafından kendi iş yerinde yapıldığını, iş yerinde de davalıya teslim edildiğini, davalı tarafın yetki itirazının yerinde olmadığını beyan ederek, davalının Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu borca ve yetkiye itirazının iptaline, takibin devamına itiraz sonrası yapılan ödemelerin icra müdürlüğü tarafından nazara alınmasına, kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davalı şirkete karşı davacı tarafından Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve itiraz ettiklerini ancak daha sonra işbu dava açılmadan önce davalının da kabul ettiği gibi üç adet müşteri çeki ile davacıya toplamda 63.392,00 TL ödeme yapıldığını, davacı firmanın işbu davayı açarken yapılan ödemeleri düşmediğini ve hiç ödeme yapılmamış gibi dava açarak harca esas bedelinin dava dilekçesinde 62.392,50 TL olarak belirttiğini beyan ederek davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...dava değerinin 62.392,50  TL olarak gösterildiği, dilekçe içeriğinde davalı tarafça bu tutarda ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de; talep sonucunda icra takibine yapılan itirazın tümden iptalinin istendiği, harcın 62.392,50 TL üzerinden yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bir başka anlatımla davacı taraf davalının ödediği tutarı dava konusu yapmış ve bu tutara ilişkin itirazın da iptalini talep etmiştir. Bu durumda davalı tarafça dava tarihinden önce yapılan ödemenin varlığı taraflar arasında çekişmesiz olduğuna göre, davacının değinilen tutarı davaya konu etmesinde hukuki yararının bulunmadığı kanaatine varıldığından bu miktar  yönünden dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça dava tarihinden önce davacıya  63.392,00 TL  ödeme yapılmış ise de; takip sonrası işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masrafı olmak üzere diğer masrafların hesabı için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hüküm kurmaya elverişli 18/05/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafından yapılan ödeme Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra takip dosyasında asıl alacak ve takipten sonra işleyecek faizden düşülmek ve icra dosyasındaki takip masrafları vekalet ücreti de hesaba katılmak suretiyle davalının yapmış olduğu ödemeye göre bakiye borç miktarının 14.783,95 TL olduğu tespit edildiğinden, davanın bu miktar yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş,  davacı taraf icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş ise de, dava tarihinden önce asıl alacak miktarı ödendiğinden şartları oluşmayan bu talebin reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin takip ve itiraz tarihinden sonra müvekkiline verilen çekleri, bu icra dosyasındaki borcuna istinaden verdiğini ancak cevap dilekçesinde beyan ettiğini, dava tarihine kadar icra dosyasında bu yönden itirazdan vazgeçmediği gibi çekleri bu icra dosyası borcuna istinaden verildiğini icra dosyasına veya müvekkiline yazılı olarak beyan etmediğini, ancak cevap dilekçesi ile kabul edildiğinden bu kısım için de dava açmasında hukuki yarar olduğunu, bu kısmi ödemenin icra müdürlüğü tarafından yapılacak hesaplamada nazara alınması gerektiğini, bu nedenle itiraz edilen kısmın tamamı üzerinden müvekkili lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken davalı lehine vekalet ücreti takdirinin yerinde olmadığını, takip konusu alacağın, takip tarihi itibariyle likit olduğunu, alacağın takip tarihinden sonra kısmen ödenmiş olmasının itirazının kötü niyetli olduğunu kanıtladığını, itiraz ile takibin durdurulduğunu, likit olan ve itiraz edilen bedel üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına yönelik taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, itirazın iptali davasında takip tarihi itibariyle itiraz edilen alacağın belirlenmesinin yargılama konusu olduğunu, bu nedenle dava değerinin takip miktarı olmasının yasal zorunluluk olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, hizmet alım ilişkisinde faturaya dayalı olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava konusu Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafça davalı aleyhine 62.392,50 TL asıl alacak üzerinden örnek no 7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği, alacağın %9 yasal faiz oranında işleyecek faizi, icra giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte BK'nın 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve giderlere mahsubu ile tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde itirazı ile icra takibini durduğu, eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır. <br>Davalı tarafından, takipten sonra davadan önce davacıya verilen toplam bedeli 63.392,00 TL olan 3 adet çek ile ödeme yapıldığı hususu ihtilafsızdır. Davacı vekili, davasını asıl alacak miktarı üzerinden açmış, netice-i talepte takipten sonra yapılan ödemelerin infazda dikkate alınmasını istemiştir. Davacının bu hali ile istinaf dilekçesindeki iddialarının aksine davalı tarafça yapılan ödemelerin bu takip dosyasına istinaden yapıldığı bilincinde olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki davacı taraf yapılan ödemelerin bu takip dosyasına istinaden yapıldığını bilmediğini ileri sürmekle birlikte ödemenin başka bir borca ilişkin olabileceği ile ilgili somut bir anlatımda bulunmamıştır. Bu haliyle takipten sonra yapılan ödemelerin takip borcuna istinaden yapıldığından hareketle, davacının davasını yapılan bu ödemeyi mahsup ederek kalan miktar üzerinden açması gerekmektedir. <br>Somut olayda, davacı bu mahsubu yapmaksızın 62.392,50 TL  asıl alacak miktarı üzerinden davasını açmış olup, mahkemenin taleple bağlılık ilkesi uyarınca, bu tutarla bağlı kalarak hükmünü oluşturması gerekir.<br>HMK'nın taleple bağlılık ilkesi başlıklı 26. maddesine göre; \"Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.\" <br>Mahkemece bilirkişi raporuna istinaden 62.392,50 TL asıl alacak miktarı ödendiğinden bahisle bu kısmın hukuki yarar yokluğundan reddine, faiz, masraf ve vekalet ücreti olarak hesaplanan 14.783,95 TL üzerinden takibin devamına karar verilerek talep miktarını aşar şekilde hüküm kurulmuş, bu husus kamu düzenine aykırı görüldüğünden, kararın re'sen nedenlerle kaldırılması gerekmiştir.<br>Diğer taraftan, mahkemenin icra kapak hesabını son ödeme tarihini bildirmeksizin o günün tarihine göre talep etmesi, yine bilirkişi raporu alınmasına ilişkin ara kararda TBK'nın 100. maddesi ve bu maddeye uygun şekilde takip talebinde ödemenin öncelikle faiz ve ferilere mahsup edilmesine yönelik talep gözetilmeksizin, bilirkişiden ödemenin asıl alacaktan başlanarak mahsubunun yapılmasını istemesi ve bilirkişi raporunu da buna göre hazırlanması, hükümde 14.783,95 TL tutarın ana alacakmış gibi yazılması ve takip tarihinden itibaren takibin devamına karar verilmesi hatalı olmuştur.  <br>O halde, mahkemece son ödeme tarihi olan 14/11/2019 tarihi itibariyle icra dosya borcunu gösteren kapak hesabı celp edildikten sonra bilirkişiden ödemenin öncelikle faiz, masraf ve vekalet ücreti gibi feri alacaklardan düşülmek suretiyle son ödeme tarihi itibariyle kalan borcun miktarına yönelik ek rapor alınması, borç sona ermiş ise davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilmesi, borç devam ediyor ise bu tutar üzerinden son ödeme tarihi belirtilerek takibin bu tarihten itibaren devamına karar verilmesi gerekir. <br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen nedenlerle esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun re'sen nedenlerle ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2021 tarih ve .... Esas ....Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0d65a318d69c6f1","SID":"b52cbde4f806f687"}}