{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/774 <br>KARAR NO: 2024/1419<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/10/2020<br>NUMARASI: 2016/1030 Esas -  2020/523 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;19.11.2014  tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını, efor kaybına uğradığını  ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL  (500-TL'si iş göremezlik tazminatı, 200-TL'si bakım gideri, 200-TL'si hastane gideri, 100-TL'si ilaç gideri olmak üzere) maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 28.01.2020 tarihli dilekçesi ile talebini 132.966,03-TL olarak ıslah etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı araç sürücü ...'ün ehliyetsiz şekilde araç kullandığını ve koroyucu tertibat (emniyet kemeri) takmadığını, bu nedenlerle davacının ağır müterafik kusurunun bulunduğunu, ayrıca  olayda hatır taşıması söz konusu olduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''.... Her ne kadar davalı davaya cevabında, davacının emniyet kemeri takmaması nedeni ile müterafik kusuru bulunduğu gerektiğini ileri sürmüş ise de davacının kaza anında emniyet kemeri takmadığı veya emniyet kemeri takmamasının zararı artırdığına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı ve bu hususun ispatlanamadığı; yine, davalının, davacının bulunduğu araç sürücüsünün sürücü belgesi bulunmadan araca bilerek bindiği yönündeki savunmasının da bu yönde herhangi bir delil sunulmadığından ispatlanamadığı, bu nedenlerle davacının müterafik kusuru bulunmadığı kanaatine varıldığı;  davacının araca herhangi bir bedel ödemeden bindiğinin sabit olması nedeni ile davalının hatır taşımacılığı indirimi savunmasına itibar edildiği; bilirkişi raporunda -%10 maluliyet ve 12 ay iyileşme süresine göre- davacının  11.644,95-TL geçici işgöremezlik ve 121.321,08-TL sürekli işgöremezlik olmak üzere toplam 132.966,03-TL olarak hesaplandığı; karar tarihinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli sigorta genel şartlarını iptal kararı henüz Resmi Gazetede yayınlanmadığından ve yürürlüğe girmediğinden maluliyet yönünden kararda göz önünde bulundurulmadığı, davacının \"Uğranılan güç kaybı tazminatı\" talebi sürekli işgöremezlik zararı talebi olarak değerlendirilerek sonuç itibariyle 121.321,08 TL sürekli işgöremezlik zararından takdiren  % 20 oranında hatır taşımacılığı indirimi yapılarak 97.056,86-TL sürekli işgöremezlik zararı tazminat talebinin kabulüne;  fazlaya ilişkin iş göremezlik talebinin reddine;  davacının 200,00- TL bakım bedeli, 200,00-TL hastane masrafları ve 100,00-TL ilaç masrafları talepleri hususunda herhangi bir delil bildirmediğinden bu taleplerinin ispatlanamaması nedeniylereddine karar verilmesi gerektiği,''  gerekçesiyle, Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 97.056,86-TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 11/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; davacı vekili ve davalı  vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf nedenleri: Davalı vekili; davacının ehliyetsiz sürücünün aracına binmesi ve  emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğu halde tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu  belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili, davacının kaza tarihinde 19 yaşında olup maluliyetinin ağır olduğunu, efor kaybına uğradığını, maddi tazminat taleplerinin yeniden hesaplanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; 1-Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının kaza nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle  efor kaybı istemiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında alınan ve ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 05.04.2019  tarihli  raporda, davacının tedavi belgeleri incelenerek yapılan değerlendirmede, davacının trafik kazası nedeniyle oluşan yaralanmasına ( sinir sistemi-yüksek kortikal fonksiyon bozuklukları)  bağlı olarak %10 oranında maluliyete uğradığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 12 ay olacağının açıklandığı ve söz konusu bu raporun tarafların itirazına uğramadığı görülmüştür. Davacı kaza tarihinde 19 yaşında olup, efor kaybı oluştuğu, 12 ay geçici iş göremezlik süresi boyunca da tazminata hak kazandığı belirgindir. Bu halde, yerel mahkemece, davacının aktüer bilirkişi raporunda  hesaplanan geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı toplamı 132.966,03-TL üzerinden değerlendirme yapılması gerekirken, geçici iş göremezlik zararı dışlanarak sadece kalıcı iş göremezlik ( maluliyet) zararın üzerinden değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; 2-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere davacının yolcu olarak bulunduğu araçta emniyet kemeri takıp takmadığı hususu kaza tespit tutanağında ' tespit edilmedi' şeklinde işaretlenmiş olup dosya kapsamında ispat edilemeyen bu hususta yerel mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir yanılgı bulunmamasına göre, davalı vekilinin bu husustaki  istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. ( Bkz. Yargıtay 4. HD'nin,  2022/4042 Esas, 2023/11568 Karar sayılı ilamı) Somut uyuşmazlıkta; kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından davacının yolculuk yaptığı otomobilin sürücüsü ile arkadaş oldukları ve   otomobil  sürücüsünün sürücü belgesinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı yolcunun sürücü belgesi olmayan kişinin aracında seyahat ederek zararının ( kendi yaralanmasının) artmasına neden olması  nedeni ile hesaplanan tazminattan müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken bu husus göz ardı edilerek müterafik kusur indirimi yapılmaması doğru görülmemiştir. Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle  tümden,  davalı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda (2)  nolu bentte açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, ancak bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı için  hesaplanan toplam geçici ve kalıcı iş göremezlik  tazminatından  %20 oranında  müterafik kusur indirimi ve %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak  ve yapılan bu indirim takdiri indirim olması nedeniyle reddedilecek kısım bakımından davalı taraf yararına vekalet ücreti takdiri gerekmediği ve yargılama giderlerinin de paylaştırılamayacağı hususu gözetilerek HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca; ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve yanılgılı hususların düzeltilmesi  suretiyle  yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2020 tarih ve 2016/1030 Esas 2020/523 Karar sayılı kararına karşı  davacı vekilinin istinaf itirazlarının  yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle  tümden,  davalı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda (2)  nolu bentte açıklanan nedenlerle  HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran  davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,b/Dosya adli yardımlı olmakla, istinaf başvuru yoluna başvuran ve istinaf istemi kabul edilen davacı yönünden alınması/ iadesi gerekli harç bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerlerinde bırakılmasına, 2/Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2020 tarih ve 2016/1030 Esas- 2020/523 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,  a/Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile 85.098,25-TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 11/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE b/492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.813,06-TL karar harcı ve 44,90-TL başvurma harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,  c/Davacı tarafından yapılan toplam 899,60-TL yargılama giderinin davanın  kabul ve red oranına (0,63) göre hesaplanan 566,74-TL'sinin  ve dosyada adli yardım kararı verildiğinden suçüstü ödenediğinden karşılanan 750,00-TL gider toplamı 1.316,74-TL'nin  davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, suçüstü ödeneğinden karşılanan bakiye gider olan 93,35-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, davacı tarafından yapılan 149,60 TL nin üzerinde bırakılmasına,  ç/Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, d/Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya erilmesine,e/Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,f/Gider avansının kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e6f189beaf0a3aa","SID":"8edf69a330b14dfb"}}