{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t\t: .....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ......<br>ÜYE\t\t: .....<br>ÜYE\t\t: ....<br>KATİP\t\t: .....<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: ....<br>NUMARASI\t\t: ...<br>DAVACI\t\t:...<br>VEKİLİ\t\t: ....<br>DAVALI\t\t: ....<br>KARAR TARİHİ\t               .<br><br>          Davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine dairemize gelen dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait . . adlı galeriden ... tarihinde .... plakalı aracı satın aldığını, ... merkeze dönmek için yola çıktığını, aracın ... ilçesinin 5 km kadar çıkışında arızalandığını, müvekkilinin satıcı tarafı arayarak durumunu bildirdiğini, ancak karşılığında \"...biz aracın devrini yaptık, bizi ilgilendirmez...\" şeklinde yanıt aldığını, aracın tamir masraflarını davacının karşıladığını, davalının arızalı olarak ve bu arızayı saklayarak devretmiş olduğunu, zararın tazmini için . ...Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek derdest icra dosyasının sürüncemede bırakılması adına yapılmış borca itirazın reddine, icra takibine konu asıl alacak tutarının %..'si tutarında icra inkar tazminatının davalı aleyhinde hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hakkında başlatılan icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, icra ödeme emri tarafa tebliğ edildikten sonra yasal süre içerisinde icra takibine itirazda bulunduğunu, söz konusu araç ile ilgili olarak hiçbir sorun ve sıkıntıya rastlanmadığından aracı almak istediğini belirttiğini, davacının \"ben galericiyim, arabanın ne olduğunu biliyorum\" diyerek ekspere ve sanayi ustalarına göstermediğini, davacının kendi kastı ve kusurunu müvekkiline yüklemeye çalıştığını, ... tarihinde satın almış bulunduğu aracı hiçbir sorun yokken tehditlerle haksız kazanç elde etmek istediğini savunarak öncelikle davanın görevsiz mahkemede açıldığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise hakkında açılan itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip tutarının %..'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.  <br>Mahkemece; \"...tarafların her ikisi de araç alım ve satımını meslek edinmiş tacirlerdir. Bilirkişi tespitlerine göre; davacının takip ve dava dayanağı yaptığı faturaların içerikleri, iddia edilen arızalar ve bu arızaların varlığını ispat için sunulan tamir işlemine ait fotoğraflar ile uyumsuzdur. Yani faturaların içeriği doğru değildir. Bu durumda satılanın tamir işlemi için masraf yapıldığı ve zararın/ alacağın bu şekilde oluştuğu iddiası sübut bulmamıştır. Aksi bir an düşünüldüğünde dahi; bilirkişi raporunda, hasarın mevcudiyeti halinde aracın çalışması araç içerisinden de çok kolay duyulabilecek derecede yüksek gürültü ve vuruntulu çalışacağı bildirilmiştir. Yani davacının iddia ettiği arızaların mevcudiyetinin kabulü halinde bile satıcı/ davacının ayıbı bilmeme imkanı bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı araç alım satımını meslek edinmiş, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü altındadır. Bu durumda ayıp var kabul edilse bile, TBK 222 anlamında alıcı tarafından bilinen ayıp söz konusu olacaktır. Bilinen ayıptan ise satıcının sorumlu olmadığı aynı yasa maddesi gereğidir. Yine satış sözleşmesi tarihi olan.... itibarı ile dahi oldukça düşük bir bedel olan .. TL'ye satılan aracın, galerici biri tarafından satın alınması karşısında aracı ayıplarını bilerek satın aldığı yönündeki mahkememiz vicdani kanaatini pekiştirmiştir. Davalı cevap dilekçesinde lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İİK 67 maddesi uyarınca takibin haksız ve kötü niyetli başlatılması halinde alacaklı kötü niyet tazminatına mahkum edilebilecektir. Somut olayda, takibin sırf davalıyı zarara uğratmak kastı ile başlatıldığı yönünde bir kanaat oluşmadığından bu talep kabul görmediği...\" gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararı  kabul anlamına gelmemekle birlikte dosya içerisindeki fatura içeriklerinin uyuşmadığı kanaati ile eksik incelemeyle verilmiş hatalı bir değerlendirme olduğunu, müvekkilinin mesleği gereği araçtaki ayıbı anlayabilecek kabiliyette olması nedeniyle verilen ret kararının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin aracının hangi bedelle alındığı veya satıldığı gibi verilerin gerçek zarar hesaplamasında bir öneminin bulunmadığını, müvekkilinin işbu ayıplı mal nedeniyle uğramış olduğu gerçek zararın tespiti ve bundan yönelik başlatılan takibin davamına hükmetmesi gerektiğini, yeterli gerekçelendirme yapılmaksızın hatalı ve eksik incelemeyle verilen kararın kaldırılarak yeniden inceleme yapılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İnceleme ve gerekçe;<br>HMK'nın 353. maddesine göre dosya üzerinde ve HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni ile ilgili hususlar yönünden yapılan inceleme sonucunda;<br> İlk derece mahkemesince yargılama sırasında uzman bilirkişiden alınan gerekçeli, detaylı, taraf ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın, mahkemece dosyada bulunan delillerin takdirinde hata yapılmadan iddia ve savunma ile birlikte hukuka uygun şekilde değerlendirilmek suretiyle Dairemizce de benimsenen yasal ve hukuksal gerekçelere ve maddi delillere dayandırılarak verilmiş olduğu anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen karara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;<br>1-İnceleme konusu kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince  KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.26/09/2024\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>.<br> ¸e-imzalı  <br><br>Üye<br>..<br> ¸e-imzalı  <br><br>Üye<br>..<br> ¸e-imzalı  <br><br>Katip<br>..<br> ¸e-imzalı  <br><br>                                   <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dab24cfc07e74924","SID":"bb8dd9b06531bff6"}}