{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: ... Esas - ... <br>\tT.C.<br>\tKONYA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO: <br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR : 1-<br>\t 2-<br>\t 3-<br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: <br>Mahkememizce verilen 17.11.2020 tarih ve ... Esas ... Karar  sayılı kararına karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulduğu, Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 23.12.2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile tarafların istinaf başvuru taleplerinin esastan reddine karar verildiği, davacı tarafın temyiz başvurusuna istinaden dosyanın Yargıtay .Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderildiği,  Yargıtay .Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 16.10.2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla bozularak dosya mahkememize iade edilmekle, davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yapılıp bitirilen açık yargılaması sonucunda; <br>HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>  Davacı vekili 29.11.2018 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davalı tarafa para verdiğini, davalı şirket temsilcileri tarafından para yatırılırken, yatırılan para karşılığında yüksek kazanç elde edeceği ve yatırdığı paranın istendiğinde kendisine iade edileceği konusunda  güven telkin edildiğini, davalı tarafça yatırılan para karşılığında ortaklık durum belgesi ve hisse senetleri verildiğini, davacının yatırdığı paraları geri istediğinde paranın iade edilmediğini beyan ederek, davacı taraf ile davalı taraf arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının davalı şirkete yatırdığı paralardan şimdilik 20.000,00 Euro'nun yatırıldığı tarihten itibaren haksız fiil kabul edilmekle devlet bankalarının Euro'ya verdiği en yüksek ticari/avans faiziyle birlikte Euro bazında TL'ye çevrilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davacı vekili yargılama aşamasında eksik harcı yatırmak suretiyle talebini 28/11/2019 tarihinde 8.484,00 Euro artırarak 28.484,00 Euro'ya çıkarmıştır.<br>Davalılar ... Holding A.Ş., ... ve ... vekili 25/12/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili şirkete veya şirketlere her an geri alabileceği garantisi ile para verdiğine ilişkin iddianın gerçek olmadığını, TTK nun 329 ve 405. maddeleri gereğince şirket ortaklarının hisse bedellerini şirketten geri istemesinin ve şirketin kendi paylarını geri almasının  mümkün olmadığını, müvekkili şirket veya şirketlerin davacı taraftan para almadığını, bankacılık mevzuatına dayanarak herhangi bir mevduat toplamadığı gibi  bunun da mümkün olmadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davacının Türkiye’de mutad meskeni olmadığını, teminat yatırılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.<br>Davacının UYAP Mernis ve Takbis kayıtları çıkartılmış ve davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına ilişkin Ticaret Sicil Gazetesi suretleri dosyamız arasına alınmıştır.<br>Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilen kayıtlara göre; ... Holding A.Ş.'nin ünvanının ... Holding A.Ş. olarak değiştirilmesine karar verildiği görülmüştür.<br>Davanın açılmasından sonra, 07/12/2019 gün ve 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7194 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile \"25/03/1987 tarihli ve 3332 s. Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 3182 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanunun da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a Geçici 4. maddenin eklendiği görülmüştür.<br>Mahkememizce verilen 17.11.2020 tarih ve ... Esas ... Karar  sayılı  kararı ile; Davacı tarafından açılan dava hakkında (3332 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesine istinaden) karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulduğu, Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 23.12.2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; tarafların istinaf başvuru taleplerinin esastan reddine karar verildiği, davacı tarafın temyiz başvurusuna istinaden dosyanın Yargıtay .Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderildiği,  Yargıtay .Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 16.10.2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla; kararın bozularak dosyanın mahkememize iade edildiği ve bozma sonrası davanın Mahkememizin ... Es. sırasına kaydedilerek, duruşma açılmış ve duruşmada bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. <br>Dava konusu uyuşmazlığı uygulanan 7194 sayılı Kanun'un 41.maddesi Anayasa Mahkemesi'nin 18/05/2023 tarih ve ... Es... Kar. Sayılı iptal kararı ile Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir.<br>Dava; Taraflar arasında geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve verilen paranın istirdadını sağlamaya yönelik alacak davasıdır. <br>Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının; davalı taraf arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, ıslah dilekçesi ile davacının davalı şirkete yatırdığı 28.484,00 Euro'nun yatırıldığı tarihten itibaren haksız fiil kabul edilmekle devlet bankalarının Euro'ya verdiği en yüksek ticari/avans faiziyle birlikte Euro bazında TL'ye çevrilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın,  davacı taraftan para almadığını, bankacılık mevzuatına dayanarak herhangi bir mevduat toplamadığı gibi  bunun da mümkün olmadığını, aynı şekilde SPK, TTK ve BK hükümlerini ihlal etmediğini, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davacının Türkiye’de mutad meskeni olmadığını, teminat yatırılması gerektiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Benzer davalara ilişkin olarak Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin  24/06/2024 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamı ile;\"....1.Temyiz sebeplerinin incelenmesinden önce eldeki dosya ve aynı mahiyetteki davaların sebeplerinden ve yıllar içinde yaşanan yasal ve yargısal süreçlerden bahsetmek gerekmektedir. 1990’lı yıllarda özellikle yurt dışında yerleşik ve faizden imtina eden küçük yatırımcıların yoğun teveccühüyle, yüksek kâr vaat eden davalı şirket ve benzeri holdinglere ciddi bir sermaye akışı olmuştur. Ne var ki bir takım  nedenlerden dolayı yeni para girişinin sekteye uğramasıyla birlikte bu tür şirketler kâr payı dağıtamaz duruma gelmiştir. Bunun üzerine hissedar niteliğindeki yatırımcılar gerek Türkiye’de gerekse sair ülkelerde davalı şirket ile benzer şirketler ve holdingler aleyhine açtıkları davalarla ödedikleri paranın geri verilmesini talep etmişlerdir. Bu davalar yerel mahkemelerde hükme bağlandıktan sonra temyiz denetimi için Dairemize intikal etmiştir. Anayasa Mahkemesinin, ... ( B. No:... , 14/12/2023) kararında kısmen değindiği “çelişkili yargı kararları” ise aşağıdaki sebeplerle meydana gelmiştir. 2.Davaların ilk açıldıkları ve şirketlere paraların yatırıldığı tarihlerde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince şirkete sermaye olarak verilen paralar geri istenemeyeceği gerekçesiyle davalar retle sonuçlanıyordu. Ancak yabancı ülkelerde mukim yatırımcıların, bulundukları ülke mahkemelerinde açtıkları davalarda tahsil hükmü almaları ve bu hükümlerin tanıma ve tenfiz yoluyla ülkemizde uygulanmasıyla birlikte yerli yatırımcıyla yabancı ülkelerdeki yatırımcı arasında ciddi eşitsizlik meydana gelmekteydi. Dairemiz ise, gerek bu adaletsizliğe son vermek gerekse şirket yetkililerinin izinsiz sermaye toplamak ve dolandırıcılık suçlarından mahkum olmalarını dikkate alarak “para verenlerle şirket arasında ortaklık ilişkisi kurulmadığını ve bu nedenle iradesi fesada uğratılan yatırımcıların haksız fiil hükümleri çerçevesinde paralarını geri alabileceklerine dair” uygulamayı benimseme yoluna gitmişti. Bu arada benzer mahiyetteki birçok holding benzer mahiyette seri davalara muhatap olmuş, para yatıranların paralarını geri istemeleri ve bu yöndeki mahkeme kararlarının infazı neticesinde bu şirketlerin tamamen battıkları gözlemlenmiştir. Dava açmakta erken davrananlar, paralarını tamamen tahsil ederken, bilahare dava açanlar, haczi kabil mal bulamadıklarından hiçbir şey elde edememe gibi bir sonuçla karşılaşmışlardır.3.Neticede, tüm bu karmaşanın ortasında, halen faal olan şirketlerin yaşatılması ve gerek ortaklarının, gerekse bu şirketlere bağlı işletme ve fabrikalarda istihdam edilen iş gücünün mağduriyetlerinin önüne geçilmesi maksadıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi duruma el koyarak, hukuken meşru bir zemine çektiği şirketlere karşı açılan davalarla ilgili yürürlüğe koyduğu 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41 inci maddesi ile sermaye koyan tüm ilgilileri ortak kabul eden anlayışı benimsemiştir. Şüphesiz bu yasal düzenleme bir tasfiye düzenlemesiydi. Tasfiye düzenlemeleri, tabiatı gereği ideal çözüm getiremezler. Bir şekilde meydana gelmiş vakıayı, en az hasarla atlatmayı, kanayan yarayı durdurup ihtilafları en aza indirgemeyi amaçlar. Anayasa Mahkemesi 12.09.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 18.05.2023 tarihli ve ... E. ... K. sayılı iptal kararı ile gerek bu düzenlemeye ilişkin iptal başvurusunu kabul ederken gerekse bireysel başvuru kapsamında mülkiyet hakkının ihlaline karar verirken menfaat dengesinin yeterince gözetilmediğini, düzenlemenin küçük yatırımcının aleyhine sonuçlar doğurduğu tespitinden hareketle iptal ve ihlal kararları vermiştir. 4.Hakimler ve dolayısıyla mahkemeler, laboratuvar ortamında hukukçuluk yapma lüksüne sahip değildir. Verecekleri kararların sahaya yansımasını, ekonomik ve sosyal sonuçlarını da hesaba katarak hareket etmelidirler. Daha da önemlisi hüküm şeklinde tezahür eden çözümleriyle mütakip uyuşmazlıkları çoğaltmayı değil en aza indirgemeyi amaçlamalıdırlar. Aksi halde somut örnekte görüldüğü üzere, bazen kaş yapayım derken göz çıkarma sonucuyla karşı karşıya kalınması mukadder hale gelebilmektedir. Ortada “menfaat dengesizliğinden” söz edebilmek için içeride hakim ortakların, dışarıda ise küçük yatırımcıların bulunduğu bir vasatın bulunması gerekir. Birbirleriyle benzer konumdaki binlerce küçük yatırımcıdan müteşekkil çok ortaklı bir şirkette “dileyen parasını geri çekebilir” mealindeki bir anlayışın, davalı şirketin de yok olan emsal şirketler gibi hayatiyetini devam ettirmesine imkan ve ihtimal bırakmayacağının idraki gerekirdi. Başvuran birkaç kişinin ferilere ilişkin mülkiyet haklarını koruyalım derken sair binlerce ortağın mülkiyet hakkının buharlaşmasına vesile olmak hukukun amaçladığı sonuçlardan biri olamaz. Kaldı ki hali hazırda sermaye koyma makbuzunu ibraz eden herkese değeri oranında hisse senedi verildiği ve şirketin borsaya kote olması hasebiyle ortak kalmak istemeyen kişilerin dilediği anda rayiç değer üzerinden hisselerini satarak nakde dönüştürebildiği bir ortamda hangi mülkiyet hakkının ihlal edildiği anlaşılamamıştır. 5.Bu iptal kararının ardından hukuken gerçekleşecek olan şey, 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin devreye girecek olmasıdır. Paraların yatırıldığı tarih ile davaların açıldığı tarihler nazara alındığında, somut vakıada gözlemlendiği üzere davalı tarafın zamanaşımı defi ile karşılaşan küçük yatırımcıların bu kez mülkiyet hakkının ihlali değil yatırdıkları paraların tamamen buharlaşması mevzu bahis olacaktır. Bunun başlıca müsebbibinin, özel hukuk alanının diğer kurum ve düzenlemelerinden bihaber anlayışın olacağı izahtan varestedir. 6.Açıklanan gerekçeler doğrultusunda somut temyiz sebeplerinin incelenmesine gelince; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında zamanaşımına ilişkin hangi sürenin karara esas alındığı açıkça belirtilmişse de Dairemizin bu husustaki müstakar kararlarında belirtildiği üzere davalıların eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, cezanın üst sınırına göre ceza zamanaşımı süresinin 765 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca  5 yıl, uzamış zamanaşımı süresinin ise 7,5 yıl olduğu, davanın da davalı tarafa paranın yatırıldığı tarihten itibaren 7.5 yıldan sonra yani zamanaşımı süresinden sonra açılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.\" şeklinde kabul edilmiştir. (Benzer şekilde Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin  24.06.2024 tarih ve ... Es. ... Kar. sayılı ilamı, Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 08.07.2024 tarih ve  ... Es. ... Kar. sayılı ilamı)<br>Dosya içerisinde bulunan belge ve bilirkişi raporu ile davalı tarafından SPK'ya sunulan CD kayıtlarından davacının davalı şirkete en son 17/06/1999 tarihinde para yatırıldığı, davacı tarafından 29/11/2018 tarihinde dava açıldığı, Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin yukarıda anılan kararları ve istikrar kazanmış uygulamaları kapsamından davalının eylemlerinin haksız fiil mahiyetinde olduğu, davalı tarafından süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunduğu, davada uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 765 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca  5 yıl, uzamış zamanaşımı süresinin ise 7,5 yıl olduğu, davanın da davalı tarafa paranın yatırıldığı tarihten itibaren 7.5 yıldan sonra yani zamanaşımı süresinden sonra açılmış olduğu anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı yararına karar tarihinde geçerli olan AAÜT gereğince nispi vekalet ücreti takdirine (Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 11/07/2023 tarih ve ... Es... Kar. Sayılı ilamı benzer mahiyettedir) karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.049,30 TL harç ve 916,85 TL ıslah harcı toplamı 2.966,15 TL harçtan mahsubu ile mahsubu ile davacı tarafça fazla yatırılan 2.538,55 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan 179,90 TL temyiz karar harcının  Yargıtay .Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 16.10.2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı sayılı  ilamı gereğince talep halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davalı şirket tarafından sarfına mecbur kalınan 45,50 TL tebligat ve posta gideri ile 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzer toplam 194,10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, <br>6-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan  27.344,64 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara VERİLMESİNE,<br>7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE, <br>Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/09/2024<br><br>Başkan \t\tÜye \t\tÜye \t\tKatip <br><br>* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.    <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed57d2da5549119c","SID":"59ba82586e095794"}}