{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/582 <br>KARAR NO: 2024/1027<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2016/1127<br>KARAR NO: 2020/576<br>KARAR TARİHİ: 15/10/2020<br>DAVANIN KONUSU:Banka Teminat Mektubunun İadesi<br>KARAR TARİHİ:  27/09/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile;  müvekkili ile davalı arasında temizlik işine ilişkin Hizmet Alımı Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin 11.1.1 maddesi gereğince müvekkilinin davalıya kati teminat mektubu verdiğini, müvekkilinin taahhüdünü sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini ve davalı kuruma herhangi bir borcu kalmadığını, ancak davalının ihale süresince çalışan işçilerin işçilik alacaklarının ödendiğinin kanıtlanması halinde banka teminat mektubunu iade edeceğini beyan ettiğini, müvekkilinin işçilere herhangi bir borcu bulunmadığını, kesin teminat mektubunun paraya çevrilmek üzere bankaya ibrazı halinde müvekkilinin uğrayacağı zararın telafisinin mümkün olmayacağını ileri sürerek, kesin teminat mektubunun paraya çevrilmesinin tedbiren durdurulmasını ve yargılama sonucunda müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında; kamu kurumu olmayan müvekkili ...'ın davacı yüklenici işçilerinin kıdem tazminatından sorumlu olmayacağını, ancak müvekkili idarenin işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarından son yüklenici ile birlikte işçiye karşı müteselsilen sorumlu olup, müvekkilinin bu kapsamda işçilere kıdem tazminatı alacağı olarak 92.456,11 TL ödeme yaptığını, hizmet alım sözleşmesinin 11.4 maddesi gereği yüklenicinin sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine uygun olarak edimini yerine getirmesi ve bu işten dolayı idareye herhangi bir borcu kalmaması halinde kesin teminatın iadesinin gerektiğini, sözleşmenin 22/1. maddesine göre personele ilişkin tüm yükümlülüklerin yüklenici davacıya ait olduğu belirtilmesine rağmen davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve çalıştırdığı personele ilişkin işçilik alacaklarını ödemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; davacının çalıştırdığı  personelin  kıdem tazminatı ödemelerinden dolayı davalıya 92.092,03 TL borçlu olduğu, Hizmet Alım sözleşmesinin 22. maddesi, Teknik şartnamenin 25. ve 35. maddeleri uyarınca davacının çalıştırdığı personelin işcilik alacaklarından dolayı davalıya karşı sorumlu olduğu, teminat mektubunun iadesi için SGK dan alınmış olan ilişiksiz belgesinin tek başına yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin hizmeti hatasız yerine getirdiğini, hükme esas alınan ek raporun iki bilirkişiden alınmasına karar verilmesine rağmen tek bir bilirkişiden alındığını, ek raporda işçilerin alacağının ne kadarının müvekkilinin dönemine tekabül ettiğinin  ve bu alacaklarından ne kadarından müvekkilinin sorumlu olduğunun tespit edilmediğini, son işveren olmadığından müvekkilinin yıllık izin alacaklarından sorumlu olmadığını, sözleşmenin 22. maddesi ile Teknik Şartnamenin 25. ve 35. maddelerinde kıdem tazminatının alt işverene rücu edebileceğine dair bir hüküm bulunmadığından, davalının ödediği kıdem tazminatının müvekkilinden rücuen tazmin edilemeyeceğini, kıdem tazminatının en az bir yıl çalışma ile tahakkuk ettiğini, müvekkilinin hizmet süresi 10 ay olduğundan kıdem tazminatı borcu bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, temizlik hizmet alım sözleşmesi kapsamında teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı taraf karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı ... ile davacı arasında düzenlenen sözleşmenin 11.4.1 maddesi; \"Taahhüdün, sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği, tüm işçilik alacaklarının işçilere ödendiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan ilişiksiz belgesinin idareye verilmesi ile Kesin Teminatların tamamı yükleniciye iade edilecektir\" hükmünü, Teknik Şartnamenin 25. maddesi; \"Yüklenici personelinin ... ile hiçbir hizmet ilişkisi yoktur. Yüklenici bu projede çalışan personelin İş Hukuku, Sosyal Güvenlik Mevzuatı, diğer kanun ve yönetmeliklerden doğan yükümlülüklerini yerine getirmekle mükelleftir.\" hükmünü, 35. maddesi ise; \"Sözleşme süresinin bitiminde, Yüklenici çalıştırdığı personelin iş kanunundan doğan her türlü haklarını ödediğini gösteren, personel tarafından imzalı (el yazısı ile yazılmış, çalıştığı süreyi ve almış olduğu ücretleri belirten) ibranameyi ve sözleşmenin bitiminde SGK'dan ilişiksiz belgesini ...'a teslim etmek zorundadır\" hükmünü düzenlemektedir. Buna göre yüklenicinin çalıştırdığı personelin özlük, yıllık ücretli izin ve kıdeme ilişkin hakları ile ilgili olarak tüm mali ve sosyal yükümlülükler yüklenici tarafından yerine getirileceği ve bu konularda idarenin sorumluluğu bulunmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporundan, davalı ...'ın temizlik hizmet alımı kapsamında hizmet ifa eden yüklenici işçilerinin işçilik alacağını ödediği anlaşılmaktadır. Davalı ...'ın işçi alacakları için yaptığı ödeme dikkate alındığında davacı, sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirdiğini ve tüm işçilik alacaklarının işçilere ödendiğini ispatlayamamıştır. Davacı yüklenici 10 aylık sürede hizmet verse de, asıl işverenin işçiye ödediği kıdem tazminatından kendi dönemi ile de sorumludur. Buna göre mahkemece teminat mektubunun iadesi koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkeme kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesinde dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1127 Esas, 2020/576 Karar ve 15/10/2020 karar tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05ea3b3ba25bdc3b","SID":"e0955bfbd1337d6e"}}