{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/872 - Karar No:2024/775<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2024/872 <br>KARAR NO\t: 2024/775<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09.09.2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/763 E<br><br>İHTİYATİ TEDBİR <br>TALEP EDEN DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>İFLAS İDARE <br>MEMURLARI\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tapu İptali ve Tescil <br>\t\t  (Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:  03/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  03/10/2024<br>\tEser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;\t<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı dava dilekçesinde özetle: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  21.07.2006 tarihli 2003/367 Esas, 2006/354 Karar sayılı kararı ile davacı şirketin iflasın ertelenmesi talebinin reddi ile iflasın açılmasına ilişkin kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi tarafından onandığını, iflas erteleme sürecinde davacı müflis şirkete kayyım atandığını, böylece Mayıs 2003 tarihinden başlayan iflas erteleme sürecinde, müflis şirketin tüm tasarruf işlemlerinin  kayyım onayına  tabi hale geldiğini, iflasın açılması ile birlikte, müflis şirket tarafından  inşaat yapımı üstlenilen toplam 1929 bağımsız bölümün yapımını içeren Ankara 13 Noterliğinin 18.10.1995 tarihli 84969 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı  inşaat yapımı ve arsa satış vaadi sözleşmesi ve ekleri ile ek sözleşmeler gereğince % 80 inşaat seviyesinde, tamamlanmadan bırakıldığını, sözleşme eki paylaşım  tablosuna  göre  davalı kooperatif payına 790 adet villanın sözleşme hükümlerine göre kooperatife teslim edildiğini, müflis şirket payına düşen 155 adet villa ve 984 adet apartman dairesinden iflas tarihine kadar  üçüncü kişilere devredilen taşınmazlar dışında  kalan (davalı adına kayıtlı olsa bile) taşınmazların müflis şirket  iflas masası mal  varlığı kapsamında kaldığını, davalı tarafından Ankara 13. Noterliği'nin 03.08.2006 tarihli 41432 yevmiye numarlı ihtarnamesi ile iflasın açılması sonucu  tasarruf ehliyeti sona ermiş olan müflis şirketten eksik ve kusurlu iş ve imalatın tamamlanmasının istendiğini, iflas tarihinden hemen sonra gerek müflis şirketin yetkilileri gerekse davalı kooperatif tarafından iflas masasına yapılan sözleşme ile ilgili mal varlığı bildirimlerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi eki paylaşım cetveli  gereği  davalı kooperatif adına kayıtlı  olduğu  halde müflis payına düşen  95 adet  arsa payının  bulunduğunun belirtildiğini, 11.06.2007 tarihinde ise seçilen İflas İdare Memurluğu muhatap alınmayıp, müflis şirketin faaliyet merkezi adresine \"sözleşmenin tek taraflı fesih iradesini içeren\" ihtarnamenin davalı tarafından  düzenlenerek tebliğ edildiğini, sözleşme konusu inşaatın % 80 imalat seviyesinde ilerlemiş olmasına ve davacı müflisin 701.021 USD tutarında sözleşme ile muvafakat edilmiş borcu bulunmasına karşılık herhangi bir  dava açılmadan 3.000.000 USD nin tenzili ile kalan sözleşmenin teminatı olarak davacı tarafından davalı lehine düzenlenen ve teslim edilen 2.439.000 USD tutarındaki kesin ve süresiz  teminat mektubunun sıra cetveli ilan edilmeden, ikinci alacaklılar toplantısı yapılmadan  17.07.2007 tarihinde paraya çevrildiğini, teminat mektubunun haksız paraya çevrilmesi sonucu iflas masasının zarara uğradığını, davalı tarafından 01.11.2007 tarihinde Ankara 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/615 E.sayılı dosyası ile tazminat ve sair fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla muarazanın önlenmesini, bu amaçla kooperatif adına tapuda kayıtlı olup... adalar) ve varsa diğer adalarda kain toplam 95 adet taşınmazın  tapu kayıtları üzerine konulmuş iflas kararı şerhinin kaldırılmasına karar verilmesi istemi ile dava açıldığını, 02.08.2011 tarihinde ise iflas masası tarafından davalı kooperatif aleyhine Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/401E. numarası  ile davalı kooperatif adına kayıtlı 135 adet taşınmazın iflas masası malvarlığı kapsamında olması nedeni ile  müflis iflas masası adına devir ve tescili için dava açıldığını, açılan davanın Ankara 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/615 E. numaralı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiğini, yargılama sonucunda verilen \"davanın açılmamış sayılmasına ilişkin\"15.02.2018 tarih 2007/615E, 2018/116K.sayılı kararın henüz kesinleşmediğini, davalı kooperatifin iflasın açıldığı tarihten itibaren adına kayıtlı ve davalara konu 95 adet taşınmazdan söz ederken sadece kendisine ait olduğunu ve bu nedenle kaydındaki iflas şerhinin terkinini isterken 15.01.2016 tarihli Sulh ve Tasfiye Sözleşmesi ile kendi adına kayıtlı 111 adet taşınmazın  56 adedinin  iflas masası adına kayıt ve tescilini  kabul ettiğini, Sulh ve Tasfiye  Sözleşmesi hükümlerinin taraflarca büyük oranda yerine getirildiğini, tarafların birbirini ibra etmediklerini, bu nedenle davalı adına kayıtlı taşınmazların kaydına işlenen iflas şerhlerinin halen iflas masası tarafından terkin edilmediğini, sözleşme konusu ... parseldeki 6  taşınmazın  sözleşme dışında  kaldığının haricen öğrenildiğini, davalı kooperatifin  bu durumu kendi kayıtlarında iflas masası ile uyuşmazlık olarak kabul ettiğini, uyuşmazlığın 27.03.2022 ve 10.04.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündeme ... Parselde iflas masası ile ihtilaflı bulunan 6 adet konutun, iflas masası ile paylaşımı konusunun görüşülerek karara bağlanması konusunun 11. madde olarak eklendiğini, toplantı sonucunda; \"...iflas masası ile paylaşımı görüşülerek karara bağlanması konusu, yeni seçilecek yönetimce değerlendirilerek gereğinin yapılması oylamaya sunuldu, oy çokluğu ile kabul edildi...\"  şeklinde karar  alındığını, davalı kooperatifin yeni yönetim kurulunun olağan genel kurulun kendisine verdiği gereğinin yapılması konusundaki yetkiyi kullanmadığını, 6 taşınmazın uyuşmazlığının çözümlenmesi beklenirken davalı kooperatif vekilinin 08.09.2022 tarihli iflas masasına sunduğu dilekçe ile ... ada B2-6 numaralı bağımsız bölümün ve Ankara 11 İcra Hukuk Mahkemesi 2023/1345 E. sayılı iflas şerhlerinin kaldırılması talepli dava dilekçesi ile davalı kooperatif başkanı ...’e ait olduğu beyan edilen ... parsel B2-5 numaralı bağımsız bölümle ilgili yapılan araştırmada Sulh ve Tasfiye Sözleşmesi  kapsamı dışında  kaldığını, böylece taşınmaz sayısının  şimdilik 8 adet olduğunun tespit edildiğini, 8 adet taşınmazın ve başkaca taşınmazların kaydında iflas şerhi bulunduğunu, sözleşme dışında bırakılan  taşınmaz sayısının belirsiz olduğunun düşünüldüğünü, davalının 2.439.000 USD tutarındaki kesin ve süresiz  teminat mektubunu 17.07.2007 tarihinde paraya çevirerek ve 15.01.2016 tarihli  \"Sulh ve Tasfiye Sözleşmesi\" ile 55 taşınmazın davalı kooperatifte bırakıldığını,  ki bu taşınmazlardan birisinin 14 villa yapılabilecek arsa olup, davalı kooperatifin davacısı olduğu Ankara 13 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/409 E. sayılı davasına konu edildiği,  bu nedenle  bundan böyle  \"Sulh ve Tasfiye Sözleşmesi\" kapsamı dışında bırakıldığı tespit olunan tüm taşınmazların iflas masası adına devir ve tescili gerektiğini,15.01.2016 tarihli \"Sulh ve Tasfiye Sözleşmesi\" içerisinde yer almadığı anlaşılan taşınmazlarla ilgili davalı kooperatif üyesi ... vekili tarafından  sunulan 19.10.2023 tarihli  istem dilekçesinde;  şikayet konusu taşınmazların davacı ile davalı arasında henüz  paylaşıma konu edilmeyen  ancak davalı tarafından anılan taşınmazlar üzerinde tasarrufta bulunulduğu, taşınmazların kiralanmaya çalışıldığının bildirildiğini, kooperatif vekilinin 08.09.2022 tarihli dilekçesindeki  istem konusu  taşınmazlardan B2-6 numaralı bağımsız bölümün  ve ... adına kayıtlı ... Parsel B2 5 numaralı bağımsız bölümün de \"Sulh ve Tasfiye Sözleşmesi\" kapsamı  dışında bırakılan taşınmaz  sayısının şimdilik 8 adet olduğunun   kanıtlandığını, gerçek taşınmaz sayısının  tapu, kooperatif kayıtları ve taraflar arasında yapılmış sözleşmelerin incelenmesi ile  ortaya çıkacağını, davalının Ankara 11 İcra Hukuk Mahkemesinin 2023 /1345 E. sayılı dosyası ile   masaya ait taşınmazların kaydındaki iflas şerhlerinin kaldırılmasını talep ettiğini, oysa kaldırılması istenen şerhlerin bulunduğu taşınmazların iflas masası mal varlığı içerisinde olduğunu, iflas tasfiyesi  kamu düzenine ilişkin  ve önemli olanın iflas masasının menfaati olduğunu, bu nedenle son yıllarda kısa vadeli yatırım aracına dönüşerek değer kazanmış taşınmazların sıra cetveline kayıtlı  alacaklıların alacağını karşılayacağının düşünüldüğünü, ödenmeyen borçları nedeni ile davalı  kooperatif aleyhinde  Ankara 6 Asliye Ticaret Mahkemesinin  2023/749 E. numaralı dosyası ile açılan alacak davasında kooperatif adına kayıtlı tüm taşınmazların kaydına  ihtiyati tedbir şerhinin işlenmiş olduğunu, bu durumda mülkiyeti iflas masasına ait taşınmazların 3. kişiye devrinin mümkün olduğu veya kooperatif borçları nedeni ile paraya çevrilmesi kuvvetle muhtemel olacağından, masa malvarlığının korunması için  taşınmazların kaydına teminatsız ihtiyati tedbir şerhi işlenmesi gerektiğini, taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin doğduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenici müflis şirket  tarafından edimlerin yerine getirildiği, yüklenicinin davalı kooperatife başkaca bir borcunun kalmadığı dikkate alındığında kooperatif adına kayıtlı olan tüm taşınmazların masaya devri gerektiğini, şimdilik  Olağan Genel Kurul gündeminde \"ikrar\" edilen ... parseller olmak üzere 8 adet taşınmazın ve tespit edilecek diğer taşınmazlarla ilgili olarak iflas masasının zarara uğramaması ve  telafisi imkansız zararların doğmaması için,  kooperatif adına kayıtlı olan Ankara 6 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/749 E. sayılı dosyasına bildirilen listedeki taşınmazların üçüncü kişilere devir ve tescilinin önlenmesi amacıyla  öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir  kararı  verilmesini talep ettiklerini iddia ederek ... parselde bulunan 15.01.2016 tarihli sözleşme kapsamı dışında bırakılan iflas masasına ait taşınmazların tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı olmak üzere tespit edilen taşınmazların TMK hükümleri gereğince  iflas masası adına devir ve tescil edilmesine karar verilmesini, ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulü ile davalı adına kayıtlı Ankara 6 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/749 E. sayılı dosyasına bildirilen listedeki tüm taşınmazların 3. kişilere devir ve tescilinin önlenmesi için anılan taşınmazların kaydına ihtiyati tedbir  kararı verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince; \"Dava dilekçesinde müflis şirkete ait olduğu bildirilen ve davacı tarafça ada,parsel, blok ve bağımsız bölüm numaraları yazılmak suretiyle tapu iptali ve tescil davasına konu edilen ... ... parsel B2/5 numaralı bağımsız bölümün davalı kooperatif adına tapu kayıtlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamına, tapu kayıtları ve sunulan belgelere göre; dava dilekçesinde ada, parsel, blok ve bağımsız bölüm numaraları yazılmak suretiyle tapu iptali ve tescil davasına konu edilen ve peşin harcı tamamlanan; ... ... parsel B2/5  numaralı bağımsız bölümün tapu kayıtlarının davalı kooperatif adına kayıtlı olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteminin kabulüne dair aşağıda yazılı kararı vermek\" gerektiği gerekçesiyle \"1-İhtiyati tedbir isteminin  kabulüne, Dava konusu, ... ... parsel B2/5 numaralı bağımsız bölümün davalı ... Konut Yapı Kooperatif adına kayıtlı ise Mahkememizde görülen iş bu dava sonuna kadar 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati TEDBİR KONULMASINA\" karar vermiştir. \t<br>\tDavalı tarafça ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmiş, mahkemece itiraz HMK 394 madde gereğince duruşmalı olarak incelenmiştir. \t<br>\tİlk derece mahkemesince; \"Dava tapu iptali tescil davası niteliğindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1 maddesine göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Yasa'nın 390/3 maddesine göre ise, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davacı vekili  kooperatif adına kayıtlı olan ve  15.01.2016 tarihinde sulh ve tasfiye sözleşmesi kapsamına alınmayan ... parsel B2/5 nolu bağımsız bölümün  tapu kaydına tedbir konulmasını talep etmiş; ...... parsel B2/5 nolu bağımsız bölümün davalı kooperatif adına tapuda kayıtlı olması, dosya kapsamı ve toplanan delillere göre; davacının tedbir istemekle yaklaşık ölçüde haklı olduğu anlaşıldığından Mahkememizin 018.07.2024  tarihli ara karar HMK 389 maddesi hükümleri de dikkate alınarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, taşınmazın 3. Kişilere devrinin önlenmesi için tapu kaydına tedbir konulmasına  karar verilmiştir.  Somut olayda mahkememizin itiraz konusu  ihtiyati tedbir kararında açıklandığı üzere davacı tarafın yaklaşık olarak haklılığını ispat ettiği, alınan teminat tutarının taşınmazın emlak vergisine esas olan değerleri esas alınarak belirlendiği ,  dosya kapsamına uygun olduğu, verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararına ve teminat tutarına itirazın yerinde olmadığı\" nedenleriyle ihtiyati tedbire  itirazın  reddine karar vermiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile iflas idare memurluğu arasında Sulh ve Tasfiye Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 4.4 maddesi gereğince toplam 111 adet bağımsız bölümün paylaşımının yapıldığı, 56 adet bağımsız bölümün iflas masasına, 55 bağımsız bölümün ise müvekkiline bırakıldığı, sonrasında masa payına düşen 43 adet bağımsız bölümün müvekkiline satışı için  iflas masası ile 9.500.000 TL bedelle anlaşıldığı, müvekkilinin bu bedeli iki taksit halinde ödediği, ancak her nasılsa B5/2, B5/6, B6/4, B8/6, B10/7 ve B11/5 numaralı bağımsız bölümlerin 111 adet bağımsız bölüm paylaşımının dışında bırakıldığı, sonrasında iflas dairesinin bu bağımsız bölümler üzerinde iflas şerhi koyduğu, Sulh ve Tasfiye Sözleşmesi kapsamında iflas masasına bırakılan  B5  Blok 3 numaralı,  B8 Blok 7 numaralı,B8 Blok 8 numaralı, B9  Blok 8 numaralı,B10  Blok 1 numaralı ve B12  Blok 7 numaralı altı adet bağımsız bölümün iflas masasından satın alındığı, bu taşınmazlar her ne kadar müvekkilince satın alınmış ise de iflas idaresinin hukuka aykırı olarak iflas şerhi koyduğu, müvekkilince iflas idaresine başvurulduğu, ancak cevap verilmediği, iflas idaresinin ferdileşme işlemi için muvafakat vermiş olmasına rağmen  kötü niyetli davranarak kooperatif başkanının B2 Blok 5 numaralı bağımsız bölüm için muvafakat vermediği, bu dairenin tapusunun alınamadığı, iflas idaresinin yine kötü niyetle davranarak kooperatif başkanının kızına ait olan B2 Blok 6 numaralı bağımsız bölüm üzerine de iflas şerhi koyduğu, bu iki dairenin sulh işleminden çok sonra kooperatif tarafından satışa çıkarıldığı, devralan üyelerin iyi niyetle aldıklarını, iflas idaresinin bu daireler üzerinde hak iddia etmesinin mümkün olmadığı, haksız iflas şerhlerinin kaldırılması için Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/1345 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece müvekkili üzerindeki bağımsız bölümler üzerindeki iflas şerhlerinin kaldırılmasına karar verildiği, ihtiyati tedbir koşulları oluşmadığından bu yönde karar verilemeyeceği, yaklaşık ispatın gerçekleşmediği, mevcut şartlarda bağımsız bölüm  değerlerinin artması nedeniyle alınması gereken teminatın yetersiz olduğu, eksik belirlendiği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.\t\t\t<br>\tTalep, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil talepli davada ihtiyati tedbire ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde  uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-)\tDavalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine,<br>\t2-)\tHarçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı yatırıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-)\tİstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t\t\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-f madde gereğince KESİN olmak üzere 03.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>  <br><br>Başkan<br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f51b14f3e40b7c98","SID":"cf676209ea2b6504"}}