{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/844 - Karar No:2024/769<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2024/844 <br>KARAR NO\t: 2024/769<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05.07.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/415 E<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>İHTİYATİ TEDBİRE <br>İTİRAZ EDEN DAVALI\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tapu İptali ve Tescil <br>\t\t  (Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:  02/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  02/10/2024<br>\tKat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan davada mahkemece ihtiyati tedbir kararına  yapılan itirazın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;\t<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; davalı ile ... vd oluşan ortak girişim (adi ortaklık) arasında 12.10.2005/48797 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı bina yapım ve satış vaadi sözleşmesinin akdedildiğini, açıklanan süreç sonunda belirttiği ortak girişimin 25.03.2015/ tarihinde sözleşmeden hak ve yükümlülükleri müvekkiline devrettiğini, devrin davalı tarafça uygun bulunduğunu, bilahare taraflar arasında davalının %31 hissesine ilişkin bedelin ve ek sözleşmede yazılı diğer ödemelerin yüklenici tarafından belirtilen şekillerde ödenmesi suretiyle sözleşmenin tasfiye edilmesi amacıyla  27.04.2005/17598 yevmiye numaralı fesih protokolünün düzenlendiğini, ancak ek sözleşmenin 3 ve 4 madde hükümlerinden anlaşılacağı üzere hukuki ilişkinin sonlandırılmasının amaçlanmadığını, SPK onaylı gayrımenkul değerleme uzmanı şirketlerin tapu kayıt bilgileri belirtilen taşınmazlardaki davalının %31 hissesi karşılığının 105.907.941,14 TL+KDV olarak belirlendiğini, tamamlanan işlere ilişkin yükümlülüklerin karşılıklı olarak sona erdirilmesi, kalan işlerin ise yeni şartlarla tamamlanması için fesih protokolünün düzenlendiğini, kalan işlere 63909/1 parselin dahil edilmediğini, fesih protokolüne ek olarak 19.02.2016 vd ek mutabakat metinlerinin düzenlendiğini, ödeme planlarının revize edildiğini, taksit sürelerinin uzatıldığını, 13.03.2017 tarihli ek mutabakatta ise daha önce akdedilen sözleşmelerin feshedilmiş sayılması ile tasfiyenin 6.10 maddeye göre yapılmasının kararlaştırıldığını, davalının 13.03.2020 tarihli ihtarnameyle sözleşmeyi feshettiğini, tasfiyenin makul sürede yapılması gerekirken geçen 4 yılda tasfiyeye ilişkin hiç bir işlem yapılmadığını,  davalı ...'ın tamamlanan işlere ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 157 adet taşınmazdan 38 inin devrinin verilmediğini, son ek sözleşmede yüklenicinin ödemesini vadesinde yapmaması halinde ...'ın tüm sözleşmelerin sonlandırıldığını, 6.10 maddenin geçerli olduğunu yükleniciye bildirmesi gerektiğini, 6.10 madde gereğince önceki sözleşme hükümlerine dayanılamayacağını, davalının 02.06.2020 tarihinde 6.000.000 TL tutarlı teminat mektuplarını haksız biçimde nakde çevirdiğini, tarafların muhasabe yetkililerinin müvekkilinin 67.605.770,84 TL alacaklı olduğunda mutabık kaldıklarını, müvekkilinin yaptığı ödemeler karşılığı taşınmazları devralamadığını, taraflar arasındaki alacak borç durumunun tespitiyle, müvekkilinin alacaklı çıkması halinde 6.10 madde gereğince tapular devredilmek suretiyle müvekkiline ödeme yapılması gerektiğini öne sürerek\tmüvekkilinin alacaklı olduğu ile alacak miktarının tespitini, 63907 ada 2, 63889 ada 2 ve 63909 ada 2 parsellerin tapu kayıtlarının iptaliyle müvekkili yahut göstereceği kişiler adına tesciline,\tTeminat mektupları için şimdilik 1.000.000 TL nin faiziyle tahsiline,\t25.000'er TL maddi tazminat ile mahrum kalınan kar ve 50.000 TL manevi tazminatın tahsilini dava etmiş, dava konusu taşınmazlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince 27.05.2024 tarihli ara kararıyla; uyuşmazlık konusu taşınmazların tedbir kararı verilmemesi durumunda devredilebileceği, hakkın elde edilmesinin güçleşeceği kanaatiyle ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. \tDavalı tarafça 06.06.2024 tarihli dilekçeyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talep edilmiştir.\tMahkemece ihtiyati tedbir kararına itiraz HMK 394 madde gereğince duruşmalı olarak incelenmiştir. \t<br>\tMahkemece özetle; davada tapu iptali ve tescil de talep edildiği, ihtiyati tedbir kararının dava konusu edilen taşınmazlar hakkında verildiği, HMK 389 maddede aranan ihtiyati tedbire ilişkin şartlarla yaklaşık ispatın gerçekleştiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda hakkın elde edilmesinde ciddi zarar doğma koşulunun gerçekleşmediği, davacının eser sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmediği, müvekkilinin borçlu değil alacaklı olduğu, yaklaşık ispatın gerçekleşmediği, dava dilekçesinde  belirtilen mutabakatın 2015 tarihli mutabakat metninin 4.maddesinde bahsi geçen taksitlerin o güne kadar ödenmemiş kısmıyla ilgili olduğu, sözleşmenin feshedildiği, taşınmazın aynına ilişkin bir dava bulunmadığı, tedbir kararının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olmadığı, teminat bedelinin çok düşük olarak belirlendiği, mahkemece uygulama süresi ve zamanı belirsiz bir karar verildiği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tTalep, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan davada ihtiyati tedbire ilişkin olup, mahkemece ihtiyati tedbir kararına  yapılan itirazın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde  uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-)\tDavalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine,<br>\t2-)\tHarçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı yatırıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-)\tİstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t\t\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>  <br><br>Başkan<br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b06d8d48cc74a1f5","SID":"f6109253f12bd093"}}