{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/621 - 2024/1264<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/621 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1264<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ..(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/33 Esas - 2022/780 Karar<br><br>DAVACI\t\t: DSAK ULUSLARARASI NAKLİYAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALI\t\t: SÜMERLER TEKSTİL DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI NAKLİYE İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVA TÜRÜ\t\t: Menfi Tespit<br>DAVA TARİHİ  \t\t: 17/01/2022<br>KARAR TARİHİ\t\t: 27/09/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 04/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında akaryakıt alımı ilişkisi olduğunu, davacının, davalıya borcu olmamasına rağmen 30/112018 tarihli akaryakıt alacağı olduğundan bahisle Gölcük İcra Müdürlüğünün 2019/290 esas sayılı takip başlatıldığını, tarafların ibra olduğunu, davalıya borçları olmadığını beyan ederek, Gölcük İcra Müdürlüğünün 2019/290 esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve teminat mukabilinde takibin durdurulmasına, hacizlerin kaldırılmasına, dosyaya yatırılacak bedelin dava sonuna kadar tedbiren alacaklıya ödenmemesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; İz Tad Restoran Gıda Turz. Ltd. Şti. tarafından, Sümerler Tekstil Ltd. Şti.'ye ait Shell istasyonundan davacıya ait araçlara 27/10/2017-18/11/2018 tarihleri arasında 346.186,97-TL tutarında toplam 62.109,23 litre veresiye akaryakıt alındığını ve faturalandırıldığını, davalıya yapılan ödemelerden sonra 82.693,46-TL akaryakıt borcu kaldığını, bu nedenle takip başlattıklarını beyan ederek davanın reddine ve %20 tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Davanın REDDİNE,<br>2-Asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar kaşe altındaki imza şirket yetkilisine ait değilse de taraflar arasında alışverişin bu şekilde bir teamülde devam etmesi akabinde evraktaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı şeklindeki savunma kötüniyetli olacağından bu savunmaya itibar edilerek kurulan hüküm de hukuken hatalı olduğunu, davalının sair kurumlardan getirilecek kaşe örneği ile evraklar altındaki kaşenin aynı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmadan verilen hüküm hukuken hatalı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan yargılama sonucunda dosyadaki tüm belgeler ve deliller, bilirkişi raporları değerlendirildiğini, davalı alacaklının alacağını kesin delil mahiyetinde olan ticari defterleri ile ispat etmiş olması nedeni ile davacı borçlunun açmış olduğu menfi tespit davasının reddine karar verildiğini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>   DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2022 Tarih - 2022/33 Esas - 2022/780 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>DAVA; menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; davacı aleyhine davalı tarafından başlatılan Gölcük İcra Dairesi'nin 2019/290 esas sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı, davalı yanca davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Uyuşmazlık,  davacının davalı şirkete borçlu olup olmadığı noktasındadır.<br>2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.   Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. <br>Dosya arasına alınan 17/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"... Davacı DSAK Uluslararası Nak. San. Tic. Ltd. Şti ile davalı Sümerler Tekstil Day. Tük. Mal. İnşaat. Otomotiv. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında sözleşmeye dayalı ticari ilişki bulunduğu,  davacı ticari defterlerinin tasdiklerinin usulüne uygun açılış tasdikleri yapılmış olduğu kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, davacı defter kayıtlarını göre davalının 136.845,36 TL alacaklı olduğu, davalının E defter beratlarının bulunduğu, davalı defter kayıtlarına göre davacının 82.043,29 TL borçlu olduğu, tarafların kayıtlarının büyük ölçüde birbirini teyit ettiği, farkın davalı kayıtların olan bir kısım fatura ve tahsilatların davacı kayıtlarında yer almadığındın kaynaklandığı, sonuç ve kanaati oluşturmaktadır ...\" yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.<br>Eldeki davada, davacı aleyhine davalı tarafından başlatılan Gölcük İcra Dairesi'nin 2019/290 esas sayılı takip dosyasında davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti için dosya arasına tarafların ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle bilirkişi raporların alındığı, dosya arasına  alınan  kök ve ek raporlarda davalının davacıdan alacaklı olduğunun bildirildiği, tespit edilen alacak miktarının davacının ticari defterlerine göre 82.043,29 TL, davalının ticari defterlerine göre ise 136.845,36 TL olarak belirlendiği, davacının savunmasında 4 adet cari hesap dökümü altında yapılan ibra beyanları doğrultusunda davalıya borçlu olmadığını iddia ettiği, bu iddianın netliğe kavuşturulması amacıyla dosyaya ek rapor aldırıldığı, dosyaya sunulan 12/10/2022 tarihli ek raporda davacının iddia ettiği ve ibralaşılan rakamın zaten davacı ticari defterlerinde tahsil edilmiş olarak göründüğünün belirtildiği, tüm dosya kapsamından 6100 sayılı yasanın 222. maddesi uyarınca taraf ticari defterlerinin kesin delil mahiyetinde olması ve taraf ticari defterlerine göre ispat külfeti üzerinde olan davalı alacaklının alacağını kesin delil mahiyetinde olan ticari defterleri ile ispat etmiş olması, davacının dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu ibranamelere ilişkin tahsilatların davalı ticari defterlerinde tahsil kaydı ile işlenmiş olması karşısında, ilk derece mahkemesince açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle  davanın reddine şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davacının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/09/2024<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır.<br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0669be444bf7fb69","SID":"6a6d7f44e0b7039a"}}