{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/765 <br>KARAR NO: 2024/992<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/11/2020<br>NUMARASI: 2018/463 Esas, 2020/738 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 01/10/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında imzalanan 31/07/2014 tarihli \"davalının sorumluluğunda bulunan ... Binası ve eklentilerinin sözleşmenin 2.maddesinde tanımlanan elektrik ve mekanik tesisat işlerinin anahtar teslim ve götürü bedeli olarak yapımına ilişkin\" eser sözleşmesine dayalı olarak, davacı şirketin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalı tarafından hak edişlerinin onaylanmadığı ve iş bedelinin tam olarak ödemediği iddiasıyla, şimdilik 450.000,00 TL bakiye iş bedeli alacağının davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Davalı vekili cevabında, öncelikle yetki itirazı ve zaman aşımı def'inde bulunduklarını, davacının işi zamanında bitirmediği gibi edimlerini ayıplı olarak ifa ettiğini, davacıya sözleşmeye istinaden toplam 1.282.972,33 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelere karşılık davacı tarafça kesilen fatura tutarının ise 684.400,00 TL olduğunu, tespit edilen eksikliklerin tamamlanması için davacı tarafa ihtarname gönderilmesine rağmen hiçbir iş yapılmadığından 31/07/2015 tarihinde ihtarname çekilerek sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin yapılmayan işlerin ikamesi amacıyla başka firmalarla çalışmak zorunda kaldığından zarar ettiğini, müvekkilinin zarar ve cezai şart talebinde bulunma hakkı olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davalının yetki itirazının taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesindeki yetki anlaşması gereğince yerinde olmadığı, sözleşme tarihi ve davaya konu işin geçici kabulünün 3-6 Temmuz 2015 tarihleri arasında yapılması karşısında davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı, 10/08/2020 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, taraflar arasında imzalanan 31/07/2014 tarihli sözleşmede işin süresinin teslimden itibaren 100 gün olarak belirlendiği, yer tesliminin 16/01/2014 tarihinde yapıldığı, sürenin 09/11/2014 tarihinde dolduğu, işin geçici kabulünün 3-6 Temmuz 2015 tarihleri arasında yapıldığı, davalı Şirketin sözleşmeyi  davacı şirketin \" üstlendiği işi sözleşmeye uygun ifa etmediği\" gerekçesiyle Kadıköy ... Noterliği'nin 31/07/2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshettiği, sözleşmede üstlenilen edimlerin yerine getirildiğini ispat yükünün TMK 6 md ve HMK 190 md gereğince davacı yükleniciye ait olduğu,  davacının 2014,2015,2016 yıllarına ilişkin ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davalıya 49.214,95 TL avans borcu olduğu, inceleme döneminde davalıya toplam tutarı 684.400,00.-TL olan dört fatura tanzim ettiği, bu faturaların davalı tarafından kabul edildiği, fatura karşılığının itiraz edilmeden 733.614,95.-TL (ödeme türü: fatura mahsubu çeködemesi ) olarak 49.214,95 TL fazlası ile ödendiği, taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık olmadığı, davalının 2014,2015,2016 yıllarına ilişkin ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacıdan 49.214,95 TL avans alacağı olduğu (fazla ödemeden kaynaklanan), davacının, henüz faturası kesilmemiş ve  davalı şirkete fiilen teslim edilmiş (dosyada mevcut hakediş taslak dökümü ne göre) işe ilaveten, 20.643,00 TL şantiyede kalan el aletleri, 25.000 TL şantiyeden kontrolsüz gönderilen malzeme olmak üzere 45.643,00 TL  toplamına KDV ilave edilmek suretiyle bulunan  532.894,47 TL +KDV =628.815, 48 TL hak ediş bedelinden, yapılacak kesintiler; 151.368,09 TL malzeme faturaları, 43.590,45 TL gecikme cezası, 31.494,02 TL SGK prim ve vergiler toplamı 226.452,56 TL'nin mahsubu ile şimdilik 450.000,00 TL alacak isteminde bulunduğu, davalının ise eksik ve ayıplı işler nedeniyle davacı nam ve hesabına bir kısım işler yaptığını, SGK ödemesinde bulunduğunu belirterek alacak istemini kabul etmediği, bilirkişi heyetince incelenen evraka göre; İstanbul Tersanesi Komutanlığı tarafından sunulan belgelerden (İdare(DKK) tarafından sunulan yazışma evrakları ve tutanakları)  iş kapsamında l0'uncu hakediş kesin hakediş olmak üzere toplam 10 hakediş yapıldığı, dava dışı Kent Yapının işi bitirmesi gereken tarihin 30.05.2015 olduğu, dava dışı ... ’nın Geçici Kabule Hazırdır dilekçesini 08.06.2015 tarihinde verdiği, geçici kabulün 3 Temmuz- 06.Temmuz 2015 tarihleri arasında İdare (DDK) tarafından belirlenen Geçici Kabul Komisyonu tarafından yapılan muayene ile gerçekleştiği,  06 Temmuz 2015 tarihli Yapı İşleri Geçici kabul Tutanağının düzenlendiği, tutanağın ekindeki eksik listesine göre 22 adet mekanik, 73 adet (9 sayılı eksiklik iptal edilmiş) elektrik, 80 adet inşaat, 8 adet genel eksiklikler olmak üzere toplam 183 adet eksik bulunduğu, bu eksikliklerin tamamlanması için 06.Ağustos 2015 e (dahil) kadar ek süre verildiği, söz konusu eksikliklerin tamamlanmasının 29 Ocak 2018 e kadar sürdüğü, kesin kabule hazırdır talebinin 29/01/2018 tarihinde yapıldığı, kesin kabule sunulan sözleşme kapsamı işlerden bazı imalatların şartnameye ve fen kurallarına uygun olmaması sebebiyle bazı işlerde yeniden yapım, eksik işin tamamlanması veya bazı işlere ise nefaset uygulanmasına karar verildiği, işin bu şekilde bitirildiği, Ağustos 2015 - 31 Aralık 2017 tarihleri arasında devam eden  yeniden yapım, eksik işin tamamlanması işlerinin davalı şirket tarafından dava dışı şirketlere yaptırıldığı, davalı tarafça sunulan belgelere göre; davalı firmanın davacı nam ve  hesabına 7 farklı firmaya toplam 155.845,05 TL + KDV=183.897,16 TL iş yaptırdığı, davalının bu eksik ayıplı iş bedelinin mahsubunu istemekte haklı olduğu, davalının sözleşmeye konu iş nedeniyle yaptığı SGK prim ödemeleri ile vergilerinin ödemesi toplamının 31.494,02 TL olduğu ve bu ödemelerinin de iş bedelinden mahsubunu istemekte haklı olduğu, davacının da düzenlediği son hakedişde 26 Temmuz 2015 itibariyle SGK pirim ve vergiler, malzeme faturaları ve 43.590,00 TL gecikme cezasını hakedişine dahil ederek kabul ettiğini beyan ettiği, davacının Şantiyede kalan el aletleri için 20.643,00 TL, Şantiyeden kontrolsüz gönderilen malzeme için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 53.858,74 TL istediği, ancak bu konuda dava dosyasında davacının beyanı dışında alacağı belgeleyen; tutanak, zabıt v.s. belge bulunmadığı, bu nedenle davacının bu kalem alacağı isteyemeyeceği, sonuç olarak davacı alacağının; KDV dahil Toplam 391.059,58  olarak hesaplandığı, tarafların defter kayıtlarına göre davacı şirket davalı şirketten 49.214,95 TL avans ödemesi alarak borçlu durumda olduğu, bu avansın 391.059,58 TL alacaktan düşülmesi ile; 341.844,63 TL (KDV dahil) bakiye davacı alacağı bulunduğu gerekçesiyle, 341.844,63 TL alacağın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine fazla istemin reddine, davalı tarafın mahsup talebi bilirkişi raporunda değerlendirildiğinden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında, cevap dilekçesindeki esas dair savunmalarını tekrar etmiş, müvekkili firmanın yapılmayan işlerin ikamesi amacıyla başka firmalarla çalışmak zorunda kaldığından zarar ettiğini, müvekkilinin zarar ve cezai şart talebi olduğunu ve ayrıca mahsup talep ettiklerini ifade etmelerine rağmen hatalı raporlar ve hesaplamalar sonucu verilen karar davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, yerel mahkemenin eksik hesaplama yaptığını, gerekçeli kararda 391.059,58-TL'nin mahsup edildiği belirtilmişse de bu tespitin hatalı olduğunu, müvekkilinin; 1) Davacı firmanın eksikleri başka firmalar tarafından tamamlandırılması için 7 farklı firmaya ödenen toplam 183.897,16-TL, 2) Davacı adına ödenilen masraf/maliyet ve sigorta primleri  için toplam 323.160,99-TL, 3) Davacı adına satın alınan malzemeler için ödenen toplam 151.658,83-TL, 4) Davacı firmanın eksikleri nedeniyle idareye ödenen cezalar için toplam 102.989,77-TL, 5) Gecikme cezası olarak da 393.000,00-TL alacağı bulunduğunu, bütün alacak kalemlerinin dayanağı belgelerin dosyada mübrez olduğunu, bu rakamlara cari hesap alacağı, faiz tutarı v.s. kalemler eklenmediğini, bunlarla birlikte toplam 1.154,706,75-TL alacakları bulunduğunu, buna rağmen alacak kalemleri mahsup edilmeden, müvekkili firmanın davacı firmaya borcu varmış şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili firmanın alacaklı durumda olduğunu, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğinin ihale makamı olan Türk Silahlı Kuvvetleri, İstanbul Tersanesi Komutanlığının kontrolörleri tarafında tespit edildiğini, hatta bu eksiklik ve gecikmeler nedeniyle müvekkili firmanın cezaya çarptırıldığını, davacı firmadan hem sözleşmede belirlenen işlerin süresinde tamamlanmamasından ötürü (Md. 9.2), hem de davalının yükümlülüğünde olan işlerin başka firmalara yaptırılmak zorunda kalınmasından ötürü (Md. 12/1-2) zarar ve cezai şart talebinde bulunma hakları bulunduğunu, müvekkili firmanın ayıplı ifa nedeniyle ceza ödemek ve eksik kalan işleri de tamamlatarak ek ödemeler yapmak zorunda kaldığını, sözleşmede süresinde teslimin gerçekleşmemesi durumunda gecikilen her gün için 1.500,00-TL ceza-i şart ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmede belirtilen teslim süresi olan 09.11.2014 ile işin geçici kabulünün yapıldığı 31.07.2015 tarihleri arasında geçen sürede müvekkili firmanın davacı firmadan gecikme cezası olarak 393.000,00-TL alacağı bulunduğunu, yine işin başında bulunması gereken yetkin makine ve elektrik mühendisi istihdam edilmemesi gibi davacı firma hataları nedeniyle idareye ödenen ceza miktarının 102.989,77-TL olduğunu, buna ilişkin hakediş raporlarının dosyaya sunulduğunu, bu tutar kadar da müvekkili firmanın davacı firmadan alacaklı durumda olduğunu, davacı adına alınan malzemeler için ödemeler yapıldığını, davacının bu malzemeleri talep ettiği e-postaların dosyaya sunulduğunu, bu uygulamanın da Sözleşmenin 5.2 Maddesine uygun olarak yapıldığını, bu nedenle davacı adına satın alınan malzeme bedelleri olan 151.658,83-TL kadar müvekkili firmanın davacı firmadan alacağı bulunduğunu, müvekkili firmanın davacı firmadan yaklaşık toplam 1.154,706,75-TL alacağı ve 49.214,95-TL kadar da cari hesap alacağı bulunduğunu, bütün bu kalemler göz önüne alındığında davacı firmaya borçlu gözükmelerinin mümkün olmadığını, buna ilişkin mahsup taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı olduğunu, raporda yapılan hesap hatalarına itirazlarının ve bunlara ilişkin delillerinin değerlendirilmediğini, raporda davacı firma personeline ait SGK primi ve maaş ödemelerinin hesaplamaya dahil edilmediğini, sözleşmenin 4.14. maddesinde \"Aylık SGK primleri, vergiler ve maaş ödemeleri hakediş ile birlikte hesaplanarak Taşeron hesabından kesilecektir.\" şeklinde düzenleme bulunduğunu, maddede çok açıkça belirtilmesine rağmen davacı ... personeline ait SGK primi ve maaş ödemelerinin (323.160,99-TL) hesaplamaya dahil edilmediğini, oysa ...’ın onaylı hakkedişlerinde de bu prim ve maaş ödemelerinin düşülmekte olduğunu, SGK girişi ve çıkışı yapılan her personelin ...’ın yazılı (mail) talebiyle yapıldığını,  buna ilişkin tüm yazışmaların delil listelerinde  dosyaya sunulduğunu, raporda bahse konu işin 100 günde (Kasım 2014’te) bitmesi gerekirken yaklaşık 8 ay sonra 100’ün üstünde eksikle, büyük bir zorlukla geçici kabule hazır hale geldiği tespiti yapılırken, sözleşmeye göre uygulamaları gereken gecikme cezasının hesaba katılmadığını, yine aynı şekilde işin başında bulunması gereken yetkin makine ve elektrik mühendisinin istihdam edilmediğini, bu nedenlerle davalı idareye ödenen ceza miktarının 102.989,77-TL olduğunu, buna ilişkin hakediş raporlarının dosyaya sunulduğunu, Geçici Kabul ile Kesin kabul arasındaki yaklaşık 2,5 yıl içinde müvekkili firma tarafından (İdare’nin yazılı tespit ve talebiyle yapılan) gizli ayıplara yapılan müdahale ve harcamaların da hesaba katılması gerektiğini, raporda müvekkil firmanın davacı adına alınan malzeme bedellerinin hesaba dahil edilmediğini, şantiyede kontrolsüz kaybolan malzeme ve el aletleri için de ayrıca hesaplama yapıldığını, davacının aldığı ekipman ve el aletlerini depolamak ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu, diğer taraftan şantiye sahasının askeri bir alan olduğu, hem giriş hem de çıkışların sadece irsaliye ile yapıldığı, personel giriş çıkışları dahil dedektör ve gerekli hallerde üst araması yapılarak giriş çıkış yapılan bir alan olduğu, askeri bölgeye sadece yetki verilen araçların ve askeri araçların giriş çıkış yaptığı, her araç giriş çıkışında araç içi ve bagaj kontrol/araması yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda davacının bu talebine dayanak yaptığı soyut iddianın gerçeklemiş olmasının mümkün olmadığını, kaldı ki askeri alanda imkansız olan bu durumun gerçekleştiğini ispatlamanın tamamen davacının yükümlülüğünde olduğunu, müvekkili firmanın yapmış olduğu gerçek ödemelerin tespiti yapılmış olsaydı mahsup taleplerinin kabul görmesi sonucu davanın reddine karar verilmesi gerekeceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Taraflar arasında imzalanan 31/07/2014 tarihli eser sözleşmesinde; davalı şirketin ... A.Ş.'den alt taşeron olarak aldığı, mülkiyeti ... İstanbul Tersane  Komutanlığı'na  ait olan Pendik İstanbul adresindeki ... Binası ve bu inşaata ait mütemmim cüz ve eklentilerini oluşturan  işin, sözleşmenin 2.maddesinde tanımlanan elektrik ve mekanik tesisat işlerinin anahtar teslim ve götürü bedeli ile yapımı davacı şirkete verilmiş, işin süresi teslimden itibaren 100 gün olarak belirlenmiş, yer teslimi 16/01/2014 tarihinde yapılmış, işin geçici kabulü 3-6 Temmuz 2015 tarihleri arasında yapılmış, davalı şirket sözleşmeyi \"davacı şirketin üstlendiği işi sözleşmeye uygun ifa etmediği\" gerekçesiyle Kadıköy ... Noterliği'nin 31/07/2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshetmiştir.Dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 31/07/2014 tarihli sözleşmenin 31/07/2015 tarihli ihtarname ile davalı yüklenici tarafından tek taraflı olarak feshedildiği, her iki tarafın talepleri ve mahkeme kararına göre bu feshin ileriye etkili olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafın mahsup kalemlerinden birisi olan cezai şart bedeli dahil sözleşme kapsamında talep edilebilecek hususlar kural olarak sözleşmenin feshi halinde talep edilememekle beraber, taraflarca sözleşmede bunun aksinin kararlaştırılması mümkündür. Buna göre, davacının bakiye iş bedeli alacağı ile davalının mahsup talepleri bakımından, fesih tarihine kadar olanlar için sözleşme hükümlerine göre, fesihten sonrakiler için ise sözleşmede aksi kararlaştırılmış ise yine sözleşme hükümlerine göre, aksi halde feshe göre değerlendirilme yapılıp fesih halinde sözleşme kapsamında talep edilemeyecek hususların dikkate alınması, ayrıca davalının cezai şart bedeli mahsup talebi bakımından fesih anında buna dair talep hakkının saklı tutulup tutulmadığının veya sözleşmede bunun aksinin kararlaştırılıp kararlaştırılmadığının ve diğer şartların da değerlendirilmesi gerekir.Oysa ki mahkemece hükme esas alınan raporda ve gerekçeli kararda bu yönde bir değerlendirme yapılmamış, davacının sunduğu, mutabakat ve davalı imzası içermeyen 2. Hakediş taslağına göre hesaplama yapılmış, davalının cezai şart talep şartlarının oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme, taraflar arasındaki tüm sözleşme bedeli ve davacı tarafından yapılan tüm iş miktarına göre (varsa eksik ve ayıpları da dikkate alınarak) davacının fesih tarihi itibariyle hak ettiği iş bedeline dair bir hesaplama yapılmamıştır.Bu durumda, Mahkemece, yukarıda belirtilen şekilde ve tarafların mevcut bilirkişi raporuna yaptıkları itirazları ve davalı vekilinin  hükme esas alınan rapora itiraz mahiyetinde olan diğer istinaf itirazlarını da karşılar mahiyette yeniden bir rapor alınıp, alınacak bu raporun mevcut raporla çelişkili olması halinde de bu çelişkileri giderecek şekilde yeniden rapor alınarak sonucuna göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi, yeniden karar verilirken istinafa gelenin sıfatına göre oluşan müktesep hakların dikkate alınması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş, kaldırma sebebine göre değişecek olan diğer hususlara dair bu aşamada ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/11/2020 tarih, 2018/463 Esas, 2020/738 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09a3e7349ca868a6","SID":"9c3b0eb0cb049908"}}