{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/430 Esas - 2024/913<br>\tT.C.<br>                 Ankara Batı<br>ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2023/430 <br>KARAR NO\t: 2024/913<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>TASFİYE MEMURU : <br>DAVALI \t: HASIMSIZ<br>ASLİ MÜDAHİL: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVA\t: İflas (Doğrudan Sermaye Şirketleri İle Kooperatiflerin İflası (İİK 179))<br>DAVA TARİHİ\t: 26/04/2023<br>KARAR TARİHİ: 11/09/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH : 04/10/2024<br><br>Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>TALEP\t:Davacı şirket tasfiye memuru mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Şirketin ulaşılamayan düşük miktarlı alacaklıları dışında şirket ortaklarından başka birine borcunun bulunmadığının ve şirket varlığının ortakların alacaklarını karşılamaya yetmediği hususunun şirket kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını, Şirketin ticaret sicil memurluğuna kayıtlı olan adresle herhangi bir ilgisi ve irtibatının kalmadığını, zira tasfiye kararından önce şirketin ticaret sicilde yazılı adresten ayrılmış olduğunu, şirketin faaliyet gösterdiği bir adresi bulunmadığı gibi tasfiye amacıyla tüm malları satıldığı için faaliyet alanı ile ilgili malvarlığının da bulunmadığını, şirkette çalışanın kalmadığını, tasfiye memuru ve muhasebe işlemleri için kararlaştırılan ücret dışında şirketin ödemekle yükümlü olduğu bir ücretin bulunmadığını, şirketin birikmiş kamu borçlarının ve ortaklar dışında kalan üçüncü kişilerin (küçük miktarlı olup da kendilerine ulaşılamayan alacaklılar hariç) borçlarının ödendiğini, şirketin her ay tahahhuk eden veya edecek olan vergi borçları ile yargılama harcı dışında kamuya bir borcunun bulunmadığını, Şirketin aktifinin ve pasifinin nihai olarak sayın mahkemenin tayin edeceği konunun uzmanı bilirkişi tarafından kesin olarak belirleneceğini, şirket varlığının ve şirketin üçüncü kişilerdeki alacağının borçlarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılacağını beyanla şirket kayıtları  üzerinde  yapılacak  inceleme  neticesinde  ortaya  çıkacak  duruma göre borca batık<br>e-imza \te-imza \te-imza \te-imza<br><br>olması halinde şirketin iflasına ve iflas yoluyla şirketin sona ermesine, şirket kayıtları üzerinde tereddüt yaşanacak olması halinde ise bildirmiş oldukları delillerinin toplanmasına ve neticede borca batık olması halinde şirketin iflasa ve iflas yoluyla şirketin sona ermesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 179. madde uyarınca davacı şirketin iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir. <br>2004 sayılı İcra İflas Kanunun 179. maddesinde; \"Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir.\" hükmüne yer verilmiştir. <br>Sermaye şirketleri bakımından, mali durumun bozulması haline ilişkin olarak Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlemeler getirilmekte ve bu hususta alınabilecek olan tedbirler ayrıntılı olarak düzenlenmektedir. Kanun koyucu, sermaye şirketlerinin mali durumunun bozulması bakımından, Türk Ticaret Kanunu m. 376‘da, \"sermayenin kaybı ve borca batık olma durumu\" kenar başlığı altında çeşitli ihtimallerden bahsetmekte ve bu ihtimallerden biri olarak ifade ettiği borca batıklık halinin gerçekleşmesi durumunda alınacak olan tedbirleri TTK m. 376/f. 3’te öngörmektedir. Söz konusu düzenleme uyarınca, şirketin borca batık olduğu yönünde şüphelerin oluşması üzerine çıkarılacak olan ara bilançodan, aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin diğer bir ifadeyle, borca batık olduğunun anlaşılması üzerine, anonim şirketin yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirecek ve şirketin iflasını isteyecektir (TTK m.376/f. 3). Görüldüğü üzere, kanun koyucu, sermaye şirketlerinin mali durumunun borca batıklık derecesinde bozulması halinde, takip dahi yapmaya gerek olmadan, doğrudan doğruya iflas talep etme yükümlülüğünü getirmekte ve böylece alacaklıların şirketten olan alacaklarını elde edememelerinin önüne geçmeyi arzulamaktadır. Sermaye şirketleri bakımından sorumluluğun, şirket sermayesi ile sınırlı sorumluluk olması sebebiyle, şirketten alacaklı olan kimselerin sadece şirket malvarlığına müracaat edebilecek olmaları göz önünde bulundurulduğunda, borca batıklık durumunun, şirket ortaklarının kişisel malvarlığına başvurabilme imkanı olmayan alacaklılar bakımından önem arz edeceği açıktır. Bu hususu göz önünde bulunduran kanun koyucu, borca batıklık halini sermaye şirketleri bakımından özel olarak düzenlemiş ve bir doğrudan iflas sebebi olarak öngörmüştür.<br>Mahkememizin 07/06/2023 tarihli duruşmasında; iflası istenen davacı şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak borçlu davacı şirketin borca batık olup olmadığı, iflasının gerekip gerekmediği hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.<br>Denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre; varlıklarının rayiç değerleri toplamının 282.444,05TL, borçlarının rayiç değerlerin toplamının 1.490.926,69TL olmak üzere özvarlığının -91.208.482,64TL olduğu, bu kapsamda 15.04.2023 tarihi itibariyle davacı şirketin sermayesini tamamen kaybettiği ve borca batık hale geldiği, dolayısıyla iflas koşullarının oluştuğu tespit edilmiştir. <br>Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davacı şirketin kayıtlı sermayesini tamamen kaybetmiş olduğu ve borca batık olduğu, bu turumda İİK'nun 178 vd. Maddeleri gereğince iflasa karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın KABULÜ ile, davacı ... Şirketinin 11/09/2024 günü saat 11:13 itibariyle İFLASINA,<br>e-imza \te-imza \te-imza \te-imza<br><br>İİK nun 166 maddesi gereklerinin yerine getirilmesi için karardan bir suretinin ve iflas avansının derhal Ankara Batı İflas Müdürlüğüne gönderilmesine, <br>Davalının iflasına karar verildiğinin Ankara Ticaret Sicil Memurluğuna bildirilmesine,<br>2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde, iflas masasına iadesine, <br>4-Karardan sonra yapılacak yargılama giderlerinin davacının gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacıya iadesine,<br>Dair, davacı tasfiye memuru ile asli müdahil vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/09/2024<br><br>Başkan \tÜye \tÜye \tÜye <br>e-imza \te-imza \te-imza \te-imza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa024ee6ce72a00b","SID":"344a37f3e3853bc1"}}