{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/775 <br>KARAR NO: 2024/1000<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/09/2020<br>NUMARASI: 2018/291 Esas, 2020/342 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit - İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 01/10/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı-karşı davalı vekili asıl davada, davalı şirketin müvekkili aleyhine 01/12/2017 tarih, 193.520,00-TL bedelli ve ... numaralı fatura tanzim ettiğini, faturanın müvekkiline 11/12/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, bu faturaya Beşiktaş ...Noterliği'nin 11/12/2017 tarihli ihtarnamesi ile itiraz edildiğini ve fatura aslının davalıya iade edildiğini, davalının bu faturaya dayalı olarak İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra başlattığını, takibe dayanak faturanın tek taraflı düzenlendiğini ve muhteviyatının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket ile muhatap firma arasında söz konusu faturada belirtilen ... Baskı bedeli adı altında bir mal veya hizmet alımı gerçekleşmediğini, müvekkili ve davalı arasındaki hesap dökümü incelendiğinde takibe konu olan faturaya ait giriş ya da çıkış mevcut olmadığını ve müvekkili şirketin çok cüzi miktarda davalıdan alacaklı olduğunu belirterek, İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibiyle ilgili olarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalının asıl alacağının %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, davacı tarafın iddia, beyan ve taleplerini kabul etmediklerini, davacı tarafın davasını ...'e yönelttiğini, müvekkilinin adi şahıs şirketi olup davanın; .../ ... Baskı Merkezi'ne yöneltilmesi gerektiğini, buna dair husumet itirazları bulunduğunu, davacı tarafın müvekkiline olan borcunu ödemediği için sebepsiz yere zenginleştiğini bu sebeple asıl davasının reddi gerektiğini, karşı dava dilekçesinde ise; müvekkili şirketinin serigraf baskı ve promosyon işleri yaptığını, davalı şirketin önerisi ile ...'deki deposunda farklı ebatlarda konteyner duvarı 29.430 plaka iş yaptığını ve davalı şirkete teslim ettiğini, yapılan iş ve hizmetlerin bedelinin ödenmemesi sebebiyle İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi yapıldığını, davalı şirketin borcu olmadığını belirterek borca ve takibe itiraz ettiğini belirterek, menfi tespit talebine ilişkin asıl davanın reddine ve %20 icra inkar tazminatının davacı-karşı davalıdan tahsiline, karşı dava yönünden ise takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davacı-karşı davalının defter ve kayıtlarında dava konusu fatura kaydının bulunmadığı, davalı-k.davacının ise faturaya konu alacağına ilişkin defter kaydı sunmadığı, bilirkişilerce yerinde yapılan teknik inceleme sonucunda fatura konusu işin yapımının ve maliyetinin tespit edildiği, bu itibarla davacı-karşı davalının davalı-karşı davacıya faturaya konu alacak ve işlemiş faizi yönünden borçlu olduğu, buna göre asıl davanın reddine, karşı davanın ise talep miktarıyla bağlı kalınarak kabulüne karar vermek gerektiği, alacak miktarı belirli/likit olduğundan karşı davadaki icra inkar tazminatı isteminin de yerinde olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile; a-davacı-karşı davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 193.520,00-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa  takip tarihinden itibaren yıllık %9.75 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile takibin devamına, b-Asıl alacak olan 193.520,00 TL'nin %20'si oranına isabet eden 38.704,00 TL icra inkar tazminatının davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Davacı-karşı davalı vekili istinafında, dava dilekçesindeki beyan ve iddialarını aynen tekrar etmiş ve devamında, bilirkişinin yapmış olduğu inceleme de, müvekkili şirketin davalı şirkete sadece 5,24 TL tutarında borçlu olduğu, davalı şirketin ise defter kayıtlarında 193.520 TL'lik faturanın gözükmediği görüşlerine katıldıklarını, müvekkili şirketin raporda da değinildiği üzere davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, ne müvekkili şirket kayıtlarında ne de davalı şirket kayıtlarında borçlu olduklarına dair bir ibareye rastlanılmadığını, ayrıca ek bilirkişi raporunda, icra takibine konu edilen faturanın müvekkili şirket kayıtlarına eklendiğinde müvekkilinin, davalı şirkete 193.525,24 TL tutarında borçlu hale geleceğinin belirtildiğini, ancak hukukumuzda böyle bir uygulamamanın olmadığını, bilirkişi tarafından yapılan incelemede, müvekkili şirket ile muhatap firma arasında faturada bahsi geçen \"... Baskı\" adı altında herhangi bir mal ve hizmet ilişkisi olmamasına rağmen davalı tarafça tek taraflı fatura düzenlendiği konusunun mutabık olduğunu, takibe dayanak fatura tek taraflı düzenlenmiş olup fatura ve muhteviyatının gerçeği yansıtmadığını, ayrıca taraflarınca ve davalı tarafça ticari defter ve belgelere delil olarak dayanılmış olmakla; sözkonusu ticari defter ve belgelerin davalarını ispatlar mahiyette olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından bunlara hiçbir şekilde itibar edilmediğini, bu durumun ticari hayata, ticari örf ve adete aykırı olduğu gibi ticari mevzuata da aykırılık teşkil ettiğini, işin teslimi noktasında mahkemece işin yapıldığı sonucuna ulaşılmışsa da; davalı ile müvekkili arasındaki ticari ilişkinin önceden beri devam edip etmediği, teslim edilen mal ve/veya hizmetin hangi döneme ait olduğunu araştırılmaksızın karar verildiğini, dava konusu faturada belirtilen hizmet/mal teslimi sağlanmadığı gibi, davalı tarafın bu mal ve hizmeti(dayanak faturadaki) ifa etmediğini, bilirkişi tarafından tespit edilen mal ve/veya hizmetin uyuşmazlıktan önce tamamlandığını, bunun ispatının da ticari defter olduğunu, mahkeme tarafından uyuşmazlığı konu mal ve/veya hizmetin hangi tarihte yapıldığının tespit edilmesi gerektiğini, eğer tespit edilemiyor ise ticari defterlere bakılarak karar verilmesi gerektiğini, ticari deftere hiçbir surette itibar edilmemesinin taraflar arasında carinin oluşmasını işlevsiz kılacağını, bu nedenlerle davalı tarafça tek taraflı olarak tanzim edilen 01/12/2017 tarih, 193.520,00-TL bedelli ve ... numaralı faturanın ilgili Yargıtay kararı gereğince icra takibine dayanak gösterilerek bedelinin talep edilebilmesinin yalnızca bu fatura içeriğindeki malın davacıya teslim edildiği hususunda yazılı olarak belge sunulabilmesine bağlı olduğunu, taraflar arasında böyle bir ilişki olmadığının hem taraflarınca keşide edilen ihtarname hem de icra dosyasına yapmış oldukları itiraz ile beyan edildiğini, davada ispat yükü davalı yan üzerinde olmakla yerel mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasına veya asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı-karşı davalı iş sahibi, davalı-karşı davacı yüklenicidir. Asıl dava, davalı-karşı davacı tarafça düzenlenen 01.12.2017 tarihli 193.520,00-TL bedelli \"... Baskı bedeli\" açıklamalı faturaya konu mal veya hizmetin alınmadığı, taraflar arasında buna ilişkin bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, söz konusu faturanın süresinde iade edildiği iddiasıyla, davalı-k.davacı tarafça bu faturaya dayalı olarak başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibi bakımından borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir. Karşı Dava, davalı-karşı davacı tarafından davacı-karşı davalıya \"farklı ebatlarda konteynır duvarı/29.430 plaka baskı\" işi yapıldığı ve bu işe ilişkin 01.12.2017 tarihli  193.520,00 TL bedeli faturanın tanzim edildiği, bu faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine davacı-k. davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiği iddiasıyla, itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, taraflar arasında \"serigrafi-baskı\" işi yapılmasına dair sözlü akdi ilişki bulunduğu sabit olup, davalı-karşı davacı yüklenici asıl ve karşı davalara konu icra takibiyle, takip konusu fatura dayanağı işlerin bedelinin tahsilini istemiş, davacı-karşı davalı iş sahibi ise asıl davasında, bu faturaya konu işlerin yapılmadığını, takip dayanağı faturaya dair bir sözleşmelerinin bulunmadığını belirterek, İİK'nın 72. Maddesine göre takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiş, Mahkemece, yüklenicinin davaya konu fatura bedeli kadar alacaklı olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.Davadaki uyuşmazlık, takip dayanağı faturadaki işlerin yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Taraflar arasında takip konusu faturaya ilişkin işlere dair yazılı bir sözleşme olmadığı gibi, böyle bir sözleşme bulunduğu iddiası yazılı delillerle de ispatlanamamıştır. Takibe dayanak fatura konusu işler taraflar arasında süre gelen sözlü akdi ilişki kapsamında olduğu kabul edilse dahi, davalı-karşı davacı yüklenici tarafından bu işlerin de yapıldığı ispatlanamamış olup, dinlenen tanık beyanları ile dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgeler bu fatura konusu işleri diğer işlerden ayıracak açıklık ve kesinlikte bulunmamaktadır. Buna göre, Mahkemece bu değerlendirme doğrultusunda asıl davanın kabulüne, ispatlanamayan karşı davanın ise reddine karar verilmesi gerekirken, somut olaya ve eser sözleşmesine uygun olmayan, varsayımsal hesaplamalara dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, asıl ve karşı davalara icra takibinin başlatılmasında davalı-karşı davacının kötü niyetli olduğu davacı-karşı davalı tarafça ispat edilemediğinden davacı-karşı davalının asıl ve karşı davalardaki kötü niyet tazminatı talepleri reddedilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacı-karşı davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/09/2020 tarih ve 2018/291 Esas, 2020/342 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-a-Asıl davanın KABULÜ ile, davacı-karşı davalının, 01/12/2017 tarihli 193.520,00 TL bedelli fatura alacağına dayalı olarak aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibiyle ilgili olarak davalı-karşı davacıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 3-b-Davacı-karşı davalı vekilinin İİK'nın 72/5. Maddesi kapsamında talep ettiği kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-a-Karşı davanın REDDİNE, 4-b-Davacı-karşı davalı vekilinin  İİK'nın 67/2. Maddesi kapsamında talep ettiği kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, <br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN <br>ASIL DAVA: 1-Alınması gereken 13.261,72 TL karar ve ilam harcından davacı-karşı davalı tarafından  peşin olarak yatırılan 3.315,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.946,72-TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan 3.315,43-TL peşin harç, 326,00-TL posta ve tebligat gideri, 600,00 bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.241,43-TL yargılama giderinin davalı -karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalıya VERİLMESİNE, 3-Davacı-karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 31.062,45-TL vekâlet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya VERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, <br>KARŞI DAVA: 1-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davalı-karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.334,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.906,40TL harcın talebi halinde davalı-karşı davacıya İADESİNE, 2-Davalı-karşı davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASNA, 3-Davacı-kaşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.963,20- TL vekâlet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya VERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, <br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN <br>ASIL DAVA 1-Davacı-karşı davalı tarafından yatırılan 59,30-TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının   davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalı tarafa VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>KARŞI DAVA 1-Davacı-karşı davalı tarafından yatırılan 3.305,00-TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının  davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 01/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6543d5ed6a632368","SID":"919cc3e63c2bf3fb"}}