{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/298 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1890<br>KARAR TARİHİ\t: 24/09/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2022/760<br>KARAR NO\t\t: 2022/1383<br>DAVA TARİHİ\t\t:16/08/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 03/11/2022<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t: 24/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/09/2024<br><br>Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2022 Tarih ve 2022/760 E. 2022/1383 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.       <br>   İSTEM:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, müvekkili aleyhine 15.200 TL bedelli bir senede dayalı olarak Manisa 3.İcra Dairesinin 2016/15949 esas sayılı icra takip dosyası ile  icra takibine başlandığını, müvekkilinin, davalıya borcunun bulunmadığını, müvekkilinin boya ve tadilat işleri yapmakta olduğunu, davalı ile aralarında bir mal alışverişi olmadığını, 2015 yılında, müvekkilinin arkadaşı ...'nın, bir yerden borç para alacağını ve borcu sadece müvekkilin de borç senede imza atması halinde vereceklerini söylediğini, müvekkilinin de bedelin yazılı olması halinde imza atacağını söylediğini, müvekkilinin sadece bedel bölümü yazılan senede imza attığını, davalıya 21/09/2015 tarihinde, 11.000 TL , 14/10/2015 tarihinde, 8.200 TL ve  20/11/2015 tarihinde, 8.600 TL olmak üzere toplam  27.800 TL ödeme yapmış olmasına rağmen, senedin iade edilmediğini,  boş yerlerin doldurularak icraya konulduğunu, müvekkilinin, yardımcı olmaya çalışırken dolandırıldığını iddia ederek, senedin bedelsiz kaldığını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle borçlu olmadıklarının tespitine ve bonoda yazılı miktarın %20 si üzerinden davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, 2016 yılında başlatılan icra takibinden yeni haberdar olmuş gibi aradan geçen süreden sonra tamamen kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını, dava değeri dikkate alınarak, alacağın senetle ispat edilmesi gerektiğinden, davacının tanık dinletmesine muvafakatları olmadığını, müvekkilinin davacıya elden verdiği nakdi borca karşılık senet aldığını, vadesinde ödenmeyen borç için icra takibi başlattığını, davacının ödediğini iddia ettiği miktarların müvekkiline olan başkaca borçlarına istinaden ödediğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilerek, müvekkili lehine % 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesince \"...her ne kadar davacı, Manisa 3. İcra dairesinin 2016/15949  Esas sayılı dosyasında takibe dayanak bononun, teminat senedi olarak davalıya verildiğini ve borcun ödendiğini, bu nedenle bu bono nedeniyle davalıya borcunun bulunmadığını iddia etmiş ise de, yapılan havalelerin tarihinin, dava konusu bononun düzenleme tarihi öncesi olması, havalelerde dava konusu bonoya istinaden ödeme yapıldığına dair açıklamanın bulunmaması ve dava konusu bononun bedel dışındaki kısımlarının anlaşmaya aykırı doldurulduğuna dair kesin delil ibraz edilmemesi karşısında, davacının,  dava konusu bono bedelinin ödendiğine ilişkin  iddiasını kesin deliler (senet, yazılı belge, mahkeme  içi ikrar, yemin ve kesin hüküm) ile ispat edemediği anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine ve şartları oluşmadığından, davalının, kötü niyet tazminatı talebinin reddine ...\" ifadelerini içeren gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir. <br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; ilk derece mahkemesi tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile red edildiği, davacının davalıya borcu olmadığını, davacı ile davalı arasında bir ticari bir alım satım olmadığını, davalı başka bir yerden borç para alıvereceğini söyleyerek boş bir senet imzalattığını, davacı farklı tarihlerde toplam 27.800,00 TL verdiğini ancak davalı tarafından dekontların davacıya verilmediğini, davalı senedin boş yerlerini doldurarak icraya koyduğunu, davacı maddi durumdan dolayı yasal yollara başvuramadığını, davacı senetten dolayı borçlu olmadığının tespit edilmesi için dava açtığını, ilk derece mahkemesi tarafından eksik inceleme ile yanlış karar verdiğini, verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit talebine ilişkindir. <br>Davacı taraf, icra takibine konu edilen bono bedelinin kendisi tarafından ödenmesine rağmen davalı tarafça icra takibine konu edildiğini belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar davacı tarafça istinaf edilmiştir.<br> Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer.<br>  Eldeki davada alacaklının dayandığı senede konu bedeli  ödediğini ve borcun sona erdiğini   ileri sürdüğünden  bu iddiayı ispat yükü  davacı üzerindedir.<br>6100 sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  HMK'nun 357. Maddesine göre de \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz. \"maddeleri çerçevesinde yapılan incelemede; dosya kapsamına göre ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu ve davacının  dava konusu senet  yönünden borçlu olmadığını ispatlayamadığı anlaşılmakla istinaf talebi  yerinde görülmemiştir.<br>İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın  oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı,  davacı tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2022 Tarih ve 2022/760 E. 2022/1383 K.sayılı kararının  kararı usul ve yasal düzenlemelere uygun olduğundan davacının karara yönelik  istinaf başvurusunun  HMK 353(1)-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-a maddesi gereğince, kesin olmak üzere 24/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7bb194df9270507","SID":"594f1c7fa28af82c"}}