{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\t                      T.C.<br>\t                    BURSA\t\t\t\"Türk Milleti Adına\"<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t           KARAR<br>\t\t<br>Esas No\t: 2015<br>Karar No\t: 2018<br><br>Hakim \t: <br>Katip\t: <br><br>Davacı\t: <br>Vekili\t: Av. <br>Davalı\t: <br>Vekili\t: Av. <br>Dava                                                     : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Dava Tarihi\t : 11/08/2015<br>Karar Tarihi\t : 13/07/2018<br>Kararın Yazım Tarihi                        : 25/07/2018<br><br>Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin 2011-2012 yılları arasında davalı şirketten elektrik enerjisi temin ettiğini, ancak davalı şirketin haksız olarak kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim sistemleri kullanım bedeli, perakende satış hizmet bedelini de faturalandırdığını, bu bedellerin aktif kullanım bedelinin toplamı üzerinden fazla hesaplanan TRT payı ve KDV tutarının müvekkil şirketçe ödendiğini, “ Dava konusu elektrik abonelik sözleşmesinin Kayıp-kaçak bedeli, Dağıtım Bedeli, İletim Bedeli, Personel Sayaç Okuma Bedeli, Perakende Satış Hizmet Bedeli ve haksız kesintiler ile bu kesintiler nedeniyle alınan KDV tutan adı altında haksız ollrak tahsil edilen bedellere mahsuben fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 17.439,95 TL ile TRT payı için 100 TL  ve KDV  için 100 TL  olmak üzere toplam 17.439,95 TL'nin müvekkil şirketçe faturaların ödendiği tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan müteselsilen tahsiline ve tarafımıza iadesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davalı UEDAŞ vekilince Mahkemeye sunulan cevap dilekçesinde özetle :  Usule ilişkin Zaman aşımı, belirsiz alacak davası yönünden itirazlarda bulunularak müvekkili şirket 2012 yılında özelleştiği için önceki yıllara dair davanın TEDAŞ ve EPDK’ya ihbarı talep edildiğini, esasa yönelik ise; dava konusu yapılan fatura bileşenlerinin mevzuat gereği tahsil edilip ilgili kamu hesaplarına aktarılan bedeller olduğunu, Kayıp enerji bedeli tahsiline ilişkin düzenleme yapma tarife belirleme yetki ve görevinin 6446 sayılı elektrik Piyasası Kanunu gereğince EPDK’na ait olduğunu, Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartlarının bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağladığını, her sektörde önlemeyen kayıpların maliyete eklenmesi gerektiğini beyanla Davanın EPDK ve TEDAŞ’a ihbarına, Haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın   elektrik abonelik sözleşmesi  kapsamında 2011 ve 2012 yıllarında davacı aboneden haksız şekilde tahsil edildiği iddia edilen  kayıp kaçak, dağıtım, iletim, perakende satış hizmet bedelleri ile trt payı ve kdv adı altında tahsil edilen meblağın  tahsiline ilişkin alacak davasıdır<br>Mahkememizce yargılama yapılmış, dava konusu aboneliklere ilişkin dökümler, elektrik alım sözleşmeleri, faturalar , ödeme belgeleri davalı şirketten celp edilmiş, elektrik mühendisi bilirkişi ve hesap bilirkişisinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor temin edilmiştir. <br>Bilirkişi raporunda özetle; dava konusu yapılan aboneliklere dair dosyaya sunulan TL Bazında Tüketim Ekstresi vb belgeler incelendiğinde yapılan uygulamanın 3'er aylık periyotlar halinde EPDK tarafında onaylanmasını takiben yayımlanarak yürürlüğe giren tarifeler ile örtüştüğünün görüldüğünü, EPDK tarafından yayımlanan tarifelere dayanılarak dava konusu faturalar üzerinde yapılan kontrollerde dağıtım ve perakende satış şirketlerince bu bedellerin tahsil edilmesinin 6719 sayılı kanunun 20 maddesi uyarınca kurumun düzenleyici işlemlerine uygun olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise dosyaya sunulan tablolarda hesap dökümleri yapılan ve toplam bedelleri yazılı dava konusu fatura bileşenleri için 6719 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarih öncesi tahakkuk ettirilen ve fatura tanzim tarihlerinde geçerli olan usul ve mevzuata göre yapılan hesap ve değerlendirmelerin geçerli olduğu halde, 5.484,28 T.L dağıtım bedeli toplamı, 1.579,50 T.L iletim bedeli toplamı, 730,91 T.L PSH bedeli toplamı, 4.658,83 T.L kayıp kaçak bedeli toplamı, 3,78 T.L PSH sayaç okuma bedeli, 93,17 T.L TRT payı, 2.259,08 T.L KDV hesaplandığı bildirmiştir.<br>Dava tarihinden sonra, 17.06.2016 tarihinde 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun'un 21.maddesi ile 6446 sayılı Kanun'un 17.maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bent ile; \"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; Tüketici Hakem Heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır\" hükmü getirilmiştir.<br>Ayrıca, 6719 sayılı Kanun'un 26.maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen Geçici 19.madde de; \"Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur\" ve Geçici 20.madde de ise, \"Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümleri uygulanır\" hükmü düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre Tüketici Hakem Heyetleri'nin ve mahkemelerin bu konuda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmıştır. <br> 6719 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin Kanunun 17.06.2016 yürürlük tarihinden önceki dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak tahsil edilmiş dava konusu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden alacak davalarında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/10-1350 Esas  ve  2013/1740 Karar sayılı Kararı, yine  2013/10-1860 Esas ve  2015/1451 Karar sayılı Kararında \"Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. \" konusuz kalma hallerinin sayıldığı ve yeni bir çıkan kanun durumunda dava hakkında konusuz kalmaya karar vermesi gerektiği vurgulanmıştır.<br>Diğer yandan 6100 sayılı HMK' nın 331. Maddesine göre :Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. <br>Hal böyle olunca  sonradan yürürlüğe giren yasa uyarınca davanın reddine dahi karar verilse davalıların yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekir.<br>O halde toplanan deliller, yukarıdaki yasal düzenlemeler ve Yargıtay İçtihatlarındaki açıklamalar ışığında somut olayda, davacının kullandığı elektrik aboneliğinden faturalara yansıtılan  kayıp kaçak, dağıtım, iletim, perakende satış hizmet bedelleri ile trt payı ve kdv adı altında tahsil edilen kesintilerinin davanın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren 6446 sayılı Yasanın 17, geçici 19 ve 20. Maddelerinin geçmişe etkili olarak açılmış davalarda da uygulanacağından ve yeni çıkan yasa ile hakkın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yargılama giderleri yönünden ise davacının dava açmakta  haklı olduğu  anlaşılmakla yargılama giderleri yönünden haklılık durumu dikkate alınarak davalılar aleyhine hükmedilmesine  dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; <br>1-Konusuz kalan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 35,90-TL harçtan peşin alınan 297,84 TL'nin mahsubu ile artan 261,94 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü belirtilen toplam 921,30 TL yargılama gideri ile 27,70 T.L başvurma harcı, 297,84 T.L peşin harç ve 4,10 T.L vekalet harcı olmak üzere toplam 329,64 T.L harcın dava açılırken davacının haklı olduğu anlaşıldığından davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne ve HMK' nın 331. Maddesine göre davacının dava açmakta haklı olduğu  dikkate alınarak belirlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına<br>6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlara iadesine,<br>Dair,  davacı ve davalı vekilinin  yüzüne karşı, hükmün tebliğinden itibaren  2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere  verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/07/2018<br><br><br><br>Katip <br>    ¸e-imzalıdır.        <br> <br> <br><br>Hakim <br>   ¸e-imzalıdır.         <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ae3b71ff24707ed","SID":"b97feea7e73a7fbd"}}