{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/336 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1606<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24.09.2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/523 Esas 2021/696 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 26.09.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26.09.2024<br><br>\tİzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.09.2021 tarih 2020/523 Esas 2021/696 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalının ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, kusurun karşı araç sürücüsünde olduğunu, davalının davacının oluşan zararından sorumlu olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile  şimdilik 100,00-TL hasar  tazminatın tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında hasar bedelini 9.315,37-TL olarak artırmıştır.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında gerçek zarar ile poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğunu, davalıya yapılan başvuru üzerine ekspertiz incelemesi sonucunda tazminat ödemesi yapıldığını, davalının poliçeden kaynaklı sorumluluğunu yerine getirdiğini, genel şarlar esas alınarak kusur ve zararın tespit edilmesi gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketinin trafik sigorta poliçesi ile sigortaladığı aracı kullanan dava dışı sürücünün % 100  oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı, kaza nedeniyle davacıya ait araçta yedek parça, işçilik ve KDV dahil 16.86037-TL hasar meydana geldiği, yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye 9.315,37-TL zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, kazanın poliçesi süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, belirtilerek; davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili,  davalıya yapılan başvuru üzerine ekspertiz incelemesi sonucunda tazminat ödemesi yapıldığını, davalının poliçeden kaynaklı sorumluluğunu yerine getirdiğini, bilirkişi raporuna yönelik itirazların karşılanmadığını, raporun hükme esas alınamayacağını, yapılan hasar hesabının fahiş olduğunu, genel şarlar esas alınarak kusur ve zararın tespit edilmesi gerektiğini, davalının KDV'den sorumlu tutulamayacağını, dava tarihinden yasal faiz yürütülmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan hasar bedelinin ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2. Toplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın  onarımı  yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına, bakiye hasar bedelin poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapılması nedeniyle bakiye tazminata ödeme tarihinden faiz yürütülmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 636,33-TL'den peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 577,03-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"77c0419062375099","SID":"8db042546c58529e"}}