{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/282 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1634<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18.10.2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/6 E. - 2021/616 K<br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 03.10.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03.10.2024<br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.10.2021 gün ve  2021/6 E. - 2021/616 K sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için  üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı araçların 03.09.2020 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıkları kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın “hatalı sollama” nedeni ile asli kusurlu olduğunu, kazada kusurlu olan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortasını tanzim eden şirket olduğunu ve araçta meydana gelen hasardan poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, kaza sonrası dava konusu araçtaki hasar bedelinin tespiti amacıyla ekspertiz incelemesi yapıldığını ve sigorta eksperinin düzenlemiş olduğu raporda araçta 37.847 TL tutarında hasar olduğunun mütalaa edildiğini, alınan rapor üzerine 02.10.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk sürecinde uzlaşılamadığını ve dava tarihine kadar davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin ve değer kaybı zararının tanzim edilemediğini, bu nedenle dava açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek, 10.000 TL hasar zararı, 10 TL değer kaybı zararı olmak üzere toplam 10.010 TL maddi tazminatın 02.10.2020 başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca 669,91 TL ekspertiz ücretinin de yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili 25.08.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, dava konusu araçta oluşan  hasar bedeli talebini 27.500 TL'ye çıkartmıştır. <br>\tCEVAP : Davalı vekili,  davacının aracın maliki olmadığını ve bu kazadan dolayı maddi bir zararı olmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, taraflar arasında husumetin olmadığını ve husumet yokluğundan, hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın olay esnasındaki davranışının, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 54. Maddesi (a.3) şıkkında düzenlenen kural ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84. Maddesi (e) şıkkında düzenlenen kuralı ile birlikte toplam 2 kuralın ihlali niteliğinde olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın olay esnasındaki davranışının 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununu ihlal eden bir davranışı olmadığı, ... plakalı araç sürücüsü ...'in olay esnasındaki davranışının 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununu ihlal eden bir davranışı olmadığı, davaya konu kazada ... plakalı araçta oluşan toplam hasarın KDV hariç ve iskontosuz 32.074,56 TL bedelle ve KDV dahil ve iskontosuz 37.847,98 TL bedelle onarılabileceğinin uygun olduğu sonucuna varıldığı, ... plakalı aracın2.el rayiç bedelinin 45.000 (Kırk beş bin) TL olarak değerlendirmesinin uygun olduğu, 2.el piyasa rayiç değeri 45.000 TL olan bir araçta kaza sonrası belirlenen KDV hariç 32.074,56 TL ve KDV dahil 37.847,98 TL hasar bedeli miktarlarının aracın onarımı için ekonomik olmadığı, araca pert-total uygulanması ve perte ayrılması gerektiği, yapılan araştırma ve incelemede aracın sovtaj bedelinin 17.500 TL olarak değerlendirmesinin uygun olduğu sonucuna varıldığı, ... plakalı araçta meydana gelen hasardan dolayı perte ayrılması uygun görüleceğinden değer kaybı değerlendirilmesine gerek olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile araç hurdaya ayrılması gerektiğinden pert total bedeli kapsamında 17.500 TL ve 669,91 TL ekspertiz ücretinin sigorta şirketinin limiti aşılmamak kaydıyla müracat tarihi olan 02/10/2020 tarihi itibarinden yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, mahkeme kararının hatalı olduğunu,  bilirkişi raporunda dava konusu araçta 37.847 TL tutarında hasar meydana geldiği, kaza tarihi itibariyle aracın ikinci el değerinin 45.000 TL olduğundan onarımının ekonomik olmadığı ve hasarlı haliyle sovtaj (hurda) bedelinin 17.500 TL olduğu ve neticeten de gerçek zarar bedelinin 27.500 TL olduğunun tespit edildiğini, mahkemece raporda tespit edilen hususlara iştirak edilerek yeniden rapor alınmadığını ve gerçek zarar bedeli olan 27.500 TL'ye hükmedilmesi gerekirken yanılgılı bir karar ile sovtaj bedeli olan 17.500 TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı vekili, dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, somut olayda davalı şirket tarafından ekspertiz raporu ile aracın onarımının mümkün olduğu ancak onarım masraflarının, araç rayiç değerinin 2/3'ü ne tekabül ettiği tespit edildiğinden başvuran tarafa pert total işlemi uygulanacağı bilgisinin verildiğini, bunun için çekme belgesinin sigorta şirketine ibrazının zorunlu olduğunu, davalı tarafça şase/motor ve plakadan yapılan sorgulamadan araç için çekme belgesi düzenlenmediğinin tespit edilerek, taraflarına da herhangi bir çekme belgesinin sunulmadığının sabit olduğunu, eksik evrak tamamlanmadan sigorta şirketi aleyhine dava açılamayacağını, Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapılamayacağını, davacının araç maliki olmadığını, aracın hasara uğraması nedeni ile malvarlığında bir azalma olmayan davacının uğramış olduğu bir zarar da bulunmadığından bu davayı açmasında hukuki yarar olmadığını, davacının hasara uğradığı iddia edilen ... plakalı aracın sürücüsü olduğunu ve bu kazadan dolayı maddi zararı bulunmadığını, davacı ile davalının olayla ilgili husumetinin bulunmadığını, yargılamanın gidişatına bakıldığında araç maliki olmayan davacının araç bedelini talep ettiğini, davacı tarafından araç malikine değer kaybı bedeli ödenmiş olduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığını, davacı tarafından araç malikine yapılan bir ödeme yok ise davacının zararından da bahsedilemeyeceğini, araç maliki olmayan davacının malvarlığında bir azalmadan bahsedilemeyeceğinden davanın reddi gerektiğini, ödenmesine karar verilen arabuluculuk ücretinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tGEREKÇE :Dava, 03.09.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasına dayalı olarak karşı aracın ZMM sigortacısından maddi hasar bedeli ve değer kaybı bedeline yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDava konusu kazaya ilişkin dosya içerisine ibraz edilen ve kazaya karışan sürücüler arasında akdedilen kaza tespit tutanağında, olay saatinin ''1.30'' olarak belirtilmesine karşın, dosyaya sunulan fotoğraflarda kaza anının gündüz vakitleri olduğu görülmekle, aradaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesi isabetli değildir. Bu nedenle mahkemece olay tarih ve saatinin aydınlatılması, bundan sonra talep edilen tazminat tutarı yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. <br>\tDavacının istinaf nedeninin incelenmesinde, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre,   davaya konu kazada ... plakalı araçta oluşan toplam hasarın KDV hariç ve iskontosuz 32.074,56 TL bedelle ve KDV dahil ve iskontosuz 37.847,98 TL bedelle onarılabileceğinin uygun olduğu sonucuna varıldığı, ... plakalı aracın2.el rayiç bedelinin 45.000 (Kırk beş bin) TL olarak değerlendirmesinin uygun olduğu, 2.el piyasa rayiç değeri 45.000 TL olan bir araçta kaza sonrası belirlenen KDV hariç 32.074,56 TL ve KDV dahil 37.847,98 TL hasar bedeli miktarlarının aracın onarımı için ekonomik olmadığı, araca pert-total uygulanması ve perte ayrılması gerektiği, yapılan araştırma ve incelemede aracın sovtaj bedelinin 17.500 TL olduğu belirtilmesine karşın, hükümde aracın hasar miktarına değil sovtaj bedeline hükmedilerek kararda çelişki oluşturulması hatalı olmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin istinafı yerindedir. <br>\tDavalının istinaf nedenlerinin irdelenmesinde; Yargıtay 17. H.D'nin yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere tazminat davasında davacı olma ehliyeti kural olarak mal varlığında doğrudan doğruya zarar gören kişiye aittir. Ancak, bir şeyi sözleşmeyle (kira, ariyet v.s.) elinde bulunduran kişi onu aldığı gibi malikine aynen iade etmek zorunda olduğundan, ödemek zorunda bulunduğu onarım giderini isteyebilecektir. Dosyada mevcut kaza tespit tutanağından, davacının kaza anındaki sürücü olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece kararda bu yönde hiç bir gerekçeye yer verilmemiş olmakla, sürücünün aracın yetkili zilyedi olduğu hususu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. <br>\tKabule göre ise, mahkemece kabul edilen tazminat bedelinin aracın pert total olarak kabulü ile hesaplanan bedel olduğu dikkate alındığında, davacının zararının ve pert total işlemine tabi tutulması bakımından aracın trafikten çekilme belgesinin yargılama sırasında açıklığa kavuşturulmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının  esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.201 tarih 2021/6  E. - 2021/616 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına \t<br>\t5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45ff86b3df5ffc1c","SID":"7d70e52466513220"}}