{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       <br>ESAS NO:2022/47 Esas<br>KARAR NO:2024/719   <br>DAVA: Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı)<br>DAVA TARİHİ: 07/10/2010<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili bankadan ---- tarihli iki sözleşmeye istinaden kredi kullandığını ,kullanılan krediye-----müşterek borçlu, müşterek-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalı firma anılan sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmediğinden hesabı kat edilmiş olup,---- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini ihtarnamenin keşide e dilmesinden sonra borcun ödenmemesi üzerine------ sayılı dosyasında yasal takip yapıldığını, müvekkili bankanın takip tarihi olan 11/02/2009 tarihi itibarıyla borçlulardan faiz ve ferileri hariç olmak üzere 264.816,33 TL alacaklı olduğunu 5411 Sayılı Bankacılık Kanunun geçici 13. Maddesi gereğince müvekkili banka tarafından açılan tasarrufun iptali davalarında ----aranmayacağını, borçlular adına kayıtlı bulunan ---- bu şahıs tarafınca da -----Satış suretiyle tapuda devredildiğini, öne sürerek tasarrufun iptali ile haklarında cebi icraya devam hakkı verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılardan----- vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin taşınmazı borçludan değil, borçlunun satış yaptığı üçüncü şahıs olan--- gerçek değeri üzerinden satın aldığını, müvekkili şirketin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalılar dilekçe yoluyla veya duruşmalara katılma suretiyle bir cevap vermemişlerdir.<br><br>DELLİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,------ sayılı dosya aslı,------- sayılı dosyasının--------- hesap özetine ilişkin belge aslı,  bilirkişi raporu. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayanmaktadır.Mahkememizden verilen ----- sayılı kararı ----- sayılı ilamıyla bozulmakla, dava mahkememizin ---- kaydı yapılmıştır. Yerleşik yargı içtihatlarında da belirtildiği üzere, tasarrufun iptali davaları mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunduğundan asliye hukuk mahkemelerinin görevine girmektedir. Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren açılan davalarda artık asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki işbölümü değil görev ilişkisidir.-----Karar sayılı ilamı ile \"...1-Dava İİK.'nın 277. ve devamı maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali davasıdır.Tasarrufun iptali davaları mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunduğundan asliye hukuk mahkemelerinin görevine girmektedir. Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren açılan davalarda artık asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki işbölümü değil görev ilişkisidir. Somut olayda da dava bu tarihten sonra  20.08.2014 tarihinde İİK.'nin 277. ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış olduğundan görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. ---------Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gereken hususlardandır. Öte yandan HMK'nun 114/1-c maddesine göre dava şartlarındandır. Açıklanan nedenlerle mahkemece; işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın TTK.na göre düzenlenen kambiyo senedinin iptaline ilişkin ve ticari dava olduğu, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu yönündeki hatalı hukuki nitelendirme ve gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.<br>2-Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir....\"----------- Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; \"...İİK' nın 277 ve devam maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarının, ticari dava nitelikleri  bulunmadığından ticaret mahkemelerinde bakılamaz. Zira tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz yada \"iyiniyet kurallarına aykırılık\" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise davalı, üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir \"İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup borcun  dayanağının bonoya dayanmasının görev hususunun belirlenmesine doğrudan bir etkisi yoktur.<br>Dava, kredi sözleşmesine dayanan bir tasarrufun iptali davasıdır. Tasarrufun iptali davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Bu sebeple mahkemenin verdiği karar yerinde görülmeyip delillerin toplanarak  esas hakkında bir karar vermesi için HMK' nın 353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Somut olayda da dava bu tarihten sonra  20.08.2014 tarihinde İİK.'nin 277. ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış olduğundan görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. ----Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gereken hususlardandır. Öte yandan HMK'nun 114/1-c maddesine göre dava şartlarındandır...\"Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalılardan --------- arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, davacı banka tarafından kredi borçlusu şirketin ihtarname tarihinden biraz zaman önce şirkete ait taşınmazı devrettiği iddiası ile şirket ve maliklere karşı tasarrufun iptali davasının açıldığı görülmüştür. Yukarıda da açıklandığı üzere, borcun asıl kaynağının kredi sözleşmesi olması eldeki davaya bakmada ticaret mahkemelerinin görevli olacağı anlamına gelmeyeceği, nitekim, tasarrufun iptali davası alacaklıya alacağını tahsil olanağı sağlayan, nispi nitelikte yasadan doğan bir dava olup tasarrufa konu malların aynı ile ilgili olmadığı gibi alacağın genel kredi sözlşemesinden kaynaklanmasının görev hususunun belirlenmesine etki etmeyeceği ve açıklanan nedenlerle, eldeki davaya bakmakta Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli oluğu kanaati ile mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; <br>1-Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,<br>2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin  görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli  mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,<br>3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli-----Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere -------Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,<br>5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, <br>Dair karar,  davacı vekilinin ve davalı ---------- vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde  Yargıtay  yolu açık olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.18/09/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bfad46631489ab50","SID":"620b835f0ec77974"}}