{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/149 <br>KARAR NO: 2024/1555<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/10/2021<br>NUMARASI: 2021/449 E. - 2021/923 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının, bedeli Başakşehir Belediyesi’nce karşılanmak üzere ihtiyaç sahiplerine tedarik edilecek tekstil ürünlerinin sağlanması ve dağıtımı konusunda ticari nitelikte bir ortaklığa giriştiklerini, davalı, müvekkiline bu ortaklıktan kaynaklı ödeme yerine geçmek üzere 20.03.2012 tarihli 51.000.00TL bedelli çeki verdiğini, davalının bu çeki tekrar ele geçirmek üzere bir plan yaptığını ve çekin tahsil edileceği banka şubesi önünde çek karşılığını nakit ödeyeceğine dair müvekkiline güvendirdiğini, müvekkilinin parayı almadan çeki vermek istememesi üzerine müvekkiline hakaret ve küfür ve tehditler savurarak saldırdığını,  onu darp ederek çeki almaya çalıştığını, bu taarruzu neticesinde çekin ancak bir parçasını alabildiğini, vaki saldırı üzerine davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, hakkında yapılan yargılama neticesinde Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesi 2012/323 E. sayılı dosyasından hakaret ve yaralama suçlarından ceza tayini cihetine gidildiğini, bu karar kesinleştiğini, ancak resmi belgeyi bozmak suçundan verilen ceza senet yağması suçunun unsurları bakımından üst mahkeme olan Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/191 Sayılı dosyada tartışılarak burada da resmi belgeyi bozmak suçundan ceza tayini cihetine gidildiğini. Bu karar halen vaki temyiz başvuruları üzerine halen Yargıtay’da olduğunu, neticede davalı hakkında yapılan yargılama neticesinde özellikle hakkında kesinleşen yaralama ve hakaret suçları sebebi ile davalının müvekkile olan borcunun sabit hale geldiğini, halen de ödeme yapılmadığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, takibin devamına, %20 den aşağı olmamak kaydı ile hesaplanacak inkar tazminatına  hükmedilmesini  talep  ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının itirazın iptali davası için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü dava açma süresine riayet etmediğini, alacaklının takip talebinde dayandığı belgeye istinaden itirazın iptali davası açabileceğini, takipte dayanılmayan belgenin bu davada ispat vasıtası olarak kullanılamayacağını, alacaklının takip talebinde takip dayanağını 51.000-TL bedelli çek olduğunu belirtmişse de; dayanak belgenin çek vasfına haiz olmadığını,  alacağın sebebinin takip dayanağı belge (çek) değil bu çekin de düzenlenmesine sebebiyet veren ticari ortaklık olduğu iddiasının ispatlanmasının talil niteliğinde olduğunu ve  davacı üzerinde olduğunu, davacı ile müvekkilinin arasında herhangi ticari bir iş ilişki olmadığını dolayısıyla, davacının dayandığı iş ortaklığına ait alacak olarak nitelendirdiği iş bu mesnetsiz davanın reddini, % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \"Davalı tarafça keşide edilen 51.000,00.-TL bedelli ve 20/03/2012 keşide tarihli çekin lehtar kısmının boş bırakılarak davacıya verildiği, çekin tahsili amacıyla  bankaya gidildiğinde davalının, davacıdan çeki göstermesini istediği, davacının çeki gösterdiği esnada davalının çeki elinden almaya çalıştığı ve bu sırada çekin ortadan yırtılarak ikiye ayrıldığı,  taraflar arasından yaşanan olaya ilişkin Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi  2017/191 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, davalının eyleminin bu haliyle resmi belgeyi bozmak suçuna uyduğu gerekçesiyle resmi belgeyi bozmak suçundan  neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin tarafından onaması üzerine 23/10/2018 tarihinde hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Somut olayda; davalı ceza mahkemesi tarafından yargılanmış hakkında mahkumiyet kararı verilmiş olmakla; Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararı ve belirlenecek maddi olgular 6098 sayılı TBK 74.md. gereğince, hukuk hakimini de bağlayacağından, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan çekten kaynaklı  alacağının bulunduğu anlaşıldığından davalının itirazının iptaline, davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği, dava ...nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak  bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın %20'si oranında ...nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulü\" şeklindeki gerekçeleri ile \"1-Davanın KABULÜ ile davalının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, 2-Davacı lehine 10.200,00 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, belirtilen bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki itirazın iptali davasının, dayanağı olan icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan bir dava olduğunu, somut olayda da, mezkur takip dosyası ve borca dayanak belge ve borç sebebi olarak gösterilen belge (çek) incelendiğinde haklı itirazlarının kaldırılmasını mucip bir hal olmadığını, alacaklı takip yapılırken dayanmadığı bir belgeye dayanarak itirazın iptali davası açamayacağını, sadece soyut nitelikte çeke dayanılarak başlatılan takibe itiraz sonrasında, takipte dayanılmayan husus ve unsurlara dayanılarak ve yine takipte dayanılmayan unsurlar delil ve gerekçe gösterilerek başka deyişle dayanak vakıalar ve borcun sebebi değiştirilerek bulunulan talebe yönelik itirazın iptali yönünde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olup bu yönüyle kararın hatalı olduğunu, kabule göre alacağın sebebinin takip dayanağı belgenin (çek) değil bu çekin de düzenlenmesine sebebiyet veren ticari ortaklık olduğu iddiasının ispatlanması talil niteliğinde olup davacı üzerinde olduğunu, diğer bir ifadeyle, çekin bir ödeme vasıtası olduğunu, mezkur takipte çeke dayanak davacının, ticari ortaklıktan kaynaklanan alacak iddiası talil niteliğinde olduğunu, mezkur karar bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı olup bu yönüyle kararın istinaf yolu ile kaldırılarak reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  Davanın konusu  İİK'nun 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas esas sayılıdosyasında,; davacı tarafından davalı aleyhine dayanak 51.000,00 TL çek alacağı, 153,00 TL komisyon alacağı, 2.550,00 TL karşılıksız çek tazminatı alacağı ve 148,81 TL işlemiş faiz olarak toplam 53.851,81 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %17,75 TL faizi ile birlikte tahsili için faturaya  dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği davalı tarafından borca itiraz edildiği görülmüştür. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi  2017/191 Esas - 2018/81 Karar sayılı ilamında;  Sanık  davalı ...'ınn eyleminin bu haliyle resmi belgeyi bozmak suçuna uyduğu gerekçesiyle resmi belgeyi bozmak suçundan  neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin tarafından onanması üzerine 23/10/2018 tarihinde hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK 74.md. gereğince, kural olarak, ceza mahkemesince verilen beraat kararları hukuk hakimini bağlamaz ise de; verilecek mahkumiyet kararı ve belirlenen maddi olgular hukuk hakimi yönünden bağlayıcıdır. Somut olayda, Davalı tarafça keşide edilen 51.000,00.-TL bedelli ve 20/03/2012 keşide tarihli çekin lehtar kısmının boş bırakılarak davacıya verildiği, çekin tahsili amacıyla  bankaya gidildiğinde davalının, davacıdan çeki göstermesini istediği, davacının çeki gösterdiği esnada davalının çeki davacının elinden almaya çalıştığı ve bu sırada çekin ortadan yırtılarak ikiye ayrıldığı,  taraflar arasından yaşanan olaya ilişkin Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi  2017/191 Esas  2018/81 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, davalının cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği  anlaşılmış olup itirazın iptali davasında alacağın varlığını ispat yükümlülüğü davacı alacaklıda olduğu ilamsız icra takibine konu alacağın konusunu oluşturan çekin davalı tarafından yırtıldığı ve bu durumun Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile de sabit olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak  aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2021 tarih ve 2021/449 E. 2021/923 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.483,81-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 870,96-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.612,85‬-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c00911d9d836dd46","SID":"ffbe6c331f55d849"}}