{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/162 <br>KARAR NO: 2024/1556<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 03/11/2021<br>NUMARASI: 2021/247 E. - 2021/191 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... nezdinde ... tescil numarasıyla kayıtlı endüstriyel tasarımının yıllardır üretilip satıldığını, davalı tarafın müvekkili tasarımının aynısını ... tescil numarası ile kayıt ettirdiğini, davalı tarafın daha önce de müvekkili şirketin ... tescil numaralı ambalaj tasarımını taklit ederek üretip sattığını, bunun üzerine taraflarınca İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/111 D.İş sayılı dosyası ile ... marketlerinde satışa çıkarılan taklit ürünlerin tespit edildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da ürünlerin benzer olduğunun sübuta erdiğini, davalı tarafın sürekli olarak müvekkili şirketin tasarımlarını taklit ettiğini, ürünlerin sadece üretimini yapmayıp aynı zamanda tescile konu ettiğini, müvekkili tasarımlarının tescil tarihi itibariyle davalı taraf tasarımından önce olduğunu bu sebeple davalı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik fonksiyonları taşımadığını, tüm bu sebeplerle davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı 09-03 locarno sınıfındaki 2 numaralı tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... nezdinde ... tescil numarası ile kayıtlı endüstriyel tasarımının müvekkil tarafından üretilip piyasada satıldığını, söz konusu endüstriyel tasarıma müvekkilinin Tasarım Sicili işlemleri kısmında şerh düşüldüğünü, bu şerhin 10.06.2019 tarih ve ... sayılı tescilde yer alan 2, 8 sıra numaralı tasarımlara davacı tarafından yapılan itirazın, YİDK 14.11.2019 tarih ve 2019/T-978 sayılı kararı ile reddedildiğini, akabinde davacı tarafın kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, tarafların tasarımlarının birbirlerinden farklı olduğunu, tüketicinin iki ürünü rafta gördüğünde herhangi bir yanılsamaya sebebiyet verecek kadar yakın bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili şirketin ürünü plastik enjeksiyon sistemiyle tek seferde basılmakta ve kutuların iç içe taşınması sebebiyle hem üretim hem de depolama ve taşınma konusunda ciddi bir avantaj sağladığını, bir an için tescil sahibi olduğunu tasarımla benzerlik gösterdiğini düşünse bile iki ürünün üzerinde tamamen farklı markaların yer aldığını, ayrıca ürünler arasında farklılıkta; kutuların orta kısmında da farklılık bulunduğunu, müvekkil şirketin ürünündeki yuvarlak ve çukur olan orta kısmın, davacının tasarımında bulunmadığını, bölüm kesme kısımlarının ise müvekkili şirket tasarımında katlanma suretiyle gerçekleştirildiğini, davacının tasarımında ise tek hat üzerinde gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin boş ambalajlarda inovatif bir yaklaşım ile içe içe geçirilerek hacimsel yer tutmayı azalttığını, bunun da iki ürün arasında en ayırt edici husus olduğunu, mevcut ürününü bu haliyle raflarla satılan bir nihai ürün olmadığını, ürünün içerisinde bir gıda maddesi koyulduğunu ve üst kapak kapatıldığında tamamen farklı bir ambalaj haline geldiğini, tüketici baktığında ilk göreceği yerin üst kapakta bulunan tasarım ve üzerine basılmış ayırt edici bir marka ibaresi olacağını, bu sebeple ürünlerin karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkesinin 2019/111 D.İş. sayılı dosyasının ikame edilen davayla herhangi bir ilgisi bulunmadığını, davanın öncelikle usulden reddine aksi takdirde esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; \"Anılı ilkeler ışığında yapılan değerlendirmede yeterli teknik inceleme ve gerekçeye dayalı bilirkişi heyet raporuna göre davalı yana ait tasarımların yenilik ve ayırdedicilik vasıflarını haiz olduğu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı anlaşılmış ve davanın reddi\" şeklindeki gerekçeleri ile; \"Davacının davasının REDDİNE,\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine sahip olduğu için tasarımın koruma altına alındığını, ancak Davalı şirkete ait tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini sağlamadığından Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkini gerektiğini, tasarımın ayırt edici niteliği bulunan görsel özellikleri, diğer tasarımların görsel özelliklerinden belirgin şekilde farklılıkların görünmesi gerektiğini, ancak müvekkiline ait tasarım ile davalı şirkete ait tasarım kıyaslandığında belirgin farklılıklar bulunmadığını, var olan birkaç  farklılık da tasarım oluşturulurken dikkat edilmesi gereken standartlara maruz kalındığından dolayı oluşan farklılıklar olduğunu, müvekkiline ait tasarım ile davalı şirkete ait tasarımın birbiri ile benzerlik ve ayırt edicilik yönünden  karşılaştırıldığında tasarımların her ikisi de bölümlere ayrılmış kap işlevinde olduğunu, -Her iki taraftaki tasarımlar da  altıgen zemin şeklinden yükseltilmiş ve köşeleri yuvarlatılmış biçimde olduğunu, -Her iki taraf tasarımlar da merkezden dış yönde bölücü duvarlar ile 6 adet hazneye ayrıldığını,  Söz konusu  raporu hazırlayan bilirkişi tarafından hatalı ve hukuka aykırı olarak \"endüstri şartlarının\" gözardı edildiğini, taraflarınca bu hususa ilişkin beyan ve itirazlar yerel mahkemeye sunulmuş ise de yerel mahkemece değerlendirmeye alınmadığını, Anayasa m.141/3 uyarınca yerel mahkemenin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmak zorunda olduğunu, bu durumun, mahkemenin verdiği kararın hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesine imkan sağlayarak keyfiliği önleyeceğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında ise müvekkili ile davalı şirketin yargılamada ileri sürdüğü iddia ve savunmaların tartışıldığını, hangi iddia veya savunmanın diğerine üstün tutulduğunu, ulaşılan sonuca nasıl ulaşıldığı yerel mahkeme tarafından  ayrıntılı açıklanmadığını, bu hususta sadece davalı şirketin savunmalarına yer verilmiş olup müvekkilinin iddia ve savunmalarına yer verilmediğini, hükme esas alınmamasının gerekçesinde belirtilmediğinden bahisle, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün istinafen incelenerek kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının istinaf sebeplerinin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın tutumunun yargılamanın başından itibaren görüldüğü üzere hukukilik içerisinde olmaktan oldukça uzak olduğunu ne yazık ki gözlemlemiş bulunduklarını, her ne kadar davacı taraf ısrarla müvekkilinin tüm mevzuatsal şartları taşıyarak kendi adına .. tescil numarası ile tescil ettirdiği endüstriyel tasarımın kendi müvekkiline ait olan tasarımları taklit ettiğini iddia etse de bu iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve tamamen kötü niyetle yapıldığını, alanında uzman heyet tarafından hazırlanan rapor ile ve akabinde de ilk derece mahkemesinin haklı gerekçesi ile ortaya konulduğunu, müvekkili adına ... tescil numarası ile tescillenen endüstriyel tasarımın, yasal mevzuatın aradığı tüm şartları taşımakta olduğunu, tasarım kişi adına tescil edilebilmesi için öncelikle yenilik ve ayırt ediciliğe sahip olması koşuluyla kanunun aradığı diğer şartları taşıması gerektiğini, tasarımın tescil edilmesi için gerekli bazı şartların olduğunu, tasarım tescili günümüzde yeni üretilen ürünler için yapılması çok önemli hatta zorunlu bir işlem olduğunu, tasarım tescilleri tasarımın kopyalanması taklit edilmesi gibi hak ihlallerine karşı üreticiyi koruduğunu, bir endüstriyel tasarımın korumadan yararlanabilmesi için yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması gerektiğini, bilirkişi heyeti tarafından, davacının iddia ettiği ve müvekkilinin tasarımının kendilerine ait tasarımın taklidi ve birebir aynı olduğuna yönelik istemin tamamen yersiz olduğunu ''dava konusu tasarımlar bir bütün olarak ele alındığında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde temel hatları ile birbirleri ile farklı algılanacaktır. İşlev için kullanılacak haznelerin görünümleri de farklı biçim oluşturduğu için farklı algılanacaktır. Davalı tarafa ait tescilli tasarım ile davacının davaya mesnet gösterdiği tescilli tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunmadığı, bu sebeple iltibas yaratacak derecede benzer olarak algılanmadıkları ve davalının tasarımının yeni ve ayırt edici nitelikte olduğu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı'' şeklindeki ifadelerle açıkça belirtildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından da gerek alanında uzman bilirkişi tarafından hazırlanan rapor ve gerekse de dosyaya sunulan bilgi ve belgeler kapsamında müvekkiline ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olduğunu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığının haklı olarak tespit edildiğini ve davacının davasının reddine karar verildiğinini, tüm hususlar karşısında ilk derece mahkemesince kurulan kararın onanmasına, davacı tarafından sunulan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı 09-03 locarno sınıfındaki 2 numaralı tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini davasıdır. Davacı dava dilekçesi ile,  Türk patent nezdinde ... tescil numarasıyla kayıtlı endüstriyel tasarımının aynısını davalı tarafından ... tescil numarası ile kayıt ettirdiğini belirterek tasarımın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 01/07/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle,; \"davalı tarafa ait 10.06.2019 başvuru tarihli ... numaralı tescilli tasarım ile davacının davaya mesnet gösterdiği 11.06.2018 başvuru tarihli ...-2,4,5,6,7,8 numaralı tescilli tasarımların arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunmadığı, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılanmadıkları, davalı tarafa ait 10.06.2019 başvuru tarihli ... numaralı tescilli tasarım ile davacının davaya mesnet gösterdiği 04.03.2016 başvuru tarihli ... numaralı tescilli tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunmadığı, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılanmadıkları, davalı tarafa ait ... -... numaralı tescilli ambalaj tasarımının yeni ve ayırt edici nitelikte olduğu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı\" belirtilmiştir. 6769 sayılı SMK'nun 56/4. Maddesine göre bir tasarımın aynısı tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.  6769 sayılı SMK 56/4-a gereği tescilli tasarımın aynısı başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise söz konusu tescilli tasarım yeni kabul edilecektir. 6769 sayılı  SMK'nun 56/5 maddesine göre bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.  Kanunda yer alan \"bilgilenmiş kullanıcı\" özel bir bilgiye sahip olmadan markalar alanında markaları karşılaştırabilen ortalama tüketici kavramı ile ilgili sektörde teknik bilgiye sahip uzman arasındaki kişidir. Ayırt edici niteliğin belirlenmesinde tasarımların karşılaştırmasını yapacak bilgilenmiş kullanıcı üretici, satıcı, tasarımcı veya teknik uzman değildir. Sektörde bu tür tasarımların olduğunu bilen dikkatli ve deneyimli ürün kullanıcısıdır.  Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi de dikkate alınır. (SMK 56/6 mad.) tasarımcılar sektörel ve fonksiyonel bazda her zaman aynı derecede seçenek özgürlüğüne sahip değildir. Tasarımlarını yaparken belirli sınırlar içinde kalmaları gerekebilir. Bir tasarımcı ne kadar seçenek özgürlüğüne sahipse tasarımını o derece farklılaştırabilir. Somut olayda dava konusunun tasarımın hükümsüzlüğü davası olduğu mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, Marka Tasarım Vekili, Endüstri Ürünler Uzmanı Ve Bilgisayar bilirkişisine ait 01/07/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle, Davalı tarafa ait ... numaralı tescilli ambalaj tasarımının yeni ve ayırt edici nitelikte olduğu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı tespit edilmiş olmakla  mahkemece davanın reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı vekili mahkeme kararının gerekçeli olmadığını ileri sürmüş ise de mahkeme kararının gerekçeli olduğu anlaşılmakla bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 03/11/2021 tarih ve 2021/247 E. 2021/191 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL  harcın davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6638a31ae7fee52d","SID":"49df5a2812d03509"}}