{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/186 <br>KARAR NO: 2024/1557<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/10/2021<br>NUMARASI: 2021/196 E. - 2021/734 K.<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak Zeytinburnu ...Noterliğinin 10.12.2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu ettiği 34.343,10 TL’lik alacak talebini İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibine konu ettiğini, müvekkili bankaya gelen çok sayıda tebligat arasında söz konusu ödeme emrine itirazın atlandığını, esasen bankanın borçlu olmadığı bir tutarın ödenmek zorunda kalındığını, davalı şirket tarafından söz konusu ilamsız takipte ihtarname ve ödeme emrinde yer alan işlemlerin davalı ile müvekkili banka arasındaki sözleşme hükümlerine, Uluslararası Kart Çıkaran Kuruluşlara ait kurallara, yasal düzenlemelere ve Yüksek Mahkeme kararlarına uygun bir şekilde gerçekleştirilmiş olup davalı yanın hesabından yapılan kesintilerin icra takibi ile müvekkili bankadan talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, davaya Konu Olayın davalı ile müvekkili banka arasında üye iş yeri kurulduğu ve davalının banka ve kredi kartları ile satış yapabilmesi için davalıya POS terminali tanımlandığını, dava dışı, müvekkili banka müşterisinin ... nolu kredi kartın hamili, işbu kredi kartından gerçekleşen 5 adet harcama işleminin kendisine ait olmadığını ve bilgisi dışında gerçekleştiğini belirterek işbu harcamalara itiraz ettiğini, kart hamili tarafından itiraz konusu edilen 66.088,83 TL’lık işlemlerden 07.08.2020 tarihinde 11.186,40,- TL, 12.08.2020 tarihinde 14.443,20 TL, 13.08.2020 tarihinde 16.387,20 TL ve 4.814, 40 TL olmak üzere 4 adet işlemin davalı şirkete ait pos cihazı üzerinden gerçekleştiğini, işbu harcama işlemlerinden 07.08.2020 tarihinde gerçekleşen 11.186,40 TL’lık işlemin, başka bankaya ait POS cihazı üzerinden gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, davalı şirket ile müvekkili banka arasındaki üye işyeri- üye işyeri bankası arasındaki ilişki kapsamında davalı şirket ve bankanın sorumluluğunun, müvekkili banka tarafından davalıya verilen POS cihazı üzerinden gerçekleştirilen 3 adet harcamanın mail-order sistemi ile gerçekleştiğinin tespit edildiği, uluslararası kartlı ödeme sistemleri kuruluşlarının belirlediği kurallar çerçevesinde, kartın fiziken kullanılmadığı mail-order ya da 3D Secure olmayan harcamalara, kart hamillerinin harcamaların kendilerine ait olmadığı gerekçesi ile itiraz etmeleri durumunda, itiraza konu tüm harcamaların işyerlerinin sorumluluğunda olduğunu, itiraza konu olan harcamanın kart hamili tarafından yapıldığının ispatı için ise kartın POS makinesinden geçirilmiş olmasının (kartın fiziken işyerinde bulunduğunun ispatı) ve işlemlerin kart hamili imzası ya da şifresi alınarak gerçekleştirilmiş olmasının, 3D Secure internet sitesi üzerinden şifreli gerçekleştirilmesinin gerekmekte olduğu, dava konusu olayda ise kartın fiziksel olarak kullanılmadığını, bu nedenle harcama itirazının dava dışı kart hamili lehine sonuçlandığını, kart hamili tarafından yapılan itirazın kart hamili lehine olumlu sonuçlanması üzerine, kart hamiline itiraz incelemesi sonuçlanana kadar geçici olarak alacak geçilmiş olan tutarların, kart hamiline ait kredi kartına nihai bir şekilde alacak kaydedilerek alacak kaydedilen işbu tutarların da Uluslararası kart çıkaran kuruluşlara ait kurallar çerçevesinde ve davalı ile müvekkili banka arasındaki üye işyeri sözleşmesi hükümleri kapsamında davalı hesaplarına borç olarak kaydedildiğini, ilgili tutarların davalıya ait hesaplara borç olarak kaydedildikten sonra, davalı ile müvekkili banka arasındaki üye işyeri sözleşmesi hükümlerindeki takas ve mahsup hakkı ile genel hükümler kapsamında takas ve mahsup hakkı çerçevesinde 05.10.2020 ve 06.10.2020 tarihlerinde davalıya ait hesaptan tahsil edildiğini, davalı şirketin ise işbu tahsilatların haksız olduğu gerekçesiyle hesap kat ihtarnamesi keşide ettiğini, ihtarnameye cevap verildiğini, şirketin 34.343,10 TL’lık alacak talebini icra takibine konu ettiğini, açıklandığı üzere ödeme emrine itiraz edilmemesi üzerine ihtirazi kayıt ile birlikte icra masrafları dahil 43.846,99 TL ödenmek zorunda kalındığını, üye iş yeri sözleşmesinin hükümleri ve yüksek mahkeme kararları gereği sorumluluğun üye iş yerine ait olduğunu, açıklanan nedenlerle ihtirazi kayıtla ödenen 43.846,99 TL’nin ödemenin yapıldığını 12.02.2021 tarihinde değişen oranlardan işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkili bankaya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı banka ile müvekkili Şirketin üye iş yeri sözleşmesi kapsamında müvekkiline POS terminali tanımlandığını, dava konusu ihtilafa kadar yüzlerce binlerce işlem yapılmasına rağmen banka tarafından hiçbir zaman işlemlerin akıbeti hakkında bildirim veyahut şüpheli işlem iddiasıyla hesaptan kesinti yapmadığını, dava konusu işlemlerin 5 günlük sürede 4 farklı günde 4 ayrı işlem olarak yapıldığını, işlemlerin tarihleri ve sayısı incelendiğinde ilk işlemin yapılmasını müteakip bankanın gerekli önlemi alması ve kart sahibi müşterisine bilgi vermesi gerekirken hiçbir güvenlik önlemini devreye sokmadığını, işlemlerin sonunda işlemlerin kart sahibi tarafından onaylanmadığını bildirdiğini, davacının istirdat talebinin reddi gerektiğini, kendi sorumluluğu kapsamındaki güvenlik zaafiyeti nedeniyle hem kart sahibi müşterisinin hem de müvekkili şirketin mağdur olmasına yol açtığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince;\"Davacı Bankaca Üye İşyerine kurulan POS sistemi üzerinden yapılan 12.08.2020 ve 13.08.2020 tarihli satış işleminde taraflar arasında bağıtlanan Üye İşyeri Sözleşmesinin 6.3, 9.2, 16.2 ile 16.3 maddeleri ve uluslararası Visa kuralları gereği davacı Bankanın söz konusu harcama tutarını Üye İşyerine rücu edebilmesinin ve ayrıca davacı bankanın sanal POS sistemi üzerinden yapılan harcama tutarının dava dışı kredi kartı müşterisi ... tarafından kabul edilmeyip itirazı üzerine, chargeback kuralları gereğince adı geçene ödenen tutarın Davalı Şirkete rücu edilmesinin, taraflar arasındaki sözleşmenin  6.3, 9.2, 16.2 ile 16.3 maddeleri ve davacı bankanın üye olduğu .../... Bankanın temsilcisi bulunduğu kartlı ödeme sistemlerini kuran ve bu sistemlere göre kart çıkarma ve kart kabulü konusunda Üye İşyeri Sözleşmesi yapma yetkisi veren uluslar arası kuruluş olduğuna ve Üye İşyerinin de imzaladığı sözleşme gereği sisteme dahil olduğuna göre, davacı bankanın söz konusu 35.644,80 TL'yi Uluslararası Visa Kuralları ve Sözleşme Hükümleri gereği Üye İşyerine rücu edebilmesinin mümkün olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce konusunda uzman bilirkişiler vasıtasıyla yaptırılan inceleme neticesinde, davalının 13/08/2020 tarihinde harcamaların bilgisi dışında gerçekleştiği yönünde itirazda bulunduğu, bu itiraz yönünden 02/09/2020 tarihinde 5 adet işlem tutarı 66.088,83 TL nın dava dışı kredi kartı müşterilerine iade edildiği, sonrasında davalı şirket pos cihazı üzerinden gerçekleşen 3 adet işlem karşılığı 35.644,80 TL nın davalı hesabına borç kaydedildiği tespit edilmiş, bilirkişi heyeti raporunun tarafsız, bilimsel veriler ve dosya kapsamı ile uyumlu denetime elverişli olduğu anlaşılmış, Uluslararası Visa kuralları ve sözleşme hükümleri gereğince davacı bankanın üye işyeri-davalıdan 35.644,80 TL nın rücu edebilmesinin mümkün olduğu kanaatine varılmakla, davacının davasının kabulüne, 43.846,99 TL nın 12/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi\" şeklindeki gerekçeleri ile; \"Davacının davasının KABULÜNE, 43.846,99 TL nın 12/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,\" şeklinde  hüküm kurulmuştur. <br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı banka ile müvekkilinin üye işyeri sözleşmesi kapsamında müvekkile POS terminali tanımlandığını ve müvekkilinin bu POS terminali üzerinden ticaretindeki tahsilatlarını yaptığını, işbu dava konusu ihtilafın doğumuna kadar herhangi bir problem yaşanmadığını, müvekkilinin bu güne kadar aynı yöntemle yüzlerce, binlerce işlem yaptığı davacı banka hiçbir zaman işlemlerin akıbeti hakkında bildirim veyahut şüpheli işlem iddiasıyla hesaptan kesinti yapmadığını, dava konusu ihtilafta ise müvekkilinin yapmış olduğu ticaret kapsamında kendisinden sipariş talebinde bulunan müşterilere ürünleri teslim ettiğini ve ödemesini de Mail Order sistemi üzerinden tahsil ettiğini, bu işlemlerin 2 günlük sürede  4 farklı günde  4 ayrı işlem olarak yapıldığını, işlemlerin tarihleri ve sayısı incelendiğinde ilk işlemin yapılmasını müteakip davacı bankanın gerekli önlemi alması ve kart sahibi müşterisine bilgi vermesi gerekirken hiçbir güvenlik önlemini devreye sokmadığını, 2 günlük sürede 4 farklı günde  4 ayrı işlem yapılırken hiçbir önlem almayan davacı banka, işlemlerin sonunda  Müvekkiline, işlemlerin kart sahibi tarafından onaylanmadığının bildirildiğini, bu arada aynı kişilerin yeniden sipariş vermek istemesi üzerinde karakola giderek şikayet kaydı oluşturduğunu hatta suçüstü yapılması için kolluk kuvvetiyle iş birliği içine girdiğini, neticede müvekkili ile ticaret yapan kişilere ulaşamadığını, müşterisinin aramaları onaylamadığı bahanesi ile yapılan tahsilatların müvekkilinin hesabından kesildiğini hükme esas alınan heyet raporunda Üye İş yeri Sözleşmesi'nin 6.3, 9.2, 16.2 ve 16.3 maddelerine değinerek tutarın rücu edilip edilmeyeceği hususunda görüş bildirdiğini, ancak rapor incelendiğinde davacı bankanın alabileceği güvenlik önlemlerinin ne olduğu, bu önlemleri alması halinde dava konusu işlemlerin yapılıp yapılamayacağının değerlendirilmediğini, sorumluluğun tek başına müvekkiline yüklendiğini ve davacı bankanın hiçbir sorumluluğuna değinilmediğini, diğer taraftan dava konusu kart ile ilgili müvekkili dışında başkaca işlem yapılıp yapılmadığını, yapılmış olması halinde davacı bankanın aldığı/almadığı güvenlik esaslarının değerlendirilmediğinin de açıkça ortada olduğunu, müvekkiline haricen verilen bilgide dava konusu kart ile başkaca birçok işlem yapıldığının bildirildiğini, bu hale göre de davacı bankanın güvenlik zaafiyeti müvekkili üzerine atılmakta olduğunu, söz konusu kart ile 1 Milyon Türk Lirasını bulan işlemler yapıldığını, bu işlemlerin günlerce sürdüğünü ancak davacı bankanın ve kart sahibinin bu işlemleri durdurmak için hiçbir önlem almadığı duyumu alındığından, dava konusu kart ile bu süreçte yapılan ve kart sahibi tarafından kabul edilmeyen tüm işlemlerin celbini talep etmiş olmalarına rağmen celp edilmediğini, raporun dava konusu kart ile yapılan diğer işlemlerinin de incelenmesi sonrasında düzenlenmesi ve eksik hususlar giderildikten sonra hükme esas alınması gerekirken yerel mahkeme başkaca araştırma yapmadan hüküm kurulduğunu, tüm bu nedenlerle kurulan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün istinafen incelenerek kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, icra takibine konu alacağa zamanında itiraz edilmemesi sebebi ile  ihtirazi kayıtla ödenen 43.846,99 TL’nin davalıdan tahsili talebidir. Davalı  tarafından davacı bankanın davalı şirket hesabına rücu ettiği tutarlar için; davacı banka aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden 25.01.2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı takibe itiraz edilmeyerek kesinleştiği  davacı bankaca takibe itiraz edilmediğinden takibe konu edilen tutar 12.02.2021 tarihinde harçlar, vekalet ücreti, faiz ve ferileriyle birlikte 43.846,99 TL olarak ödendiği davanın konusunun bu alacağın tahsili talebi olduğu görülmüştür.  Taraflar arasında, 11/06/2020 tarihli Üye İş Yeri Sözleşmesi akdedilmiştir.Dava dışı kredi kartı kullanıcısının davacı bankaya 13.08.2020 tarihinde kredi kartı harcamalarının bilgisi dışında gerçekleştiği gerekçesiyle harcama itirazında bulunduğu, 02.09.2020 tarihinde harcama itirazı üzerine  66.088,83 TL'nın dava dışı kredi kartı müşterisinin kart hesabına iade edildiği,  daha sonra ... POS'u üzerinden 12.08.2020 tarihinde 14.443.20 TL, 13.08.2020 tarihinde 16.387,20 TL ve 4.814, 40 TL olmak üzere 3 adet işleme ait toplam 35.644,80 TL nın  ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Topçular şubesi nezdindeki ... No'lu hesabına borç kaydedildiği anlaşılmıştır. Mahkemece üçlü banka bilirkişisinden heyet raporu aldırıldığı, bilikişi heyetine ait raporda özetle; Davacı Banka ile Davalı Şirket arasında 11.06.2020 tarihinde “ Üye İşyeri Sözleşmesi “ düzenlenmek suretiyle Davacıya POS cihazi (kredi kartı satış terminali) verildiği ve “Davalı Bankanın Kredi Kartı üye işyeri olarak ve ticari müşterisi olarak çalıştığı, Konumuz olayda; Dava Dışı Kredi Kartı kullanıcısı Davacı Bankaya13.08.2020 tarihinde kredi kartı harcamalarının bilgisi dışında gerçekleştiği gerekçesiyle harcama itirazında bulunmuş; 2.09.2020 tarihinde — harcama itirazı üzerine yukarıda dökümü yapılan 66.088,83 TL'lık tutar dava dışı kredi kartı müşterisinin kart hesabına iade edildiği, daha sonra ... POS'u üzerinden gerçekleştirilen; 12.08.2020 tarihinde 14.443,20 TL, 13.08.2020 tarihinde 16.387,20 TL ve 4.814, 40 TL olmak üzere3 adet işleme ait toplam 35.644,80 TL Davalı ... Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Topçular şubesi nezdindeki ... No'lu hesabına borç kaydedildiği, Davacı Bankaca Üye İşyerine kurulan POS sistemi üzerinden yapılan12.08.2020 ve 13.08.2020 tarihli satış işleminde taraflar arasında bağıtlanan Üye İşyeri Sözleşmesinin yukarıda detayları verilen 6.3, 9.2, 16.2 ile 16.3 Maddeleri ve Uluslararası Visa kuralları gereği davacı Bankanın söz konusu harcama tutarını Üye İşyerine rücu edebilmesinin mümkün olduğu, belirtilmiştir. Somut olayda taraflar arasında post cihazının kullanımına ilişkin üye işyeri sözleşmesi tanzim edildiği, davacı Banka tarafından davalı şirkete verilen pos cihazı üzerinden gerçekleştirilen 3 adet harcamanın mail-order sistemi ile gerçekleştiği, harcamaların dava dışı kişiye ait olmadığı gerekçesi ile harcamaya itiraz edildiği, kartın fiziksel olarak kullanılmadığı, bu nedenle harcama itirazı süreci, dava dışı kart hamili lehine sonuçlandığı ve  ödenen bedelin davalı hesaplarına borç olarak kaydedildiği  bunun üzerine davalı tarafından yapılan kesintinin  iadesi için ilamsız icra takibi başlatıldığı davacı banka tarafından ödenmek zorunda kalınan bedelin iadesinin  talep edildiği anlaşılmaktadır. Mail order sistemi ile davalı işyerinde gerçekleştirilen işlemin 3. Kişiye ait olmaması durumunda kimin sorumlu olduğu önem taşımaktadır. Somut olayda, Davalı vekilinin beyanlarından davalı banka üye işyerine işlemlerinin kart sahibi tarafından onaylanmadığının bildirildiğinin anlaşıldığı davalı tarafça imzalı slip yada şifre ile işlem yapıldığına dair belge sunulmadığı, mail order yöntemi ile işlem yapıldığı, ve 3 D secure onay yönteminin kullanılmadığının anlaşıldığı, bu durumda bilirkişi tarafından açıklandığı üzere riskin davalı üye işyerine ait olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2021 tarih ve 2021/196 E. 2021/734 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.995,18 T-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 748,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.246,38‬-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbb89e83fecc29e8","SID":"9e4600d789fab16c"}}