{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t                             <br>ESAS NO\t: 2024/561 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/630 Karar<br><br>DAVA\t:Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Hizmetin Ayıplı Olmasından Kaynaklanan))<br>DAVA TARİHİ\t: 24/02/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 21/06/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 21/06/2024<br><br>Davacı tarafından mahkememizde açılan Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Hizmetin Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili Bakırköy.... Tüketici Mahkemesindeki dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 10/09/2016 tarihli, ... ANONİM ŞİRKETİ ile düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi nazarınca, arsa kayıtları “İstanbul İli, ... İlçesi, .... Bölgesinde .... Ada, .... Parselde” kayıtlı arsa üzerinde yapılan “...” projesinden I  Blok 14. Kat 83 (yeni) 62 (eski) numaralı mesken nitelikli bağımsız bölümün kendisine satımı konusunda anlaştığını, söz konusu tarihte ve bugüne kadar geçen süre içerisinde yüklenici firmanın edimini ifa etmediğini, müvekkilinin söz konusu firma tarafından mağdur durumda bırakıldığını, ne evini alabildiğini, ne de satış bedeli olarak ödediği meblağı alabildiğini, müvekkilinin Taşınmaz Satış Vaadi sözleşmesinin 10/09/2016 Tarihli düzenleme tarihinde taşınmazın satış bedeli olarak belirlenen 105.500,00 TL’yi tarafların anlaşmış oldukları ödeme planı dahilinde hatta fazla bir şekilde ödeyerek edimini ifa ettiğini, müvekkilinin mağdur duruma düşmemesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı alınmasını, yapılan sözleşme uyarınca dava konusu taşınmazın tüm ipotek ve hacizlerden ari bir şekilde müvekkili adına tapuya tescilini, bunun mümkün olmadığı veya mahkemenin aksi kanaatte olduğu halde, davalı şirkete geçersiz olan bu sözleşmeye güven ile ödenen 105.550,00 TL'nin müvekkile sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca denkleştirmeye tabi tutularak en yüksek yasal faiz uygulanarak ödenmesini, davalı şirkete ödenen 105.500,00 TL'nin T.C. Merkez Bankasının en yüksek yasal faizi ile birlikte müvekkilline iadesine karar verilmesini, hangi dönemlerde ödendiği ve ülke konjonktürü göz önünde bulunarak enflasyon vb dış şartlarla beraber değerlendirilip denkleştirme hükümleri uyarınca denkleştirmeye tabi tutularak taraflarına iadesine karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinin .... E. - ... K. sayılı ilamı ile dosyanın görevsizlik kararı verilerek, mahkememize gönderildiği görülmüştür.<br> Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları, bilirkişi raporu, görevsizlik kararı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;<br>Dava, dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, mümkün olmazsa sözleşmeden kaynaklanan ödenen bedelin davalıdan tahsili (bedel iadesi) istemine ilişkindir.<br>6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır. <br>Konut satış sözleşmeleri ile devre tatil ve uzun süreli tatil sözleşmeleri de kanun kapsamına alınmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu bağımsız bölümü konut olarak nitelendirerek iş bu davayı Tüketici Mahkemesinde açmış olup sözleşmede de dava konusu taşınmazın niteliği daire olarak kayıtlıdır.<br>Anılan Kanunun 3/h maddesinde de “Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar…” hükmünü içermektedir. Aynı Kanunun 3. Maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. <br>6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. Maddesinin (1) bendi gereğince de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir. <br>Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal veya hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır. <br>Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu temlik iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir.(İ.İ.K. m.198)<br>Somut olayda; davacının öncelikli talebi taşınmazın adına TESCİLİNE yönelik olup, alacak talebi terditli taleptir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, adına tescili istemine ilişkindir. Davacının talebi, taşınmazın adına TESCİLİ olup, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan aynen teslim talepleri yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. <br>Davacının yükleniciden konut olarak belirlenen taşınmazı satın aldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı kanun kapsamında tüketici konumunda olduğu anlaşıldığına göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 20.10.2022 Tarih ve 2022/2719 E. - 2022/2557 K. Sayılı ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 12.02.2021 Tarih ve 2020/1983 E. - 2021/306 K. Sayılı ilamı.)<br>Terditli talepler hakkında, mahkemece yargılama yapılıp tüm talepler değerlendirilip bir hüküm kurulması gerekmektedir. Terditli bir talep hakkında karar verilip, diğer talepler yönünden görevsizlik kararı verilemez.<br>Ayrıca, görevsizlik kararı veren mahkemece terditli tüm talepler yönünden mahkemenin .... E. sayılı dosyası üzerinden yargılama yapılmış ve aynı hüküm içerisinde bir talep hakkında red kararı, diğer terditli talep hakkında görevsizlik kararı verilmiştir. Herhangi bir tefrik işlemi de yapılmamıştır. <br>6100 Sayılı HMK' nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115.maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu durumda davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden  REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,<br>2- GÖREVLİ MAHKEMENİN BAKIRKÖY .... TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNA, <br>3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha öncede Bakırköy 9. Tüketici Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halli merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM .... Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,<br>5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, <br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 21/06/2024<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ec0a94bf05375db","SID":"ba6db3826271a558"}}