{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/604 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/1004<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/10/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2014/1018 E 2021/633 K <br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 18/09/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 07/10/2024<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete hastanesinde kullanılmak üzere kardiyoloji malzemeleri sattığını, satılan malzemeler dışında davalı şirkete teknik hizmet desteğinin de verildiğini, ihtarnameye rağmen bakiye cari hesap alacağının ödenmediğini belirterek 237.435,63 TL alacağın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacıdan tıbbi malzeme alındığını ancak alınan bu malzemelerin bedelinin ödendiğini, ödenmediği iddia edilen faturaların gerçek dışı işlemler olduğunu, bu konu ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunulduğunu, bahse konu faturaların müvekkili şirkete usulüne uygun olarak teslim edilmediğini, dava konusu faturaların hiçbirinde şirketi temsile yetkili kişilerin imzasının bulunmadığını, fatura ve içeriğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, faturanın içeriğinde açıklama olarak \"1 adet Kardiyoloji Hizmet Bedeli\" yazdığını, tutar olarak 221.400,00 TL belirtildiğini, asıl işi hastane olan müvekkillinin davacıdan bu hizmeti hangi ad ve nam altına talep ettiğinin davacı tarafından açıklanması ve bu durumu ispatlar sözleşme, delil ve belgelerini yazılı olarak ibraz etmesi gerektiğini, davacının asıl işinin malzeme satmak olduğunu, teknik destek veya hizmet verme yetkisinin olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davacının faturalardan dolayı alacak iddiasında bulunduğu, davalının alacağın dayanağını oluşturan özellikle 221.400,00 TL'lik faturadaki hizmeti almadıklarını, muhasebe çalışanının  hizmetleri aldı gibi göstererek faturaları kaydettiğini, bu konuda ceza dosyasının bulunduğu belirtilerek davanın reddini istediği, ticari defterlerin incelenmesine ilişkin rapora göre davacının davalıdan 237.435,63 TL alacaklı olduğu, alacağın temelinin 25/09/2012 tarihli 221.400,00 TL'lik, 2011 yılında düzenlenmiş 3.770,17 TL'lik ve 2014 yılında düzenlenmiş 4 adet toplamda 12.265,56 TL'lik faturaların oluşturduğu, söz konusu faturalardan 221.400,00 TL'lik faturanın davalı tarafından kayıttan 19 ay sonra gerçeğe aykırı olduğundan çıkartıldığı, söz konusu faturaya süresinde itiraz edilmediğinden dolayı kesinleşmiş olduğu ve davalının çıkarma işleminin usulsüz olduğunun rapor edildiği, her ne kadar 221.400,00 TL'lik fatura davalı defterlerine kaydedilerek süresi içerisinde itiraz edilmemiş ise de söz konusu faturayı kaydeden çalışanın ceza mahkemesinde hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan dolayı ceza aldığı, cezanın kesinleştiği, söz konusu muhasebe elemanının çeşitli firmalardan alınmamış olan malzemeleri alınmış gibi göstermesinden dolayı ceza aldığından davalı tarafından itiraz edilen 221.400,00 TL'lik faturanın sırf davalı defterlerinde kayıtlı olmasından dolayı hizmeti davalının aldığının kabul edilemeyeceği, zira davacının diğer 2011 ve 2014 te kesmiş olduğu faturalara davalı tarafından itiraz edilmediği, sadece kardiyoloji hizmet bedeli açıklaması ile kesilen 221.400,00 TL'lik faturaya itiraz edildiği, söz konusu faturadaki hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğinin ispat edilemediği, kaldı ki  davacı tarafından geçmiş tarihlerde ve sonrasında bu kadar yüksek oranda kardiyoloji hizmetine ilişkin bir faturanın da bulunmadığı, davacı firmanın malzeme satan bir firma konumunda olduğu  göz önüne alındığında 221.400,00 TL'lik faturanın konusunu oluşturan kardiyoloji hizmetinin davacı tarafından davalıya verilmediği yönünde kanaatin oluştuğu, açıklanan sebeplerle bu fatura yönünden davalının davacıya borcunun bulunmadığı, bilirkişi raporunda belirtilen diğer faturalardan dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın 16.035,73 TL alacak yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın cari hesaba dayalı alacak istemine ilişkin olduğunu, faturanın defterde ödenmiş olarak kayıtlı olduğunu, alacak talebinin bu faturaya değil cari hesaba dayalı olduğunu, müvekkilinin sattığı malzemelerin tamamının kardiyoloji malzemesi olduğunu, malzemelerin kullanımında müvekkili mühendislerin de hazır bulunduğunu, 221.400,00 TL bedelli fatura ile ilgili iddianame, bilirkişi raporu ve ceza mahkemesi kararında bir kayıt bulunmadığını, ceza davasında muhasebe çalışanlarının cezalandırılması gerekçe gösterilerek dava ile irtibat kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, raporda ilgili faturanın davalı  ticari defterlerinden kayda girdikten 19 ay sonra, ödemeden 18 ay sonra tek taraflı olarak mahkeme kararı olmaksızın çıkartılamayacağı hususunun açıklandığını, ilgili faturaya ait kdv ve kurumlar vergisinin müvekkili tarafından ödendiğini, hesap mutabakatında borcun 341.494,00 TL olarak gözüktüğünü, bu hesap mutabakatı içinde ilgili fatura ödemesinin de olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kabul edilen 16.035,73 TL yönünden müvekkilinin borcunun bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br><br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, cari hesap alacağı istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dava, cari hesap alacağının tahsili istemine ilişkin olup ispat yükü davacı üzerindedir. Davacının cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğunu ispat etmesi gerekir. Tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu alınmış ise de; raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Zira ilgili raporda 2011 yılında düzenlenmiş olan toplam 3.770,17 TL lik ve 2014 yılında düzenlenmiş 12.265,56 TL faturaya konu (4 fatura) malzemelerin davalıya teslim edilmiş olmasına rağmen faturaların ticari defter kayıtlarına intikal ettirilmemiş olduğu, söz konusu faturaların davalı kayıtlarına davacıya alacak olarak kaydedilmesi gerektiğinden bahsedilmiş ise de; taraf ticari defterlerine göre alacak ve borç durumu ile uyumsuzluğa neden olan kayıtların tek tek belirtilerek davacı defter kayıtlarında olan ancak davalı defter kayıtlarında olmayan faturalara ilişkin dayanak belgelerin dosyaya kazandırılmak suretiyle alacak borç durumunun tespiti yönünden ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gibi ihtilafa neden olduğu anlaşılan davacı tarafından düzenlenen 221.400,00 TL bedelli faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, kayıt tarihinden yaklaşık 18 ay sonra ticari defter kayıtlarından çıkartıldığı, faturanın gerçek hizmet ilişkisine dayanmadığına yönelik davalı ile çalışanları/ortakları arasındaki ceza davasındaki mahkeme kararı da dikkate alınmak suretiyle hizmetin verilmediği  mahkemece kabul edilmiş ise de; bu kabul de doğru olmamıştır. Zira davacı tarafından düzenlenen faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması mal/hizmetin verildiğine karine teşkil etmektedir. İlgili ceza dosyasında halen yargılama devam ettiği gibi davacının ceza dosyasında taraf olarak yer almadığı da anlaşılmaktadır. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların istinaf itirazlarının kabülüyle HMK 353/1-a-6 maddesine gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/10/2021 tarih ve 2014/1018 Esas, 2021/633 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde taraflara İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5- Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 18/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ac7af2cda13bed6","SID":"278dc7f56ab2e431"}}