{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1533 <br>KARAR NO:2024/1409<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/05/2024<br>NUMARASI:2024/191 Esas - 2024/467 Karar<br>DAVA:Alacak (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/10/2024<br>Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili; taraflar arasında yapılan sözleşmeye karşılık davalı ...'e emanet edilen 68.500-TL  bedelli  23 adet senedin davalı tarafından geri iade edilmediğini ve emanet senetleri kullanarak sebepsiz zenginleştiğini, davalıya emanet edilen senetlerin ödemesinin ... tarafından...tarafından yapıldığı,ödemelere ilişkin banka dekontlarının sunulduğunu ,  18/02/2014 tarihli emanet sözleşmesine binaen verilen fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 68.500-TL alacağın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili;davacı tarafından daha önceki zamanlardan elinde kalan bir evrakta tahrifat ve düzenleme yapılarak bir borç oluşturulmaya çalışıldığını, delil olarak ibraz edilen evrakın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek üzerindeki varsa tahrifatların, tüm yazı çizgi nokta ve imza vs hususlarında inceleme yapılarak rapor aldırılmasını, taraflar arasında bir daire alışverişi olduğunu ve bu güne kadar kendisine tüm ödemelerin harfiyen yapıldığını, bu husustaki tüm ödeme belgelerinin mevcut olduğunu, ATK'dan gelecek raporlara ve karşı tarafça ileri sürülecek delil ve beyanlara karşı delil ve beyan sunma haklarını saklı tuttuklarını beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; 6102 sayılı TTK'nın 7155 sayılı yasa ile eklenen 5/A maddesinin 1. fıkrasında; \"Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" şeklinde düzenlendiğini ,ticari davalar bakımından arabuluculuğun özel bir dava şartı haline getirildiğini, davacının davayı açarken arabuluculuk tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanan örneğini dosyaya sunmadığı, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden  dava açıldığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; 13/03/2024 tarihli tensip kararı nedeniyle derhal arabulucuğa müracaat edildiğini, arabuluculuk görüşmeleri devam ederken acele olarak  davanın usulden reddedildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin tamamlanmasının beklenmesi  gerekirken 16/05/2024 tarihinde ilk celsede karar verildiğini, arabuluculuk görüşmesinin 6 gün sonra 22/05/2024 tarihinide anlaşamama ile sonlandığını,18/02/2014 tarihli emanet sözleşmesine binaen verilen 23 adet senedin davalı tarafından kullanıldığı,ödemesinin müvekkiline yapılmadığını belirterek, davalıdan 68.500-TL olan alacağının müvekkiline faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini  talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava,Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup; mahkemece \"Bonoların  6102 Sayılı TTK 776 vd. maddelerinde düzenlendiğini, ayrıca TTK 732. maddesinde kambiyo senetlerinden kaynaklı sebepsiz zenginleşme konusu düzenlendiğini,  4. maddesinde de bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı , 5. maddesinde tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesinde bakılacağının belirtildiğini ,uyuşmazlığın emanet sözleşmesi gereğince verilen bonolardan kaynaklanması sebebiyle uyuşmazlıkda asliye  ticaret mahkemesi görevli olduğundan  27.12.2023 tarihli karar ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.Taraflarca istinaf edilmeden kesinleşen karar nedeniyle 4.3.2023 tarihli üst yazı ile dava dosyası görevli mahkemeye gönderilmiştir. 13.03.2024 tarihli tensip zaptı ile davacı vekiline, arabuluculuk anlaşamama son tutanağın aslı veya onaylanmış bir örneğini dosyaya sunması için 2(iki) hafta kesin süre verilmiş,tensip zaptı 18.3.2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiştir. 6102 sayılı kanunun 5/A maddesinde ,dava konusu bir miktar para alacağı olan tüm ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak düzenlenmiştir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir (HUAK 18/A/2, HUAK Yönetmeliği 22/3). Burada dava şartı arabuluculuk süreci, 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi çerçevesinde, tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmemiştir.Dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. Bununla birlikte aynı kanunun 115/3 maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı, mahkemece davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. Eldeki davada ilk olarak davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, görevsizlik kararının kesinleşmesinden dosyanın gönderildiği mahkemece anlaşamama tutanak aslının istenilmesi üzerine, davacı vekilince arabulucuya başvurulduğu,sürecin karar tarihinden sonra tamamlandığı anlaşılmakla davacı vekilinin sürecin tamamlanmasının mahkemece beklenilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece tutanak asıl istenilmesi üzerine davacı vekili tarafından arabulucuya başvurulduğu, yasal düzenlemelere göre başvuru için süre verilmesinin ve sürecin tamamlanmasının beklenilmesinin mümkün olmadığı,uyuşmazlık davacı tarafından davalıya sözleşme ile emaneten verildiği ileri sürülen bonolardan kaynaklanmasına göre davanın ticari dava olduğu ve arabulucuya başvurunun dava şartı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığınaDavacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/10/20</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ff2c99c30151743","SID":"bf6f737dfd18aecd"}}