{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2022/696 <br>KARAR NO: 2024/1003<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:17/11/2020<br>NUMARASI:2019/163 Esas, 2020/567 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 02/10/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin, davalı ... firmasından, mutfak dolabı, vitrin dizaynı, koltuk imalatı vs. mobilya  ve dekorasyon hizmetleri karşılığında 14.02.2019  tarihi itibari ile 51.885,10 TL alacaklı olduğunu, davalının bir müddet gerek çek olarak gerekse de havale yolu ile bir kısım ödemeler yaptığını, sonrasında  borçlu firmanın ödemelerini yapmadığını ve verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını,  alacağın tahsili için  ....sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, davalının cari hesap ve resmi kayıtlarla sabit olmasına rağmen, takibe karşı bir sebep göstermeksizin itiraz ettiğini, davanın kabulü ile davalının .... sayılı  icra takibine yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeni ile %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen cevap vermemiştir. Mahkemece, somut olayda davalının usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 51.885,10 TL alacaklı olduğu, davalının davaya konu faturaları vergi dairesine bildirdiği, davalı ve davacı tarafın ... formlarının birbiriyle örtüştüğü, HMK 222/3. Maddesi hükmü doğrultusunda davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacının ticari defterlerinin lehine delil olacağı, buna göre usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü gerektiği, dosya kapsamında davalıyı temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmadığı, takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için davalının TBK. 117 maddesi uyarınca temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi gerektiği, takibe kadar işlemiş faize yönelik davalı itirazının haklı olduğu, takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle, Davanın kısmen KABULÜ ile kısmen REDDİNE, Davalı takip borçlusunun .... Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile; 51.885,10 TL asıl alacak yönünden devamına, kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren  ticari faiz uygulanmasına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabulüne karar verilen  alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, takibe konu alacağın TL karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesie karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, müvekkili şirketin, 2018 yılı itibariyle ekonomi de yaşanan olumsuzluklar nedeniyle zor süreçler geçirdiğini, ülke de bulunan diğer şirketler gibi büyük zararlar ettiğini, davacı ile işler yaptığını fakat bu işler sonucunda ekonomik dalgalanmalar sebebiyle ödemelerde sıkıntı yaşadığını, her ne kadar müvekkili borçlu olsa da hem borç miktarı açısından hem de işletilmiş olan faiz açısından fazladan borç yüklendiğini, yaşanılan ekonomik darlık sebebiyle hem borç ödemelerde hem de borç kaynaklı icra takipleri ve davalarda herhangi bir müdahalede bulunulamadığını, mahkemece söz konusu icra takibine ilişkin her ne kadar takibin devamına karar verilmişse de işletilmiş faiz yönünden müvekkili lehine karar verildiğini, temerrüte düşürülmeyen müvekkilinin söz konusu borç miktarını bu nedenle reddetmesi ve ödeme emrine itiraz etmesinin kaçınılmaz olduğunu, kaldı ki takibe konu borç için müvekkilinin davacıya vermiş olduğu çekler bulunduğunu, bu çeklerin karşılıksız çıkacağını öngörebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle söz konusu alacağın likit olduğunun savunulamayacağını, hükmedilen icra inkar tazminatının da hukuka aykırı olduğunu  belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Somut olayda, davalı taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunu, davacının bakiye iş bedeli nedeniyle alacaklı olduğunu istinaf dilekçesi ile kabul etmiş, ekonomik güçlükler nedeniyle ödeme yapamadığını ileri sürmüştür. Davalı alacak miktarına itiraz etmediğinden ve takip konusu borcu ödediğini savunup ispatlayamadığından mahkemece takibin asıl alacak yönünden devamına karar verilmesi yerinde olmuştur. Takip konusu asıl alacak likit ve belirlenebilir olduğundan şartları oluşmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2020 tarih ve 2019/163 Esas, 2020/567 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 3.544,27 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 886,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.658,20 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aabbb36db9857130","SID":"06cbae64695d4e2b"}}