{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/617 Esas<br>KARAR NO:2024/970<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO:2018/1134 Esas<br>KARAR NO:2020/411  <br>KARAR TARİHİ:28/09/2020  <br>DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:19/09/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin medikal ürünlerin imalat ve satış faaliyetleri ile iştigal ettiğini, yasal defterlerini elektronik ortamda tutmak amacıyla davalılardan ... Şti ile 31/10/2014 tarihli Elektronik Defter ve Bakım Sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda .... Başkanlığı'nın elektronik defter uygulamasına yönelik gerekli sistem entegrasyonun anılan şirket tarafından yapıldığını, kurulan bu entegrasyonun uygulanmasına yönelik olarak ...'ın grup şirketi olan diğer davalı ... ....AŞ ile de ..., Geliştirme ve Bakım Sözleşmesi imzalandığını, 01/01/2018 - 31/12/2018 dönemine ilişkin sözleşme bedeli 2.160,00 Euroyu ödediklerini, tarafların tek başına yazılım değişikliğine gitme gibi bir hakları bulunmamasına rağmen  sözleşme süresinde ... desteğinin tek taraflı sona erdirilmesi üzerine müvekkili şirketin ticari defterlerin basılması ve mali mühür ile imzalanması konusunda sorunlar yaşamaya başladığını, davalıların  mevcut sistem ile ilgili beratların alınamayacağı ve bu kapsamda 5.516,50 TL bedelin ...'a yatırılmasını istemeleri üzerine müvekkili şirketin bu bedeli ödediğini, buna rağmen yeni sistemin entegrasyonunun yetiştirilemediğini ve müvekkili şirketin 2017 yılı yasal defter beratlarının yasal süresinde alınamadığını, buna ilaveten bir sonraki finansal dönem olan 2018 yılı açılış beratının da iki gün içerisinde alınması zorunlu olduğundan müvekkilinin alternatif çözüm yolları aradığını, dava dışı ...AŞ'nin mevcut sistemle sorunun bir gün içerisinde çözülebileceği taahhüdü vermesi nedeniyle bu şirketle anlaşma sağlandığını, anılan şirketin de mevcut sistemi ve mevcut mali mührü kullanarak gerek 2017 yılına ilişkin tüm beratları, gerekse 2018 yılı açılış beratını bir gün içerisinde aldığını, müvekkilinin de 9.630,00 USD tutarlı faturanın TL karşılığı 55.305,49 TL'yi dava dışı şirkete ödediğini, davalıların sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dava dışı şirketin bir günde sağladığı çözümü bir türlü sağlayamadığını, müvekkili şirket hizmetten beklenen faydayı sağlayamadığı gibi bazı ilave masraflara katlanmak zorunda kaldığını, TBK'nın 112. maddesi gereği borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğunu,  davalının yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle sözleşme bedeli 2.160,00 Euro'nun fatura tarihindeki karşılığı 11.906,21 TL'nin ve ek olarak katlanılan 5.516,50 TL ve 53.305,49 TL masrafın tazmini için davalılara ihtarname çıkartıldığını, ancak davalıların kusurları olmadığını ileri sürerek zararı tazmin etmediklerini ileri sürerek 11.906,21 TL'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Bilişimden tahsiline, 5.516,50 TL ve 53.305,49 TL'nin ihtar tarihinden tibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalılar vekili cevabında; sistem değişikliğinin müşterilerin mağdur olmaması için zorunlu olarak yapıldığını, müvekkilinin sistem değişikliliği zorunluluğunu bildirmesine, bu konuda yapılması gerekenleri söylemesine ve hatta defalarca hatırlatmasına rağmen uzun bir süre geçtikten sonra davacının başvuru yaptığını, bu süreçte yaşanan zaman kaybının tamamen davacının kusurundan kaynaklandığını, davacının ... personelinin sertifika kurulumu için randevu tarihini müvekkili şirkete iletmesi halinde bu sorunun giderilmiş olacağını, bu sürecin devam ettirilip ettirilmemesinin davacının sorumluluğunda olduğunu, davacının yine kendi insiyatifi ile müvekkiline haber vermeden başka bir firma ile anlaştığını, ancak bu firmadan alınan bir günlük hizmet bedelinin 9.360,00 USD olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin sunduğu çözüm yollarını gereği gibi yerine getirmeyip başka bir firmadan alınan hizmet bedelinin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi nedeniyle 2.160,00 Euronun iadesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; taraflar arasındaki 31/10/2014 tarihli elektronik defter uygulama ve bakım sözleşmesi ile 01/01/2018 tarihli e-defter güncelleme, geliştirme ve bakım sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerin davalı tarafından zamanında ifa edilmemesi nedeniyle davacının zararının oluştuğu, sözleşme kapsamında davacı tarafından ödenen 11.906,21 TL sözleşme bedeli davalıdan talep edilmekte ise de; taraflar arasındaki Sözleşmenin 4.2 Maddesinde; \"...Bakım süresince Müşteri tarafından sözleşme feshedilirse, fesih talebiyle İlgili Güncelleme, Geliştirme ve Bakım ücreti geri ödenmez....\" hükmü gereği ve mevcut durum itibariyle davacı sözleşmeyi fesih etmiş olduğundan bu bedelin talep edilemeyeceği, davacı, davalının kusuru ile sözleşmeyi feshettiğinden ...'a ödenen bedel ile dava dışı şirkete ödenen iş bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile  5.165,00 TL ... bedeli ve 53.305,49 TL Hizmet bedeli olmak üzere toplam 58.470,49 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalıların sözleşme koşullarını tek taraflı değiştirme hakkı bulunmamasına rağmen, müvekkili şirketin muvafakatini almadan sistem değişikliği yaptığını ve müvekkilinin sorun yaşamasına neden olduğunu,  davalının sözleşme ile yüklendiği hizmeti gereği gibi tam yerine getirmediğini ve işi ifada temerrüde düştüğünü, asli yükümlülüğünü ifa etmeyerek temerrüde düşen davalının sözleşme bedeline hak kazanamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere sözleşme bedelinin iadesinin talep edilemeyeceği kabul edilse dahi, sözleşmenin feshi itibariyle hizmet alınmayan kalan süreye ilişkin sözleşme bedelinin iade edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddedilen kısmına ilişkin kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalılar vekili istinaf nedenleri olarak; sistem değişikliğinin müşterilerin ileride sorun yaşamaması için zorunlu olarak yapılması gerektiğini, müvekkilinin bu hususta tüm ihbar mükellefiyetini zamanında yerine getirmesine rağmen davacıdan kaynaklı zaman kaybı yaşandığını, 13/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda da davalıya yüklenecek bir kusur bulunmadığı yönünde görüş bildirildiğini, dosya kapsamı ve e-posta yazışmaları ile bilirkişi raporuna göre davalının kusurunun olmadığı ortada iken mahkemenin davalıya kusur atfının anlaşılamadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, sözleşme kapsamındaki edimlerin hiç veya eksik yerine getirildiği ileri sürülerek sözleşme bedelinin iadesi ile uğranılan zararın tazmini istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davalının sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini  zamanında ifa edilmemesi nedeniyle davacının zararının oluştuğu, bu nedenle davacının  ...'a ödenen bedel ile dava dışı şirkete ödediği iş bedelini talep edebileceği, bununla birlikte sözleşmeyi fesheden davacının  sözleşmenin 4.2 maddesi gereği ödediği sözleşme bedelinin iadesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.165,00 TL T... bedeli ve 53.305,49 TL Hizmet bedeli olmak üzere toplam 58.470,49 TL 'nin davalıdan tahsiline, 11.906,21 TL sözleşme bedelinin iadesi talebinin ise reddine karar verilmiş, taraflar hükmü istinaf etmiştir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi hükmüne göre; çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Aynı kanunun, 281. maddesinde ise; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebililecekleri; mahkemenin, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.Somut davada taraflar arasındaki sözleşmeler; davacının yasal defterlerini elektronik ortamda tutulması, bu kapsamda ... Başkanlığı'nın elektronik defter uygulamasına yönelik gerekli sistem entegrasyonu yapılması ve kurulan bu entegrasyonun uygulanması işlerine yöneliktir.Davacı, davalıların edimini hiç ve gereği gibi ifa etmediğine ileri sürmüş, davalılar ise kendilerine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini savunmuştur. Bu durumda ilk derece mahkemesince taraflar arasındaki sözleşme konusu işte uzman bilirkişiden rapor alınması gerekirken, taraflar arasındaki sözleşme konusu işte yeterli uzmanlığı bulunmayan gelir uzmanı bilirkişiden rapor alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. Zira bilirkişinin konunun uzmanı olması gerekir. HMK'nın 266 ve sonraki maddelerine göre, çözümü özel  veya teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin dinlenilmesi ve onların vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Bu nedenle mahkemece taraflar arasındaki sözleşme konusu işte uzman bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Buna göre mahkemece yazılım ve bilgisayar uzmanı bilirkişiden veya bilirkişilerden, davalıların edimini hiç veya gereği gibi ifa edip etmediği, edimin hiç veya gereği gibi ifa edilmediğinin kabulü halinde bu durumun davalıların veya davacının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenler ile tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi uyarınca esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,  2-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1134 Esas, 2020/411  Karar  Sayılı ve 28/09/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan  davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40TL harcın mahsubu ile eksik kalan 373,20 TL harcın davacıdan  tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 harcın davalı  ... Şti.  Tarafından peşin olarak yatırılan 998,53TL harçtan mahsubu  ile bakiye 570,93 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı  ... Şti.'ne İADESİNE 6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 harcın davalı ...  A.Ş.  Tarafından peşin olarak yatırılan 998,53TL harçtan mahsubu  ile bakiye 570,93 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ... A.Ş.'ye İADESİNE, 7-Taraflarca yapılmış olan  istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate ALINMASINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73efb47570196485","SID":"4cc4b80e6862f8fe"}}