{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/108 Esas<br>KARAR NO:2024/1446<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:14/09/2022<br>NUMARASI:2021/488 Esas,  2022/152 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:26/09/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; fotoğraf sanatçısı olan müvekkili tarafından 2011 yılında çekilen fotoğrafın, davalı .... tarafından şirketin tanıtımında web sitesinde, çeşitli ...ve reklam panolarda, reklam afişlerinde ve şirkete ait tırların üzerinde kullanıldığını, diğer davalı ...Şti. ve ... şirketinin de ... için yapmış oldukları açık hava reklamı ve araç giydirme işlerini, kendi internet sitelerinde referans olarak gösterdiklerini, bu hususta delil tespiti yaptırdıklarını,  davalı ...’nun gazetede özür metni yayımlayarak eylemini kabul ettiğini, söz konusu kullanım ile müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklanan manevi ve mali haklarını ihlal edildiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000-TL maddi tazminat ile 30.000-TL manevi tazminatın fiilin işlendiği tarihten itibaren yasal faizleriyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :Davalı .... Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz  mahkemede açıldığını, davacıya ait olduğu beyan edilen fotoğrafın davalı müvekkili şirket araçlarından bir kaçında ve reklam panolarında 2018 yılı içerisinde kullanıldığını, davacıya ait olduğunun öğrenilmesi üzerine... Gazetesinin 19/03/2021 tarihli basımında özür metni yayımlandığını, tecavüzün sona erdirilmesi talebi maddi dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin reklam ve tanıtımlarının yapılması maksadıyla diğer davalılardan .... AŞ ile anlaştığını, ortaya çıkabilecek tüm yasal sorumlulukların reklam şirketine ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalılar .... AŞ ve .... Şti  vekili cevap dilekçesinde özetle;  yetkiye itiraz ettiklerini müvekkillerinden  sadece atölye yani imalat uygulamalarını hazırlayan firma olan... Şti.’nin davada taraf olmadığını,  kullanılan fotoğrafın iddia edilenin aksine internet ortamında dolaşan, davacıya ait olduğu asla belli olmayan ve ispatlanmayan ve ona ait bir siteden de alınmamış bir fotoğraf olduğunu davacının adı geçen fotoğrafı eser olarak kabul edilse hatta tescilli olsa bile davada talep edilen rakamların bile bu rayiçlerle mukayese kabul edilemeyecek ölçüde yüksek ve fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davaya konu fotoğrafın davacının hususiyetini taşıdığı ve eser vasfında olduğu, davacının ise eser sahibi olduğunun anlaşıldığı, davalılardan ... Şti'nin davaya konu fotoğrafı davalı ... Şti'nin reklam faaliyetlerinde kullanılmak üzere imalat uygulamalarını hazırladığı, davalı  ... AŞ'nin ...'ya ait tırların üzerine, bu üretilen ve davacıya ait eseri bulunduran giydirmeleri yaptığı, nihayet davalı ...'nun da bu reklamları ticari faaliyetlerinde kullandığı sunulan deliller ve taraf anlatımlarına göre sabit olduğu her üç davalının da özen yükümlülüğüne aykırı olarak davalıya ait eseri ticari faaliyetlerinde kullandıkları ve kusurlu eylemleri ile davacının eserden doğan mali ve manevi hakları ihlal ettikleri, bu itibarla tecavüz fiilinden her üç davalının müştereken sorumlu oldukları, davacının tazminat talebini FSEK 68. maddeye dayandırması sebebiyle bulunan rayiç bedelin üç katına hükmetmek ve söz konusu madde çerçevesinde taraflar arasında farazi sözleşmesel ilişki kurulduğu kabul edildiğinden dava tarihine kadar olan tecavüzün men'ine ilişkin taleplerin reddi gerektiği, ihlal edilen manevi hakların mahiyeti, ihlalin şekli, manevi zararın boyutu birlikte nazara alınarak talep olunan 30.000-TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olduğu gerekçesiyle, davalıların davacıya ait eserden doğan mali ve manevi hakları ihlal etmiş oldukları anlaşıldığından FSEK 68.maddesine göre 3 kat arttırılmak suretiyle bulunan 30.000 TL maddi tazminatın ve 30.000 TL manevi tazminatın 09/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, dava tarihinden sonraki muhtemel tecavüzün men'ine, dava tarihine kadar olan tecavüzün men'i talebinin FSEK 68.maddesi gereği taraflar arasında farazi sözleşmesel bir ilişki kurulduğu anlaşıldığından reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf  dilekçesinde; dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında, tecavüzün sona erdirilmesinin talep edildiğini, ikili bir ayrım yapılmadığını, tecavüzün sona erdirilmesi talebinin ikiye ayrılarak aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu  ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... AŞ ve.... Şti  vekili istinaf  dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; -Bilirkişi raporundaki değerlendirmeye rağmen, davada taraf sıfatı bulunmayan  .... Ltd. Şti aleyhine hükmün kurulmasının  usul ve yasaya aykırı olduğunu, - Davaya konu fotoğrafın  kullanıldığı tarih itibariyle davacı adına tescilli  olmadığını, -Müvekkilinin bu tür resimlerin tescilli olarak satıldığı sitelere abone de olarak tanesini 10,00-15,00-USD vb rakamlara alabildiğini, adı geçen fotoğraf eser olarak kabul edilse, hatta tescilli olsa bile davada hükmedilen tazminat tutarlarının yüksek ve fahiş olduğunu, -Müvekkilinin anonim olduğunu düşündüğü fotoğrafı kullandığını, fotoğrafın eser olduğuna dair bilirkişi raporuna itirazlarının  yeniden rapor taleplerinin kabul edilmediğini,- Toplamda 3 ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin AAÜT'ye, usul ve yasaya aykırı olduğunu,  ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  davacıya ait eserden kaynaklanan haklara tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın  kısmen kabulüne  karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve  davalılar  .... AŞ ve .... Şti vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  eser vasfında olan davacıya ait fotoğrafın; davalı .... Şti tarafından davalı .... Şti'nin reklam faaliyetlerinde kullanılmak üzere imalat uygulamalarının hazırlandığı, davalı  .... AŞ'nin....'ya ait tırların üzerine davacıya ait eseri bulunduran giydirmeleri yaptığı, davalı....'nun da bu reklamları ticari faaliyetlerinde kullandığının dosya kapsamı ile sabit olduğu, davalıların ortaklaşa kusurlu eylemleri ile davacının eserden doğan mali ve manevi hakları ihlal ettikleri, bu nedenle her üç davalı aleyhinde hüküm kurulmasında ve hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarında bir isabetsizlik olmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde davalılar tarafından yapılan tecavüzün sona erdirilmesini talep ettiği, bu talebin davadan önce ve sonraki tecavüzü kapsadığı, ilk derece mahkemesince taraflar arasında farazi sözleşmesel ilişki kurulduğu kabul edildiğinden dava tarihine kadar olan tecavüzün men'ine ilişkin talebin reddine karar verilmesinde, tecavüzün sona erdirilmesi talebinin kısmen kabul kısmen reddi nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; yine aynı davalılara karşı, farklı hukuki sebeblere dayalı ve birbirinden bağımsız talepler mevcut olduğundan davaların yığılmasının söz konusu olduğu, bu nedenle davalılar aleyhine farklı talepler nedeniyle ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı  anlaşılmakla,  davacı vekili ve  davalılar  ...AŞ ve .... Şti vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,  2-Davalılar ...AŞ ve ... Şti vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,3-a)Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,  b)....Şirketinden alınması gereken 4.098,60-TL nispi harçtan, peşin alınan 80,70 TL maktu harçtan mahsubu ile  bakiye 4.017,9-TL harcın davalı.... Şirketinden alınarak hazineye irat kaydına, ... Şirketinden alınması gereken 4.098,60 TL nispi harçtan, Peşin Alınan 864,00- TL nispi+80,70 TL maktu olmak üzere toplam 944,7-TL harcın .... Şirketinden alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinafa gelen taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fcc1574fa671745c","SID":"33dbf5b8463c8807"}}