{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/107 Esas<br>KARAR NO: 2024/1447<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/11/2022<br>NUMARASI: 2020/310 Esas, 2022/228 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; kozmetik alanında iştigal eden müvekkillerinin, ..., ..., ... Serum markaları ile ürün şişe ve kutu tasarımlarını, ayrıca \"...\" logosunu TPMK nezdinde tescil ettirdiklerini, davalı ...com sitesi üzerinden ve müvekkili firmanın satış izni vermediği online mağazalar tarafından, müvekkili markalarının taklit edilerek üretilen ürünlerin satışı yapılmak üzere piyasaya sürümünün yapılmakta olduğunu, davalı platformunda satılan dava konusu ürünlerin taklit olduğunu, iltibas suretiyle tecavüze sebep olduğunu, davalıya taklit ürünlere ilişkin yayınları kaldırması ve içerik sağlayıcılara ait gerekli bilgileri vermesi talebini içeren ihtarname Gönderildiğini, ancak taleplerinin sonuçsuz  kaldığını ileri sürerek, müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüzün önlenmesini, men'ini, tecavüz teşkil eden her türlü ürünlerin imhasını, şimdilik 10.000-TL maddi, tazminatın, satış tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ve 30.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar veilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap  dilekçesinde özetle; ...com internet sitesinin sahibi olan müvekkilinin gerçekleştirdiği faaliyetin satıcılara online alışveriş platformu-yer sağlamaktan ve tahsis ettiği sanal mağazalar sayesinde satıcıların tüketicilerle mesafeli satış sözleşmesi akdederek faaliyette bulunmasına aracılık etmekten ibaret olduğunu, platformda yayınlanan içerikleri denetleme-kontrol etme yükümlülüğünün olmadığını, yayınlanan içerikler dolayısıyla müvekkilinin hukuki sorumluluğunun olmadığını, davacının belirttiği ihtarnamede sahte ürün sattığı iddia edilen mağazaların açıklığa kavuşturulmadığını, davacı tarafın 08/10/2020 tarihli ihtarnamesinde ilgili ürün satıcılarını paylaşması üzerine orijinalliği gösterir belge iletmeyen satıcıların ürünlerinin satışa kapatılıp bilgilerinin davacı ile paylaşıldığını ve müvekkilinin üzerine düşen makul çabayı sarf ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin \"...com\" internet sitesinde içerikleri barındırmak için hosting hizmeti veren yani yer sağlayıcı sıfatına sahip bir firma olup, doğrudan ürün satışı yapan bir firma olmadığı, davalı tarafça işletilen internet sitesi üzerinde üçüncü kişiler tarafından satışa sunulan ürünlerin orjinal olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, ayrıntıları bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacı tarafça usulüne uygun şekilde davalı tarafa yapılmış bir bildirimin de bulunmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf  dilekçesinde, yargılama sırasında ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek;  -Yapılan yargılamada yeterli araştırılma yapılmadığını, dava dilekçesi  ile birlikte sundukları uzman mütalaası ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, -Yerel mahkeme tarafından her ne kadar yer sağlayıcı yönünden doğrudan satış yapan sıfatına haiz olunmadığı şeklinde sorumluluktan uzaklaştırıcı bir açıklama yapılmak istenmişse de, bu hatalı değerlendirmenin dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarından kaynaklandığını, bu raporlara karşı itirazlarının  değerlendirmeye alınmadığını, -Yerel mahkeme kararında her ne kadar usulüne uygun bir bildirimin olmadığı ileri sürülmüşse de, bu gerekçenin aksinin dosya kapsamındaki ihtar ile sabit olduğunu, öğrenmeden sonra ivedilikle bu ürünlerin siteden kaldırılması için Bakırköy ... Noterliği'nin 04/06/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle davalı tarafın ihtar edildiğini, ihtarnamenin 08/06/2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davalı tarafından taklit ürünlerin satışına devam edildiğini, davalının bahsettiği Bakırköy ... Noterliği’nin 08/10/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin işbu dava konusu olmadığı, farklı bir firmaya ilişkin ihtar mahiyetinde olduğu defalarca kez izah edilmesine rağmen, mahkemenin bu ihtarı esas alarak usule uygun bir bildirim yapılmadığını değerlendirdiğini, -Yer sağlayıcı davalı firmanın, 5651 sayılı Kanunun 2/1-m bendinde bulunan tanıma uyduğunu ve sorumluluğunun aynı yusanın 5/2.maddesinde ortaya konulduğunu, ancak tüm bu hususlara ve yapılan ihtara rağmen davalının kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini,  taklit ürün ticareti yapan içerik sağlayıcı firmalara ilişkin bilgiler talep edilmiş olmasına rağmen kendilerine herhangi bir bilgi verilmediğini, - Bakırköy ... Noterliği’nin 04.06.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle 61 adet mağaza adına ilişkin sahtelik iddiasında bulunulduğunu, davalıların ticari defterleri ile satışa ilişkin her türlü bilgi ve belgelerin celbi için davalıya gönderilen müzekkerelere karşı cevap verilmediği gibi gerekli bilgileri dosya kapsamına sunulmadığını,  hazırlanan raporda esas alınması gereken bu belgeler incelenemediğini,  bilirkişi heyeti tarafından yalnızca 6 tane satıcıya ait url adresinin aktif olduğu belirtildiğini, işbu 6 adet satıcı yönünden ihlalin varlığı sabit olmasına rağmen davanın reddi kararına anlam veremediklerini,  ayrıca davalının diğer tüm satıcılara ilişkin bilgiler davalı uhdesinde olmasına rağmen bu bilgileri mahkemeden gizlediğini,  -Yerel mahkemenin gerekçeli kararında ürünlerin orijinal olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı ileri sürülmüşse de, dosyaya sunulan numune ürünlerin incelenmesi yönündeki taleplerinin gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini, ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, -Mahkemenin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/109078 no'lu soruşturma  dosyasından alınan KYOK kararını, red kararına gerekçe olarak yazmasına hiçbir şekilde anlam veremediklerini, TBK m. 74  uyarınca bu kararın hukuk hâkimini bağlamayacağını, ihtilafın hukuki ilişkiye dayanmasından bahisle KYOK kararı ile sonuçlandığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, men'i, maddi ve manevi tazminat ile hüküm özetinin ilanı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yer sağlayıcı konumunda bulunan davalının internet sitesi üzerinde üçüncü kişiler tarafından satışa sunulan ürünlerin orjinal olup olmadığı tespitinin yapılamadığı, söz konusu ürünlerin orjinalliğinin tespitinin davalının defter ve kayıtları üzerinden yapılamayacağı, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen uzman görüşünde bahsi geçen ürünün nereden ne şekilde alındığının bilinmediği,  davacı tarafça sunulan uzman görüşünün, davacının yazılı belgeye bağlı beyanı niteliğinde olduğu, uzman görüşü içerisindeki vakıaların ispatının ancak bilirkişi delili ile mümkün olduğu, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davalı online alışveriş platformunda yayınlanan ve ihlal teşkil ettiği ileri sürülen içeriklerin hukuka aykırılığını ispat eden bir bilgiye-tespite ulaşılamadığının belirtildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7  TL harcın davacılardan  alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/09/202</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07b1ccd83673d05e","SID":"2bfb4aba29161ded"}}