{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/213 Esas<br>KARAR NO: 2024/1440<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/07/2022<br>NUMARASI: 2022/182 Esas, 2022/748 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 09/03/2022<br>KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  20/04/2016 tarihinde tescil edilen  müvekkili şirket aleyhine 10/12/2015 tarihinde düzenlen bonoya istinaden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, bononun düzenleme ve vade tarihinde henüz tüzel kişilik kazanmamış müvekkili şirketin borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bononun keşidecisi ...,'nın şirket hissedarı olmayıp kuruluştan sonra temsil yetkisi verildiğini, bonodaki keşideci imzaların birinin üzerine müvekkili şirketin kaşesinin vurulduğu, kaşede adres ve unvanın da hatalı olduğunu ileri sürerek, icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalı alacaklı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında  bulunduklarını, menfi tespiti istenen hukuki konuya uygulanan zamanaşımı süresinin geçerli olacağını, davacının senet üzerindeki sahtelik iddialarına ilişkin savcılıkça kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davaya konu senetin incelenmesinde davacı şirket'in yönetim kurulu başkanı olan ... tarafından hem şahsi hem şirket kaşesi üzerine imza atıldığının görüldüğünü, şirket kaşesi üzerine yetkili organ tarafından atılan imzanın şirket adına hukuki sonuç doğuracağını, davacının icra takibine karşı icra hukuk mahkemesinde yaptığı itirazın reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava ve takip konusu olan bonoda keşideci olduğu beyan edilen şirketin kaşesine göre ünvanının ... AŞ. olduğu, Gaziantep Ticaret Sicil Müdürlügü'ne yazılan müzekkere cevaplarına göre bu ad altında bir şirket bulunmadığı, icra takibinde kendisine yapılan tebligat uyarınca işbu davayı açmış olan ... SANAYİ VE TİCARET AŞ'nin şirket ünvanlarının farklı olduğu, ayrıca davacı  şirketin 20/04/2016 tarihinde kurulduğu, ancak dava ve takip konusu bononun düzenlenme tarihinin 10/12/2015 olduğu görülmüş olmakla, hem bonodaki şirket ünvanına göre böyle bir şirket olmaması, hem de davacı şirketin bono düzenlenme tarihinden sonra kurulup sicile tescil edilmiş olması karşısında davacı şirketin dava ve takip konusu bonodan dolayı sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf  dilekçesinde; mahkemenin zamanaşımı itirazını değerlendirmeden karar verdiğini, menfi tespit davalarının mahiyetine göre menfi tespiti istenen hukuki konuya uygulanan zamanaşımı süresinin geçerli olacağının kabul edilmekte olduğunu, davanın senet alacağına ilişkin zamanaşımı hükmünü düzenleyen TTK'nın 749.maddesindeki 3 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, senette keşideci adının ya da unvanının bulunması kanuni bir zorunluluk olmadığını, senette ismin ya da unvanın doğru yazılmış olması değil muhatabın kim olduğunun belirlenebilir olmasının önemli olduğunu, somut uyuşmazlığa konu senette de keşidecinin hangi şirket olduğu anlaşılabilir durumda olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne  karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı vekilinin zamanaşımı def'inin  18/07/2022 tarihli duruşmada değerlendirilerek reddine karar verildiği, menfi tespit davaları için mevzuatta zamanaşımı süresi öngörülmediği, davaya konu takip dayanağı bonoda avalist olarak yer alan ... San. AŞ ünvanlı bir şirketin ticret sicil kayıtlarında  yer almadığı, bonoda avalist olarak gösterilen ve ticaret sicilde kayıtlı olmayan  söz konusu ünvan ile davacı şirketin ünvanlarının farklı olduğu, bononun düzenlendiği tarihte davacı şirketin henüz kurulmadığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacı şirketin yönetim kurulu başkanı olan  ... tarafından hem şahsi hem şirket kaşesi üzerine imza atıldığını ileri sürdüğü, dolayısıyla  bono üzerine sonradan aval verildiğine dair bir bir iddia da ileri sürülmediği anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 62.072,69-TL nispi harçtan, peşin alınan 15.519,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 46.554,69- TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"248ca241b0e09eb6","SID":"8b6f368f4af161a4"}}