{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/519 <br>KARAR NO: 2024/653<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/09/2019<br>NUMARASI: 2015/378 Esas, 2019/881 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen kararına  karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; itirazın iptali talebine  ilişkin olup, mahkemece davanın   reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı  vekili, müvekkili şirketin, bilişim, yazılım, elektronik işleri ile iştigal etmekte olduğunu, davalı şirket ile yapılan anlaşma gereği Davalı-borçlu şirkete ... klima santrali seçim yazılımı gerçekleştirildiğini, yazılımı için toplam ARGE desteği kapsamında 19.000 TL 'sı bedelle ödeme mutabakatı kalındığını, müvekkili şirket tarafından, davalının ... klima santrali seçim yazılımı lisansı, kurulumu, entergrasyonu, özelleştirmesi ve eğitimi işi yapılmış olduğunu, müvekkili şirketin, hazırlanan mutabakat gereğince kendi üzerine düşen edimini yerine getirdiğini, Davalı tarafından yapılan mutabakat gereğince teslim edilen fatura bedelinden 7.000 TL'sı davalı şirket tarafından ödenmediğini , fatura alacağının ödenmemesi üzerine, davalı-borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğü'nün ...e sayılı dosyası ile 19.000 TL'sı fatura alacağından ödenmeyen 7.000,00 TL'lik kısmı için ilamsız takibe konu ödeme emri gönderildiğini, itiraz akabinde itirazın iptali davasının açıldığını, davalı-borçlu tarafından İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... e sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı-borçlu aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın müvekkilinden icra tehdidi ile tahsil etme talebinde bulunduğu alacağın müvekkili ile aralarında imzalamış oldukları 17/12/2013 tarihli \"... Havalandırma için ... Yazılımı sözleşmesi\" başlıklı yazılım sözleşmesi nedeniyle davacı tarafından müvekkilinden talep edilen yazılım hizmeti bedeli olduğunu, yazılım ürününün çalışır durumda teslim edilmediğini,  ürünün amacına uygun şekilde kullanılabilir hale getirilmesi için davacı firmaya defalarca sözlü ve yazılı taleplerde bulunulduğunu,  teknik sorunların davacı yanca giderilmemiş olduğunun uzman bilirkişiler tarafından yapılacak inceleme ile ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin davacı yan tarafından giderilemeyen ve müvekkili tarafından amacına uygun olarak kullanılamayan yazılım dolayısı ile maddi ve manevi zarar uğradığını, itirazın iptali davasının reddine, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan icra takibi nedeniyle davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, 19/09/2019 tarihli karar ile, davacı taraf itirazı öğrenme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürede İ.İ.K 67. Maddesine istinaden itirazın iptali davasını açmıştır. Bilgisayar Yüksek Mühendisi Makine Yüksek Mühendisi ve Hukukçu bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 17/10/2016 tarihli raporda özetle; Dava konusu davacı tarafından hazırlanan ... yazılımının gerektiği gibi çalışmadığı, davalının şikayet etmekte haklı olduğu ve sorunlarını yazılı olarak dile getirdiği halde davacının çözüm getirmediği ve gerekli desteği vermediği, yazılımın ayıplı olduğu, sözleşme gereği uygulama sürecinin 3 - 6 haftasında yazılımın teslim edilmesi gerektiği halde davalının davaya konu olan yazılımı teslim aldığına dair bir belge bulunmadığı, bu durumun yazılım hazırlama sürecinin davacı tarafından bitirilemediği anlamına geldiği, dosyada kesin kabul belgesinin bulunmadığı, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediği, buna göre edim yönünden davalıdan talepte bulunamayacağını beyan ve rapor etmiştir. Bilgisayar Yüksek Mühendisi Makine Yüksek Mühendisi ve Hukukçu bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 15/05/2019 tarihli ek raporda özetle; Heyetteki teknik inceleme kapsamında davaya konu bilgisayara program ve yazılımın kullanım amacına göre kendisinden beklenen şartları eksiksiz karşılamadığı gözetilerek ayıp ifa gerçekleştiği kabul edildiği bu kapsamda kök bilirkişi raporundaki sonuç değerlendirmesinde herhangi bir değişiklik bulunmadığı, aynı kanaatler devam ettiği bildirilerek kök raporun sonuç ve kanaat kısmı aynen beyan ve rapor edilmiştir. Dosyada mevcut tüm delillerin değerlendirilmesine tarafların arasında anlaşmaya varılan 17/12/2013 tarihli yazılım sözleşmesinin eser sözleşmesi olduğu, davacı tarafın yazılım sözleşmesine uygun edimini tamamlayarak davalı tarafa teslim edemediği, davalı tarafın bilgisayarında kurulumu yapılan yazılımın ayıplı olduğu, yazılımdaki ayıbın davalı tarafından davacıya E-mailler ile ihbar edildiği, fatura düzenlenmesinin alacağın varlığını ispat etmediği, ticari ilişkinin temeli olan yazılımın tam ve eksiksiz olarak teslim edilmesi gerektiği, ancak davacı tarafından tam ve eksiksiz teslim edildiğinin teslim belgesi veya mahkemece bilirkişi heyetinden aldırılan kök ve ek rapor ile ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı tarafın faturaya dayalı alacak nedeni ile açtığı itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir. Davalı tarafından her ne kadar kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de davalının yazılım sözleşmesine konu bedelin 12.000,00 TL sini ödediği, bakiye kalan 7.000 TL'sini ödemediği, davacı tarafın dava konusu alacağı kötü niyetle takibe koyduğu hususunun yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine  karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, yerel mahkeme hükmünün eksik inceleme ile tesis edildiğini, davalının ürünü kullandığına ilişkin sayın mahkemeye deliller sunulmuş ise de, bu delillerin göz önünde bulundurulmadığını, taraflar arasındaki sözleşme gereğince müvekkili Şirket tarafından yazılım Davalı-Borçluya süresi içerisinde teslim edildiğini, bu konuda temel ilişki davalının hem itiraz dilekçesinde hem de cevap dilekçesinde zaten kabul edildiğini, , davalının kullanmadığını iddia ettiği programın teknik incelemede bilgisayarlara yüklü olduğu, aktif olarak çalıştığı tespit edildiğini, programın  çalıştırılabilir ve aktif olarak kullanılabilir durumda olduğunu, programdan ticari teklifler üretmek, teknik sonuçları hesaplatmak, karşılaştırma yapmak, yani tüm özelliklerini her an kullanmanın mümkün olduğunu, raporun hatalı olduğunu, müvekkil tarafından kendisinden istenen tüm talepleri yerine getirmek için, davalı şirketin adresinde, toplantı yaparak, sözleşmede belirtilen bakım ve destek sürecini yerine getirdiğini, müvekkili şirketin edimini layıkıyla yerine getirmesine karşın hak ettiği alacak kendisine ödenmediğini,  yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. Ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine yöneliktir. Davaya konu İstanbul Anadolu İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip sayılı icra dosyası incelendiğinde davacı tarafından davalıya karşı 7000,00TL üzerinden takip başlatıldığı takip dayanağının 31/12/2023 tarihli 19000,00 TL fatura alacağından  ödenmeyen bakiye 7000,00 TL  bakiye fatura alacağı olarak belirtiltiği davalı tarafından süresinde yapılan itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak için iş bu  itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında dosyaya bir örneği sunulan 19000,00 TL bedelli 17/12/2013 tarihli yazılım sözleşmesinin yapıldığı bakiye 7000,00TL 'lik kısmın ödenmediği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır . İhtilaf sözleşmeye konu işin davalının iddia ettiği şekilde ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesi ayıbı işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırı bulunması olarak tanımlamıştır. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir. Dosyaya sunulan bilirkişi kök ve ek raporunda ;Dava konusu, davacı tarafından hazırlanan \"... yazılımının gereği gibi çalışmadığı, davalının şikâyet etmekte haklı olduğu ve sorunlarını yazılı olarak(e-mail ile) dile getirdiği halde davacının çözüm getirilmediği ve gerekli teknik desteği vermediği; yazılımın ayıplı olduğu, davacının  sözleşmeden kaynaklanan edinimlerini yerine getirmediği; buna göre karşı edim yönünden davalıdan talepte bulunamayacağı belirtilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme,  mail yazışmaları denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde yüklenici olan davacının edimini gereği gibi yerine getirmediği davalıya teslim edilen ürünün ayıplı olduğu davalını ayıp iddiasında dolayısıyla takibe yapılan itirazında hakkı olduğu verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/09/2019 tarih ve 2015/378 Esas, 2019/881 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,  2-Alınması gereken 427,60. TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62dc4b16d68209d4","SID":"f561cc1eec616278"}}