{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/118 Esas<br>KARAR NO: 2024/1414<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/04/2022<br>NUMARASI: 2019/108 Esas - 2022/85 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 26/09/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... adlı televizyon kanalı ile ulusal düzeyde yayın yapan, yayın akışında sıklıkla Türkçe müzik eserleri içeren programlara yer veren ve bu kapsamda da ... tarafından hakları koruma altında olan eserleri kullanan bir yayın kuruluşu olduğunu, davacı ... korumasındaki müzik eserlerini izinsiz şekilde umuma ileterek kanunu ihlal ettiğini, davalı şirketin ... ile 2012 yılı ve öncesi kullanımları kapsayan Sulh Protokolü imzaladığı ve bu protokol ile belirlenen lisans bedelini ödediğini, aynı şekilde davalı şirkete 2013-2014 yıllarına ilişkin Yayın İzin Sözleşmesi gönderildiği ancak davalı şirket tarafından imzalanmadığını, davalı şirketin izinsiz umuma iletin eyleminin 5846 sayılı Fikir ve sanat Eserleri  Kanununun açıkça ihlali olduğunu Yayın kuruluşlarınca meslek birliği korumasında bulunan eserin umuma iletiminin yapılabilmesi için lisans alınmasının kanuni bir  zorunluluk olduğunu, Lisanssız kullanımın hukuki açıdan FSEK 68 anlamında tazminat doğuracağı ve ceza hukuku açısından suç teşkil edeceğini, davacı meslek birliğinin fonogram veya yorumcu meslek birliği olmadığını, Eser sahiplerini temsil eden bir meslek birliği olduğunu, üstelik Roma sözleşmesinin asgari bir koruma öngördüğü ve akit devletlerin daha kapsamlı haklar öngörmesi halinde bunların ve özel hükümler içeren anlaşmaların uygulanması gerektiğini, davacı tarafça sunulan CD’nin izinsiz kullanımın delili olduğunu, ayrıca meslek birliğinin kanunen tarife belirleme hakkına haiz olup davalı yayın kuruluşunun tarife bedellerine itirazının usule aykırı olduğu ve iş bu davanın konusu Olmadığını, davalı şirketin yasal mevzuat uyarınca yazılı izin alması ve mali hak bedellerini  ödemesi gerektiğini bildiği ve daha önceki yıllarda ... ile sözleşme imzalanmasına ve davacı meslek birliğine ödeme yapmış olmasına rağmen 2012 yılından bu yana izin almadan ve mali hak bedellerini ödemeden ... korumasındaki eserleri kullandığını, davalı şirkete ait ... adlı televizyon kanalının  31.12.2018 tarihli 22:00 - 24:00 saatleri arasındaki yayın kayıtlarını içeren CD’nin RTÜK’ten temin edildiği ve belirtilen tari.lı eserlerin davacı ... korumasında olduğunu gösteren hak sahipliği ve yetki belgelerinin ekte sunulduğunu, FSEK m.76 uyarınca talebin işbu tespit edilen eserlerle sınırlı olmayıp davalı şirketin yayın faaliyetlerinde kullandığı ve ... korumasında bulunan tüm eserleri  kapsadığını, FSEK 68 uyarınca belirlenecek tazminat bedelinin tüm ... repertuvarı açısından gerçekleştiğini, davalı şirketin ile davacı meslek birliği arasında 2012 yılından bu yana sözleşme İmzalanmadığını, davalı şirkete meslek birliğinin 2014 yılı resmi tarifesi üzerinden indirim uygulandığı ve Televizyon Yayıncıları Derneği ile yapılan görüşmeler sonucunda 2013 yılı tarifesine %8 oranında artış uygulanarak belirlenen lisans bedelini içeren 2013-2014 yılını kapsayan Lisans Sözleşmesi gönderildiği ancak bu sözleşmenin imzalanmadığını, sonraki yıllarda da tarife bedeline ÜFE ve TÜFE oranları üzerinden artış yapılarak sözleşme bedellerinin hesaplandığı; Buna göre her yıl belirlenen artış oranları uygulanmak suretiyle, davalı şirketin sözleşme imzalamış olsaydı 2018 müzik yılı müzik kullanımı için ödeyeceği bedel 265.296,36 TL+KDV olarak belirlendiğini, ancak davalı şirket söz konusu eser kullanımlarının yasa gereği lisanslamaya tabii olduğunu bilmesine ve iyi niyetli  davacı tarafından sözleşme yapmaya davet edilmesine rağmen izinsiz ve lisans bedeli ödemeksizin kanun hilafına eser kullanımına devam ettiği; FSEK 68/1 maddesi uyarınca sözleşmesiz kullanımın önüne geçilmesi amaçlandığı, izinsiz kullanımda üç katı tutarında tazminat öngörüldüğünü, bu nedenle iş bu kanun maddesi uyarınca davalı şirketin sözleşme imzalanmış olsaydı 2018 yılı için ödeyeceği mali hak bedelinin 3 katı tutarında tazminat talep etme zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerle davalının yayın/umuma iletim suretiyle izinsiz kullanıldığı tüm ... korumasındaki eserler bakımından tecavüzün refi’ne, davalının yayın/umuma iletim suretiyle izinsiz kullandığı tüm ... eserler bakımından cezaya, geçmiş yıllara, fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 2018 yılındaki tecavüz neticesinde doğan zararın tespiti ve bu zararın FSEK 68/1 uyarınca 3 katı fazlasıyla 2018 yılı başından itibaren hesaplanacak T.C.M.B. reeskont avans faizi ile birlikte tazmini talep edilmekle birlikte, şimdilik 1.000,00-TL x 3 = 3.000,00-TL tutarında mali hak bedelinin 2018 yılı başından itibaren hesaplanacak T.C.M.B reeskont avans faizi ile davalıdan  tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. Davacı vekili davasını ıslah ederek 796.994,94TL nin  2018 yılı başından itibaren hesaplanacak T.C.M.B reeskont avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Anayasanın 90. maddesi hükmü gereğince “Roma Antlaşması”nın 12. maddesinin kanun hükmünde olduğunu, davacılar tarafından dava dilekçesinde belirtilen tarihlerde davalı yayıncı kuruluş tarafından yapılan müzik yayınlarının birçoğunun canlı performans olduğunu, kalanların ise ticari dolaşıma açılmış fonogram ve tespitlerden oluştuğunu, bu fonogram ve tespitler açısından ise sadece uygun bir bedel ödenmesi öngörüldüğünü, bunun dışında herhangi bir izin verme  veya yasaklama hakkından bahsedilmediğini, bu hükmün FSEK hükümlerine üstün olduğu ve ulusal mevzuat açısından da geçerli olduğunu, bu durumda ticari dolaşıma çıkartılmış fonogram ve tespitler açısından izin verme veya yasaklama hakkı olmadığını, bu sayede yayınların önlenmesi veya izinsiz yayından bahsedilemeyeceğini, davacının dilekçesinde belirttiği 31.12.2018 tarihli RTÜK yayın kaydı ile belirlendiği söylenen müzik eseri yayınlarının müzik eğlence içerikli programlar olduğunu, bu program yayınları ile ilgili olarak davalı yayıncı kuruluş ile yapımcı ve icracı eser sahibi sanatçılar ile sözleşme yapıldığı ve zaten bir bedel ödendiğini, FSEK 43. madde hükmüne göre bunun mümkün olduğu ve bu açıdan bakıldığında davalı yayıncı kuruluş kullandığı müzik eserleri için zaten eser sahiplerine bedel ödediğini, izinsiz yayın yapıldığının ispatının gerektiğini, tespit yapılan tarih ve saat dışındaki yayınlarda davacı meslek birliğine ait repertuarın izinsiz kullanıldığına ilişkin iddiayı kabul etmediklerini, davacı meslek birliğince sadece dava dilekçesinde belirtilen sınırlı sayıdaki müzik eserinin yayınına istinaden kendi belirledikleri 2018 yılı tarifesi üzerinden ve korumaları altındaki tüm eser sahiplerine ait bütün eserlerin kullanım bedelinin talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, FSEK m.76/son hükmünden  yararlanabilmeleri için iddialarının doğruluğunu kanıtlamaya yeterli kuvvetli delil sunması ve ondan sonrada mahkemece davalı tarafa kullanılan müzik eserlerinin listesinin sunulması için süre vermesi gerektiğini, davacı meslek birliğince toptancı zihniyet ile yayınlandığı tespit edilen sınırlı sayıdaki eser için tüm yıl tarife bedelinin talep edilmesinin hukuka aykırı ve yersiz  Olduğunu, davacı meslek birliği tarafından tek taraflı olarak belirlenmiş tarifelerin son derece fahiş ve kabulü mümkün olmadığını, söz konusu tarifelerin FSEK m.42 vd. maddelerinde belirlenen usule uygun olmadığını, diğer taraftan davacı meslek  birlikleri söz konusu tarifeleri tek taraflı ve fahiş olarak belirlediklerini ve davalı tarafça kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu tarifelerde belirlenen asgari tutarların davalı yayıncı kuruluşun bir yıllık toplam brüt gelirinin %25’ine isabet Ettiğini, daha önce davacı ile sözleşmeler yapılmasına rağmen daha sonra devam edilmemesinin asıl sebebinin bu fahiş bedeller olduğu belirtmiş davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"....Tüm dosya kapsamı izahı yapılan mevzuat kapsamında talep değerlendirildiğinde davacının ... Tüzüğünün m.2 ve m.11 hükümleri kapsamında eser sahibi gerçek kişilerin yetki belgesi ile devrettiği hakların idaresi ve takibini, telif ve tazminat  bedellerinin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımı konusunda yetkili olduğu sonuç olarak mali hak sahibi olarak tarife bedellerini talep noktasında mali hak sahibi olduğu, davalının davacı ile lisans sözleşmesi imzalamaksızın repertuarda yer alan eserleri ... isimli kanalında yayınladığı noktasında bir çekişme bulunmadığı, davalı davaya konu dönem itibarı ile tüm kayıtların ve eserlerin tek tek alınması gerektiği tarife üzerinden hesaplamaya yapılamayacağına yönelik itirazda bulunmuş ise de esasen tarife uygulamalarının yayıncı kuruluşlar lehine getirilmiş götürü bir bedel üzerinden tüm eserleri kullanma izni sağladığı dikkate alındığında -tek tek eser ve kullanım tespiti yapmanın mümkün olmadığı, bir an için yapıldığı dikkate alındığında her bir kullanımın tarife ücretini de aşacak miktarlara ulaşacağı izaha muhtaç olmamakla- davalının esasen uygulanma ihtimali olmayan, uygulansa dahi kendi aleyhine sonuç doğuracağı izahtan vareste olan itirazlarına itibar olunmayacağı, yine tarife ücretlerinin fahiş olduğu iddiları yönünden tarifelere açılmış herhangi bir davanın olmadığı bu hususun mevcut yargılamanın konusu olmadığı, davalının 2012 yılı öncesi dönem ilişkin sulh protokolü 2013-2014 yılına ilişkin lisans sözleşmesi dikkate alındığında davaya konu kullanımların lisanssız kullanılamayacağını bildiği, basiretli tacir olarak bilmesi gerektiği, bu noktada davacının hak sahipliği ve kullanımlara yönelik savunmalarının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı kötü niyetli yargılamayı uzatmaya matuf savunmalar olduğu sonucuna ulaşılmış, davacı meslek birliğinin bir dönem davalının da taraf olduğu emsal lisans sözleşmesindeki lisans bedelleri yine sözleşmede belirlenen ve sözleşmeye taraf olanlara uygulanan artış oranları üzerinden yapılan hesaplama sonucunda davacının 2018 yılı itibarı ile 265.296,36TL lisans bedeli talep  edebileceği, davalının lisans almaksızın kullanımda bulunduğu dikkate alındığında FSEK 68 uygulamasıyla davacının talep etmiş olduğu toplamda 796.994,94 TL tazminat talebinin haklı ve yerinde olduğu sonucuna ulaşılmakla davanın kabulü ile davaya konu dönem sonu olan 01/01/2019 tarihi faiz başlangıç tarihi olarak belirlenmek suretiyle ;-Davacının davasının KABULÜ ile 796.994,94 TL'nin 01/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Anayasanın 90. maddesinin son fıkrası gereğince “...” nın 12. maddesinin kanun hükmünde olup,   davacılar tarafından, dava dilekçesinde belirtilen  tarihlerde müvekkil yayıncı kuruluş tarafından yapılan müzik yayınlarının bir çoğu canlı performans olup, kalanları ise  ticari dolaşıma çıkartılmış  fonogram ve  tespitlerden oluştuğunu, ticari dolaşıma çıkartılmış fonogram ve tespitler açısından izin verme veya yasaklama hakkı olmadığı için yayınların önlenmesi veya izinsiz  yayından bahsedilemeyeceğini,Müvekkili yayıncı kuruluşun, dava dilekçesinde belirtilen 31.12.2018 tarihli RTÜK yayın kaydı ile belirlendiği söylenen müzik eseri yayınları müzik eğlence içerikli program yayınlar olup, bu program yayınları ile ilgili olarak müvekkili yayıncı kuruluş ile yapımcı ve  icracı eser sahibi sanatçılar ile sözleşme yapmış ve zaten bir bedel ödenmiş olduğunu,  FSEK 43. madde hükmünde belirtildiği üzere, Radyo ve Televizyon kuruluşlarının mutlaka meslek birliği ile sözleşme yapma zorunluluğu bulunmadığını, FSEK 80/B  madde 1. fıkrasındaki hüküm ile Roma Antlaşması'nın 12. maddesi birlikte değerlendirildiğinde  \"eser sahiplerinin  henüz umuma arz edilmemiş ve ilk defa umuma arz edilecek eserler açısından izin vermede münhasır hak sahibi olabileceği” sonucuna ulaşılacağını,  İzinsiz yayın yapıldığının ispatı gerektiğini, bahsi geçen  iki saatlik  yayın dilimindeki yayında  müzik eserleri açısından müvekkili yayıncı kuruluş tarafından, gerek icracı ve eser sahibi sanatçılar ve gerekse yapımcılardan izin alındığını, buna ilişkin belge ve sözleşmeler delillerimiz arasında sunulacağını, Diğer taraftan tespit yapılan tarih (saat)  dışındaki yayınlarda davacı meslek birliğine  ait repertuarın izinsiz kullanıldığına ilişkin iddiayı kabul etmediklerini, bu iddianın davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, aksi halde davacı meslek birliği sadece tespiti yapıldığı söylenen üç adet müzik eseri açısından talepte bulunabileceğini, bunun için bu eserlere ilişkin usulüne uygun hak sahipliği belgeleri tarafımıza tebliğ edilmediğini, Talep edilen tazminatın fahiş olup  31.12.2018  tarihinde Saat:22:00-24:00 arasında yapılan iki saatlik yayında kullanılan müzik eserlerinden bahsedildiğini,Davacı yanın iddiasına göre yapıldığı iddia edilen tek bir  tespite  istinaden, FSEK md. 76/ son hükmü uyarınca  koruması altında bulunan tüm müzik eserlerinin   izinsiz kullanıldığı iddiası ile kendilerinin  belirlediği 2018 yılı tarife bedeli  üzerinden talepte bulunması dayanaksız olduğunu, davacı meslek birliğince sadece dava dilekçesinde belirtilen sınırlı sayıdaki müzik eseri yayınına   istinaden kendi belirledikleri 2018 yılı tarifesi üzerinden ve korumaları altındaki tüm eser sahiplerine ait bütüm eserlerin kullanım bedelini talep edilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu,  kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı meslek birliğinin  bir tazminat talep etme hakkı olsa bile bu  sadece yayınlandığı tespit edilen veya listesi sunulan müzik eserleri  açısından “uygun bir bedel”  olabileceğini,  tüm tarife bedeli üzerinden tazminat talebi hukuka aykırı olduğunu,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin içtihat ve uygulamaları da;  tüm tarife bedelleri üzerinden değil de sadece tespiti yapılan eser sahibi sanatçılara ait eserler üzerinden bir tazminat hesabı yapılması gerektiği yönünde olduğunu . ( Bkz. Y. 11. H. D. 2009/12371 E, 2011/5325 K. sayı ve 02.05.2011 Tarih ve 2009/13653 E, 2011/6640 K sayı ve 31.05.2011 Tarih li kararları) Tarifeler tek taraflı olarak belirlenmiş tarifeler  olup fahiş olduğunu,  FSEK md. 42 ve devamı maddelerinde belirlenen usule uygun olmadığını, üç katı tazminat talepleri ile ilgili Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu bir kararında; kanunda en çok üç katına kadar tazminattan bahsedilmesi nedeniyle, Mahkemelerce mutlaka üç katı tazminata karar verilmesi zorunluluğu olmadığının açıklandığını,  üç katı tazminat taleplerinin kabulü halinde müvekkili yayıncı kuruluşun mevcut gelirleri  dikkate alındığında katlanılmaz bir durum olacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İNCELEME Davacı vekili, Davalı şirkete ait ... adlı televizyon kanalının 31.12.2018 tarihli 22:00 - 24:00 saatleri arasındaki yayın kayıtlarını içerdiğini belirttiği CD’yi  ve “...”, ...” ve “...” adlı eserlerin davacı ... korumasında olduğunu gösteren  yetki belgelerinin dosyaya sunmuştur. 2012 yılı ve önceki yılları kapsayan sulh protokolü dosyaya sunulmuştur. Emsal sözleşme örnekleri davacı yanca sunulmuştur. Bİlirkişiler SMM- emekli banka müfettişi ... ile Ticaret Hukuku ABD Dr ... müşterek raporunda neticeten; incelemeler neticesinde 2014 yılı tespit edilen 189.000,00 TL lisans bedelinin ÜFE-TÜFE ortalaması alınarak  2018 yılı için lisans bedelinin 265.664,98TL+KDV olarak hesaplandığı, davalı tarafın davacının sahip olduğu hakları ihlal ettiğinin sabit olması karşısında  265.664,98 x 3= 796.994,94 TL tutarında tazminata hükmedilmesi gerektiği, FSEK 68/1 Kapsamında hesap edilen tazminat tutarı 796.994,94 TL hesaplanmış olmakla birlikte davacının talebini fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik  3.000,00 TL ile sınırlandırmış olduğundan faiz hesabında tazminat tutarının 3.000,00TL olarak dikkate alındığı, 01.01.2018 Tarihinden dava tarihi olan 15.04.2019 tarihine kadar olan hesaplanan faiz  tutarının 608,24 TL olduğu sonuç ve kanaatini bildirdikleri anlaşılmıştır.<br>GEREKÇE: Davacı, davalıya ait TV kanalında 31.12.2018 tarihinde 22:00 -24:00 saatleri arasında yapılan yayınında tespit edilen “...”,  ...” ve “...” adlı eserlerin davacı ... korumasında olduğunu, davacı şirketin izni dışında hukuka aykırı olarak kullanıldığını ileri sürerek FSEK 68 maddesine göre maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sektör bilirkişisi yer almadığı gibi davacı yanca sunulan CD'nin incelendiğine dair herhangi bir tespit de bulunmamaktadır. Davalı eser sahiplerinin izinleri olduğunu savunmuş, raporda da  ek 2 içinde \"...\" adlı eserin sahibi ... hariç yetki belgesi olmadığına değinilmiştir. Dairemizce yapılan incelemede  davalının delillerinde ek2 içinde bu yönde bir delile rastlanmadığından bu yöndeki istinaf incelenememiştir. Mahkemece dosyanın sektör bilirkişisinin yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile; CD'nin incelenmesi, tarafların iddia ve savunmasının değerlendirilerek rapor alınması, hukuka aykırı kullanım tespiti halinde benzer uyuşmazlıklarda Y.11HD'nin 2020/7968E, 2022/5296Karar sayılı, 27/06/2022 tarihli kararı ve 2018/2580Esas, 2019/4210Karar, 10/06/2019 Tarihli ilamlarında belirtildiği üzere; \"...adı geçen hak sahiplerinin davacı meslek birliklerine yetki devri yaptıkları tüm eserleri izinsiz olarak kullanıldığının varsayılması ve böylesi durumda, müzik sektörünün genel işleyişi de dikkate alınarak, her bir hak sahibi yönünden 1 yıl süre ile lisans sözleşmesi yapılacak olsaydı hangi miktar ücret talep edebileceği tespit edilerek FSEK 68. maddesi uyarınca tazminatın belirlenmesinin istenmesi, şayet buna ilişkin emsal sözleşmeler varsa bunların kullanılması, emsal sözleşme bulunmaması halinde ise yapımcının eser sahibinin yorumcunun tanınmışlıkları ve ürünlerin nitelikleri dikkate alınarak gerektiğinde TBK’nın 50. maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılması...\" gerekli olmakla eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenle davalının istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararın kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştrir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk  Mahkemesi'nin 28/04/2022 tarih, 2019/108 Esas - 2022/85 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,  4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 150TL posta masrafı olmak üzere toplam 370,70TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 1.123,00-TL (bilirkişi, posta tebligat masrafı) istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.26/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ea71a9b03249b4d","SID":"3994acdef04800c3"}}