{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t<br>ESAS NO\t: 2017/1367 ESAS<br>KARAR NO\t: 2024/667   KARAR<br>DAVA\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/12/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2024<br>Mahkememizde görülen Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın görevli ve yetkili mahkemede açıldığını, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, davalı banka hakkında rekabet kurulunca verilen kartel tespiti kararının yargı denetiminden geçtiğini, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Kanunu'nun 4. Maddesi ile piyasada rekabeti engelleyici, bozucu ya da kısıtlayıcı teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerini bu tür karar ve eylemlerin yasaklandığını, söz konusu kurul kararının iptali için Ankara ... İdare Mahkemesi'nde iptal davası açıldığını, mahkemece ... E. - ... K. Sayılı 05/12/2014 tarihli kararı ile iptal kararının reddediliğini, devamında Danıştay .... Dairesi'nce 16/12/2015 tarihinde verilen ... E. - ... K. Sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının onandığını, müvekkilinin müşterisi olduğu davalıdan 28/01/2011 tarihinde 24 ay vade ile aylık 0,79 faiz oranlarıyla toplam 20.000,00-TL tutarında ticari kredi çekildiğini, kredi sözleşmeleri ve ödeme planları uyarınca müvekkilinin 2 yılın sonunda geri ödeyeceği toplam miktarın 22.139,42-TL olduğunu, bunların 2.037,52-TL'sinin faiz miktarı olduğunu, müvekkilinin davalıdan kredi kullanmış olması ve söz konusu ihlal nedeni ile serbest rekabet ortamında ödeyeceğinden daha yüksek faizler ödemek zorunda kaldığını, bankanın piyasadaki diğer 11 banka ile mevduat, kredi ve kredi kartlarına uygulanacak faiz oranlarının belirli bir seviyede tutulması yönünde aldıkları karar nedeniyle rekabeti bozucu davranış içine girdiğini, ve böylece müvekkilinin olması gerekenin çok daha üzerinde bir faiz ödemek zorunda bıraktığını, açıkladığı nedenlerle; dava tarihinde zarar miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin taraflarından beklenmesinin mümkün olmadığını, davanın şimdilik 500,00-TL üzerinden yürütülmesini, zarar tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte hesaplanacak 3 katı oranında tazminata karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Bankacılık sektöründe faaliyet gösteren 12 teşebbüsün mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri konularında uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. Maddesini ihlal ettikleri iddiası ile Rekabet Kurulu tarafından başlatılan inceleme neticesinde 12 bankaya değişen oranlarda idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, kurul kararının iptali için müvekkilince gerekli yasal müracaatların yapıldığını, henüz idari yargı kanun yolu aşamasının tamamlanmadığını, para cezası tahakkukuna ilişkin idari işlemin hukuken kesinleşmediğini, davaya konu taleplerin tamamının zamanaşımına uğradığını, rekabet kurulu kararının iptali için İdari Yargı'da açılan davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, dava dilekçesinin HMK 194. Maddesinde ön görülen koşulları taşımadığını, yalnızca Rekabet Kurulu Kararı'nın varlığının haksız fiil tazminatı için yeterli olmadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, emsal davalarda zararın doğmadığı kanaatine varıldığını, açıkladığı nedenlerle; yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, rekabet kurulu kararına karşı İdari Yargı'da açılmış olan ve henüz kesinleşmemiş iptal davasının bekletici mesele yapılmasını, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER VE GEREKÇE:   <br>Ankara... İdare Mahkemesi’nin ... E, K:... Karar sayılı dava dosyası,<br>Dava; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 57 ve 58. maddeleri uyarınca uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>Davacı ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmenin davalı bankanın İzmir ... Şubesi ile imzalanmış olması nedeniyle HMK’nın 10. maddesi gereğince İzmir Mahkemeleri yetkili olduğundan, davalı vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “davalı bankanın, davacının davalı bankadan çektiği 20.000,00 TL tutarındaki ticari krediye uyguladığı faiz oranı ve işlettiği faiz yönünden davacıyı zarara uğratıcı işlem ve eyleminin varlığından söz edilip edilemeyeceği, davacı zararının bulunup bulunmadığı, varsa zarar miktarının ne miktar olduğu, davalı bankanın işlem ve eylemi ile zarar arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı” konularındadır. <br>Davalı banka aleyhine verilen idari para cezasının idari soruşturma nedeniyle verilmiş olması, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun \"Soruşturma Zamanaşımı\" başlıklı 20/4. maddesi ile nispi idari para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresinin 8 yıl olarak düzenlenmiş olması nedeniyle eldeki bu davada ceza zaman aşımı süresi uygulanacak olup, dava tarihi itibariyle de bu süre dolmamış olduğundan, zaman aşımı itirazının reddine karar verilmiştir.<br>Rekabet Kurumu Başkanlığı’nın 08/03/2013 tarihli ... sayılı rekabet kurulu kararı ile aralarında davalı bankanın da bulunduğu bankalar hakkında soruşturma yapılan toplam 12 adet banka ile ilgili olarak mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri konusunda anlaşma veya uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı kanunun 4. maddesini ihlal edip etmedikleri hususunun araştırıldığı ve yapılan soruşturmada raportör görüşü alınarak; “aralarında davalı bankanın da bulunduğu bankaların 21/08/2007 ve 24/10/2011 tarihleri arasında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri bakımından fiyat tespit etmek suretiyle 4054 sayılı kanunun 4. maddesini ihlal ettiği” gerekçesiyle bu bankalar hakkında 4054 sayılı kanunun 16. maddesinin 3. fıkrası uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği sonucuna ulaşıldığı ve 2011 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren 1.5 oranında olmak üzere davalı bankaya 149.961.870,00 TL idari para cezasının verildiği belirlenmiştir.<br>Ankara... İdare Mahkemesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, \"Mahkememizin 05/12/2014 tarih ve E:..., K:... sayılı ''Ret'' kararı davacının temyiz talebi üzerine Danıştay Başkanlığına gönderilmiş, Danıştay .... Daire Başkanlığı'nın 16/12/2015 tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanmış, davacı tarafından  karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla bu konuda; Danıştay ....Dairesinin  21.05.2019 tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararı üzerine Mahkememizin ... esas numarasına kaydedilmiş, Mahkememizce 19/07/2019 tarih ve E:..., K:... sayılı \"Israr - Ret\" kararı verilmiştir. Mahkememizce verilen karara karşı davacı tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur. Dava dosyası Danıştay Başkanlığına gönderilmiş, Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu'nun 31/05/2021 tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararı üzerine  karar düzeltme talebinde bulunulduğundan,  Dava dosyası Danıştay Başkanlığına gönderilmiş ,  Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu'nun 24/02/2022 tarih ve E:..., K:... sayılı Karar Düzeltme Ret  kararı üzerine  Mahkememizin ... esas numarasına kaydedilmiş, Mahkememizce 19/04/2022 tarih ve E:..., K:... sayılı İptal kararı verilmiş  ve Mahkememiz kararı kesinleşmiş olup, kesinleşmiş karar örneği yazı ekinde gönderilmiştir.\" <br>Kararda özetle\"soruşturmaya taraf olan 12 bankanın tek bir çerçeve anlaşma veya ortak plan dâhilinde belirli bir koordinasyon içerisinde hareket ettiğinin ortaya konulamadığı açık olan dava konusu uyuşmazlıkta, ilgili bankalar hakkında ihlâle dâhil oldukları her bir hizmet yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekirken, devam eden tek bir ihlâl yaklaşımı kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.  Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline,\" karar verildiği görülmüştür.<br>Toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre; davacı tarafça “davalı bankanın diğer 11 banka ile 21/08/2007 ve 22/09/2011 tarihleri arasında mevduat, krediler ve kredi kartları hizmetleri bakımından ortak fiyat tespitine giderek kartel oluşturduğu” gerekçesiyle Rekabet Kurulu tarafından verilen 08/03/2013 tarihli ... sayılı kararın dayanak tutularak ve “davacının bu kartel uygulaması nedeniyle daha fazla faiz ödemek durumunda kaldığı ileri sürülerek” ödenen faizin iadesinin istendiği, davalı bankanın rekabeti bozucu eylemlerinden kaynaklandığını ileri sürdüğü, Rekabet Kurulu'nun dava konusu 08/03/2013 tarihli ve ... sayılı kararında eldeki bu davanın konusu edilen ticari nitelikteki genel kredi sözleşmeleri kapsamında uygulanacak faiz oranlarında rekabetin ihlal edildiğine ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, davalı bankanın mevduat faiz oranları, bireysel ihtiyaç, taşıt ve konut kredi faiz oranları ile kredi kartı, ATM, telefon bankacılığı, nakit çekim ücretleri ile ilgili rekabeti ihlal eden işlemleri nedeniyle  Rekabet Kurulu tarafından idari para cezası yaptırımının uygulandığı, yani davalı bankanın dava konusu ticari kredi faiz oranlarına ilişkin olarak rekabeti ihlal eden ve sorumluluğunu doğuracak bir işlem ve fiilinin bulunmadığı, bu çerçevede davacının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 58. maddesi uyarınca bir maddi zararının oluşmadığı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi’nin emsal 08/02/2022 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı; 02/12/2019 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı; 08/01/2020 tarihli, ... Esas ve... Karar sayılı kararlarının da bu yönde olduğu, TTK’nın 8. maddesi uyarınca taci işlerde faiz serbestçe belirlenebilecek olup, davacının kullandığı kredinin ticari kredi olması nedeniyle davalı banka tarafından uygulanan faiz oranının yasaya uygun olduğu, davacının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca ileri sürdüğü tazminat isteğinde haksız olduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M  :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin olarak alınan 31,40-TL harcın düşülmesi ile kalan 396,20-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,<br>3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı yararına takdir olunan 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafın yaptığı bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair; verilen karar taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı<br>.02/10/2024<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4d592449b1457e9","SID":"d6af354323190783"}}