{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>46. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/658 <br>KARAR NO: 2024/1559<br>KARAR TARİHİ:26/09/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E   A D L İ Y E   M A H K E M E S İ    K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/11/2023<br>NUMARASI: 2022/265  Esas- 2023/796 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında kurulduğu iddia olunan \"TV Canlı Yayına Çıkarma\" hizmet sözleşmesi karşılığı alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik İİK 67. madde uyarınca itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine yöneliktir. Davalı; taraflar arasında herhangi bir sözleşme ve borç ilişkisi bulunmadığı, televizyon canlı yayınlarına katılmanın ücretsiz olduğu, davacıya borçlu olmadıkları savunmasıyla davanın reddini savunmuştur.Dairemizin  09/03/202T. ve 2020/1878E. - 2022/531K. sayılı ilamı ile; \"...Davalı; taraflar arasında hizmet ve ücret sözleşmesi bulunmadığı savunmasıyla davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki akdi ilişkinin inkarı sebebiyle borcun dayanağı sözleşme ilişkisinin varlığını ispat yükü davacı yandadır. Sözleşme ilişkisinin değer itibariyle tanıkla  ispatı mümkün değildir(HMK 200.md). Bu iddiaya yönelik yazılı belge bulunmadığı gibi dava dışı 3.kişi ile davalı oda başkanı arasında yapılan, dava konusu hizmet ve ücrete yönelik herhangi bir tespit içermeyen whatsaap görüşmeleri, fatura eldeki dava yönünden yazılı delil yada yazılı delil başlangıcı (HMK 202 madde) niteliğinde değildir.Fatura tek başına alacağı kanıtlamaya yeterli olmayıp sözleşme ilişkisi ve hizmetin ifa edildiği ayrıca belgelendirilmelidir. (Yargıtay 3.HD 2021/3557 E-2021/12840 K) Davacı yan; tanık, yazılı delil vb ile ispat varıkaları ile  davasını ispat edememekle birlikte  süresince ve usulünce sunulan delil dilekçesinde açıkça yemin deliline (HMK 225 madde) dayanmış olmasına karşın davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılmasızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.\" şeklindeki kaldırma kararı sonrasında İlk derece mahkemesince; \"BAM kararı doğrultusunda davacıya yemin deliline dayanıp dayanmayacağı sorulmuş. Davacı yemin deliline dayanmıştır. Davacı vekilince sunulan yemin metninin davalı oda temsilcisine yemin yaptırılmak üzere talimat yazılmasına, Osmaniye Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış davalı oda temsilcisinin yeminin eda ettiği görülmüştür. Davacı her ne kadar 2016 yılında Osmaniye Sanayi ve Ticaret Odası Başkanının yemin etmesini talep etmiş ise de; Yemin teklifi eski yöneticiye yaptırılmaz, şuan ki yöneticiye yaptırılır. ...'un odanın şuan ki temsilcisidir.  temsil yetkisine sahiptir. Yemini eda etmiştir bu sebeple  yemin  usulüne uygundur. Davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine..\" karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince toplanması gereken delillerin usulünce toplanmadığını  ve ispat yükünün belirlenmesi ve taraflara dağıtılması yönünden esasa etkili olacak yanlış hukuki değerlendirme  yapıldığını,  taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki somut olayda uyuşmazlık konusu olmadığından ispat yükünün yer değiştirdiği,  fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını davalının ispat etmesi gerektiğini, davanın hizmet konusu olmadığını, bu nedenle yaptırılan yeminin geçerli olmadığını, davalı oda başkanına işin bedelli mi bedelsiz mi yapıldığına dair yemin ettirilmesine ilişkin usuli işlem doğru şekilde yaptırılmadığını beyanla; ilk derece mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf sebeplerinin Değerlendirilmesi ve Gerekçe; Somut davada davacı yanca, dava dilekçesinde harca esas dava değeri olarak 16.520,00-TL gösterildiği, iş bu miktar üzerinden dava açıldığı, yerel mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verildiği ve davanın davacı tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır. Karar tarihi (2023) itibariyle 17.830,00-TL istinaf sınırı  olup dava değeri 16.520,00 TL istinaf sınırı altında kaldığından  karara karşı istinaf yasa  yolunun kapalı olduğu anlaşılmıştır.Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK 352 maddesi gereğince kesinlik nedeniyle reddine oy birliği ile karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 352. maddesi gereğince kesinlik nedeniyle usulden REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 3.Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 26/09/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f763b2cf9fd08ce","SID":"fc2dd0093b0f9e7a"}}