{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/571 Esas<br>KARAR NO: 2024/952<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br> İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/12/2020<br>NUMARASI: 2018/337 Esas, 2020/830 Karar<br>DAVA: MENFİ TESPİT (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:19/09/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin, bulunduğu bölge ve çevresinde birçok markanın üretimi olan beyaz eşya vs. ürünlerin tamir, bakım, onarım hizmeti verdiğini, hizmet çevresini daha da genişletmek için davalı şirkete ait ''.... Bilinmeyen Numaralar Servisi'' ile ''. ...'' üzerinden rehberlik ve yönlendirme hizmeti almak istediğini, bu hizmet kapsamında, ilgili platformlara giriş yapan ve servis talebinde bulunan kişilerin öncelikli olarak anlaşılan firmalara yönlendirileceğini, bu amaçla 20/06/2016 tarihinde... Sözleşmesi imzalandığını, 1 yıllık sözleşme süresinin sonunda davalı şirketin yüksek yönlendirme taahhüdünde bulunması üzerine müvekkili şirketin de sözleşmeyi 1 sene daha uzatmaya ikna olduğunu, hizmet bedeli karşılığı olarak belirlenen 75.000,00 TL'nin ödenmesi amacıyla müvekkili şirket tarafından davalıya her biri 25.000,00 TL olan 3 adet çek verildiğini, ancak davalının taahhüdünü yerine getiremediğini, ihtarname ile eksik ifanın bildirilerek çeklerin iadesinin istendiğini, ardından sözleşmenin feshi ile çeklerin iadesine ilişkin ihtarname çekildiğini, akabinde yine ihtarname ile 61.665,00 TL bedelli iade faturasının keşide edildiğini, ancak hizmetin gereği gibi sunulduğundan bahisle davalı tarafından iade edildiğini, vadesi gelen 1 adet çekin ödenmek durumunda kalındığını, davalının taahhüt ettiği hizmeti gereği gibi yerine getirmediğini ve bu sebeple sözleşmenin feshi sonrasında çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek davanın kabulü ile bedelsiz kalan çeklere karşılık kesilen iade faturası tutarı olan 61.665,00 TL bedel üzerinden borçlu olmadıklarının tespiti ile bedeli ödenmemiş çeklerin iptaline, bedeli ödenen ...şubesine ait .... çek nolu, 25/11/2017 keşide tarihli, 25.000,00 TL bedelli çekin iade faturası gereği karşılıksız kalan 11.655,00 TL'sinin ve yargılama sırasında ödenmek durumunda kalınan diğer çek bedellerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın sözleşmeye göre yetkili Mahkemede açılmadığını, müvekkili şirketin \"...\" bilinmeyen numaralar servisi ile  \"...\" internet sitesinin sahibi olduğunu, bu kapsamda sunulan bir reklam hizmeti olarak tanımlanabilecek bu hizmetten yararlanmak isteyen işletmelerle tercih ettikleri reklam biçimine göre kullanılacak \"anahtar kelime\", \"ilçe sayısı\" ve kullanılan \"...\" sayısına (aynı kategoride kaç öncelik alındığına) göre fiyatlandırma yapıldığını, davacı şirket ile yapılan 20/06/2016 tarihli sözleşme ile müvekkili şirketin, davacıya bu sözleşme çerçevesinde \"...\" aracılığıyla kendisine ulaşan kullanıcılara beyaz eşya servisi kategorisinde 1 slot  önceliklendirme ve yönlendirme hizmeti\" sunduğunu, 1 yıllık sürenin sonunda akdedilen 25/09/2017 tarihli yeni sözleşme çerçevesinde bu kez \"...aracılığıyla İstanbul'un bütün ilçelerinde olmak üzere...önceliklendirme ve yönlendirme\" hizmeti sunulmaya başlandığını, müvekkili şirketin, yönlendirme hizmetini 2 farklı yoldan verdiğini, ilkinde, kendisini arayan kullanıcılara, reklam veren şirketlerin iletişim bilgilerini bildirerek diğerinde ise, belli bir görüşme ücretini kabul edenleri, doğrudan ilgili reklam veren şirketin telefonuna aktararak yönlendirme hizmeti verdiğini, sözleşmeye göre müvekkili şirketin, belirli bir sayıda  müşteriyi yada aramayı davacıya yönlendirme taahhüdünün bulunmadığını, müvekkili şirketin verdiği hizmetin, reklam veren firmaları, kullanıcılara önermekten ibaret olduğunu, bu nedenle arayan sayısında artış olmadığından bahisle ayıplı hizmet verildiğini iddia etmenin müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüklerine uymayan iddialar olduğunu, verilen hizmet karşılığında, kullanıcının reklam verene müşteri olmasının garanti edilemeyeceğini, müvekkili için bu sözleşmede asıl yükümlülüğün davacıya müşteri bulmak değil hizmet almak isteyen kullanıcıları öncelikli olarak davacıya yönlendirmek olduğunu, müvekkilinin de bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve yerine getirmeye de devam ettiğini, sözleşme halen geçerli ve yürürlükte olup davacının aldığı hizmetin bedelinin iadesini talep etmesini gerektirir bir durum olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; iddia, savunma, taraflarca dosyaya sunulan tüm deliller, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri ile dosyada alınan bilirkişi kök ve ek raporları hep birlikte değerlendirildiğinde; çağrılarda kurumlara ait önceliklendirme sırasının farklılığı, yapılan anlaşmalar çerçevesinde bir firmaya diğerlerinden daha fazla öncelik verilmiş olabileceği, günümüzde internet kullanımının giderek artmasıyla insanların telefonla bilgi alma, danışma, araştırma, vb. hizmetleri tercih etmelerinin azalması gibi nedenlerle sözleşme kapsamında yönlendirilen çağrı sayısının slot sayısıyla direkt ilgisinin olmadığı, taraflar arasında akdedilen Dijital Çözüm Hizmetleri Sözleşmesi hükümlerine göre davacının iddia ettiği gibi slot sayısının artırılması ile davacı şirkete yönlendirilen çağrı sayısında artış sağlanacağına ve böylece davacı şirketin müşteri sayısının artırılacağına ilişkin olarak davalı şirketin herhangi bir taahhüdünün bulunmadığı, ispat yükü kendisinde bulunan davacı şirketin davalı şirketçe akdedilen sözleşme kapsamında yükümlenilen edimlerin ve taahhütlerin yerine getirilmediğini ve dolayısıyla davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ispat edemediği gerekçelerine istinaden davanın reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; itirazlarının irdelenmediği bilirkişi raporunu hükme esas alan Mahkemenin bu yüzden eksik inceleme ile hukuka aykırı hüküm kurduğunu, sözlü ve yazılı olarak belirtmelerine rağmen davalıya ait elektronik kayıtların denetlenmesine yönelik bir inceleme yapılmadığını, bu kayıtların davalının elinde olmasına rağmen müvekkili şirkete ispat külfeti yüklendiği gibi bir de bu kayıtların incelenmediğini, davalının sunduğu hizmetin, arayan talepte bulunan kişilerin yönlendirilmesi ve üst satıra çıkarılması gibi edilgen ve hizmet devamında belirli standartlarda sağlanması gereken devamlılık arz eden bir sistem olduğunu, hizmet satın alan kişiler ... hat üzerinden yönlendirilmez veyahut firmalar önerilmezse tam da eldeki davada olduğu gibi hizmetin eksik sunulmasının söz konusu olacağını, bu bakımdan yönlendirilen aramaların sayısı ve dökümünün davalı şirketten istenmesinin elzem olduğunu, müvekkili şirket, sözleşmenin 5. ayında gereği gibi hizmet verilmediği gerekçesiyle sözleşmeyi feshetmesine rağmen Mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, zira  fesih sonrası bakiye ücretin iadesi yönünde hüküm kurulması gerekirken fesih sonrası hizmet sunmayan davalı tarafın eylemi sebebiyle haksız kazanç sağlamasının engellenmediğini, davalının sözleşmenin feshedilmesinden sonra hizmet sunup sunmadığı irdelenmeksizin hüküm kurulduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, hizmetin gereği gibi yapılmadığı iddiasına dayalı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1179 Esas 2018/269 Karar sayılı yetkisizlik kararı ile dosyanın gönderildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 26/08/2019 teslim tarihli raporda; tarafların sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacının, ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda, davalıya düzenlediği iade faturası sonrasında kaydi olarak 61.664,92 TL alacaklı göründüğü, davalının, ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda ise, davacıya kaydi olarak borcunun görünmediği, ... raporlama arayüzünden alınan raporda, ... numaralı hat için 20/06/2016 ile 10/11/2017 tarihleri arası alınan raporda toplam ...çağrının yönlendirildiği anlaşılmakta olup davacının 1 slot hizmet alımı sonrasında test edilen 3 slot reklam hizmetinden yeterli geri dönüşü alamadığı, bununla ilgili dosyada herhangi bir rapor, bilgi, belge sunulmadığı, dolayısıyla bu durumun tespit edilemeyeceği bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 11/03/2020 teslim tarihli raporda; kök raporlarındaki görüşünde bir değişiklik olmadığı, kök raporda belirtilen ve davalı şirkete ait ...raporlama arayüzünden 10/11/2017 saat 3:17:15'te alınan raporda, ... numaralı hat için 20/06/2016 ile 10/11/2017 tarihleri arası alman raporda toplam ...çağrının yönlendirildiği, 05/03/2020 tarihinde yapılan yerinde inceleme esnasında bu sayının ... olduğu görülmüş olup aradaki farkın raporun çekildiği saat olduğunun anlaşıldığı, son alınan raporun tüm günü kapsadığı düşünüldüğünde aradaki farkın anlamlı olduğunun değerlendirildiği, davacının ...hizmet alımı sonrasında test edilen ... reklam hizmetinden yeterli geri dönüşü alamadığı, bununla ilgili olarak davalı şirket ofisinde 05/03/2020 tarihinde yapılan yerinde incelemede, raporda izah edilen tespitler haricinde davalı şirkette incelenecek herhangi bir raporlama sistemi, bilgisayar, sunucu, santral vb. sistem bulunmadığının belirtildiği, 05/03/2020 tarihinde yapılan ve belirtilen tespitlerin tutanak altına alınarak işbu rapor ekinde sunulduğu, 6. maddede yer alan tespitle ilgili, taraflar arasında imzalanan 003262 numaralı ... Sözleşmesinde slot sayısının artırılmasının, davacı şirkete yönlendirilen çağrı sayısıyla doğru orantılı bir şekilde artış sağlayacağının taahhüt edilmediğinin anlaşıldığı, çağrılarda; kurumlara ait önceliklendirme sırasının farklılığı, yapılan anlaşmalar çerçevesinde bir firmaya diğerlerinden daha fazla öncelik verilmiş olabileceği, internet kullanımının giderek artmasıyla telefonla bilgi alma, danışma, araştırma vb. hizmetlerin azalmaya başlaması gibi sebeplerle yönlendirilen çağrı sayısının slot sayısıyla direkt ilgili olamayabileceğinin değerlendirildiği bildirilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında akdedilen 003262 numaralı ...Sözleşmesinde, sözleşmenin yapıldığı yada yürürlük tarihi yazılı değildir. Davacı vekili, 20/06/2016 tarihinde 1 yıl için yapılan sözleşmenin, süre sonunda davalının yüksek yönlendirme taahhüdü karşılığında 1 yıl için daha yapıldığını, sözleşme bedelinin 75.000,00 TL olduğunu, her biri 25.000,00 TL tutarlı çek ile ödeme yaptığını, çeklerden birinin vadesi gelmesi sebebiyle ödendiğini beyan etmiştir. Davalı tarafından düzenlenen 27/09/2017 tarihli faturada da hizmet bedelinin 75.000,01 TL olduğu yazılmıştır. Davacı taraf, 1 yıllık süre sonunda düzenlenen sözleşme uyarınca hizmetin gereği gibi yerine getirilmediğinden bahisle davalının taahhüdünü yerine getirmediğini ve bu sebeple sözleşmeyi feshettiğini belirterek menfi tespit ve istirdat isteminde bulunmuş olup davalı taraf ise, hizmeti gereği gibi yerine getirdiğini ve getirmeye de devam ettiğini, sözleşmenin geçerli ve yürürlükte olduğunu savunmuştur. Davacı taraf 24/11/2017 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshetmesinin akabinde 04/12/2017 tarihli 61.665,00 TL bedelli iade faturası tanzim ederek davalıya göndermiş ise de davalı taraf 08/12/2017 tarihli noter ihtarnamesi ile bu faturayı iade etmiştir. Dosya kapsamında yer alan bila tarihli sözleşmenin konusu, davalı şirketin tescilli alan adı olan ...web sitesindeki online telefon rehberine ve yine davalı şirkete ait ... ya da diğer rehberlere ilişkin reklam kayıtlarının, işbu sözleşmede belirlenen nitelikler ve süre dahilinde davacı müşteriye sağlanması olarak kararlaştırılmıştır. Davacının iddiasının aksine davalı yüksek yönlendirme dolayısıyla müşteri rakamları taahhüt etmediği gibi ayrıca ilk dönemde ..üzerinden alınan hizmet ... daha ilave edilerek yeni dönemde alınmaya devam edilse de slot sayısının artırılmasının, davacı şirkete yönlendirilen çağrı sayısında da artış sağlayacağına yönelik davalının sözleşme kapsamında bir taahhüdü de bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı vekili de duruşmadaki beyanları ile sözleşme içeriğinde sayısal olarak davalının, müvekkili şirkete bir taahhüdünün bulunmadığı kabul edilmiştir. Davacının, davalının kayıtlarının incelenmesine yönelik itirazı üzerine bilirkişi heyeti tarafından sunulan ek rapor, davalının kayıtları üzerinde yerinde yapılan teknik inceleme sonucu hazırlanmıştır. Mazeret bildirerek yerinde yapılan incelemeye katılmayan davacı taraf istinaf başvurusunda davalıya ait elektronik kayıtların incelenmediğini ileri sürmüş ise de, ek raporda yapılan tespitler haricinde davalı şirkette incelenecek herhangi bir raporlama sistemi, bilgisayar, sunucu, santral vb. sistem bulunmadığı belirtilmiştir. Buna göre davacının, davalının edimini gereği gibi yerine getirmediğine yönelik iddiası sabit değildir. Ancak davacı taraf 24/11/2017 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğine göre fesih tarihi itibariyle alınan hizmete ilişkin bedelin hesaplanması konusunda bilirkişilerden ek rapor alınarak fesih tarihinden sonraki süreye ait hizmet bedelinin iadesi talebinin değerlendirilmesi ve bu değerlendirme yapılırken de davacı tarafından hizmet bedelinin peşin olarak 3 adet çek ile ödendiği ileri sürüldüğünden söz konusu çeklerin ödenip ödenmediği hususunda beyan alınması ve ayrıca bu hususta ilgili bankalara müzekkere yazılması gerekir. Bu nedenle Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp davacı vekili bu yönlerden istinaf başvurusu yerindedir.Açıklanan nedenler ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/337 Esas, 2020/830 Karar ve 04/12/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1a-6  bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19.09.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"489eac116c549af1","SID":"845124b71ca1e1b5"}}