{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/674 - 2024/1188<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/674 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1188<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 04/11/2022<br>NUMARASI\t: 2020/573 Esas - 2022/827<br> Karar<br>DAVACI \t: ŞEMS YAPI DENETİM LİMİTED ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: GRİD SOLUTİONS ENERJİ ENDÜSTRİSİ ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 26/09/2020<br>KARAR TARİHİ\t\t: 25/09/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 27/09/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında davalıya ait ... numarasında kayıtlı taşınmaz üzerine yapılacak yapının davacı yapı denetim kuruluşu tarafından projelerinin incelenmesi, ruhsata ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi için 09/10/2015 tarihinde 1162213 YİBF nolu Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi, yapı sahibi/sahipleri ile yapı denetimi kuruluşu arasında kurulan iki tarafa borç yükleyen, karşılıklı rızaya dayalı ve sürekliliği olan bir iş görme sözleşmesi olduğunu, Yapı denetim kuruluşu, sözleşmeyle, özel kişilere ait bir yapının imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapılması için, proje ve denetimini sağlamayı borçlanırken, yapı sahibi/sahipleri de bir bedel ödemeyi borçlandığını,\tSözleşmenin amacı; can ve mal güvenliğini teminen, imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlediğini, Yapı denetimi hizmeti için yapı denetim kuruluşuna ödenecek hizmet bedeli, yapı denetimi hizmet sözleşmesinde belirtileceğini, bu bedel, yapı yaklaşık maliyetinin %1,5'inden az olamayacağı, hizmet bedeli oranı, yapım süresi iki yılı aşan iş için yıllık %5 artırılacağını, taraflar arasında düzenlenen iş bu yapı denetim hizmet sözleşmesine konu binanın yapımı tamamlanmış, davaya konu sözleşme kullanılarak yapı ruhsatı alınmış, müvekkil firma yapı denetim görevini eksiksiz olarak yerine getirmiştir. Söz konusu binaya ilişkin yapı ruhsatları ve tüm belgeler buna ilişkin imar işlem dosyasında mevcut olup dosyasının Gebze Belediye Başkanlığı'ndan celbini talep ettiklerini, davacı yapı denetim firması, üzerine düşen tüm yapı denetim görevini eksiksiz olarak işin sonuna kadar yerine getirmiş olmasına rağmen, davacı firmanın hak ettiği bakiye yapı denetim hizmet bedelinin ödenmemesi üzerine, davalı aleyhine Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2020/24431 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, bu kapsamda davalıya ödeme emri tebliği üzerine davalı söz konusu takibe haksız yere itiraz ederek takibi durdurulduğunu, bu nedenlerle davalı borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamının sağlanması ve davalı aleyhine asıl alacak üzerinden yüzde yirmiden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın REDDİNE, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kök raporda %15 seviye tespiti yapılırken bilirkişilerin, sadece 989,35 m2'lik MWS binası ve 192,10 m2'lik bobin kurutma fırınının durumuna bakarak değerlendirme yaptıklarını, oysa ki bu yapıların alanının sadece 1181,45 m2' olduğunu, toplam inşaat alanının 7869 m2 olduğunu, yani toplam yapı alanının 6687,47 m2'lik kısmının tamamlandığını, bilirkişilerin tamamlanan diğer yapılara hiç dikkat çekmeden sadece yapımı devam eden bölümün seviyesini esas alarak hatalı bir rapor tanzim ettiğini, hazırlanan raporun davacının aynı ruhsata bağlanmış aynı parseldeki diğer yapılara ilişin verdiği tüm hizmeti yok saydığını, kök rapordan sonra yapı denetimi konusunda uzman yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmelerine rağmen mahkemenin bu taleplerini kabul etmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yeterli teknik bilgiye sahip olmayan bir heyet tarafından hazırlanmasının, eksik ve hatalı tespitler içermesi sebebiyle hükme esas alınamayacağını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın hem sözleşmeden hem de mevzuattan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeden davalı şirketten işin bedelini talep etmesinin dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını, dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine, sözleşmeye konu taşınmazın ruhsatının alınmadığı ve binanın iskana bağlanmadığını, davacı tarafın işbu yükümlülüğünü de yerine getirmeyerek davalı şirketin mağdur olmasına sebebiyet verdiğini, Mahkeme tarafından; yapı denetim uzmanlığına sahip bir heyetin oluşturulmasına karar verildiğini  bilirkişi heyetinin teknik uzmanlığa sahip olduğunun sabit olduğunu, dava konusu yapıların tek ruhsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini, mevzuat gereği olması ve taraflar arasındaki sözleşmede de bu yönde bir hüküm bulunmaması hasebiyle davacı tarafın işbu istinaf sebebinin de reddedilmesi gerektiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2022 tarih, 2020/573 Esas - 2022/827<br> Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava istirdat talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nun 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Davacı taraf, davalı ile aralarında 09.10.2015 tarih ve 1162213 YİBF nolu Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmeye konu işin tamamlandığı, davacı tarafından sözleşme konusu hizmetin verildiğini, davalı tarafından bakiye bedelin ödenmemesi üzerine davalı hakkında takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, duran takibin devamı için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafında verilen cevap dilekçesinde davacının sözleşme konusu edimlerini yerine getirmediğinden davanın reddini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın istinaf talebinde bulunduğu görülmüştür.<br>İcra Takibine İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)<br>İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).<br> Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas.  2021/377 Karar)<br>İtirazın iptali davaları takip hukuku kaynaklı, icra takibine sıkı sıkıya bağlı ve alacağın varlığını maddi hukuk kuralları çerçevesinde belirlemeye yarayan kendine özgü davalardır. Dava ile takip arasındaki bu sıkı ilişki nedeniyle dava konusu, ancak takip talepnamesinde yazılı alacak dayanağı, tutar ve benzeri talepler olabilir ve kural olarak ispat vasıtaları da bu çerçevede değerlendirilir.  <br>Yapı denetiminin amacı 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun’un 1. maddesindeki tanımlamaya göre, can ve mal güvenliğini teminen imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli bina yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamaktır. Aynı Kanun’un 2/1. maddesi gereğince yapı denetim hizmeti; yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini bu iş için vekil tayin edemez. Yine Kanun’un 5/1. maddesinde de, yapı denetim hizmet sözleşmelerinin, yapı sahipleri ile Bakanlıkça yayımlanacak usul ve esaslara göre elektronik ortamda belirlenen yapı denetim kuruluşları arasında akdedileceği; 5/5. maddesinde ise; yapı denetim hizmet bedelinin yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikteki hesaba yatırılacağı düzenlenmiştir.  <br>4708 sayılı Kanunu'nun \"Yapı denetimi hizmet sözleşmeleri\" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında \" İlgili idare; yapı denetimi hizmet sözleşmesinde yer alan hükümlere, yapı sahibinin uymaması halinde yapı tatil tutanağı düzenleyerek inşaatı durdurur, yapı denetim kuruluşunun uymaması halinde ise yapı denetimi komisyonuna bildirimde bulunur.\" düzenlemesi ile 6. fıkrasında \"Yapı denetim hizmet bedeli, yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedellerinin ödenmesinde kullanılmak üzere yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılır. Yatırılan tutarların %3’ü ruhsatı veren idarenin, %3’ü Bakanlık bünyesinde bulunan döner sermaye işletmesinin hesabına aktarılır.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği'nin 27 maddesinin 3. fıkrasında ise; \"Müteakip bölümün hizmet bedeli yatırılmadığı takdirde, yapı denetim kuruluşunca yapı faaliyet durdurma tutanağı ile seviye tespit tutanağı tanzim edilerek, tanzim tarihinden itibaren üç iş günü içinde ilgili idareye bildirimde bulunulur. İlgili idarece yapı tatil tutanağı tanzim edilir ve yapının devamına izin verilmez. Bu hükümlere aykırı hareket eden ilgililer hakkında, Kanunun cezai hükümleri uygulanır.\" şeklindedir.<br>Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; Davacının davalı hakkında Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2020/24431 esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığı, 50.931,79 TL asıl alacak ve takipten sonrası için ticari faiz talep ettiği, 15.07.2020 tarihinde ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının borca ve ferilerine 16.07.2020 tarihinde 2004 sayılı yasanın 62.maddesindeki yedi günlük yasal sürede itiraz ettiği, davacının eldeki davayı 26.09.2020 tarihinde, 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki yasal bir yıllık sürede olduğu anlaşılmıştır.<br>Davacı taraf, takibe konu alacağın sebebi olarak takip talebinde ... numaralı taşınmaz için imzalanan 09.10.2015 tarihli 1162213 YİBF nolu Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak olarak gösterildiği görülmüştür. Mahkemece Gebze Belediyesinden yapı denetim sözleşmeleri ve ekleri ile yapılan hak ediş raporları ve ödemeleri dosyaya alınmış, yapı ruhsatı ve projeler alınarak taşınmaz başında 02.02.2022 tarihinde ve 07.09.2022 tarihinde olmak üzere 2 ayrı keşif yapılmıştır. Anılan keşifler sonucu 29.03.2022 tarihli asıl rapor ve 13.09.2022 tarihli ek raporlar dosyaya alınmıştır.<br>Dosyaya sunulan 29.03.2022 tarihli asıl rapor ve 13.09.2022 tarihli ek raporlara göre; davacı ile davalı arasında imzalanan 09.10.2015 tarihli 1162213 YİBF nolu Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesinin 7.869 m2 için düzenlendiği, bu sözleşmeye bağlı ruhsatın ilave inşaat ruhsatı olduğunun tespit edildiği, ilave inşaat alanının 1.181,45m2 olduğunun tespit edildiği, 05.02.2016 tarihli tadilat ruhsatının Bobin Kurutma Fırın İnşaatına ilişkin olduğunun tespit edildiği, keşifte yapılan tespitlere göre; mevcut yapının inşaat seviyesinin %5 olduğu ve ilk kontrol ve hak ediş ile birlikte davacının sözleşmeye göre %15 oranında hak edişe hak kazandığı, davalının ise %85 üzerinden ödemede bulunduğunun tespit edildiği, dolayısıyla davacının bakiye bir alacağının kalmadığı tespit edilmiştir.<br>Davacı taraf anılan raporlara bilirkişilerin sadece bobin kurutma makinesine bakarak hazırlandığı, davacının bunun dışında bitirdiği inşaatlara ilişkin yapı denetim hizmetlerinin değerlendirilmediği yönünde itirazda bulunduğu ve aynı hususu istinaf sebebi de yaptığı görülmüştür. Dosyaya gelen Gebze Belediye Başkanlığının 26.01.2022 tarihli yazı cevabında, tapu kayıtlarına göre ... numaralı taşınmazın maliki olan davalı ile anılan taşınmaz için davacının 09.10.2015 tarihli 1162213 YİBF nolu, 09.10.2015 tarihli 1162212 YİBF nolu, 09.10.2015 tarihli 1162211 YİBF nolu,Yapı Denetim Hizmet Sözleşmelerinin imzalandığı, davacının takibe ve davaya konu ettiği sözleşmenin 09.10.2015 tarihli 1162213 YİBF nolu sözleşme olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davaları takip hukuku kaynaklı, icra takibine sıkı sıkıya bağlı ve alacağın varlığını maddi hukuk kuralları çerçevesinde belirlemeye yarayan kendine özgü davalardır. Dava ile takip arasındaki bu sıkı ilişki nedeniyle dava konusu, ancak takip talepnamesinde yazılı alacak dayanağı, tutar ve benzeri talepler olabilir ve kural olarak ispat vasıtaları da bu çerçevede değerlendirilir.  Bu nedenle bilirkişilerce takibe konu edilen 09.10.2015 tarihli 1162213 YİBF nolu sözleşme ile sınırlı inceleme yapılması yerindedir. Anılan sözleşme kapsamında alınan 05.02.2016 tarihli tadilat yapı ruhsatının sadece bobin kurutma fırını için düzenlendiği, yapı denetimi hizmet sözleşme numarası olarak 1162213 YİBF yazıldığı, dolayısıyla takibe ve davaya konu işin sadece bobin kurutma makinesi ile ilgili olduğu, Gebze Belediyesinden gelen evraklardan anlaşılmıştır. Bu durumda bilirkişilerce sadece anılan işle ilgili değerlendirme yapılması yerinde olup, davanın niteliği gereği takibe konu edilmeyen diğer işlerle ilgili değerlendirme yapılmaması yerindedir. Bu nedenlerle anılan bilirkişi raporlarına göre davacının bakiye bir alacağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece gerekçede bilirkişi raporu özetlendikten sonra sadece “...toplanan tüm deliller, yapılan keşifler ve düzenlenen bilirkişi raporları ile davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmış ve davanın reddi yönünden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir…\" denilmek suretiyle HMK’nın 297. maddelerine uygun ve denetime elverişli gerekçeli biçimde karar oluşturulmadan, Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesine, HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal eder şekilde yetersiz gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup anılan kararın kamu düzeni yönünden kaldırılması gerekmiştir.<br>Bu nedenlerle; davacı tarafın istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kamu düzeni yönünden kabulüne, diğer istinaf istemlerinin reddine, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;<br>1-)Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2022 tarih, 2020/573 Esas - 2022/827 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>a-Davanın REDDİNE,<br>b-Alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 615,13 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,53 TL'nin davacıya iadesine,  <br>c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,  <br>ç-Taraflar tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, <br>d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maktu 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>e-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre ve davalı aleyhine açılan davanın reddedilmesi nedeniyle davacıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,<br>2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a-Bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, <br>c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>ç-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,<br>d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>f-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/09/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır. <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4eab6851751bdfc4","SID":"5668f993ec5584d8"}}