{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/521 Esas<br>KARAR NO: 2024/967<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret  Mahkemesi<br>ESAS NO: 2018/1220 <br>KARAR NO: 2020/717<br>KARAR TARİHİ: 22/12/2020<br>DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/09/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirket temsilcisi dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı güzellik merkezine servis hizmeti sunduğunu ve davalıya ait cihazlardaki arızaların giderilmesi için parça tedarik edip onarım yaptığını, davalı çalışanlarının servis formlarını imzaladığını, yapılan iş nedeniyle 06/09/2018 tarihli ve 5.557,80 USD bedelli fatura düzenlediklerini, ancak davalının alacağı ödemediğini ileri sürerek 5.557,80 USD'nin aynı cinsten döviz mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında; müvekkili şirketin faturayı kabul etmeyip iade ettiğini, davacının fatura konusu işi yaptığını ispatlaması gerektiğini, faturanın tek başına akdi ilişkinin kanıtı olmayacağı, davacının kendi çalışanlarının imzası olan servis formlarının içerik ve işlemlerinden müvekkilinin haberi olmadığını, davacının müvekkiline ait işyerinde yaptığı iş ve işlemler karşılığında ödeme yaptıklarını, ancak  davaya konu fatura nedeniyle borçları bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 10/06/2018, 15/07/2018 ve 19/07/2018 tarihli servis formlarında imzası bulunan ... ve ...'ın davalının çalışanı olduğu,  05/06/2018 ve 08/06/2018 tarihli servis formlarında imzası bulunan ... davalının çalışanı olarak görülmemekle birlikte, 10/06/2018 tarihli servis formunda, 05/06/2018 ve 08/06/2018 tarihli servis formundaki işlere atıf yapıldığı ve yapılan işlemlerin bu servis formundaki işlerle örtüştüğü, bu nedenle davacının servis formlarında belirtilen işler nedeniyle alacağı bulunduğunu ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.557,80 USD'nin dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarınca dolar cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz işletilmek sureti ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının faturaya konu hizmeti verdiğini ispatlaması gerektiğini, servis formlarında imzası bulunan ...'ın müvekkili ile bir ilgisinin olmadığını, servis formlarının geçerli olduğu kabul edilse dahi, söz konusu formların incelenmesinde hizmetin  kusurlu olduğunu,  davacının rod ve chamber değişimi için 4 kez işlem yapmasına rağmen yine de sorunun çözülemediğini, servis işlemleri sırasında kusuru ile zarar verdiği cihazların yenisinin müvekkile fatura edilmeye çalışıldığını, fatura edilen aynı ürünlerin değerlerinin farklı gösterildiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, fatura alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, sunulan servis faturaları ve bilirkişi raporuna göre faturu konusu servis ve onarım işinin davalıya verildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacının  06/09/2018 tarihli ve 5.557,80 USD bedelli fatura konusu işi ifa edip etmediği, işin eksik ve ayıplı verilip verilmediği hususlarında toplanmaktadır. 1-Davalı, fatura konusu işin yapılmadığını, servis formlarında imzası bulunan ...'ın müvekkilinin çalışanı olmadığını savunmuştur. SGK kayıtlarına göre, 10/06/2018, 15/07/2018 ve 19/07/2018 tarihli servis formlarında imzası bulunan ... ve ...'ın davalının çalışanı olduğu, 05/06/2018 ve 08/06/2018 tarihli servis formlarında imzası bulunan ... davalının çalışanı olmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte ilk derece mahkemesinde elektronik mühendisi bilirkişiden alınan 17/11/2020 tarihli raporda; 10/06/2018 tarihli servis formunda, 05/06/2018 ve 08/06/2018 tarihli servis formundaki işlere atıf yapıldığı ve yapılan işlemlerin bu servis formundaki işlerle örtüştüğü, ayrıca 06/09/2018 tarihli faturadaki ürünlerin, servis formlarındaki ürünler olduğu tespit edilmiştir. Buna göre davalı çalışanlarının imzası bulunan servis formları  ve yine bu servis formlarından 10/06/2018 tarihli servis formunda, 05/06/2018 ve 08/06/2018 tarihli servis formlarındaki işlerin belirtilmesi, faturanın da servis formlarındaki işler ile örtüşmesi karşısında, mahkemece davacının fatura konusu işi ifa ettiğinin kabul edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 2-Diğer taraftan davalı, servis işinin eksik ve ayıplı olduğunu savunarak da hükmü istinaf etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde fatura konusu işin yapılmadığını savunmuş iken, bilirkişi raporuna itirazında bu kez işin eksik ve ayıplı ifa edildiğini savunması, savunmanın genişletilmesidir.. HMK'nın 141. maddesi uyarınca davacının savunmanın genişletilmesine açık muavafakati bulunması halinde, davalı savunmasını genişletebilir. Kanunda kullanılan açık ifadesi nedeniyle zımni muvafakat yeterli değildir. Buna göre davacının savunmanın genişletilmesine açık muvafakati bulunmaması karşısında, davalının bu savunmasının dinlenmesi mümkün görülmemiştir. Kaldı ki davalı, TTK'nın 23/1-c bendi gereği işin davacıya ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin delil de sunmuş değildir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/1220 Esas,  2020/717 karar sayılı ve 22/12/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 535,00TL harçtan mahsubu ile bakiye 107,40 TL harcın  karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde  BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun  362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"08b3e6831707fed7","SID":"f5e70142e1c3e172"}}