{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/801 Esas<br>KARAR NO: 2024/971<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/60<br>KARAR NO: 2024/136<br>KARAR TARİHİ: 19/02/2024<br>DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas)<br>KARAR TARİHİ: 19/09/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/372 Esas, 2022/304 Karar sayılı ilamına dayanarak davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ilama dayalı icra takibi başlattığını, ilama dayalı alacağın icra emrine rağmen ödenmediğini ileri sürerek davalı şirketin İİK md. 177/4 uyarınca iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında; icra takibine dayanak kararı istinaf ettiklerinden kararın kesinleşmediğini, kesinleşmemiş bir alacak kapsamında müvekkili şirketin iflasının istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/372 Esas, 2022/304 Karar sayılı dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, icra dosyasında fiilen hacze bile çıkılmadan kötü niyetli olarak iflas davası açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece;  davacının davalı aleyhine giriştiği ilamlı icra takibine rağmen borcun ödenmediği, tehiri icra kararı bulunmadığı, borçlu şirket yetkilisinin dinlenmek için çağrıldığı, ilanların yapıldığı ve iflas avansının yatırıldığı, borçu hakkında İİK'nın 177/4 fıkrası gereği iflas kararı verilmesinin yasal koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı borçlunun İİK'nın 177/4 maddesi uyarınca iflasına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili yüklenicinin edimini tümüyle ifa etmesine rağmen İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesince alacağa hükmedildiğini, kararı istinaf ettiklerini ve icra takibine dayanak ilamın kesinleşmediğini, bu dosyanın sonuçlanmasının beklenmesi gerektiğini, kesinleşmemiş alacak kapsamında müvekkilinin iflasının istenemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasının ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK'nın 177/1-4 maddesi uyarınca doğrudan iflas istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı tarafın kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında hükmedilen ilamın icrası için davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra  takibi başlattığı ve icra emrinin tebliğine rağmen borcun ödenmediğini belirterek davalının İİK'nın 177/1-4 maddesi uyarınca iflasını talep ettiği görülmektedir. Mahkemece, İİK'nın 177/son fıkrasında belirtilen şartların gerçekleştiği gerekçesiyle davalı şirketin iflasına karar verilmiş, davalı taraf süresinde karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  Uyuşmazlık, davanın dayanağı ilam gereğince davalının iflasının istenip istenemeyeceği, ilamın kesinleşmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK‘nun 177. maddesinde, “Doğrudan Doğruya İflas Halleri“ üst başlığı altında, “Evvelce takibe hacet kalmaksızın İflas”, “Alacaklının talebi” düzenlenmiştir. 177/1.fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen “4” bent ise sırasıyla,”1- Borçlunun  malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla  yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308. maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır. Bu maddedeki ilam kavramından her türlü ilamı değil, para ve teminat alacaklarına ilişkin ilamları anlamak gerekir. İİK'nın 177/4 maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak ilamın kesinleşmesine gerek yoktur. Ancak, takibin dayanağı ilam için istinaf mahkemesinden ya da Yargıtay'dan \"icranın geri bırakılması\" kararı alınması halinde ticaret mahkemesi, ilamın kesinleşmesini \"bekletici mesele\" yapmalıdır. Somut olayda İİK'nın 177/4. maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak kararın kesinleşmiş olmasına gerek olmadığı, dosyaya sunulan tehiri icra kararı bulunmadığı, ilama dayalı alacağın tahsili hakkındaki icra emrinin davalı şirkete tebliğine rağmen borcun ödenmediği, davacının iflas avansını yatırdığı, ilanların yapıldığı, şirket temsilcisinin dinlenmek üzere çağrıldıkları ve beyanın alındığı anlaşıldığından mahkemece davalının İİK'nın 177. maddesi gereği iflasına karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkeme kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine  dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/60 Esas, 2024/136 Karar Sayılı ve  19/02/2024  tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan  davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince istinaf başvurularınını esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç  alınmasına YER OLMADIĞINA 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 164. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"81bb954fa685d294","SID":"4707dfc01218ca82"}}