{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/632 <br>KARAR NO: 2024/1389<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/11/2020<br>NUMARASI: 2017/1021 Esas -  2020/594 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;.eni küçük ..'in araç sürücüsünün kapıları kapatmadan harekete geçmesi neticesinde, ön kapıdan düşmesi ve aracın sağ üzerinden geçmesi şeklinde meydana gelen 20/12/2016 günlü trafik kazasında ağır bir biçimde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu ve kazaya sebebiyet veren aracın ZMM sigortacısı olan davalı sigorta şirketine eldeki dava açılmadan önce başvuruda bulunulmuş ise de herhangi bir sonuç alınamadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacı küçüğün uğradığı bedensel zarara karşılık olmak üzere 1.000,00-TL maddi tazminat ile davacı küçük için 50.000,00-TL, davacı anne ve babanın her biri için ayrı ayrı 25.000,00-TL olmak üzere toplam 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; 24/09/2020 günlü ıslah dilekçesi ile de yargılama sırasında temin edilen bilirkişi raporu ile vekil edeni küçüğün uğradığı bedensel zararının belirlendiğini beyan ederek, rapor doğrultusunda maddi tazminata ilişkin istek miktarını toplam 311.160,41-TL'ye çıkardıklarını açıklamıştır. Davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar ve davalı tarafın talebi doğrultusunda, davalı araç sürücüsünün işvereni olan ... San. Tic. A.Ş ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na ve ... Sigorta A.Ş'ye davanın ihbar edildiği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; -Davacıların maddi tazminat davasının dava ve ıslah dilekçelerine göre kabulü ile,  287.130,78 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 24.2029,63 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 311.160,41 TL'nin (Davalı sigorta şirketi 310.000,00 TL ile sorumlu olmak üzere) davalı sigorta şirketi yönünden 10/02/2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden 20/12/2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, -Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile,  -Davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'e velayeten davacı ...'e verilmesine, -Davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar.. ve İETT İşletmeleri G. Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'e verilmesine, -Davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'e verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili, davalı İETT Genel Müdürlüğü vekili, davalı ... vekili  ve  davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş ve müteakip davanın ihbar olunduğu ... Şirketi vekili tarafından dosyaya sunulan 03/03/2021 günlü dilekçe ile İETT tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması nedeniyle İETT'nin istinaf taleplerine katıldıklarını belirterek, İETT'nin istinaf itirazları doğrultusunda ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini ve ihbar olunan müvekkili yönünden hüküm tesis edilmemesini istediği görülmüştür. 1-Ne var ki; davalı ... Sigorta A.Ş vekili Av.... istinaf aşamasında UYAP aracılığıyla gönderdiği 24/10/2022 günlü dilekçe ile  davacı  tarafın maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak vekil edeni şirket tarafından, karardan sonra 612.912,44-TL ödeme yapıldığını, bu suretle de ekli ibranameden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirket aleyhine açılan davadan ve fazlaya ilişkin tüm talep haklarından davacı tarafça feragat edildiğini, dolayısı ile görülmekte olan davada sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını ve davacı taraftan masraf ve vekalet ücreti taleplerinin de olmadığını bildirmiş; müteakip davacılar vekili Av. ... tarafından UYAP aracılığıyla gönderilen 02/12/2022 günlü dilekçe ile, maddi tazminata ilişkin talepler yönünden davalı ...  Sigorta Şirketi vekili ile sulh olunduğunu, asıl alacak ve ferileri ile birlikte davalı sigorta şirketi tarafından 612.912,44-TL ödeme yapıldığını, bu sebeple davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davadan feragat ettiklerini, manevi tazminat yönünden ise taleplerinin devam etmekte bulunduğunu beyan etmiştir.Bu durumda henüz istinaf incelemesi sonuçlanmadan davacı vekili tarafından maddi tazminata ilişkin olarak ...  Sigorta ile sulh olunduğunu, bu nedenle sigorta şirketine yönelik davadan feragat ettikleri anlaşılmakla, davacı vekilinin davanın esasına ilişkin bu beyanına öncelik verilmesi gerektiği anlaşılmış olup; davacılar vekilinin davadan feragat ve sulh hususunda vekaletname ile yetkili kılındığı görülmüştür. Dava açan dilekçede, 20/12/2016 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan küçük ...'in uğramış olduğu bedensel zarara dayanılarak, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle, 1.000,00-TL maddi tazminat talebinde bulunulmuş ve yargılama sırasında talep olunabilecek maddi tazminat miktarının 311.160,41-TL olduğunun aktüer bilirkişi raporuyla belirlenmesinden sonra yapılan ıslaha bağlı kalınarak ilk derece mahkemesince yazılı biçim ve şekilde hüküm tesis edilmiştir. İstinaf aşamasında davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 02/12/2022 günlü dilekçede, her ne kadar sadece sigorta şirketine yönelik maddi tazminata yönelik davadan feragat edilmiş, diğer davalılara yönelik maddi tazminat talepli dava bakımından herhangi bir feragat beyanında bulunulmamış ise de; teselsül hükümlerine dayanılarak aracın sigortacısına, işletenine ve sürücüsüne birlikte yöneltildiği anlaşılan dava bakımından, ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulunan davalılardan biri tarafından yapılan ödeme nedeniyle diğer davalılar ödeme miktarınca borçtan kurtulur. Somut olayda, davacı küçüğün talep edebileceği tazminat miktarının 311.160,41-TL olduğunun belirlenmesinden sonra mahkemece maddi tazminat talepli davanın tümüyle  kabulüne karar verilmiş, ancak davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu poliçe limiti ile sınırlı olması nedeniyle, sigorta şirketinin diğer davalılarla olan müştereken ve müteselsilen  sorumluluğu  310.000,00-TL ile sınırlandırılmıştır. Ancak; karardan sonra davalı sigorta şirketinin davalı tarafça yaptığı anlaşma (sulh) neticesinde belirlenen asıl alacağın, yargılama gideri, faiz ve vekalet ücreti ile birlikte davacı tarafa ödendiği, bu nedenle de davalı sigorta şirketine yönelik davadan feragat edildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; Türk Borçlar Kanununun müteselsil sorumluluğu düzenleyen hükümleri uyarınca,  davalı sigortacı hakkındaki feragatten sigortacının sorumluluğunu üstlendiği araç işleteninin ve haksız fiil sorumlusu olsa dahi araç sürücüsünün yararlanması gerekeceği belirgin ise de; davalı sigorta dışında kalan davalılar  aleyhine açılan davadan açıkça feragat edilmediği hususu ile  böyle bir feragatten  yararlanılma, feragatin tüm hukuki sonuçlarını kapsamayacağı birlikte değerlendirildiğinde, davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılar hakkında açılan davanın mahkeme kararıyla davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilen miktar bakımından konusuz kalacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak; davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 02/12/2022 günlü dilekçedeki \"manevi tazminat yönünden taleplerinin devam etmekte olduğu\" şeklindeki beyan ile dosyada mevcut 11/10/2022 günlü \"Makbuz ve İbraname\" başlıklı belgedeki  \"Fazlaya ilişkin hak, alacak ve talepler ile ... Sigorta A.Ş yönünden karara çıkan tutara ilişkin her türlü dava ve hukuki işlem başlatma, temyiz hakkımızdan feragat ettiğimizi kabul, beyan ve imza ederiz.\" şeklindeki açıklama birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın zarar sorumlularından biri olan sigorta şirketinin yaptığı maddi tazminat ödemesi karşılığında, maddi tazminata ilişkin olarak fazlaya ilişkin tüm hak ve alacaklarından ferileri dahil vazgeçildiği, yani feragat edildiği böyle bir feragattan tüm davalıların yararlanacağı sonucuna varıldığından ve davadan feragat davayı sona erdiren taraf işlemi olup, karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmadığından maddi tazminata ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi ve bu nedenle de tarafların maddi tazminata ilişkin  istinaf itirazlarının değerlendirilmesinin gerekmediği sonucuna varılmıştır. 2-Davalı ... vekili, davalı İETT Genel Müdürlüğü vekili ve  davacılar vekili tarafından, manevi tazminata ilişkin hüküm bölümüne yönelik olarak yapılan istinaf itirazları birlikte değerlendirildiğinde; Davacıların, manevi tazminata ilişkin hüküm bölümüne yönelik istinaf itirazı sadece, vekil edenleri yararına belirlenen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna; davalıların  bu konudaki istinaf itirazları  ise  kusurun hatalı belirlendiği ve hüküm altına alınan manevi tazminatların çok fazla bulunduğuna  yöneliktir. a-Bilindiği üzere, haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla bir talepte bulunulması halinde, kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, sorumluluk belirlenecek duruma göre tespit edilmelidir.  Görülmekte olan davada davacı taraf, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün herhangi bir kural ihlali olmadığını, kazaya davacı tarafın hatalı fiil ve davranışlarının sebebiyet verdiğini savunmuştur. Hal böyle olunca da, trafik kazasının oluşumunda kaza taraflarının kusurlarının (ve oranlarının) ne olduğu hususunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Kusura ilişkin olarak, görülmekte olan dava sırasında alınmış herhangi bir kusur bilirkişi raporu mevcut değil ise de, olayla ilgili olarak İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi'Nde görülerek sonuçlandırılan ve UYAP  sorgusundan da anlaşılacağı üzere sanık ...'ın cezalandırılmasıyla sonuçlandırılan ve 07/03/2019 tarihinde kesinleştiği tespit edilen 2017/141 Esas-2019/149 Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava kapsamından temin edilen ve konusunda uzman ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce olay anını gösterir kamera kayıtlarının da dikkate alınmasıyla düzenlenen, 06/12/2018 günlü kusur raporundaki kazanın oluş şekli ile taraf kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin, dosyaya oluşa uygun, denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu belirlemelerin olaydan sonra kolluk kuvvetlerince tanzim olunan kaza tespit tutanağındaki tespitlerle de örtüşmesi karşısında mahkemece, bu raporun hükme esas alınması suretiyle sonuca varılmış olmasında ve araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edilmiş bulunmasında, usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilemediğinden, davalı tarafın kusura ilişkin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. b-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hal böyle olunca; talep konusu kazanın meydana geldiği tarih (20/12/2016), kazanın oluş şekli, kusur durumu (kazanın oluşumunda tüm kusurun davalı araç sürücüsünde oluşu, kazazede küçüğün ise  kendisine atfedilebilecek herhangi bir kusurunun bulunmayışı), davacının yaralanmasının niteliği (-davacı küçük ... kaza neticesinde bacağında ovalsiye ve doku defekti oluşacak biçimde yaralanmış olup, %27 oranında maluliyete uğramıştır.), davacı küçüğün kaza tarihindeki yaşı (davacı 5 yaşındadır), iyileşme  süresinin uzunluğu (18 ay),  böyle bir kaza ve sonuçlarının davacı küçük ile anne ve babası  üzerinde hayat boyu bırakacağı etki,  tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, kazanın yolcu taşımacılığı sırasında meydana gelişi ile  yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; yaralanma ile sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle davacı taraf yararına  hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının fazla olmadığı, aksine yetersiz bulunduğu, davacı taraf yararına daha yüksek bir tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna  varıldığından, bu husustaki davacı taraf istinaf itirazı yerinde ise de; davalı tarafın manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir. Ancak manevi tazminatın miktarının belirlenmesi bakımından  davacı taraf aleyhine yapılan  hatalı değerlendirmenin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m. 353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar ve harcında  kamu düzeninden  olduğu gözetilerek ve az yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebepler dikkate alınarak davacı tarafın maddi tazminata ilişkin davalarının feragat nedeniyle reddine karar verilmek ve fakat davacıların maddi tazminat davasından feragat sebebinin  yapılan tazminat ödemesi olması, yani hakkın özünden feragat niteliği taşımaması karşısında davalı taraf yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemek; ayrıca davacı ... için 40.000,00-TL, davacı anne ve babanın her biri için de  ayrı ayrı 20.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,  1-)İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2020 tarih ve 2017/1021 Esas - 2020/594 Karar sayılı kararının; manevi tazminata ilişkin hüküm bölümüne  yönelik olarak  davalı ... vekili, davalı İETT Genel Müdürlüğü vekili tarafından yapılan  istinaf başvurusunun (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise  KABULÜNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından  yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,  b-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... ve İETT Genel Müdürlüğü tarafından (-manevi tazminata ilişkin olarak) yatırılması gereken 1.366,20-TL istinaf karar ve ilam harcının,  bu davalılar  tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan  toplam 10.626,90-TL harçtan düşümü ile kalan 9.260,70-TL fazla harcın  istinaf eden bu davalılara talepleri halinde müsavi şekilde iadesine, c-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketi tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 3.538,57-TL istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ... Sigorta A.Ş'ne iadesine,ç-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, d-)İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren yapan taraf  üzerinde bırakılmasına,  2-)İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2020 tarih ve 2017/1021 Esas - 2020/594 Karar sayılı kararının HMK.m. 353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,  a-)Davacıların maddi tazminat talepli davalarının HMK'nın 307 madde hükmü uyarınca feragat nedeniyle REDDİNE,b-)Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, -Davacı ... için 40.000,00- TL manevi tazminatın davalılar ... ve İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'e  verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin ise reddine , -Davacı ... için 20.000,00- TL manevi tazminatın davalılar ... ve İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine, -Davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacı  ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine, c-)Maddi tazminat talebi yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümlerince alınması  gerekli 467,60-TL maktu  karar ve  ilam harcının, peşin olarak yatırıldığı anlaşıldığından, bu konuda  karar verilmesine yer olmadığına, ç-)Maddi tazminat talebi yönünden; taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d-)Manevi tazminat talebi  yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan  Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca hüküm altına alınan toplam manevi tazminat miktarı üzerinden alınması gerekli 5.464,80- TL karar ve ilam harcının davalılar İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, e-)Davacı ...'in yargılama sırasında vekille temsil edildiği anlaşıldığından, yararına hüküm altına alınan  manevi tazminat miktarı gözetilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 17.900,TL vekalet ücretinin  davalılar  İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e  verilmesine,f-)Davacı ...'in yargılama sırasında vekille temsil edildiği anlaşıldığından, yararına hüküm altına alınan  manevi tazminat miktarı gözetilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 17.900,TL vekalet ücretinin  davalılar  İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e  verilmesine,g-)Davacı ...'in yargılama sırasında vekille temsil edildiği anlaşıldığından, yararına hüküm altına alınan  manevi tazminat miktarı gözetilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 17.900,TL vekalet ücretinin  davalılar  İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı  ...'e verilmesine,h-)Davacı ...'in,  reddolunan manevi tazminat talebi  yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 10.000,00-TL avukatlık ücretinin  davacı ...' den alınarak, yargılama sırasında vekille temsil edildiği anlaşılan davalılar İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ...'a eşit oranda verilmesine,  ı-)Davacı ...'in reddolunan manevi tazminat  davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 5.000,00-TL avukatlık ücretinin  davacı ...' den alınarak, yargılama sırasında vekille temsil edildiği anlaşılan davalılar İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ...'a eşit oranda verilmesine,  i-)Davacı ...'in reddolunan manevi tazminat  davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 5.000,00-TL avukatlık ücretinin  davacı ...' den alınarak, yargılama sırasında vekille temsil edildiği anlaşılan davalılar İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve ...'a eşit oranda verilmesine,  j-)Davacı tarafca, yargılama sırasında yapıldığı anlaşılan yargılama giderleri konusunda (maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından ayrım yapılamadığından ve davalı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödeme kalemleri içerisinde yargılama giderleri de bulunduğundan)  karar verilmesine yer olmadığına, 3-)Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9970a32ec3f9bed2","SID":"0424ec5b09f1b7ba"}}