{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2661 <br>KARAR NO: 2024/2465<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/08/2024<br>NUMARASI: 2023/807 E -<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 01/10/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Birleşen dosyada davacı ...  vekili dava dilekçesinde özetle ;  müvekkil şirket görevlilerince yapılan kontrollerde davalının kullanımındaki dava konusu tesisatta dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin kaçak elektrik kullanıldığını tespit ettiklerini, davalının bu şekilde elektrik kullanımı mevzuat hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğunu, buna dair 20/11/2023 tarihinde kaçak elektrik tespiti tutanağının olduğunu, yapılan tespit üzerine EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca takibe konu kaçak tahakkuklar tanzim edildiğini, davalı borçlu yanın takip dayanağı faturaları ödememesi üzerine aleyhine icra takibinin başlatıldığını, davalının alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla mesnedsiz gerekçeler ile haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, borçlu olmadığını beyan ederek takibin durmasını sağladığını, davalının borca ve ferilerine itirazları soyut gerçek dışı ve dayanaksız olduğunu, müvekkil şirketin yetkililerince usul ve yasaya uygun olarak tanzim edilen kaçak usulsuz elektrik tutanağı kapsamında davalının kaçak elektrik kullandığının açık olduğunu, yargıtay kararları uyarınca kaçak zabtı aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan belgeler olduğunu, takibe dayanak faturalar kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olduğunu alacağının haksız fiile dayandığını, haksız fiilden kaynaklı davalarda tazmin yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiğini bu yüzden ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, borçlunun yasal abonelik üzerinden yasal zemindeki sayaçtan geçirmek yerine kötü niyetli olarak kaçak elektrik kullandığını, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan teminatsız olarak gereğince %115 teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne   karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 13/08/2024 tarihli ara karar ile; Dava dilekçesi ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde; İİK'nın 258/1 fıkrası uyarınca, ihtiyati haciz talebinde bulunanın, talebin haklılığını ortaya koyan delillerini sunması gerektiği, ne var ki ihtiyati haciz talep edilen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/481 E. sayılı dosyasına sadece her zaman tek taraflı olarak düzenlenmesi mümkün olan kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ile fatura sunulduğu, bu haliyle ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı gerekçesiyle , ihtiyati haciz talebinin reddine   karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili  istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;  Müvekkili kurum görevlilerince  yapılan kontrolde,  davalının işyerinde ''ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü devresine müdahale ederek tüketim hiç ölçülmeden mevzuata aykırı bir şekilde\"  kaçak elektrik  kullandığı tespit edilmiş ve dosya kapsamındaki kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş olduğu, alacağı ve haklılığı gösteren belgeler ve faturaların  dosyaya ibraz edildiği, müvekkili şirket yetkililerince usul ve yasaya uygun olarak tanzim edilen kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı ve görüntüler kapsamında davalının kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğinin  tartışmasız olduğu, Yargıtay kararları uyarınca kaçak zabtı aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan belgelerden olduğu,  (Yargıtay 3. HD 2013/16901 E, 2014/1488 K. Ve 2015/16315 E, 2017/3321 K. Sayılı ilamlar)  takibe dayanak faturaların  kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olup, alacağın  haksız fiile dayandığı,  haksız fiilden kaynaklı davalarda tazmin yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği dikkate alındığında İİK 257. maddesine göre kanunen aranan ihtiyati haciz şartlarının  oluştuğu,  (Yargıtay 17. HD 2016/7640E. , 2019/2530 K.)karar gerekçesinde , alacağın varlığı ve miktarı yargılama ile berlinebileceği gerekçe gösterilmiş ise de, alacağın varlığı ve miktarının  kaçak elektrik tespit tutanağı ve faturalar ile sabit olduğu, düzenlenen faturaların EPDK mevzuatına uygun olarak tanzim edilmiş olmakla, borçlu davalı tarafından da faturalara itiraz edilmediği, kanunen aranan yaklaşık ispat şartının fazlasıyla sağlandığı,kaldı ki; geçici hukuki koruma olan ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüş olup, taraflarınca  da gereğinde %115 teminat karşılığı talepte bulunulduğu, yasal şartları oluşmasına karşın talebimizin reddedildiğinin  açık olduğu,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; derdest dava , menfi tesbit ve birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Davaya konu Kaçak Tespit Tutanağı; Davalı ... A.Ş elemanlarınca 20.11.2023 tarihinde ...- seri no ile Davacı ... adına ... Mahallesi ... Caddesi  ... Esenyurt- İstanbul adresindeki Ticarethane (EMLAKÇI ) için düzenlenmiş olup tesisattaki sayaç ... marka 22961199 seri nolu olarak kaydedilmiştir. Sayaç endeksi 13124 kwh, Hizmet No ...olarak tespit edilmiş, açıklamada ayrı bir hat çekilmek sureti ile sayaçtan geçirilmeksizin elektrik tüketildiği tespit edilmiştir. Video mevcut Kontaktör tarafımızca alındı  şeklinde tutulduğu, tutanağın davalı tarafından imzalanmasından imtina edildiği görülmüştür. Yargılamada alınan elektrik mühendisi bilirkişi raporunda ;  Abonelik sözleşmesi bulunan tesisatta sayaç harici hat çekerek enerji kullandığı anlaşılan davacının, bu şekildeki tüketiminin EPTHY nin 42. 1-c Maddesine göre kaçak elektrik tüketim olduğu, EPTHY nin Kaçak tüketimle ilgili maddeleri temel alınarak hesaplanan tüketim miktarına göre; davacının, davalı kuruma ödemekle yükümlü olduğu bedel faturaların son ödeme tarihi olan 01.12.2023 itibariyle kaçak tüketim bedeli 229.334,69 TL,Eksik tüketim bedeli 112.593,00 TL olmak üzere Toplam 341.927,69 TL olduğu görüşü bildirilmiş olup,sözkonusu rapora itiraz edildiği görülmektedir. İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2023 tarih 2023/427 D.İş -2023/431 K. sayılı kararı ile; Talep eden tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; talebe konu fatura bedeli olan 21/11/2023 tarihli, ... no'lu ve 234.664,07 -TL bedelli, 21/11/2023 tarihli, ... no'lu ve 113.141,02 -TL bedelli faturaların borcundan dolayı kesilmemesi, kesilmiş ise verilmesi, şeklinde karar verilmiştir. Davalının itirazı üzerine 14/02/2024 tarihli ara karar ile; İhtiyati tedbirin kaldırılması talebi ile teminatın arttırılmasına ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine, şeklinde karar verilmiştir. Sözkonusu kararın istinaf edilmesi üzerine , Dairemizce  Esas No: ...  Karar No: ... sayılı karar ile ;  davalı istinafının kabulü ile, ara karar kaldırılıp, HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca, davacı taraftan % 15 teminat karşılığında, belirtilen adres ve fatura borcu ile sınırlı olarak  tedbir kararı verilmiştir.İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir. Talep eden  tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı,fotoğraflar,tahakkuk belgeleri ,fatura delil olarak sunulmuştur. Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin  21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden  Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır. Buna göre yapılan değerlendirmede;kaçak tesbit tutanağının mahallinde tutulduğu kaçak elektrik tespit tutanağında; dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin kaçak enerji tüketildiği tesbitinin ve hat üzerindeki cihazların neler olduğunun  yazıldığı,tutanak altının davacı şirket görevlilerince imzalandığı, tutanak altında \"abone/kullanıcı/temsilci\" kısmının altında  karşı tarafın  isminin yazılı olduğu ve imzadan imtina ettiğinin belirtildiği  görülmektedir. Dosyaya  sunulan yukarıdaki belge içeriklerine göre , talebin para alacağına ilişkin bulunduğu , somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği , bu aşamada mevcut delil durumuna göre , İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının  somut olayda gerçekleştiği değerlendirilmiş olup, ihtiyati haciz talebinin  kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden , talep edenin  istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkemesinin ara  kararı HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, tarafların hak ve menfaat dengesi ve  ölçülülük ilkesi de gözetilerek , yargılamada sübut konusu  ve ilgili yönetmelikteki hesaplamada esas alınacak miktar ve süreye ilişkin düzenlemelere göre  varsa borç ve miktarı  tesbit edileceğinden   (ileride verilecek karara etkili olmamak koşuluyla)  yaklaşık ispat gözetilerek 21/11/2023 tarihli, ... no'lu ve 234.664,07 -TL bedelli, 21/11/2023 tarihli, ... no'lu ve 113.141,02 -TL bedelli faturaların   ile  ilgili olarak   takdiren  341.927,69 TL ile sınırlı olarak ve %15   teminat karşılığında  ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf talebinin kabulü ile,istinafa konu  karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak ,yeniden ; 1-Davacı  tarafın   ihtiyati haciz talebinin kabulü ile ,İİK'nun 257/2. maddesi gereğince ,   21/11/2023 tarihli, ... no'lu ve 234.664,07 -TL bedelli, 21/11/2023 tarihli,...no'lu ve 113.141,02 -TL bedelli faturalar yönünden    takdiren  341.927,69 TL    ile sınırlı olmak üzere  ihtiyati haciz işleminden dolayı borçlu ve 3. şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık, bu miktarın  %15'i oranında HMK 87. maddesine uygun nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun iş bu kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde davacı  tarafça dosyaya sunulmak kaydıyla, bu miktarla sınırlı olmak üzere, davalının menkul ve gayrimenkul malları,3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine  işbu dava sonuna dek kayden  ihtiyati haciz konulmasına, 2-Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, teminat yatırıldığında ihtiyati haciz kararından bir suretinin infazı için talep eden davacı tarafa verilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde/karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  01/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8dd58c0048bd19cc","SID":"f9b11d2cf241005f"}}