{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2016/609 Esas - 2018/94<br>\tT.C.<br>\tSAMSUN<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t                             TÜRK MİLLETİ ADINA     \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                                                            \t\tGEREKÇELİ\tKARAR<br>ESAS NO\t: 2016/609 Esas<br>KARAR NO\t: 2018/94<br><br>HAKİM                               : ...<br>KATİP                                 : ...<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: ...<br>DAVALI\t:...<br>DAVA\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/06/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 08/02/2018<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 28/02/2018<br>            Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>  İSTEM\t: Davacı vekili 12/05/2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete, 2006 dan itibaren ... nolu ticari ve 2008 den itibaren ...nolu ticari aboneliklerine, elektrik tüketim miktarına göre davalılar tarafından faturalar tahakkuk ettirildiğini, EPDK nın tebliğine göre şirketlerin kayıp - kaçak, perakende satış hizmet, psh sayaç okuma, TRT payı iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedellerini de içeren fatura tahakkuklarını da tahsil ettiğini, fakat bu bedellerin tahsilini, ilgili Yargıtay daireleri ve içtihatları ile yersiz ve hukuksuz olup abonelere iadesi gerektiğini, EPDK ya yasa gereği esas olarak, abonelere yapılacak elektrik satışlarında uygulanacak fiyatlandırmaya esas unsurları tespit etme görevi verildiğini, yersiz ve hukuksuz ilgili bedellerin şeffaf, net, açık şekilde faturalarda tam manasıyla yer verilmediği ve yasal olmadığını, dava konusu bedellerin, 2002 den beridir tahsil edilmiş olsa da faturalarda açıkça yazmayan, genel tüketime nispetle hesaplanabilen, davalılardan celp edilecek belgeler üzerinde, bilirkişi incelemesi yapılmadan tespiti mümkün olmayan bedeller olduğunu belirterek HMK nın 107/2 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açtığını yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA\t:  Davalı ... vekili 11/07/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yapılan ve iadesi talep edilen fatura unsurlarının EPDK'nın düzenleme yapma yetkisine dayanarak belirlediği ve kurul kararıyla uygulanan bedeller olduğunu, dava konusu edilen bedellerin yasal dayanağı olan EPDK tarife kurul kararının halen yüküklükte ve geçerli bir genel düzenleyici idari işlem olduğunu ve 6717 sayılı yasa ile değişik 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun geçici 19 ve 20 maddeleri yollamasıyla 17. maddenin 10 fıkrasının emredici hükmü karşısında kurul kararına uygun olarak tahsil olunan bedellerinin iadesi istemini içerir davarının reddi gerektiğini savunmuştur. <br>Davalı ...vekili 06/07/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK 114/h düzenlenmesinde yer alan hukuki yarar şartını ve iyi niyet ilkesini taşımayan davanın usulden reddini, davanın istirdat davası olup zamanaşımı süresinin BK gereği ödemeden itibaren 2 sene olduğunu, bu itirazlar çerçevesinde davanın ve taleplerin reddini, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 04/06/2016 tarihinde gerçekleşen oturumda \"Elektrik Piyasası Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\" kabul edilen 6719 Kanun numaralı yasa ile başta kayıp-kaçak bedelleri olmak üzere diğer tüm tarife unsurlarının  bir maliyet olduğuna ilişkin mevcut hukuki durumun yasa metni haline getirildiğini, davacı istemlerinin tümüyle reddini savunmuştur. <br>Davalı ... vekili 20/03/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle, yapılan kanun değişikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davada hasım rolü bulunmadığından müvekkili için husumet yokluğundan davanın reddini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t: Bilirkişi raporu, taraf beyanları, faturalar ve tüm dosya kapsamı<br>KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE:<br>Dava, ticari elektrik abonesi olan davacıdan, davalı tarafından tahsil edildiği iddia olunan kayıp - kaçak bedeli, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet ve iletim bedellerinin davalıdan tahsili davasıdır.  <br> Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve 3. Hukuk Dairesinin kararları ile Anayasanın Vergi Ödevi başlıklı 73. maddesindeki “... Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır...\" şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir  fiyatlandırma  ve  tarife  unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesinin de şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.<br>Ancak iş bu uyuşmazlıkla ilgili yargılama sırasında 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişe de etkili  6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; \"Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.\" hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu  dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki  düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK'nun kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir. <br>Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen geçici 19 ncu maddede \"Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.\" hükmü mevcuttur. Geçici 20. madde ise \"Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır.\" hükmünü içermektedir.<br>Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması ve tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması gibi hallerde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda yargılamaya devam edilerek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafa yargılama giderinin yükletilmesi gerekmektedir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K örnek ilamı)<br>Yukarıdaki açıklamalara göre dava dosyası incelendiğinde somut olayda, davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve 3.HD kararları gereği dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin davalıdan tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır.<br>Anılan yasa maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereği, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre davanın görülmesi sırasında geçmişe yürür yasa gereğince davanın konusuz kalması dikkate alınarak davacının yargılama giderlerinden sorumlu olmamasına karşın davanın esastan kabulle sonuçlanmayıp konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmediği görülmekle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K sayılı örnek ilamı)<br>Davanın niteliğine göre adli yargıda yargılama yapılmasının doğru olduğu, tarafların tacir olmasına göre mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış, her ne kadar 6719 sayılı yasanın iptali yönünden Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi tarafından 07/09/2016 tarihinde görüşülmesine başlanmasına rağmen bugüne kadar kararın çıkmadığı, yasal bekleme süresinin dolduğu anlaşılmakla bekletici mesele yapılmasına ilişkin talepler reddedilmiş  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>İş bu dosya ile ilgili 08/02/2018 tarihinde karar verildiği HMK nın 294 /4 maddesi gereği kararın 1 ay içinde yazılması gerektiği ancak Hakimler ve Savcılar Kurulunca 16/02/2018 tarihinde, karar veren hakim ( ... ) ...'in açığa alınması nedeniyle gerekçeli kararın kararı veren hakim tarafından yazılmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 299. Maddesindeki \"  Hüküm sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan, hâkim ölür veya herhangi bir sebeple imzalayamayacak hâle düşerse, yeni hâkim, tefhim edilen hükme uygun olarak gerekçeli kararı bizzat yazarak imzalar. Toplu mahkemelerde böyle bir durumun gerçekleşmesi hâlinde, hüküm diğer hâkimler tarafından imzalanır ve başkan veya en kıdemli hâkim tarafından, hükmün altına diğer hâkimin imza edememesinin sebebi yazılarak imza olunur.\" hüküm gereğince yetkilendirilen hakim ( ... ) ...  tarafından tefhim edilen hükme uygun gerekçe yazılması gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>                  1-Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA<br>\t2-Alınması gerekli 35,90 TL  harçtan peşin alınan 85,39 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 49,49 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına<br>\t3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan maktu 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak, davacı tarafa verilmesine.<br>4-Davacı tarafça yapılan 132,20 TL tebligat gideri, 1.800,00 TL bilirkişi masrafı, olmak üzere toplam 1.932,20 TL'nin davalılardan  alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak  davacı tarafa iadesine,<br>Dair, davalı ... vekillerinin yüzüne karşı diğer taraf vekillerinin  yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki  hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı. 08/02/2018<br><br><br>Katip...<br> <br>Hakim ...<br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7eb9419ab21045bc","SID":"70fc84f855744f59"}}